Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • “Abdülhamit’in Bağdat demiryolunu 1902’de Almanya’ya vermesi, İngiltere’nin yaşamsal çıkarlarını tehdit ediyor ve Abdülhamit’in Almanya tarafından desteklenen İslam Birliği politikası Osmanlı’nın idam fermanı oluyor.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi 1, Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf.42) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Asılanlar, Mebus Şükrü, Edib, Arif (Albay, Ayıcı Arif, Mustafa Kemal’in silah arkadaşı), Abidin, Hafız Mehmet, Halis Turgut, İsmail Canbolat, Ziya Hurşit, Çopur Hilmi, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Baytar Rasim ve Rüşdü Paşa. Gıyabında idama mahkûm edilenler ise: Kara Kemal (1) ve Abdülkadir.” (Eski Ankara Emniyet Müdürü)    Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 –…

  • “Ocak 1922’de Kara Kemal İstanbul’da İttihat ve Terakki’yi yeniden kurmak için gizli çalışmalarda bulunmuş, İngilizler bundan endişe ettikleri için onu izlemişlerdi… İngiliz istihbaratına göre İttihatçılar 29.11.1922’de İstanbul’da bir anarşi çıkartıp, yönetime el koymak için gizli toplantı yapmışlar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 369) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993): Çok önemli…

  • “İstiklâl Mahkemesi Başkanı Ali Bey Kâzım Karabekir Paşa’ya “Niçin muhalefete geçtin” diye soruyor. Paşa, kendilerinin yobaz olarak tanıtıldıklarını, bir parti kurmaya zorlandıklarını ve Hükûmetin de bunu teşvik ettiğini söyledi. Çeşme’de bulunan Mustafa Kemal, Kâzım Karabekir Paşa’nın Mahkeme’de yaptığı konuşmaya izin verildiği için kızmış, Çeşme’de yapılan bir baloya istiklâl Mahkemesi üyelerini de çağırtarak burada onları sert…

  • “16-18 Haziran 1926’da ortaya çıktı, Suikastçıları motor ile Yunan adalarına götürecek olan Giritli Şevki’nin 17,6.’da durumu Vali’ye bildirmesi ile ortaya çıktı. Önce Lazistan Mebusu Ziya Hurşit Bey (Amerika’da okumuş ilk Makine Mühendisi, demokrat, çok cesur) tutuklandı. Mahkeme henüz Ankara’da iken, Ziya Hurşit’in üzerinde bomba ve silahlarla yakalandığı haberini alınca, suçunu ifadesinde de itiraf edince hemen…

  • “29 Aralık 1925’de Ankara’ya döndüler, Tren istasyonunda, askeri bir törenle, Başbakan İsmet, Meclis Başkanı Kâzım Paşa, Mebuslar ve Cumhurbaşkanı Yaveri (emir subayı, sekreteri) karşıladılar. Ankara’daki idam hükümlerini meclis binasının önünde uyguladılar.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 314 ile 321 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Meclis’e de gözdağı vermek gerekiyor,…

  • “İstiklâl Mahkemesi 30.9.1925 günü İzmir’e geldi. Başkan Ali Bey açıkladı: “… Yörede asayişin iyi olduğunu ancak bazı zararlı davranışların bulunduğunu bunların yok edileceğini belirtti.”  9 Ekim’de Antep’teler, Cumhuriyet aleyhine konuşan birisine 2 yıl hapis cezası verdiler. 10-11 Eylül’de Maraş’talar, Çuhazade Mehmet Bey ve hamile karısını öldüren 10 kişi vicahen (yüzlerine karşı), iki kişi de gıyaben…

  • “İstiklâl Mahkemesi başkanı Ali Bey’in 17.8.1925 günü, Hâkimiyet-i Milliye gazetesindeki beyanatında (açıklamasında): “…bütün Cumhuriyet ve gelişme düşmanlarının bu sayede yok edileceği…” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 274) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu mahkemelerin yaptıklarının bir hukuk cinayeti olduğunu belgeleyen bir beyanat.

  • “Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1925 günü Kastamonu – İnebolu’da “Başa giyilecek olan serpuşun (başlığın) adına şapka derler. .. Bu kadar yüksek ve önemli bir sonuca ulaşabilmek için gerekirse bazı kurbanlar da verilir” dedi.”  Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.    BAKKAL’IN NOTU (2007): Bugün kasket dediğimiz siperlikli şapkadan bahsediyor.…

  • “İlk sanık, Urfa’da Seferberlik (1)  aleyhine propaganda yapmaktan tutuklu olan Urfa Mutasarrıfı ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Urfa Şubesi Kâtibi olan Emekli Yarbay Fethi Bey.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 131) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (1996); Seferberliğin kelime anlamı: Daha önce askerlik görevini yapmış olanların, savaş hali nedeni ile yeniden…

