Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Financial Times’ın önde gelen kadro elemanlarından Türkiye uzmanı David Tongue Ecevit’le görüşüyor ve izlenimlerini Hasan’a anlatıyor. Hasan Cemal de Günlüğü‘ne alıyor; David Tongue’un Ecevit değerlendirmesini aktarmam gerekiyor: “Ecevit bu rejimin daha uzun sürmesinden yana gözüküyor sanki. Çünkü kısa sürede sona ermesini kendi kişisel parti içi hesapları açısından uygun görmüyor. Kişisel bir yaklaşım var”. Bir İngiliz…

  • Tezleri açarak tekrarlayabiliyorum; devlet ile demokrasi arasında bir nitelik farkı yok. Ancak demokrasi gerçekleştiği ölçüde devlet gücünü daha yavaş uygulayabiliyor. Katılım, devletin çelişkileri bastırma işlevini ortadan kaldırmıyor; hızı azaltıyor. Sf. 51 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bülent Ecevit, kısa mesajında, bunu tekrarlamak gereğini duyuyor. “Türkiye’nin bu duruma getirilmesinde ordunun bir kusuru yoktur. Orduyu karşımıza almadan ve tedirgin etmeden mücadelemizi sürdürmeye çalışmalıyız.” Askeri müdahalenin bir haftası dolmadan, bir anayasal düzene son veren komutanları bu kadar ısrarla ve bu kadar açık bir biçimde kusursuz ilân eden bir başka “demokratik güç” veya burjuva demokrat…

  • Hasan Cemal, hangi zincirin halkaları olduğu konusunda görüşlerini açık etmiyor. Yalnız Ecevit’in ne düşündüğünü açıklıyor: “Terörün üstüne kararlılıkla gidiliyor olmasından memnun”. Gerçekten çok açık oluyor. Devam ediyor: “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı konuşmasında Evren Paşa’nın orduya sızmalar’dan söz etmesinin üstünde durdu. Bu konunun ciddiyetle izlenmesinin, yarım kalmamasının büyük önem taşıdığına işaret etti”. Daha açık olabilir mi?…

  • Faşizm, yönetenler arasındaki çelişkilerin etkisizleştirdiği devlet durumudur. Yönetenler arasında çelişkinin etkinliği, devletin, yönetilenlerden kaynaklanan çelişkileri kurutma hızını kesiyor. Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • Görülüyor; faşizm ve demokrasi devletin iki ayrı hızda hareketliliğini anlatıyor. Bir devlete hem cellat, hem de papaz gerekiyor. Cellat aşırı çelişkileri törpülemeye yarıyor. Papaz son görevi yerine getiriyor. Ancak yalnızca bunun için değil, papaz, dünyalı sorunlara düşsel çözümler uydurmak için de gerekiyor. Kapitalist mantığın tarih içinde ilerleyişi, ne yazık, beklenenlerin aksine, papaz ihtiyacını azaltmadı; tersine…

  • Şu sözler, aynen Robespierre’indir:          “Ya cumhuriyetin içerideki ve dışarıdaki düşmanlarını boğacağız veya cumhuriyetle birlikte yok olup gideceğiz. Bu durumda politikamızın ilk kaidesi, halkı akıl yoluyla, düşmanları da terör yoluyla yönetmektir.” Sf. 27 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnönü, Frenkçe bir deyişle, 27 Mayısçılardan, ateşten kendi kestanelerini almasını bekliyordu. CHP, 27 Mayıs’tan kendi yapamadıklarını yaparak, önünü ve yolunu açmasını istedi. İstediği kısmen yerine geldi. Sf. 38 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): 25 Ekim 1920’de Yunan Gediz’den çekiliyor. 26 Ekim 1920’de Mustafa Kemal Paşa Batı Cephesi Komutanı’na telgraf çekiyor “Sevgili Yoldaş” diye başlayan bir telgraf çekerek, resmi Türkiye Komünist Fırkasının kurulduğunu bildiriyor. Bir mektup ta Çerkez Ethem’e yazıyor ve “Muhterem Yoldaş” diye bitiriyor. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995…

  • “Çerkez Ethem’in “Telgraflı Ayaklanması” resmen 27 Aralık 1920 tarihinde başlıyor ve 4 Şubat 1921 tarihinde sona eriyor. Bir aydan fazla sürmüyor. “2 Subay ve 12 er şehit oluyor.” (1) Bu şehit hesabı bile ciddi bir çatışma olmadığını kesinkes gösteriyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 693) kitabından birebir…

