Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
“Resmi rakamlara göre Osmanlı, 1. Dünya Savaşı’nda 2 Milyon 850 bin kişiyi silâhaltına almış, 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı zaman ancak 560 bin kişi kalmış. Ölü sayısı Larcher’e göre 500-600 bini aşmıştır. Ayrıca Doğu illerinden Ermeni ve Rumlar sayılmazsa 500 bin kadar halk da savaşa kurban gitmiştir. Nüfus 12 milyon iken 10 milyonun altına düşmüştür.…
-
“1918 Eylülü’nde Osmanlı İmparatorluğunun nüfusu 450 milyon. Cumhuriyet kurulduğu zaman 10 milyon. Mütarekeden (Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan) sonra ordumuzda çok hızlı bir firar (kaçma, askerden kaçma) furyası başlıyor. Sadece Erzurum’daki 15. Kolordu ayakta kalıyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 973, 974) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
“Yüzbaşı Kemal Bey tarafından Yunan’a karşı savaşmak için kurulan müfreze, dağılıyor ve toplanan gönüllüler Yüzbaşı Kemal’i Yunan’a teslim ediyorlar. Trakya’da 1920 Temmuzunda Yunan ilerleyişi karşısında birliklerimiz dağılırken, Vize-Saray bölgesindeki Süvari Birliğinin halk tarafından zorla silahları alınır ve birlik savaş dışı bırakılır. Komutan Cafer Tayyar Paşa atından düşmüş yerde baygın yatarken, köylüler tarafından Yunan’a teslim edilir.”…
-
“Mustafa Kemal 7. Ordu Komutanı iken, 20 Eylül 1917’de bir Rapor yazar ve bunu Sadrazam (Başbakan) ve Harbiye Nazır’ına (Milli Savunma Bakanı, Enver Paşa’ya) gönderir. Mustafa Kemal’in Yaveri Cevat Abbas’ın öne sürüp İsmet İnönü’nün doğrulamasına göre bu raporu gerçekte, İsmet Paşa hazırlamıştır. (Bu önemli rapordan bazı alıntılar var): “… Askeri politikamız, bir savunma politikası veya…
-
“Alman Genelkurmay Başkanı Moltke (1) 12 Mayıs 1914’te “Türk Ordusu kesinlikle değersizdir. Ne silahı ne cephanesi ne de yiyeceği vardır, Subayların karıları yolların kenarlarında dilenmektedir.” diyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 922) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996); Osmanlı ordusunu eğitmek için 1838’de ülkemize…
-
“Lozan’da Boğazlar sorunu görüşülürken, Çiçerin (Sovyet Dışişleri Bakanı ve Murahhası) Boğazların Türk tarafının olmasını savunuyor. İsmet’e ilk önce söz veriliyor, hemen hemen hiçbir şey söylemiyor. Lozan’daki ABD Delegesi Grew (Türkiye Büyükelçisi), “İsmet çok sağır, olanı biteni izleyebilmek için sekreterlerinin çevirisine bağımlı. Hazırcevaplıkta usta olan Lord Curzon’a (İngiltere delegesi) karşılık verebilme olanağına pek az sahip.” diyor.”…
-
“Lenin, Türkiye’ye gelen Büyükelçi Aralof’a şöyle söyler: “Mustafa Kemal Paşa …. İyi bir örgütleyici.. yetenekli bir lider, ilerici, akıllı bir devlet adamı…. Padişahı da yardakçıları ile birlikte silip süpüreceğine inanıyorum…. ” Mustafa Kemal 1920 ve 1921 yıllarında birçok kere Rusya ile askeri ittifak istiyor, ancak Bolşevik liderler kesinlikle reddediyor. Ekim 1921 Ermeni savaşının olduğu dönemde,…
-
“Türkiye’nin ilk bilinçli Marksist’i TKP’nin ileri gelen adamı, Şefik Hüsnü, 1925 yılında şunları söylüyor: “Son on beş yıl içerisinde Türkiye’de bir çok toplumsal hareketlenmeler oldu,… Türk köylüsü bu güne kadar yerinden bile kıpırdamadı. .. Köylü yalnız canından ve canı kadar sevdiği parasından özveride bulunması gerektiği zaman harekete geçiyordu.” Şefik Hüsnü Kemalistleri savunuyordu. Şefik Hüsnü ve…
-
“ABD Büyükelçisi Grew, ta 1930’da Dışişleri Bakanına sunduğu raporda, “Türk gençliğinin Komünist eğilimler taşıdığını, hatta İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesindeki) deki gençlerin % 75’inin Komünizan eğilimlere sahip olduğunu” bildiriyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 685) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kral Konstantin (İngiltere Başbakanı Lloyd George 15 Ağustos 1921’de “Kral Konstantin Ankara’ya” emrini verdikten sonra) “Ankara’ya doğru” Büyük Yunan Saldırısı emrini 5 Temmuz 1921’de verir. (1) 15 Temmuz 1921’de İnönü, Mustafa Kemal’in uyarısı ile geri çekilme emrini yayınlar. 17 Temmuz’da Kütahya düşer, aynı gün BMM gizli toplantısında evrakların (yazılı belgelerin) Ankara’dan Kayseri’ye taşınması kararlaştırılır, 19…
-
“5 Şubat 1925 günü Piran’da bir mülâzım (teğmen) ile on nefer (er) vardı, Bunlar Şeyh’in silahlı adamları arasında beş katil mahkûmu görünce yakalamak istemişler. Şeyh kendisine hürmeten (saygı göstererek) bu katillere dokunulmamasını rica etmiştir. Genç Mülâzım hatır dinlemeyeceğini ve katillerin teslimini isteyince Şeyh’in kardeşi Abdurrahman ileri atıldı ve yüz silahlı adamı ile karakolu ateşe tuttu…
-
“Kürtler Yavuz Sultan Selim zamanında Kürt diye adlandırılmışlar.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 1) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.