  • “Diyarbakır’da Umumi Müfettişlik kuruldu, başına da Mahmut Tâli Bey (1) getirildi. 30.000 mavzer (beş kurşun atabilen ve zamanın en iyi Alman tüfeği) ve 130.000 silah verildi.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993); Mustafa Kemal’in yaveri, yakın koruması yani,  Mahmut Tâli Öngören Selaniklidir

  • “4 Mart 1925 tarih ve 578 Sayılı Takriri Sükûn Kanun:  Madde 1 Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini ve huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini ihlâle (bozmaya, zarar vermeye) bais (sebep olan) bütün teşkilat, teşvikat (teşvikler), ve teşebbüsat (teşebbüsler, girişimler), ve yayını Hükûmet Reisi, Cumhurreisi’nin tasdiki (onayı) ile re’sen (doğrudan doğruya) ve idareten…

  • “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (Gelişmeci Cumhuriyet Partisi) 17.11.1924’te kuruldu. Genel Sekreteri Ali Fuat Cebesoy (Mustafa Kemal’in Okul ve silah arkadaşı, Selanikli, Sabetayist, Mason, Nâzım Hikmet’in Dayısı), Genel Başkanı da Kâzım Karabekir’dir.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): TCF birkaç ay yaşadı, Şeyh Sait İsyanı sonrası kapatıldı…

  • “Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda (Anayasa’da) yapılan değişiklikle “Türkiye Devletinin dini, Din-i İslam’dır.” ibaresi kondu.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri – Ergün Aybars, (1993 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Oysa 1921’deki Meclis’in çıkardığı Teşkilatı Esasiye Kanununda devletin dini yoktu.

  • “27.12.1923 günü Ömer Lütfi hakkında karar verildi 5 yıl kürek mahkûmiyeti. Gerekçe; Ömer Lütfi’nin Meşrutiyeti (yetkinin meclis ve padişah arasında paylaşıldığı sistemi)  Hilafetin papalık gibi kalmasını istemesi.” Ö. Lütfi Bey “Vatan sağ olsun” dedi. İstiklâl Savaşında Anadolu’ya silah ve cephane yollayan Ali Osman ihbar üzerine “Cumhuriyete ve Mustafa Kemal’e küfrettiği” için bir yıl hüküm giydi.…

  • “10 Aralık 1923’te İstanbul’a gelen İstiklâl Mahkemesi heyeti 11.12.1923’te Tanin Gazetesi sahibi ve Müdürü Hüseyin Cahit (Yalçın), İkdam Gazetesi sahibi Cevdet ve müdürü Ömer İzzettin, Tevhid-i Efkâr Gazetesi sahibi Velid ve Müdürü Hayri Muhittin Beyler “Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun” 1. Maddesine göre tutuklandılar. 14 Aralık’ta Baro Başkanı Lütfi Fikri Bey, Hilafet yaveri Ekrem Beyler de gözaltına…

  • “İstiklâl Mahkemesi 1920’de kurulmuş, 1927’ye kadar çalışmış, ancak kanun 1949’da yürürlükten kaldırılmıştır. .. Bu konuda, Ahmet Süreyya Özgeveren’in anıları, Faik Günday’ın “İzmir Suikastının İçyüzü” adlı yazısı, Kılıç Ali’nin hatıraları belli başlı kaynaklardır. .. En önemli belgeler TBMM arşivindedir. Arşivde duruşma dosyaları, mahkemenin yazışmaları ve karar defterleridir. Ancak dosyalar İçişleri Bakanlığınca alınmıştır.” Alıntı: İstiklâl Mahkemeleri –…

  • “CHP Genel Sekreteri, Mahmut Şevket Esendal, sanayi ve sanayi medeniyetinin düşmanı geçiniyordu. Bu medeniyete vertikal (dikey) medeniyet derdi. Hasreti Ortaçağ’a idi. Sanayinin dünyaya felaket getirdiğine ve bizim kendimizi bu afetten mümkün olduğu kadar korumamıza taraftardı.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 464) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sağlam para, denk bütçe kuralına öylesine bağlanılmıştı ki, para adeta fetiş haline getirilmişti. II. Dünya savaşı yıllarında nüfus başına düşen bütün pamuklu dokuma miktarı yılda 6 metre, şeker 4 kg, diğer üretimlerimiz de bunun gibiydi.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 453, 454) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU: Şevket Süreyya’nın anlattıklarının özeti: Türkiye yaklaşan 2. Dünya Harbinden de bihaberdi (haberi yoktu). Bir Muamele Vergisi Kanunu ile küçük işletmelerin, büyük fabrika olmaları adeta engelleniyor, sermaye birikimi oluşmuyordu. Yaklaşan savaşa göre, Almanya ve Rusya sanayi bazında hazırlık yapıyordu. Biz ise uyuyorduk. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 453,…