Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • “Bir aralık CHP Genel Sekreteri Recep Peker, “Liberal demek vatan haini demektir.” demiştir.”” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU: Devlet Partisi olan CHP’nin genel Sekreteri olması, hatta daha sonra Başbakan bile olması işi daha da vahim kılıyor. Aynı kişi, sanırım Başvekil iken Eskişehir’de “açız”…

  • “Şevket Süreyya Aydemir, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, İsmail Hüsrev Tökin, Vedat Nedim Tör, Şevki Yazman, Burhan Belge’den oluşan bu guruba Kadro denilmektedir. Kemalizm’in fikri temellerini kurmaya, onu geliştirmeye çalışan insanlardır.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 445) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Cumhuriyetin idame (devamı) ve muhafazası (korunması) için yapılacak bir hareket, ne kadar şiddetli bile olsa doğrudur.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır. Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Değerli insanlardan kaçındılar, ellerinin altında daha çok komiteci (gizli örgütçü) ruhlu demagoglar tutunabildi. Demagogun itibar gördüğü yerde ise, idealizm biter ve diktatör silahlarını kuşanır.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): İttihat ve Terakkicilerle ilgili olan bu tespit doğru, benzer sorunlar ve sonuçlar yaşandı…

  • “İttihat ve Terakki iktidara geldikten sonra (1908), bu rejimin bir sıra tedhişler (hükümet terörü) ve suikastlarla yüz kızartıcı bir balkan politikacılığından ayrılamamasında Dr. Nâzım’ı da sorumlu gösterirler.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): Dr. Nazım 1926’da İzmir Suikastı davasında idam edildi.

  • “Değişik ulusları ortak ve genel bir ad altında toplamak ve bu değişik ulus topluluklarını özdeş hukuk ve koşullar altında bulundurarak güçlü bir devlet kurmak parlak ve çekici bir siyasal görüştür. Ancak aldatıcıdır.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 291) kitabından birebir alınmıştır. 

  • “İktidara gelirken vergi koyacağını açıklamayan partiler, iktidara gelince vergi koyamazlar çünkü seçmenden bu yetkiyi almamışlardır. Çok dereceli seçim sistemi demokratik rejimlerde rastlanmayan bir yöntemdir.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993– Sf. 133 ile 146 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İstanbul’da Tevfik Paşa Hazretlerine 30.1.1921 “1. Londra Konferansına katılacak olan Türkiye delegeler Kurulu yalnız TBMM hükümetince seçilecek ve gönderilecektir. 2. Bu delegeler kurulunun yanına verilmesini gerekli gördüğümüz kimi uzman danışmanları siz hazır edip, gerekli belgelerle kurula katılmak üzere göndereceksiniz. 3. Bizim göndereceğimiz bu delegeler kurulunun bütün Türkiye’yi temsil edecek tek kurul olduğunu da itilaf Devletlerine…

  • “Efendiler, Ankara’da bulunan Salih ve İzzet Paşalar bir türlü Ankara’ya ısınamadılar. İstanbul’daki ailelerinin yanına gitmelerine izin vermemizi kendileri ve aracıları habire rica ediyorlar ve İstanbul’a dönüşlerinde hiçbir siyasal görev almayacakları konusunda güvence veriyorlardı. Ancak ben, ..verdikleri sözde doğruluk ve içtenlik olmadığı, … kanısında bulunduğumu söyledim. .. Namusları üzerine söz veriyorlar dendi. Bu sözlerini yazılı ve…

  • “Rauf (Orbay Paşa) “Padişaha bağlı kalmak borcumdur, Halifeye bağlılığım ise gördüğüm eğitim gereğidir.” … Önce padişahlığı kaldırmaya karar verdiğim zaman, ilk yaptığım işlerden biri de hemen Rauf Bey’i meclisteki çalışma odama çağırmak oldu. Rauf Bey’in, Refet Bey’in evinde sabahlara kadar dinlediğim kanı ve düşüncelerini hiç bilmiyormuşum gibi, ayakta, şunu istedim; “Halifeliği ve Padişahlığı biri birinden…

  • “Rauf Bey dedi ki “Sınırsız ve koşulsuz milli egemenlik ilkesine dayanan bir yönetimi, demokrasi denilen halk yönetimi ilkelerini kökleştirmek için, bu ilkelere dayanarak ulustan milletvekilliği görevini aldık. Birtakım arkadaşlarımız şu ya da bu makama, Meclis’i kapatmak ve yasaları geri çevirmek gibi yetkiler tanıyarak ulusun egemenlik hakkını Meclis’ten alıp başka makamlara vermek anlayış ve eğilimi gösterdiler.…

