Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Öte yandan Kürt meselesini söylediğinizde de, şunu çok açık söylüyorum; mesele Kandil Dağı’ndaki silahları susturmak değil, onun yönünü değiştirmektir. Bu kadar basit. Eğer sizin formülünüzle ve sözünüzle, orada gerilla savaşı yapacaksak, Kürtler olmadan biz o işi yapamayız. Amerika, orada, emperyalist savaşını Kürtler ile yapıyor ve anti-emperyalist savaşı da Kürtler ile yapmak zorunluluğu var. Sf. 390…
-
“Kürdistan’ın ikinci Fatihi” de deniyordu, Kürt feodallerini kırıyordu. Üçüncüsü, Bedirhan İsyanıdır, ilk büyük Kürt Kalkışması sayıyoruz. “Kürt İsyanı” olarak da görülse, Bedirhan, Yahudi mi idi, bu soruyu formüle edebiliyoruz ve güçlük buradadır. Çünkü bazı kaynaklara göre kırk bin Süryani’yi üç günde yok etti, on bin de olabilir, bunu “Yahudi – Hristiyan Harpleri” manzumesine dâhil edebilir…
-
Önemli olan Kandil Dağındaki silahı susturmak değil yönünü çevirmektir. Türkiye Apo’yu bir şekilde kullanmalıdır. Sf. 342 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 342) kitabından birebir alınmıştır.
-
Evet, Marshall Yardımı, ilkokullar, süt tozunu öğrendiler, Amerikan tarımcılarının satamadıkları Cheddar peynirini tattılar. Daha önce Missuri Donanması gelmişti nasıl geldiği Tezlerde var, Truman Doktrini izledi ve Türkiye, Amerikan himayesine girdi, bir tür manda olduk. 1947 yılındadır. 1948 yılında ise Truman, İngiltere’nin muhalefetine rağmen, İsrael Devleti’ni ilan etti. Türkiye’yi himaye etti ve İsrail’de devlet kurdu. Sf.…
-
Hülâgü Bağdat’ı alınca son Abbasi halifesinin bu dünyadan nasıl ayrıldığı tartışmalıdır. Bir rivayete göre Hülâgü, zengin halifeye, altınlarını teker teker yutturmuş ve bir diğer rivayete göre altınlarla dolu hâzineye kapatmış, yemek vermemiş. Altınların karın doyurmadığı tarihlerde yazılıdır. Sf. 315 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 315) kitabından birebir…
-
Bir, döviz sağlamak nedeniyle, Almanya’dan kullanılmış otomobil ithalatını, bedelsiz ithalat, kapısını açtı. İki, Fadıl Akgündüz’e, Malezya’dan otomobil ithalatı imkânı veriliyordu. Daha ucuzdu; bunlar, Tofaş ve Renault satışlarını tehdit ettiler. Krizde olan otomobil imalatı daha büyük bir krize bağlanıyordu. Üç, kamu gelirlerinde “havuz sistemi” getirmeyi denediler, Abdüllatif Şener’in başkanlığında, başbakanlıkta bir düzen ihdas edildi. Sf. 280…
-
Simyonoğlu Fabrikası, Has’a geçince, “Milli Mensucat” oldu. Ben de ne zaman “Türk” veya “Milli” başlıkları görünce, bir tuhaf olmaya başladım. Bu açıdan, Bezmen’lerinki “Santral Mensucat” olunca, “mensucat” ol tarihte “tekstil” karşılığı idi, rahatlıyorum. Bezmen’ler. -Varlık Vergisi Faciası” sırasında ortakları Taranto’lardan kurtuldular ve zamanında Türkiye’nin en büyük fabrikasının tek sahibi oldular. Taranto’lar Yahudi ve Bezmen’ler dönme…
-
Kampın ilkini Moda’da kurdular; Moda’ya yakın Kuzguncuk, dün de bugün de Türkiye Yahudilerinin toplandıkları yerdi, Kuzguncuk’u çok seviyorlar, Moda ise Sabatayistlerimizin tercihi oldu. Çok sıkıntı çekmemiş olmalarım temenni ediyorum ve bir bölüğü buradan Aşkale’ye sevk edildiler. Sf. 241 Neden mi, güvendiğim Yahudi otoriteleri, Türkiye Yahudilerini tadat ederken Faik Ökte’yi de zikrediyorlar; bu listede Sabetayistler yer…
-
Ali İhsan Paşa, “Musul’dan çıkmam” diyordu, İstanbul’a gelince yakalandı ve Malta’ya sürüldü, bir numaralıdır. Heyecanla geldiğini biliyoruz, çok kısa bir zaman, Batı Cephesi’ndeydi ve “geçimsizlik” bahanesiyle tasfiye edildiğini hatırlıyoruz. Yirmi iki de olabilir, hizmetten dışarı sürülmüştür, sınıf birincisiydi, acı yazıyorum. Fahrettin Paşa, “Medine Kahramanı” olarak biliniyor, Medine’de ümitsiz bir direniş sergiledi, sonra İngilizler aldılar ve…
-
Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de…
-
Halil Paşa’ya güvenecek olursak, Kazım Paşa, Sovyetlerin açıkça Türk sınırına uzatılmasını istiyordu; bunu gerçekten şifreye döktü mü, bilemiyorum. Amma icraat bu merkezdedir ve Şark’ta Sovyetler ile komşuluk realize edilmişti. Cenup’ta ise, Musul’un hediye edilmesine razı olmakla Büyük Britanya ile komşuluk perçinleşmişdir. Bu, sınırları, Düvel-i Muazzama’ya (Büyük Devletlere) dayadığımız anlamındadır. Sf. 157 Alıntı; Gizli Tarih I…
-
İsyancılar, iktidarı görünce, en çok, yoldaş isyancılardan korkarlar. Ve korktular. Sf. 149 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.
