Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Sosyal demokrasi basınının özellikle Yahudiler tarafından kontrol edildiğini ve yönetildiğini zamanla fark ettim. ..öbür gazetelerde de durum aynıydı. … Bulabildiğim bütün sosyal demokrat broşürleri okudum, imza sahiplerinin hepsi de Yahudi’den başkası değildi. Hemen her işte şef olanların isimlerini saptadım. Bunların çoğu da Yahudi’ydi. … Irkımızın şeytanını artık biliyordum. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay…
-
Böylece burjuva partileri, sendikaların kurulmasına olanak veren koşulları hazırladı ve bu örgütler Sosyal Demokrat Parti’ye taraftar toplayan bir güç haline geldiler. İşçinin sosyal haklarını savunacak ve ona daha iyi hayat koşulları sağlayacak olan sendikalarla, sınıflar arasındaki siyasi mücadeleyi kızıştıran ve bunu partiye hizmet için yapan sendikaları birbirinden ayırt etmeyi öğrendiğim zaman henüz yirmi yaşındaydım. Sosyal…
-
Tarih okumak, tarihi olayları doğuran ve gerektiren şeyleri öğrenmek ve araştırmaktır. Asıl beceri şuradadır; önemli olanı saklamak, ayrıntıları ise unutmak. Tarih dersinin öğretim ve sınavlarında bunu anlamış bir hocanın öğrencisi olmam, benim genç yaşta ihtilalci olmama neden olmuştur. Sf. 22 … Alman ırkının kurtuluşu, Avusturya’nın yok olmasına bağlıydı. Milli duyguyla, bir hanedana bağlılık arasında hiçbir…
-
İnsanların kitaplardan çok hitaplarla elde edildiğini asla unutmuş değilim: Tarihin kaydettiği bütün büyük hareketler, yazarlardan çok hatiplerin eseridir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Dede Yakup Cemil Enver’i anlatıyor;) Enver Bey miralay (albay) olmuştu. Mektebi Harbiye Komutanlığına atanmıştı. Ancak o, bu yeni makamına aldırmamış hatta görevine başlamamıştı. Bu atamanın kendisini pasifleştirmeye yönelik komplo olduğunu düşünüyordu. O artık harbiye nazırlığını alarak ordunun başına geçmeyi düşünüyordu. Sadece harbiye nazırlığını da değil Erkânıharbiye Umumiye reisliğini de almayı düşünüyordu. Sf. 172 … Biz…
-
(Dede Yakup Cemil 1913 darbesini anlatıyor;) “Enver Bey, Doktor Abidin Bey’e “Kapıları derhal kapayınız. Vazifelilerden başka içeri kimse girmesin” emrini verdi.” (Dipnot: Dr. Abidin Bey, 1926 yılında Atatürk’e İzmir’de yapılan suikasta karıştığı iddiasıyla idam edildi. İttihat ve Terakkinin öncü gücünün birini subaylar oluşturuyorsa, diğerini tıp doktorları oluşturuyordu.) Sf. 135 “Bir yanda Erkânıharbiyeyi Umumiye reisinin (Genelkurmay…
-
(Dede Yakup Cemil Enver Paşa’nın hükümet darbesini anlatıyor;) “23 Ocak 1913 hükümet Dolmabahçe sarayında toplanacak. Toplantıyı Sadrazam Kamil Paşa istemiş. … Kamil Paşa İstanbul’u kurtarmak için Edirne ve Çatalca’yı Bulgar’a verecek! … Gabriel Noradunkyan’ın hazırladığı Fransızca sulh metni elimize ulaşınca iyice kanaat getirdik; bunlar vatanı satıyordu! Biz fedailer; Babıali’deki Meserret Kıraathanesi’nde ara sıra bir araya…
-
1876-Bulgar isyanı; amcası Abdülaziz’in tahttan indirilmesi ve öldürülmesi; ağabeyi V. Murad’ın padişahlığı; 3 ay sonra V. Murad’ın tahttan indirilmesi ve Abdülhamid’in tahta çıkışı; Meşrutiyetin ilanı; İstanbul’da tersane Konferansı’nın toplanması. 1877 Mithat Paşa’nın sürgüne gönderilmesi; Meclis-i Mebusan’ın açılması; 93 Harbi’nin başlaması; Plevne savunması. 1878 Ruslar karşısında uğranan bozgun. 1879 Adalet reformu. 1881 Muharrem Kararnamesiyle Osmanlı hazinesinin…
-
Sultan, .. Meclisi feshetti. Ancak II. Abdülhamid anayasayı lağvetmedi; sadece milletvekili seçimlerine yönelik yeni bir karar bir daha asla alınmadı ve Osmanlı Meclisi bu tarihten sonra 30 yıl boyunca bir daha toplanmadı. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 299) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dünyanın son hükümdarı, son evrensel imparator II. Abdülhamid Han’dır.” İlber Ortaylı. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 285) kitabından birebir alınmıştır.
