Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
15 Temmuz 1968 tarihinde, Washington, Altıncı Filo’yu İstanbul’a gönderiyor. Hikmet Çetinkaya’nın yazdığına göre, Teknik Üniversite öğrencileri, Amerikan denizcilerinin karaya çıkacakları Dolmabahçe Rıhtımına iniyorlar. Rıhtımdaki boş gönderlere Türk bayrağı çekiyorlar ve yarıya indiriyorlar. Teknik Üniversitesi Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz, Dolmabahçe Rıhtımında, bayrakları çekip yarıya indirmelerinin gerekçesini açıklıyor: «Türkiye’nin tam bağımsız olduğuna inanmıyoruz ve onun için…
-
Öğrenci Birliği Başkanı Harun Karadeniz anlatıyor: «Bizim gezemediğimiz kendi vatanımızda Amerikan erlerinin gezmesini düşünmek bile insanı deli ediyordu. Altıncı Filo düpedüz işgal ordusu konumuna geliyordu, gözümüzde. Biz sokağa çıkmağa korkuyorduk. Fakat yurdun hemen karşısındaki bir otelin kapısında bir İmpala taksi duruyor ve içinden bir Amerikalı er ile bir Türk Hanım iniyor ve otele giriyorlardı. Bu…
-
Albay Türkeş, derhal hazırlığa geçiyor: 1968 yılı Ağustos ayında emekli subay Rifat Baykal ile Dündar Taşer’in yönetiminde Komando Kampları açılıyor. Kunduracı, ekmekçi, helvacı yerine, eğitilmiş komandolarla iç savaş sürdürülmek isteniyor. Deniz Gezmiş’in liderliğini yaptığı DÖB’lü öğrenciler, Dolmabahçe’de karaya çıkan Altıncı Filo bahriyelilerini tekrar denize döküyorlar. Kurtulup, Beyoğlu’na, İstiklâl Caddesi’ne çıkan erleri, aralarında subaylar da var,…
-
1968 yılı Temmuz ayında Dolmabahçe’den sahile çıkmak isteyen Altıncı Filo’nun bahriyelilerini, solcu gençlik, denize döktü. 1969 yılının Şubat başında, Altıncı Filo’nun İzmir’e gelişini protesto edenleri, sağcı kütle, denize attı. Sf. 470 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 470) kitabından birebir alınmıştır.
-
1924 yılında yasaklanan 1 Mayıs, tam 52 yıl hareketsiz kalıyor. 12 Mart ise Türkiye’ye daha yoğun bir hareketsizliği içermek için tarih sahnesine çıkarılıyor. Sf. 496 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 496) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eşitsiz gelişme yasası, şiddet ile birlikte bulaşıklığı da getiriyor: Kendi ırkının üstünlüğünü reddeden ırkçılar yalnızca Türkiye’de yaşıyor. MHP’nin kapsamlı itirafçısı Nurullah Tevfik Ağansoy, Metris Cezaevi’nde yazdığı, «İtiraf – Araştırma» adını verdiği itiraflarında şunları yazıyor. “Şaman görüş yanlıları, İslamiyet’in Türk şuurunu yok ettiği ve millet üzerinde uyuşturucu etki yaptığını savunarak Türkçülük-Turancılık ve Soyculuk ilkelerini kabul” ediyorlar…
-
Din, şiddete muhtaç ve şiddet, din’e ihtiyaç duyuyor. Şamanizm ile yola çıkan Türkiye’nin ırkçıları çok hızlı bir biçimde İslâm’a dönüyorlar. Şamanizm’e bağlı kalmak isteyenleri döverek dışarıya atıyorlar. Sf. 433 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 433) kitabından birebir alınmıştır.
