Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- ÖĞRENCİLERE “DERS HAPI” DA YAPMIŞLAR
- İLAÇ SOYGUNCULARI ÇOCUKLARA DA MUSALLAT OLMUŞ
- CİNSEL BOZUKLUĞA ÇARE DİYE DAHA BETER ETMİŞLER
- “İLAÇ ENDÜSTRİSİ, YAPTIĞI KAMPANYALARIYLA İNSAN OLMANIN ANLAMINI DEĞİŞTİRİYOR”
- “PAXİL” SALDIRGANLIK, UYKUSUZLUK, YERİNDE DURAMAMA/ AKATİZİ GİBİ CİDDİ YAN ETKİLERE SAHİPTİ…
about
Kategori: Siyaset
-
“Prag’a Büyükelçi olan Vasıf, Paris’e gelmişti. .. Vasıf Paris’te şoförü olan çocuğa tasallut (sarkıntılık), o da polise şikâyet etmiş. Rezalet olmuş. Oradan kaldırdılar ama Moskova’ya Büyükelçi yaptılar… Sonra oradan yine Milli Eğitim Bakanı oldu.. Başka bir marifet yapmış, İş Bankası Müdürü Celal (Bayar)’ı dövmüş. Sonra Celal’in adamları da Vasıf’ı dövmüşler… sedye ile kaldırılmış.” Alıntı: Hayatım…
-
“.. Bence haberi (Suikastın Mustafa Kemal’e haber verilmesi) Meclis Başkanı Kâzım vermişti. Mustafa Kemal de intikam almak ve yeni bir terör yapmak, bu vesile ile önce yok edemediği diğer bütün ittihatçıları ve muhalifleri imha (yok etme) için bir vesile bulmuştu. .. Suikastçı kaçmayı değil sadece suikastı daha iyi yapabilmeyi düşünmelidir. Böyle olursa başarı % 100…
-
“Deniz Bakanlığına İhsan Bakan oldu. İhsan, on para etmez biridir. Hükûmet Yavuz’u (savaş gemisi) tamir ettirmeye karar vermiş. İsmet’e bu devletin Deniz Bakanlığına gereği olmadığını söyledim. Bizde Yavuz’u kullanacak subay yok dedim. Deniz Bakanı Yavuz’un tamiri işinden, diğerlerini yoksun bırakıp kendileri ziftlendiler.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.…
-
“Yolsuzluk işleri ayyuka çıktı ve o kadar ayağa düştü ki, herkesin ağzında ve namuslu insanlar şikâyet içinde. Halit Paşa, cesur hırçın hatta deli idi ama namuslu bir adamdı. Nihayet bir gün Mustafa Kemal’e gider: “Yolsuzluk müthiştir, millet batıyor. Bunun önünü al! Celal (Bayar), Kel Ali, Kılıç Ali vs. muhtekirdirler (vurguncu, yolsuzluk yapan kişi) Ben bunları…
-
“Derken İş Bankası açıldı. Bu banka Mustafa Kemal’indir. Biraz para koydu, fakat Hükümetin bütün parası onun sermayesidir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1365) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.
-
“Benden önce Berlin’deki Eden Palas oteline Mazhar Müfit, Çolak İbrahim ve Konya Mebusu Vefik gelmişler. Yavuz’un (Zırhlı savaş gemisi)tamirini bir şirkete vermek istemişler. Şirketten bir rüşvet almak için de kararlaştırmışlar. Fakat otelde Rüşvetin aralarında bölüşümü için kavga dövüş etmişler, rezalet olmuş. .. Bizim halılardan Almanya % 500 gümrük alıyormuş. Yunus Nadi Ankara’daki Alman Büyükelçiliği’nden, 150…
-
“Bu vesile ile (Şeyh Sait İsyanı vesilesi ile) eski Kırşehir Mebusu Rıza’yı milli harekete hizmeti olan birkaç kişiyi de astı. .. Rıza’yı severdim. İri, Türk simalı (Türk görünüşlü), cahil ama pek zeki ve Türk huylu ve adaletli biri idi. Dağ gibi adamı serçe gibi sallandırdı, bitirdi. Kılıç Ali hapishaneye gidip, Rıza’ya nasihat etmiş, “Gazi’den bir…
-
“Terörü yaptılar fakat batı vilâyetleri ve İstanbul bunu iyi hissetmedi, telakki ettiler (anladılar). Ta Vahdettin zamanında Kiraz Hamdi “tarikat-ı selahiye” adıyla bir parti yapmış imiş. Bunları da Ankara’ya İstiklâl Mahkemesine çektiler. Bir fiilleri de ortada yok. Bu suretle de birçok adamları darağacında armut gibi sallandırdılar. Mahkeme bunların programlarını çok zararlı bulduğunu söylüyordu.” Alıntı: Hayatım ve…
-
“Sivas’ta Erzurum’da, ötede beride, halk şapka aleyhine ayaklandı. Mustafa Kemal derhal Kel Ali’nin (Ali Çetinkaya) Başkanlığı altında bir İstiklâl Mahkemesi dolaştırdı. Epeyce adam astılar. Sayısını bilmiyoruz. Halk yıldı. İş bitti. Asılan bir hocaya pek acırım. (İskilipli Atıf Hoca) Şapka kanunundan önce, şapka aleyhinde bir yazı yayınlamış, hem de bunu Maarif Bakanlığı’nın (Milli Eğitim) izniyle yayınlamış.…