-
1876 Anayasası zorunlu ilkokul eğitimini getirmişti. İlgili madde şöyle diyordu: “Osmanlı efradının (fertlerinin) kâffesince (tamamınca) tahsil-i maarifin (öğretimin) birinci mertebesi mecburi olacak ve bunu derecâtı ve teferruâtı (dereceleri ve ayrıntıları) nizâm-ı mahsusu (özel yönetmelik) ile tayin kılınacaktır.” Sf.239 1876 yılında İstanbul’da sadece 6 tane ilkokul varken, 1886’ya kadar 44 yeni ilkokul kurulmuş görünüyor istatistiklerde (böylece…
-
… söz Roosevelt’e aittir ve “Yumuşak konuş ama elinden sopayı bırakma” şeklindedir. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.
-
Polonyalı Newlinski’nin Abdülhamid’e sunduğu 23 Mart 1897 tarihli dilekçesinde, “Zat-ı Şahane Yahudilerin istidasını terviç buyurdukları halde hem cihanın en büyük sermayedarının (Baron de Rothschild’i kastediyor olmalı) muavenet-i nakdiyesini (nakit yardımını), hem de Avrupa’nın Musevi elinde bulunan en büyük gazetelerinin muavenet-i maneviyesini (manevi yardımını) elde etmiş olacaklardır. Abdülhamid: “Osmanlı borçlarının konsolide edilmesi karşılığında Filistin haricinde bir…
-
Herzl, Newlinski aracılığıyla nakit 5 milyon altınlık teklifini yapar (bu paranın büyük kısmını Baron Edmond Rothschild karşılamaya söz vermiştir). Abdülhamid’in tepkisi: “Eğer Bay Herzl benim arkadaşım olduğun gibi arkadaşınsa ona söyle; Bu meselede ikinci bir adım daha atmasın. Ben bir karış dahi olsa toprak satmam. Zira bu vatan bana değil milletime emanettir. O, bizden…
-
Ermeni tedhişçilerinin hesabı şuydu: Suikast başarılı olsaydı, arkasından Beyoğlu’nda patlamalar bir birini takip edecek, kargaşalık çıkacak, bunu dış güçlerin müdahalesi izleyecek ve Doğu’da bağımsız bir Ermeni Devleti kurulmasının ilk adımları böylece atılmış olacaktı. Sf. 139 … yargılama sonucu içlerinde Jorris’in de bulunduğu 11 kişi idama, 46 kişi de çeşitli cezalara çarptırılmışlardı. Ya sonra? Sonrası daha…
-
Kazâ’nın (yargının) icra’dan (yürütmeden) ayrılması, daha açık tabirle siyasi iktidarın asla mahkemelere karışmaması bir Tanzimat ilkesi olduğu için, bu prensibe, hem de kusursuz şekilde uydu. (Yılmaz Öztuna, “Sultan Hamid Adliyesi”) Saltanatı süresince sadece 11 kişinin -onlar da adi suçlulardı- idam hükmünü onaylamış olan Abdülhamid Han, özellikle siyasi suçluları affediyor, bu da Adliye ile arasını açıyordu. …
-
Hazar Devletinin önemli şahsiyetleri, İslam etkisinin, Arap Halifeliğinin iki hanedanı Emevîler ve Abbasiler arasındaki çatışma nedeniyle zayıfladığı dönemde Yahudi dinini kabul etmişlerdir. Sf. 226, 227 Alıntı; Hazar Sözlüğü – Milorad Paviç, Ç: İsmail Yerguz, Bir paragrafı farklı çevrildiği içi dişil basım, (Mitos Yayınları, 2. Baskı Eylül 1966 – Sf. 226, 227) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hazarların siyaseti ve yönetme sanatı konusuna gelince, Hazar Kağanı adı verilen bir hükümdarları vardır. Hazar kralına (beg ya da bey) göre yüksek bir makamdır onunkisi, ama onu atayan kraldır (kağan unvanı verir ona). Bu iş için seçilmiş insanın üstüne atlarlar ve boğulma noktasına getirinceye kadar ipek bir eşarpla boynunu sıkarlar ve sonra da sorarlar ‘Ne…
-
Douglas M. Dunlop, Hazar İmparatorluğunun çöküşünde, başlıca üç etkenin rol oynadığına inanmaktadır; 1-Doğal sınırlarının olmaması; 2-Öz kaynaklarının çokça dışarıya bağımlı olması; 3-Homojen bir nüfus yapısına sahip olmaması. Sf. 295 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail Tulçalı (Noktakitap, 1. Baskı Şubat 2005 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hazarların ilk Yahudi yöneticisi Bulan, tartışmaya katılan Arap Mollaların, Hıristiyan Azizlerin ve Yahudi Hahamların savlarını dinledikten sonra, Judaizm’de karar kıldı. Sf. 209 Molla, aziz ve haham, her biri Kral Bulan’a kendi inanç sistemlerinin yararlarını açıklamaya çalıştılar. Buna rağmen, Bulan Hıristiyan ve Müslüman temsilcilere, diğer iki dinden hangisinin daha üstün olduğunu ayrı ayrı sorarak, konuyu bir…