-
“Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının parti programında “Ekonomik alanda serbest mesleğe, yani Liberalizme taraftarız.” denilir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde meslek kelimesi ideoloji, siyasi fikirler, düşünsel anlamda tutulan yol anlamında kullanılıyor.
-
“30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandı. 8 Ekim 1918’de İttihat ve Terakki Partisi kendisini lağvetti (kapattı). Ekim 1918’de Müşir Ahmet İzzet Paşa kabinesi kuruldu. Cavit Bey (1926 da asıldı) Maliye Nazırı, Fethi (Okyar) bey Dâhiliye Nazırı oldu.” Alıntı: Atatürk ve Enver Paşa Hadiseleri – Cemal Kutay, (1993- Sf. 11, 12) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İngiltere Başbakanı Lloyd George 15 Ağustos 1921’de “Kral Konstantin Ankara’ya” emrini verdikten sonra, Avam Kamarasında (1) şöyle der: “Türk ayaklanmasını bastırmak için, Anadolu’nun dağlık bölgelerine kadar İngiliz ordularını gönderemeyeceğimize göre, İngiltere önünde tek bir şık vardı: o da her iki tarafı sonuna kadar vuruşturmaktır.”” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1.…
-
“İngiliz Prof. Arnold Toynbee The Western Question adlı eserinde “Türkiye’ye uygulanacak barış koşullarını kabul ettirebilmek için gerekli kuvveti, İngiliz Hükûmeti, Doğuda bulundurmak imkanından yoksundu, ..” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 164 ile 170 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Avcıoğlu’nun analizinin özeti; 1.Dünya Savaşının…
-
“3 Martta Ali Rıza ve Salih Paşa Hükûmeti istifa ediyor. Yeni gelen Salih Paşa Hükûmeti de istifa ediyor. 5 Nisan’da Damat Ferit Hükûmeti geliyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 136) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Mustafa Kemal Paşa’nın ve İngilizlerin yaptığı büyük baskı sonucunda…
-
“Mütareke (Mondros Ateşkes anlaşmasından sonrası) günlerinde Mustafa Kemal İngilizlere yakın görünmeye önem vermiştir. Ünlü casus Rahip Frew ile ahbaplık etmiş, İngiliz yetkililerle temas kurmaya çalışmıştır. Pera Palas otelinde Daily Mail muhabiri Word Price’tan kendisini İngiliz yetkililerle konuşturmasını istemiştir. Word Price’a göre Mustafa Kemal şöyle der: “Eğer İngilizler, Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa, İngiltere yönetiminde…
-
“1898’de Şam’da Selahattin-i Eyyubi’nin türbesini ziyaret eden Alman İmparatoru: ” ..30 milyon Müslüman inanmalıdır ki, Alman İmparatoru her zaman onların dostu olacaktır. “ Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
-
“31.07.1908, Meşrutiyetten bir hafta sonra, İngiltere Dışişleri bakanı Sir Edward Grey Büyükelçisine şu mesajı gönderiyor: “Ola ki Türkler gerçekten meşrutiyeti kurar ve onu yaşatıp güçlendirirlerse… bunun Mısır’daki etkisi müthiş olur ve ta Hindistan’da dahi kendini duyurur. Türkiye’de iyi işleyen bir meşrutiyet var iken ve orada işler iyi giderken, bizim, aynı şeyi isteyerek ayaklanan Mısır halkına…