Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- ÖĞRENCİLERE “DERS HAPI” DA YAPMIŞLAR
- İLAÇ SOYGUNCULARI ÇOCUKLARA DA MUSALLAT OLMUŞ
- CİNSEL BOZUKLUĞA ÇARE DİYE DAHA BETER ETMİŞLER
- “İLAÇ ENDÜSTRİSİ, YAPTIĞI KAMPANYALARIYLA İNSAN OLMANIN ANLAMINI DEĞİŞTİRİYOR”
- “PAXİL” SALDIRGANLIK, UYKUSUZLUK, YERİNDE DURAMAMA/ AKATİZİ GİBİ CİDDİ YAN ETKİLERE SAHİPTİ…
about
Kategori: Siyaset
-
“İsmet (İnönü) sürekli bana; “Gel şu Musul’u verelim de kurtulalım!” diyor. … Bir gün İngilizler bize geldiler, ellerinde haritaları vardı, hududu çizmişlerdi; “İşte” dediler, Musul’un hemencecik kuzey sınırından geçiyor ve Süleymaniye sancağını bize bırakıyorlardı. Bu büyük bir şeydi. Demek Musul’u da almak için ümit artıyordu. Bizim askeri danışman Tevfik; “Süleymaniye’den ne çıkar, buralar dağlıktır. Musul…
-
“Mustafa Kemal, İsmet (İnönü) ile beni bir kenara çekti, dedi ki; “Esaslarınız budur; baktınız ki hatta Trakya’yı alamıyorsunuz, sözlerinden dönüyorlar, uğraşmayın, terk edip sulhu (barışı) yapın, hatta gerekirse İstanbul’dan da vazgeçmek lâzımdır! Musul için hiç uğraşmayın!” Mustafa Kemal’in sözlü direktifi bu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 976)…
-
“Mustafa Kemal geldi, toplantı başladı. “Bugün barış konferansına gidecek temsilcilerimizi tayin edelim.” dedi. Yusuf Kemal (Tengirşek) “Reis Rauf (Orbay) Bey olsun” dedi. Mustafa Kemal üyelere (Bakanlara) birer birer sordu, kabul dediler. Mustafa Kemal “Diğer temsilci?” dedi, beni söylediler. Herkese birer birer sordu, kabul ettiler. Danışmanlara geçtiler. İsmet Paşa’yı askeri danışman olarak tayin ettiler. Diğer birkaç…
-
“Nurettin Paşa’dan (karargâhı İzmit’te) Ali Kemal’i sordum, “Şimdi görürsünüz!” dedi. Yanımızda Fransız Miralayı Mojen de var. … alevler ortasında bir sehpa, bir adam asılmış, göğsünde de büyük bir yazı ile “Artin Kemal” yazılı. Ali Kemal’in bir ayağında kundura var diğer ayağında kundura da çorap da yok. yüzü kan içinde, kafası adeta yandan yassılmış, demek sopa…
-
“Mustafa Kemal, Cemal’in Türkiye’ye girmesinden telaş etti. Ruslara Cemal’i izale (ortadan kaldırma) ettirdi. Ruslarla Mustafa Kemal arasında ortaklaşa cinayetler olduğu hakkında büyük şüphem vardır. Bizde bir-iki Rus öldürüldü, katili meçhul kaldı.. Yine son zamanlarda Stalin, Trock’yi İstanbul’a yolladı. Burası Sibirya’dan daha iyi bir menfa (nef’i yeri sürgün yeri) olmasa Stalin onu Türkiye’ye emanet etmezdi.” Alıntı:…
-
“Abdülhamit zamanında bütün Çerkezleri, Sivas ve Çukurova’da toplayıp istiklâl yapmak (bağımsız yapmak) istediler. Abdülhamit işin önüne geçti. .. İngilizler Papaz Fru, Sait Molla ve Ali Kemal’ler tarafından idare edilen İngiliz Muhipler (sevenler) Cemiyetini oluşturuyor….. Milli Kıyam (Milli ayaklanma, kalkışma) ve hareket binefsihi (kendi kendine, yourself) ve her tarafta millet tarafından düşünülmüş ve yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım…
-
“Menşevikler, Sosyal demokratlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.929) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ruslar Moskova sefirimiz (Büyükelçimiz) Ali Fuat’ı kolundan tutup hudut haricine atıyorlar. Ali Fuat Moskova’da İngiliz mümessili (temsilcisi) ile dost, onunla sıkı temasta imiş. Kendisi bizzat Rusların aleyhinde bulunuyormuş. Bizim Askeri Ateşe casuslar bulmuş, Rus Genelkurmayı’ndan Rus Ordusuna ait belgeler ve haritalar çaldırtmış. Bunu Ali Fuat’ın emri ile ve Polonyalılar ile birlikte yapmış. Ruslar da haber…
-
“Eskişehir bozgunundan sonra Ankara’ya gelmişti. Nevres’i Ankara’da buldum. Mustafa Kemal’e de çocuk takdim etmiş (cinsel tatmini için çocuk sunmuş). Her gün Milli Savunma Bakanlığı’nda. Nevres, Dâhiliye Vekili Fethi’den resmen izin alıp İstanbul’a gitmiş. … Bakanlar Kurulu toplantısında Fevzi (Çakmak) olağanüstü bir tavırla; “Nevres buradan İstanbul’a gitmiş, İngiliz Komutanı’na bizim durumumuzu gösteren bir rapor vermiş. Raporun…
-