-
Beyin Takımı, 12 Mart Muhtırasından sonra kurulan Nihat Erim Kabinesi’ne girerek, bakan olduklarını düşünüyorlar. Hiçbirisi, Türkiye politikasıyla ciddi ölçüde İlgilenmemiş, hep amatör bakmışlar; güçleri, örgütleri, kişileri tanımıyorlar. Beyin Takımı’nın beyni durumundaki Atila Karaosmanoğlu, yıllardır Dünya Bankası’nda çalışıyor ve Washington’dan doğrudan doğruya Ankara’ya Başbakan Yardımcısı oluyor. AP ve basını için yalnızca birer kolay hedef sağlıyorlar. Sf.…
-
Ütopya, gösteri üzerinedir. Politika, güç üzerinedir. Köylülük, tarihin hiç bir kesitinde coğrafyanın hiç bir bölmesinde hiç bir hareketin öncüsü olmamıştır; bütün burjuva devrimlerinin dayanağıdır. Bütün burjuva devrimlerinde en çok kaybeden köylülük oluyor. Köylülük, her zaman, güç’ün peşinden gidiyor. Sf. 432 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf.…
-
Bir: Türkiye Komünist Partisi’nin ne dün ve ne bugün Kemalizm’den bağımsız bir tarih ve toplum görüşü olmadı. TKP, özünde, tümüyle Kemalist’tir; somutta, edebiyat ve sanat ile daha renkli ve dış politikada sosyalist sistemle daha çok uyumlu bir çizgi istiyor. Sf. 299 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 –…
-
“TİP’in kontrolündeki bir öğrenci kulüpleri federasyonu”, Fikir Kulüpleri Federasyonu’nu anlatıyor. 1950 yılları ortasında, Siyasal Bilgiler Fakültesi içinde kurulmuş ve ülke çapında sesini duyurmuş olan Fikir Kulübü, 1960 yılından sonra diğer fakültelere yayılıyor. 1960 yıllarının ortalarında, yükseköğrenim gençliğinin demokrat ve kütlesel örgütü Türkiye Milli Talebe Federasyonu’nun yerini almaya başlıyor. Sf. 314, 315 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler…
-
Tezi yazıyorum; büyük yürüyüşlerde küçük sürtüşmeleri ön plana çıkarmak, yürümemek isteğini anlatıyor. Önemli olan, bu sürtüşmelere rağmen, yürüyebilmektir. Her büyük yürüyüşte, Türkiye türünden, büyük pratik dalgalar arasında yaşayan bir ülkede, her yürüyüşün yepyeni yürüyüşçülerle yapıldığı bir toprakta, sürtüşmelerin varlığını çok doğal karşılamak gerekiyor. Sf. 357 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları,…
-
17 Mayıs 1971 tarihinde Efrail Elrom’un kaçırılması ve Balyoz Harekâtı’nın başlatılmasından sonra, adı duyulmuş ya da duyulmamış ilericilerden gözaltı ya da tutuklanma deneyimlerini geçirmeyen pek az kimse kalıyor. Sf. 362 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 362) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sarper ve İnönü, Türkiye’yi, Amerikan Dış Politikasına bağlayan en önde gelen iki kişidir. Türko-Amerikan bağlantısının çözülmesinde yalnızca olumsuz ‘katkıları oldu. Sf. 152 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tezi yazıyorum: Mustafa Kemal Paşa’nın erken ölümü, Kemalizm’in daha uzun ömürlü olmasına yol açtı. Sf. 109 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hiçbir zaman yazılmayan, hafızalara işlenen bu prensip kararları şöyleydi: 1.İhtilâl kansız olacak, suçlular özel bir mahkemede yargılanacaklar. 2.Meclis dağıtılacak. 3.Bütün partiler kapatılacak, 4.Askerî bir idare kurulacak. 5.Süratle bir «İnkılâp Meclisi» teşkil edilecek ve Askeri Cunta ile beraber memleketi idare edecek. 6.Yeni bir Anayasa hazırlanacak. 7.Dinin politikaya alet edilmesi, din istismarı derhal önlenecek, uluslararası bir İslâm…
-
Orhan Erkanlı’nın da anlatacakları var. Bir bölümü şöyle; “1950 seçimlerini DP kazanınca zamanın kumandanlarının grup halinde İsmet Paşa’ya gelerek ‘Paşa’m Ordu emrinizdedir.’ dedikleri ve samimiyetle Paşa’dan emir bekledikleri, Paşa’nın bu teklifleri reddettiği bir hakikattir.” Diğer bölümü de şöyle: “Başka bir subaylar grubu adına bir heyetin Kristal Gazinosu’nda, Bayar ve Menderes’le görüşerek ‘genç subaylar sizinle beraberdir,…
-
27 Mayıs, Türkiye’de demokratik devrim sürecinin en ileri aşamasıdır. Sf. 77 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tezi yazıyorum: 27 Mayıs, 1940 yılları ortalarından itibaren süregelen bir demokrasi akımının yönetimi almasıdır. Yönetimi almada, Silâhlı Kuvvetler içinde çalışan bir gizli örgütün önemli ve sonuç alıcı rol oynamasını abartmamak gerekiyor. Artık Türkiye’de Silâhlı Kuvvetlerin şu ya da bu ölçüde katılımı olmadan bir yönetim değişikliği düşünülemez; bunun kabul edilebileceğini umuyorum. Sf. 79 Alıntı; Türkiye Üzerine…
-
Dr. Kocabaşoğlu, 27 Mayıs Rejimi altında radyoyu incelerken önce şu saptamayı yapıyor: “27 Mayıs hareketinin radyoya ilişkin önemli buyruklarından birisi ‘Radyomuzda yayınlanmakta olan reklâmlar da dâhil, bütün programlarda, şiirlerde, hüzün, keder, melâl verici kısım ve unsurlar bulunmayacaktır’ şeklinde ‘ivedi ve mühim’ buyruktur.” İhtilâlciler hüzn’ü yasaklıyorlar. Hükümeti almanın doğal coşkusuyla, artık yalnızca neşeli günlerin geldiğini düşünebiliyorlar.…