  • “Politikada önemli olan, her zaman altın fırsatlar yaratmak değildir. Bu riskli ve her zaman mümkün olmayan bir yoldur. Politikada, tabii burjuva politikasında, önemli olan “maniple etmek” ve kendi akışı içerisinde çıkacak olan fırsatları kullanmaktır. Türkiye entelijansiyası bunu bir türlü kavramak istemediği için, her siyasal gelişmenin çözümlemesini yapmaktansa, beyinleri kısırlaştıran, polis düğümleri arayıp çözmeyi tercih etmiştir.”…

  • “1931 Yılı Ağustos ayında Cumhuriyet gazetesi, “Vatan haini Arif (Gazeteci Arif Oruç) dün iki gençten dayak yedi” başlığı ile çıkıyor.  Son Posta ise Eylül ayında “Yarın (Gazetesinin) sahibi, (Arif Oruç’tan alınan son haber) lokanta açmaya karar verdi” başlığı ile çıkıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 613) kitabından…

  • “TKP’nin yerine, “resmi” Türkiye Komünist Fırkası kuruluyor. Başkanı Mustafa Kemal’in kendisi. Çerkez Ethem’in Kuvvai Seyyaresinin yerine Yeşil Ordu kuruluyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 617) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnönü zaferi olmasa, Mustafa Kemal ve arkadaşları bunu yaratırlar. Yaratmak zorundalar. İhtiyaçları var.    Tarihsel olarak ise İnönü Zaferi yok. İnönü bucağında bir meydan muharebesi ve İnönü zaferi yok. Buna karşın Gediz’de bir zafer olmasa bile bir başarı var. Nutuk’ta ise şunlar var; “… Gediz’de yenildik!”  Gediz taarruzu Ali Fuat Paşa’nın Batı Cephesi Komutanlığı dönemini sona…

  • “Birinci İnönü Zaferi, iki taraf kuvvetlerinin birbirlerinden habersiz olarak çekilmeleriyle doğuyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 633) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Kâzım Özalp Paşa’nın anlatımında, Gediz’de Ali Fuat Paşa ricat (geri çekilme) emri veriyor, kaçan Yunan’ı top ateşine tutmuyorlar, onları bir köylü uyarıyor; “Gediz’de bir…

  • “Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi’nde, yıllardır yazımı süren İstiklâl Harbi Tarihini, hiçbir tarihi eğitimi olmayan emekli subaylar yazıyor. Tarihi ile bu kadar çok övünen bir devlet, savaş tarihi arşivlerini, resmi tarihçilerin dışına kimseye açmıyor.“ Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 632) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Batı Cephesi Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığının İnönü savaşından önceki durum değerlendirmesi raporunda; “Yunanlılar, işgal edeceği arazide her şehir ve kasabada kuvvet bulunduramayacağından, halkın vatansever hareket ve teşebbüsleri (girişimleri), Yunan’ın harekât ve geri ulaştırmasını tehdit edebilir. Bu nedenle, askeri durum incelenince “Yunanlıların büyük ölçüde taarruzu beklenemez.”  sonucuna varılıyor. Buna bir de siyasal değerlendirme ekleniyor; “Yunanlıların 1921…

  • “Kemal’in yasaları içinde “alternatifleri yok etme” 1930 yıllarında bütün çarpıcılığı ile ortaya çıkıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • (ABD Ankara Büyükelçisi) “Grew; ‘…Hükûmet bu olayı kendi yararına kullanmaya hazır ve kararlı idi.’   Duygusuz yabancı, Menemen Olayı sırasında, Yedek Subay Kubilay’ın gereksiz bir telaş ile işi büyüttüğünü, resmi basının ileri sürdüğü gibi, kafasının kopartılıp bir sopaya takıldığı veya kanının içildiği gibi süslemelere inanmamak gerektiğini rapor etti.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın…

  • “Derneğin (1) 80’e yakın şubesi 24 saat içinde ve Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’nin telgraf yazısı üzerine kapatıldı. Kapatma gerekçesinde, Türk Milliyetçiler derneğinin din ve ırk esasına göre kurulup eylem yaptığı belirtildi.   Derneğin Genel Başkanı DP (İktidardaki Demokrat Parti) Isparta Milletvekili Sait Bilgiç ve faal adamı yine DP Isparta Milletvekili Tahsin Tola, ocak ayı dolmadan DP…