  • “Vatan Gazetesi’nin 5 Kasım 1924 günkü sayısındaki Başyazar, “Eleştiri eğilimi gösteren en özgür düşünceli yurttaşları zaman zaman susturmaya çalışan, tekelci bir siyasal yöntem, gelişme ve ilerleme için öldürücü bir cehennem durumundadır.” … Yazar, “Yurt düşüncesi ile çalışmak, yalnız işbaşındaki kişilere mi – Tanrı’ca – tekel biçiminde verilir bir erdem midir?” … Tanin Başyazarı 4 Kasım…

  • “Baylar, ulusumuzun başında, bilgisizlik, aymazlık ve bağnazlığın, yenilik ve uygarlık düşmanlığının simgesi gibi görülen fesi atarak, onun yerine bütün uygar dünyaca başlık olarak kullanılan şapkayı giymek ve böylece, Türk ulusunun, uygar toplumsal yaşamda anlayış bakımından hiçbir ayrılır yanı olmadığını göstermek bir gereklilik idi. Buna Takrir-i Sükûn (Sessizleştirme kararları kanunu) yasasının yürürlükte olması da kolaylık sağladı…

  • “20. Yüzyılın gördüğü kanlı diktatörlüklerin büyük çoğunluğu Cumhuriyetlerde ortaya çıkmıştır. Avrupa’nın en başarılı demokrasileri; Benedix, İngiltere, İskandinav ülkeleri ve İspanya gibi kraliyet yönetimleridir. Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mahkemeler demokrasinin mabedidir. … ABD’de yerel düzeyde savcı ve yargıçların bir bölümü doğrudan vatandaşlar tarafından seçilir. Yargının yerelleşmesi hukuk devletini güçlendirir. Normal olarak, Sulh ve Asliye Hukuk mahkemelerinin, yargının bağımsızlığı ilkesi gözetilerek, il mahkemesi şeklinde İl İdaresi düzeyinde örgütlenmesidir. Bu mahkemelerin yargıç ve savcıları İl İdaresince atanmalıdır.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993…

  • “1930’lardaki hızlı büyümenin de planlama sayesinde değil, planlamaya rağmen gerçekleştiği, Sovyet halkının insanüstü fedakârlıklarını yansıtan yüksek iş ve tasarruf oranlarından kaynaklandığı görüldü.  Planlama kavramı, ekonomik kararların merkeze aktarılmasının ideolojik kılıfını oluşturur, merkez bürokrasisinin ekonomi üzerindeki gücüne meşruiyet (haklılık) verir. Planlama, üretici birimlerin ellerinden tüm karar verme inisiyatifini (Kendi kendine karar verip uygulamayı) alır ve onları…

  • (Sadrazam Ali Rıza Paşa’nın Kemal Paşa’ya telgrafı 4 Ekim 1919:) “..Ancak Hükümetin tutacağı yol: yasalara eksiksiz uymak, aykırı durumları önleyip ortadan kaldırmak olduğundan, olağandışı ve yasalara uymayan durumların sürüp gitmesi ise, Osmanlı Devleti merkezi ile Anadolu’yu birbirinden ayırarak birçok korkulu sonuçlar doğurmakla, tanrı korusun, Başkentin varlığını korkulur duruma düşürecek ve düşmanların yer yer yurdumuza girmeleriyle…

  • “Sosyal demokrat bir parti, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri ile tutarlı politikalar izleyen bir partidir. Bu ilkeler arasında kalkınmacılık yoktur. ..  Yani sosyal demokrasi bir kalkınma ya da sanayileşme yöntemi değildir, hiçbir zaman da olmamıştır.” Alıntı: Sosyal Demokrasi Gündemi – Faik Bulut (1993 – Sf. 101, 102) kitabından birebir alınmıştır.

  • (16 Ağustos 1919 günü Milli Savunma Bakanı Ferit Paşa’ya yazdığı mektup🙂 “…İngilizler bile ,.. Hiçbir dayanağı olmayan ve ulus adına hiçbir görev üstlenmeyen ve üstlense bile bunu ulusa benimsetemeyecek olan bir hükümetle verimli bir işe girişmek olanağı bulunmadığına inanmışlardır.” Alıntı: Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kara Vasıf Bey; “Bütün devletler bizi tam bağımsız bile bırakacaklarını söyleseler yine yardıma gerek duyarız. Dört yüz ile beş yüz milyon borcumuz var. Bu parayı kimse kimseye bağışlamaz, bize bunu ödeyiniz diyecekler, oysa bizim gelirimiz bunun faizine bile yetmez.” Alıntı: Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk (Sabah Yayınları, Haz; Nur Ardakoç, 1993 – Sf. 78) kitabından birebir…