Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Decadans Sendromu, çökme ve köksüzleşmedir. Sf. 242 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ateş adeta avuç içinde büyütülmüştür. Sf. 231 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2005); İzmir Suikastı ve Şeyh Sait isyanı söndürülebilir miydi, önlenebilir miydi?
-
Resmi Tarihte eksiklik varsa mutlaka fazlalık ta olmalıdır. Sf. 209 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.
-
Din ve ideoloji de huzur vericisidirler; doğayı ve toplumu sistematize etmek, elemanlar arasında bir mantıklı uyum kurabilmek, huzur vermektedir, ideolojinin rahatlatıcı ilacını buradan çıkarıyoruz. İdeoloji sahibi olan insan, iç huzuru olandır; yüzünü gördüğümüzde hemen huzurunu görüyoruz, çünkü iç huzur, dışa varabilendir ve dışa vurmasıyla fark ediyoruz. Şöyle de söyleyebiliriz. Huzur, hazır olanlarla uyum içinde olmaktır;…
-
Osmanlı münevveri ve yüksek bürokratının “Türk” sözünü bilse de telaffuz etmeye değer bulmadığını da görüyoruz. Ali’nin “Vilayet-i Rum” dediğinde Türk illerini, “Rumi” dediğinde, muhtemelen Türkleri, “Rumzade” ile Türk delikanlılarını ve “Rumiye” ile de Türk kadınlarını kastettiğini anlıyoruz. Bu Rumileri sevmediği anlamına gelmemektedir; tam tersine, Kahire’de yakışıklı birisi varsa, he is Rumi or the son of…
-
Çöküş varsa övgüler ölçüsüzdür, bunun tersi de anlamlıdır, övgüler ölçüsüz ise, çöküş var demektir. Sf. 95 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölümler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…
-
Hem Bulgar ve hem de Irak tarihi, bizim boğduğumuz Mithat Paşa’yı asimile etme eğilimindeler. Mithat, bugünkü Bulgaristan ve Irak’ta valilik yapmış ve gittiği her yere yenilik götürmüştü, bizim bütün yenilikleri, 19 Mayıs 1919 ile başlayan tarihimiz, hepsini minimize etme eğilimindedir; hâlbuki pek çok ülkede yenilikçileri çoğaltmak ve benimsemek kuraldır. Bizde hâlâ tek tanrılı panteon var,…
-
Resmi tarihlerde kanlı diktatoryalara “reform” demek usuldendir. Sf. 38 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 38) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her “karşı tarih” arayışında, öncesinde ve sonrasında isyan var. Sf. 36 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.
-
İlkokullardaki yurttaşlık ve üniversitelerdeki tarih dersleri de hutbe okumaktır; bu nedenle cami ve üniversite, resmi tarihi kurumsallaştırma mekanizmalarıdır, bir ve aynı idiler, Arap dünyasında “üniversite” hâlâ ‘cami” sözcüğünden gelmektedir, ayrıştılar ve şimdilerde tekrar birleşmelerine tanıklık ediyoruz. Şart değil, ancak Cuma camilerinde nümayişleri, aslında ve Arabide “cami”. Cuma mescidi demektir, “cem” ile ilgilidir, “nümayiş” de numune…
-
İsrael’in kurucularından Ben Gurion’un Türkler ile Yahudileri “Tamamlayan Kavimler” olarak tarif ettiğini okuyoruz. Sf. 19 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.
-
Düzen, artık ancak sürüleştirebilirse ve o ölçüde ayakta kalabileceğini anlamıştır. Sf.10 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mehmet, Doğu Roma’nın zenginliğini Türklere vaat ediyor.. Fakat Mehmet heyecanlandırmayı arttırmak istiyor ve kendisini çok heyecanlandıran noktaya geliyor; “Sonra, oğlan çocuklarına da sahip olacaksınız; çok sayıda, çok güzel ve asil ailelerin oğlanları sizin olacak.” Sf. 262, 263 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 262,…
-
Türk Ordusu hiçbir zaman teknik anlamda güçlü, etkin bir silahlı güç olmamıştır. Kazandığı savaşta eşit sayıda veya sayıca az olduğu örnekler son derece az görünüyor. Sf. 211 Aeneas Sylvius, henüz İkinci Pius olmadan ve papalık makamına mektup yazarak Mehmet’i Hristiyanların İmparatoru olmaya davet etmeden önce Roma’da bir dinsel toplantıda konuşuyor ve Türk Ordusunu tanımlıyor; “Savaşçı…
-
Grek tarihçi, Fatih’in savaşta olmadığı zamanları, şehir planlaması ve felsefe ile geçirdiğine işaret ediyor; ayrıca Mehmet’ten bir “kesin filozof” olarak söz ediyor. Kriotovoulos açıkça ve yüzüne Mehmet’in İskender’den büyük olduğunu ifade ediyor; Trabzonlu bilgin Amirutzes dünya haritasını çiziyor. Bir diğer Trabzonlu soyadını taşıyan George Trapezuntios, Fatih’in coğrafya çalıştığı 1456 yılından bir yıl sonra İstanbul’a geliyor…
-
Trabzon’un düşüşü, Avrupa’da ve Papalık makamında, Konstantinapol’ün düşüşüne benzer bir panik yaratıyor. Şiddet uygulanması cepheyi bölüyor; cephede yarık açılıyor. Papa II Pius’ten istenen, Mehmet’e karşı bir Haçlı Seferi örgütlemesidir. .. Papa İkinci Pius, Mehmet’i vaftiz etmeyi öneriyor; Hristiyanlığı teklif ediyor. Sf. 195 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi,…
-
Nerede ise “gizli” bir Hristiyan devleti kurmaya çalışıyor. Tüm yönetim kadrolarını yine Hristiyanlardan devşirme yöneticilerin tekeline veriyor. Sf. 193 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mehmet’in yönetimindeki temel ilkenin, hiç kimsenin sivrilmesine imkân vermemek olduğu.. Sf. 183 Alternatiflerin kökünü kazımak Fatih’in temel yöntemidir. Sf. 183 Mehmet, Halil’i idam ettirerek, Osmanoğlu yönetiminde nüfuzlu Müslüman ve Türk ailelerin etkinliğine son verdi. Sf. 184 Fatih zamanında Ordu siniyor ve Fatih’ten nefret ediyor. Sf. 188 Fatih Enderun Okulunu, sivil yöneticilerin çıktığı tek kaynak haline…
-
1- İkinci Mehmet’e kadar Sultanlar divana başkanlık ederlerken Mehmet bu usule son veriyor ve hükümet işlerini Başbakana bırakıyor. 2- Vezirleri veya Sarayın üst düzey yöneticileriyle birlikte yemek yeme usulüne de son veriyor. Sf. 183 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 183) kitabından birebir alınmıştır.