-
“Mebuslar, Salih Bozok ve Kılıç Ali takımına “silahşorlar” adını koydular….. Hüseyin Cahit (Yalçın, muhalif gazeteci, ilginç adam.): “İrsi (soydan gelen) hükümdar yerine, zorla Cumhurbaşkanlığına çıkmış bir zorba, Cumhurbaşkanı adını taşıyan bir müstebit (zalim), keyfince idare-i hükümet eder. Bir hükümeti mutlak gibi keyif ve hevesinden başka bir kanun tanımaz!” diyor. .. İsviçre de İstibdat ve diktatörlüğe…
-
“Bir gün, Mustafa Kemal’e “Size ne? Sizin yeriniz yücedir. Kendinizi partiler üstü tutun. Bir partinin Hükümeti düşerse, öteki partinin hükümetini kurarsınız…” dedim. Buna cevabı şu oldu: “Muhalif bir partiye değil, Meclis’te muhalif bir sese tahammül edemem!” dedi. … Çankaya’nın etrafında hendek ve benzeri tahkimat (güçlendirme) yapıldı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ…
-
“Bir gün Lütfü Fikri’nin ofisine gitmiştim. Lütfü Fikri çok münakaşacı bir adamdı. Benimle cumhuriyet ve padişahlık konusunda uzun bir tartışma oldu. “Padişahlık kalkınca Cumhurbaşkanı olmak için ihtiras (aşırı hırs}meydan alır, millet birbirini yer.” dedi. Değerli ve namuslu bir adamdı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1278) kitabından birebir…
-
23 Nisan 1923’te bizi tekrar Lozan’a çağırdılar. Bizden sonra (yapılan seçimde) Mustafa Kemal Valiler aracılığı ile cebri (zorlama) bir biçimde istediklerini seçtirip istemediklerini seçtirmemiş. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1192) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…
-
Meclis’i fesih edince (görevine son verince) Adliye Bakanını, savcıyı, hâkimleri, jandarma subaylarını bütün azil (görevden alma) ve perişan etti. …. Mebus Arnavut Haydar Bey bir önerge ile Osman’ın asılmasını teklif etti. Bu teklif kabul edildi. Osman’ın cenazesini mezardan çıkartıp astılar. Çirkin bir şey idi. … Ziya Hurşit (Lazistan Mebusu, İzmir suikastı nedeni ile asıldı) ve…
-
Bir gün Ali Şükrü ile konuşuyorum. Kimse yok. O, beni dinsizim diye sevmezdi, fakat namusludur. Biz Lozan’da iken başına gelenleri anlattı. .. Mustafa Kemal bir gün Keçiören’de Kılıç Ali’nin bağına gitmiş, içmişler. Mustafa Kemal zilzurna olmuş. Topal Osman’ın adamlarından olup, emrinde bulunan muhafızlardan (korumalardan) üç kişiyi çağırmış, emir vermiş; “Şimdi gideceksiniz, nerede ise Ali Şükrü’yü…
-
Bir gün Meclis’e girdim. Mustafa Kemal kürsüde. Bir aralık önümde; “-Ah deyyus! Seni ne zaman geberteceğim?” dediğini işittim. Yüzüne baktım, Ali Şükrü. … Osman Ağa’ya (Topal Osman) sokakta rast geldim. Dedi ki; “-Yahu, Meclis’te birçok vatan haini mebus varmış. Bunlar memleketi satıyorlarmış. Niye bana haber vermiyorsun? Meclis’i basıp hepsini keseceğim! Başka çare yok!” Dedim ki;…
-
“Başbakan Rauf (Orbay, Paşa) bir jandarma müfrezesi (birliği) ile Çankaya’da Mustafa Kemal’in köşkünün yanındaki köşkü basıp, Osman’ın tevkif edilmesi emrini vermiş. Mustafa Kemal Rauf’a haber yollatmış. “-Bu adamın yanında bu kadar haşarat var. Bu iş bu kadar jandarmayla olmaz, ben askerle yaparım..” demiş. Ona Rauf aptalı da kanmış. Jandarma işini bana bizzat Mustafa Kemal anlattı.…
-
Bu sırada Mustafa Kemal Meclis binasını parti binası diye yaptırıyordu. Yunan esirlerini ve bizim askeri çalıştırıyordu. Malzemeleri de askeri kanaldan aldı. Kendisine, belki 10 bin liraya mal oldu. Hatta Mimarı Vedat’ı da kovup parasını vermedi. Sonra bu binayı hükümete, iyi bilmiyorum galiba 250 bin liraya sattı. Güzel kâr. O sırada Çankaya’sını da yaptırıyor, yine orada…
-
“İsmet’in baktığı Birinci Komisyon işlerinde, İngilizler istedikleri her şeyi yaptılar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1039) kitabından birebir alınmıştır.