-
Enver kaçınılmaz sondan kaçamamaktadır. Kardeşi, Bakü Fatihi Nuri Paşa veya Amcası Kut Kahramanı Halil Paşa, kaçabildiler; güçlenmiş Mustafa Kemal, Türkiye’de her türlü değerli eylemliliği yasaklayınca bir köşede yaşamaya razı oldular. Kuşçubaşı Eşref de yasaklıdır ve bir parantez ile Cumhuriyetin başından itibaren uyguladığı bu yasaklama teoremini daha önce görememem, büyük hatamdır. Kabiliyetler ve inisiyatif sahipleri ve…
-
Cemiyet-i Akvam, 16 Aralık 1925 tarihinde, Musul’u, Büyük Britanya lehine karara bağladı. Son nokta ise şudur; 1926 İngiltere için bir savaş açısından en elverişsiz bir zamandı. Çünkü Büyük Britanya, yirminci yüzyılda en büyük işçi eylemlerini işte bu yılda yaşadı, daha doğrusu, 1925-1926 yıllarındadır. Önce “genel grev” ve sonra “madenciler grevi”, İngiltere’yi ve Londra’yı sallıyordu. Maden…
-
Toynbee’nin (İngiliz tarihçi) güzel bir teşbihi daha var, hikâye ettiğimi hatırlıyorum, hırsızın müthiş olanı, asıl büyük hırsız, cürüm arkadaşlarından çalandır, diyordu. Teşbih, Londra içindi; Osmanlı mülkünü talan etmek üzere, İtalya ve Fransa ile birlikte sefere çıktılar ve evvelinde paylarını yazdılar; İtalya, Ege’de olacaktı ve Musul, Fransa’ya veriliyordu. Fransa’nın payını, kendilerine aldılar ve İtalya’nın payını Elenistan’a…
-
Kemal Bey’de protokol ve şatafat merakı son derece aşikâr idi; Sofya’ya ataşemiliter derecesinde tayin edildiğinde en lüks otelde kalması ve Cemal Paşa’dan hayranlık dolu mektup ile para istemesi calib-i dikkattir. Aynı şekilde Mütareke’de İstanbul’a geldiğinde Pera Palas’ta ikamet etmesini de izah hayli müşkil olmalıdır; o tarihte Dersaadet’te Pera’dan daha pahalı ve mutena bir otel olmadığını…
-
Nogales Bey’den söz ediyorum, İspanyol ve yerli karışımı olarak Venezüella’da doğmuştu, “Hilal Altında Dört Yıl” nam hatıratı İspanyolca olarak, 1924 yılında yayınlanmıştı, Bizde subay ve “Nogales Bey” oldu. Hatıratı’nda, Ermeni Kırım’ını bizzat gören tek Hıristiyan olmakla da övünmektedir, Hıristiyan idi. Büyük komutanlarımızı yakından tanıdı ve dört cephede, bizim safımızda savaşmıştı. Mr Mears, “Erzurum Valisi” ve…
-
Osmanlı Sultanı, Şark’taki bir mukavemetin, pazarlık imkânını artıracağını düşünecek tarih bilincine sahip olmalıdır dolayısıyla Kemal Paşa’ya, Vahidettin veya Ferit’in verdikleri sözlü direktiflerde bu noktanın da yer aldığını kabul etmemiz yerindedir. Sf. 94, 95 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mr. Mears şöyle demektedir: İkinci husus, “Erzurum Valisi” olarak tayin edildiği iddiasıdır. Şüphesiz, tayin kararnamesinde bu ifade yer almıyor, amma, çok geniş bir erkân ile yola çıkması ve tadat edilen (bir araya getirilen) vazifeler, böyle bir enterpretasyonun (yorumlamanın) çok da yanlış olduğu intibaını vermemektedir. Bu durum ise, Kemal Paşa Hazretleri’nin, Erzurum’da toplanan kongre azaları tarafından…