“Ordudan fena haberler var, yine asker adeta tabur tabur kaçıyor. Orduyu besleyemeyiz. Düşündük; “Mustafa Kemal’den Hintlilerden gelen parayı alalım.” dedik. İstedik. Vermedi. Zorladık, olmadı. .. Bakanlar Kurulunda “Bu para benimdir Hintliler bana gönderdiler.” dedi…. Ben Rusya’ya gidince Hükûmet bu parayı almış. Fakat 5-10 gün sonra Maliye Hazinesine ilk para girince, Mustafa Kemal Maliye Bakanı Hasan…
-
“Derken Mustafa Kemal Başkumandanlığı kabul etmem dedi ve bunda temerrüt etti Bütün Meclis de buna kızıyor. Meclis pek sinirlendi. O, kabul etmem diyor. Kızmışım. Bir aralık; “Peki senin vücudun âleme rahmet mi? Ne güne duruyorsun? Hangi işe yarayacaksın?” diye bağırdım. Kızılca kıyamet koptu. Mustafa Kemal bana kürsüden küfürler ve tehdit yağdırdı. Ve bu arada yine…
-
“Neriman’a sordum; “Rus Casusudur!” dedi. İşte bu adam İbrahim Abilof dur. Ankara dönüşümüzde onu Azerbaycan Büyükelçisi, Mustafa Kemal’in en baş ve gizli dostu olarak buldum. Herifin yanında birkaç tane de güzel Rus karısı var. Mustafa Kemal her gece Azerbaycan Büyükelçiliğinde sabahlıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.…
-
“Kâhya, Enver (Paşa) lehinde Trabzon’da tertibat yaptırmış (hazırlık yaptırmış) “Enver Paşa Yaşa” diye bağırtmış, bunun şerefine fener alayı bile düzenlettirmiş. Kâhya’yı vurduran Trabzon Askeri Kumandanıdır. Mustafa Kemal’in emri tertibi ile yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.731) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2015): Yahya Kâhya; Trabzonludur. Trabzon…
-
“Mustafa Kemal bunları iğfal edip (kandırıp) Ankara’ya getirmiş. Bakanlar Kurulu toplandı. “İzzet Paşa’yı, hepsini birden dolaba koydum (tezgâha getirdim), Ankara’ya getirdim. Bunları geri yollamayalım. Her birisini bir Bakan bir göreve tayin etsin.” dedi. .. görüşmeler yapacağız diye bekliyorlar, Mustafa Kemal bir telgraf tamimi ile bu heyetin bize katıldığını her tarafa bildirmiş. Bir süre sonra tevkif…
-
“Biz Ankara’ya gideceğimiz zaman, Yusuf Kemal (Tengirşek) ile Tevfik Paşa’nın yanına gitmiştik. Ağlayarak; “Gidin Ankara’da çalışın, başka ümit yoktur.” diyen adamdır.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 694) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Kemal Ethem’in kazandığı şöhreti bir türlü hazmedemiyordu., içini kurtlar yiyordu. Onu imha (ortadan kaldırma) fikrine düştü. Ali Fuat’ın (Cebesoy) Ethem’le beraber olduğuna (birlikte hareket ettiğine) kani (ikna olmuş, inanmış) idi. .. Bizimki (Mustafa Kemal) entrikada usta. Ali Fuat ise cidden içi saf bir çocuk. Çabucak onu dolaba koydu (tezgâha getirdi). Yani önemli bir askeri…
-
“..bir gün Bakanlar Kurulu toplandı. Mustafa Kemal söze başlayıp şunları söyledi: “Arkadaşlar! Biliyorsunuz çok zamandır komünist örgütlenmesi ile meşgulüm, her şeyini yaptık. Mükemmel bir güç olarak Yeşil Ordu’yu (Çerkez Ethem’in özel milis birliklerine verilen ad) vücuda getirdik. Bu memleket ancak Bolşeviklik ile kurtulur. Artık zamanı gelmiştir. Kararınızı verin. Türkiye’nin komünist ve Bolşevik olduğunu cihana resmen…
-
“Millet Meclis’i içkiyi yasak etti. Bunu yapanların başı Ali Şükrü (Trabzon Mebusu, öldürüldü) ve şair Mehmet Akif idiler. Bunlar Meclis’te dini bir parti yapmak peşinde idiler.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.645) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Çok geçmedi Mustafa Kemal ile Halide Hanım’ın arası açıldı. Halide Hanım, Mustafa Kemal aleyhinde söylenmeye başladı. Sebebi (galiba) Halide Hanım görüşmelerde adeta müstebit (baskıcı), daima kendi fikrinin kabulünü her şeyde kendisine sorulmasını istiyordu. Bu ise Mustafa Kemal’in en sevmediği şeydi. Nihayet Halide ve Adnan (kocası)Türkiye’nin “Yedi Başlı Ejderhasına” (Mustafa Kemal’e) karşı harekete başlamışlar. Karşıt partiye…
-
“Bir milli marşın güfte ve bestesini en iyi yapana beş yüz lira para ödülü vereceğimi duyurdum. Ben orada iken otuz kadar güfte birkaç ta beste gelmişti. Ben Rusya’ya gidince Hamdullah Suphi (Rıza Nur’un yerine Maarif Bakanı oldu) bunları hiç göz önüne almayıp, Mehmet Akif’in bir şiirini Meclis’te okuyup kabul ettirmiş. … ben ise bunları bilenlerden…