Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- MİSYONER SIDIKA AVAR’IN MUHTEŞEM BİR MESAJLA ELAZIĞ’A VEDASI
- DERSİM’İN KURALI 2/2; “BİR DÜŞMANLIK GÖRÜRSEN HEMEN SOFRALARINA OTUR VE YEMEKLERİNİ YE”
- DERSİM’İN KURALI 1/2; “YALNIZ KADINA KİMSE DOKUNMAZ. BU, BÜYÜK UĞURSUZLUK ADDEDİLİR”
- AHMET EMİN YALMAN; TÜRKİYE SİYASETİNİN SON 70 YILI
- MİSYONER SIDIKA AVAR
about
Kategori: Siyaset
-
(Rıza Nur yazıyor;) “Galata’da, Kuledibi’nde Fransızca konuşan bir Yahudi aileye pansiyoner girdim.” Selanik’te ise bir ev tutmak gerekince bunu Moiz’le yapıyor ve “Odaya iki karyola koyduk, birinde Moiz, birinde ben kalıyordum,” demektedir. Ankara’da, kışlaya benzer hayattan kurtulmak için bir ev aradığında, kiralayacağı evde hata yapmadığını görüyoruz Hatıratından yine şunları öğreniyoruz; “Kış münasebetiyle bağdan indîm. Havranın…
-
(Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntıdır;) “1882 yılında, Rusya’da, Yahudiler aleyhinde meydana gelen harekette kovulan, kaçan kültürlü ve zengin Yahudiler, barınacak bir yer aramışlar. İngilizlerin ricası üzerine Sultan Hamit bunların, Filistin’de boş yerleri satın alarak yerleşmelerine müsaade etmiştir.” Sf. 121 “Özellikle sahile yakın yerleri satın alarak kendilerine yurt edinen ve ziraatla uğraşmaya başlayan Yahudiler, ektiklerinden hiçbir…
-
Selanik Yahudi komünitesinden gelen Mehmet Cavit de İttihat ve Terakki’nin Maliye Nazırı olduğu zamandan beri, Londra finans çevrelerine ve Londra siyasetine bağlı birisi kabul edilmektedir. Yaklaştığı ülkelerin siyasetini izleyenleri tasfiye etmekse Kemal Paşa’nın siyasetteki üsluplarından biridir. Sf. 87 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu da, Ankara’daki yeni önderliğin “defeatist” bir psikolojiye sahip olmasıyla ilgilidir; aynı psikolojiyle Musul Eyaleti’nin de katılması halinde, yeni coğrafyanın yönetilemez olabileceği değerlendirmeleri de ihtimal dâhilindedir. Kemalizm’e yüklenen gerçekçilik felsefesini, “Ne kadar küçük olursa, o kadar kolay yönetilir” bakış açısı olarak da değerlendirmek gerekmektedir. Sf. 84 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 –…
-
Ankara Fransız kuvvetlerinin Kilikya’dan çekilmesinden kısa bir süre sonra 17 Mart 1922 tarihinde Revanduz’a bir Türk Kaymakam tayin ediyordu, bu, Musul’da hak iddia etmek anlamındadır. Ancak aynı Türkiye 22 Nisan 1923 tarihinde, Irak-Biritiş kuvvetlerinin baskısıyla en ufak bir mukavemet göstermeden Kaymakamını geri alıyordu; yerine bir Kürt Vali atanmıştır. Sf. 82 Alıntı; İsyan II – Yalçın…
-
The Times gazetesinin 17 Ağustos 1925 tarihli sayısında Kürt liderlerinin idamının Musul’da çok olumsuz bir hava yarattığını haber verdiğini kaydetmektedir. Aslında bunun aksini beklemek şaşırtıcıdır; daha önce de işaret etmiş bulunuyorum, Milletler Cemiyeti’nin Kürt Sorunuyla büyük ölçüde özdeşleşen “Musul” raporuna, i’lerin noktasını koyduğu bir zamanda, hiçbir gerek yokken kırk idamı yapmanın böyle bir sonucu istemekle…
-
İstanbul Hükümeti, Türk tarafında bulunan esir bir İngiliz generali aracılığıyla teslim olduğunu, Büyük Britanya tarafına bildirdiğinde, müttefiklerin Türkiye’yi teslim almak için hiç de acele etmediğini biliyoruz; daha sonra 30 Ekim 1918 tarihinde Türkiye’yle silah bırakma anlaşması imzalanmıştır. Teslimiyet anlaşması imzalandığı zaman bile, Musul’un çok az bir bölümü İngiliz kuvvetlerinin eline geçmiş bulunuyordu; imzalanmasından sonra da,…
-
1891 yılında Sultan Hamit tarafından kurulan ve adına bağlanarak “Hamidiye Alayları” adını alan bu kuruluşlar, tümüyle Osmanlı Ermenistan’ındaki Ermenilerin canlarını ve mallarını hedef alıyordu ve ikinci olarak da Türk-İran hududunu koruma misyonları vardı. Hamidiye Alayları, tümüyle Kürt aşiretlerinden oluşuyordu ve bunlardan alay komutanlarına “albay” rütbesi veriliyordu; Hamidiye Paşaları da bulunuyordu. Sf. 76 Profesör Lazarev, Hamidiye…
