Kategori: Siyaset
-
Tekeliyet ise, bir komplolar düzenidir. Çünkü halk’sızdır ve çünkü taban’sızdır. Komplo, az sayıların oyunudur ve geniş kütlelerin oyun dışı kalmaları şarttır, ilaveten, komünikasyon alanındaki bütün teknolojik yeniliklere karşın, bir Orta Çağ karanlığını gerekli kılmaktadır. Şimdi bu karanlık caddelerde değil sürülerdedir. Şimdi karanlık beyinlerdedir. Sf. 592 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf.…
-
Demek ki, camilerin, devlet eliyle, politize edilmeleri, Komünizmle Mücadele Dernekleri ile başlıyordu; Sf. 542 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.
-
İsrail’e gönderilen ilk “diplomat” küçük bir skandal olmasa da büyük bir sürprize yol açmıştı; İsyan’ın birinci cildinde var. Türk diplomasisinden gönderilen elçinin, Türkçede “savcı” ve İbrani’de “nebi” veya “nevi”, İsrael Devlet Başkanı‘na prezantasyonu merasimi yapılıyordu, mektup sunulmaktadır. Yanında bir İsrael’li diplomat olması zorunludur ve bizde de öyle oluyor. İsrael’li Devlet Başkanı sormuştu, “Ne kadar zamandan…
-
Fuller, Türkiye’de daha çok biliniyor ve diğeri de daha çok bilinmeye adaydır. Söyledikleri çok açık; “sol güçlüydü, karşısına İslam’ı çıkardık”, demek ki, bir Washington programı idi ve Tağmaç ve Evren Darbeleri, bu programı uygulamak için yapılıyordu. Sf. 504 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 504) kitabından birebir alınmıştır.
-
Devamla, buraya, Sovyetler Birliği’nin en iyi diplomatlarından, Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığı yapan Gromiko’nun hatıratından bir sayfa alıyorum. Ayrıca bu sayfanın neden bu kadar ihmal edildiğini de bilemiyorum. Kennedy cinayetinden iki ay önce, Washington’da büyükelçi iken, Beyaz Saray’da Kennedy ile yaptığı görüşmeyi ve izlenimlerini yazmaktadır. Bir nokta var, bu görüşmeden kısa bir zaman önce Kennedy…
-
5 Haziran 1967 tarihinde İsrael, “preemptive strike” denilen bir hücumu başlattı, Mısır, Suriye ve Ürdün’ü perişan etti. Sonunda, İsrael, Sina’yı ve Golan Tepelerini eline geçirdi; su imkânları açısından önemli Golan Tepeleri ve stratejik Sina Yarımadası ile Gazze Şeridi artık İsrael’in işgali altındadır. Altı Gün’de dengeler değişmiş ve İsrael Devleti, yaşayabilir olduğunu, en küçük şüpheye yer…
-
Öcalan bu Kürt Devleti’ne karşı çıkıyor ve bütün internet siteleri, “Apo’yu Yalçın Küçük Kemalist yaptı” yollu bar bar bağırıyor. “Apo, Türkiye’yi savunuyor, Gurusu Yalçın Küçüktür” deyü küfrü eksik tutmuyorlar, benim böyle bir iddiam olmamıştır. Bir 29 Ekim’de, Paris’ten, buraya, cezaevine gelirken, o zaman PKK büyüğü olan Yaşar Kaya vesaire “aramızdaki Kemalizm’in ajanı idi” dediler, yazdılar…
-
Bu tarihten itibaren Türkiye Yahudiliğinin yeraltına geçiş dönemi başlamaktadır. Sf. 195 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 195) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yeniçerilik bir sermaye sınıfı olmuştu, bütün yeniliklerin karşısına çıkıyordu, silahlı kuvvetlerin sermaye sınıfı olmasının tehlikeleri ve olumsuzlukları, belki de yeniçerilik kadar, hiçbir yerde açık ve büyük değildi; bunun altının yeteri kadar çizilmemiş olmasını bir eksiklik sayabiliyoruz. Yeniçeriliğin iki bağının da üstü örtülmese bile, aydınlatılmadığına tanıklık ediyoruz; tefeciler finanse ediyordu ve tefeciler de Yahudi sarraflarıydı. Mahmut-u…