-
Türko-Mongol tarih geleneği içinde, 1923 ve 1924 yıllarında, Türkiye’de yerleşik Elen kökenli Hıristiyanları çıkarıp Selanik çevresinden Müslümanları ithal etmeyi açıklamak zordur; bizde emsaline rastlamıyoruz. Peki, “neden” ve bir sorudur. Ermenilerin, Türkiye aleyhine savaşa katılacakları, önemli bir gerekçeydi ve burada kesinlikle böyle bir gerekçe yoktu. Kaldı ki öyle olsa bile, Elenlerin en çok savaşçı olabilecekleri, İstanbul…
-
Sınıf ölçütünün çöktüğü bir çağdayız. Orta Çağ, sendromu güçlüdür. Sf.44 Kuşkusuz, eski usul, sınıf tahlili yapanlarımız hâlâ var; dinleyici ve alıcı bulmakta çok zorlanıyorlar. Sf. 45 Buradan, egemen bakışın egemen sınıfın bakışı önermesine, yol almış oluyoruz. Yönetimde tekeliyet ve rantlar işte bu zamanda göz önüne çıkmaktadır. Sürer mi; yönetilen sınıflar sürüleştirilirse, uzun sürmesi yolu açılmaktadır.…
-
“Tabii 1999’da, (herhalde 1994, yk) Tansu Çiller’in, 1996’da da Süleyman Demirel’in İsrael’e yaptıkları resmi ziyaretlerin çoğunda bulundum. Bayan Çiller, o zamanki Başbakan Rabin ve Peres’i çok şaşırttı. Kendisi, Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği ve yapılabilecek işbirliği için o zaman çok ütopik görünen teklifler sundu. Herkes şaşırmıştı.” O sırada Dışişleri Bakanı olan Mümtaz Soysal, duyduğumuza göre o seyahatte…
-
“Yahudi Vektörü” olmadan, son yüz elli yıllık tarihimizi anlamak ve İsrael parmağını teşhis etmeden son elli yılın politikasını, askeri müdahaleleri, büyük cinayetleri çözmek mümkün değildir, cevabını veriyorum. Gözlerdeki perdeyi kaldırdım. Önce kendi gözümü açtım, şimdi daha iyi görüyoruz. Sf. 30 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.
-
Amerika’nın Türkiye Büyükelçileri, Osmanlı’dan beri ve bir teamül olarak Yahudilerden gönderilmektedir. Sf. 364 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 364) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bozmak ise bütün meslekler içinde en az yetenek isteyenidir, inşaatları yıkmak için, hiçbir kalifikasyonu olmayan ameleler kullanılması bunu gösteriyor. Türkiye eğlence sektörünün yıkıcıları da böyledir; hiçbir kabiliyetleri bulunmamaktadır. Oligarşi, güldürmeyen komikler, sessiz şarkıcılar, dudaksız güzeller ve Kürt – Yahudi’si türkücü ve fos sunucularla büyük bir bozma savaşı başlattı. Sf. 289 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın…
-
Türkiye oligarkları (servetinin kaynağı temiz olmayanlar) aşırı korkak ve ahlâksızdır. Sf. 285 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 285) kitabından birebir alınmıştır.
-
Artık, Siyonizm, İslam’da yer tutmuştur. Milletvekili ve Belediye Başkanı adaylarının belirlenmesinde parti üyelerinin oylarının yasaklanması, İbranî asıllı olmayanların listeye girmelerini önlemek içindir. Düzen şansa imkân bırakmak istememektedir. Seçim göstermeliktir, önemli olan seçilmiş kavimden olmaktır. Sf. 284 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.
-
Provokatör eylemi tahrik edendir, eylemci provokatör olamaz çünkü kendisi eylemde bulunmaktadır. Sf. 230 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fahişelik, yatı yayıldıkça ve elit tabakalarda bir yaşam biçimi oldukça, ortadan kalkmaktadır. Buna “pahalı fahişelerin fahişeliği” adını da verebiliyoruz. Hep dış turizme karşı oldum, ,,, “Turizm sektörü ile fahişelik sektörü birlikte gelişiyor”. Diyordum, doğrusu ben, bir iktisatçı ve plancı olarak, yabancı para geleceği iddiası ile bir ülkenin en güzel sâhil ve koylarını ve o ülkenin…
-
Demek ki bütün seçimler boştur ve göstermeliktir, önemli olan seçilmiş doğmaktır. Sf. 182 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.