-
1-Talat Paşa 1909-1910 2-Faik Süleyman Paşa 1910-1912 3-Miralay Doktor Mehmet Ali Baba 1912~1913 4-Faik Süleyman Paşa 1915 – 1916 5-Maliye Nazırı Cavit Bey 1916-1918 6-Doktor Rıza Tevfik Bölükbaşı 1918 -1920 7-Fuat Hulusi Demirelli 1920-1921 8-Doktor Besim Ömer Paşa 1921 – 1924 9-Servet Yesari 1924-1925 10-Doktor Fikret Takıyettin 1925-1927 11-Edip Servet 1927-1930 12-Servet Yesari 1930-1930 13-Prof.…
-
(Rıza Nur yazıyor;) “Galata’da, Kuledibi’nde Fransızca konuşan bir Yahudi aileye pansiyoner girdim.” Selanik’te ise bir ev tutmak gerekince bunu Moiz’le yapıyor ve “Odaya iki karyola koyduk, birinde Moiz, birinde ben kalıyordum,” demektedir. Ankara’da, kışlaya benzer hayattan kurtulmak için bir ev aradığında, kiralayacağı evde hata yapmadığını görüyoruz Hatıratından yine şunları öğreniyoruz; “Kış münasebetiyle bağdan indîm. Havranın…
-
(Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntıdır;) “1882 yılında, Rusya’da, Yahudiler aleyhinde meydana gelen harekette kovulan, kaçan kültürlü ve zengin Yahudiler, barınacak bir yer aramışlar. İngilizlerin ricası üzerine Sultan Hamit bunların, Filistin’de boş yerleri satın alarak yerleşmelerine müsaade etmiştir.” Sf. 121 “Özellikle sahile yakın yerleri satın alarak kendilerine yurt edinen ve ziraatla uğraşmaya başlayan Yahudiler, ektiklerinden hiçbir…
-
Selanik Yahudi komünitesinden gelen Mehmet Cavit de İttihat ve Terakki’nin Maliye Nazırı olduğu zamandan beri, Londra finans çevrelerine ve Londra siyasetine bağlı birisi kabul edilmektedir. Yaklaştığı ülkelerin siyasetini izleyenleri tasfiye etmekse Kemal Paşa’nın siyasetteki üsluplarından biridir. Sf. 87 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu da, Ankara’daki yeni önderliğin “defeatist” bir psikolojiye sahip olmasıyla ilgilidir; aynı psikolojiyle Musul Eyaleti’nin de katılması halinde, yeni coğrafyanın yönetilemez olabileceği değerlendirmeleri de ihtimal dâhilindedir. Kemalizm’e yüklenen gerçekçilik felsefesini, “Ne kadar küçük olursa, o kadar kolay yönetilir” bakış açısı olarak da değerlendirmek gerekmektedir. Sf. 84 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 –…
-
Ankara Fransız kuvvetlerinin Kilikya’dan çekilmesinden kısa bir süre sonra 17 Mart 1922 tarihinde Revanduz’a bir Türk Kaymakam tayin ediyordu, bu, Musul’da hak iddia etmek anlamındadır. Ancak aynı Türkiye 22 Nisan 1923 tarihinde, Irak-Biritiş kuvvetlerinin baskısıyla en ufak bir mukavemet göstermeden Kaymakamını geri alıyordu; yerine bir Kürt Vali atanmıştır. Sf. 82 Alıntı; İsyan II – Yalçın…
-
The Times gazetesinin 17 Ağustos 1925 tarihli sayısında Kürt liderlerinin idamının Musul’da çok olumsuz bir hava yarattığını haber verdiğini kaydetmektedir. Aslında bunun aksini beklemek şaşırtıcıdır; daha önce de işaret etmiş bulunuyorum, Milletler Cemiyeti’nin Kürt Sorunuyla büyük ölçüde özdeşleşen “Musul” raporuna, i’lerin noktasını koyduğu bir zamanda, hiçbir gerek yokken kırk idamı yapmanın böyle bir sonucu istemekle…