Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Resmî politika olarak “Kürt yok Türk var!” dediğimiz yıllar. 1960’lann başları. Mısır’da “Arapların Sesi” radyosu arada bir Kürtçe yayın yapmaya başlar. Türkiye rahatsız olur. Kahire’deki büyükelçimiz, Başkan Nâsır’a çıkıp yayının durdurulmasını iste­yince şu yanıtı alır: “Madem ‘Türkiye’de Kürt yok’ diyorsunuz, o zaman Kürtçe ya­yından ne diye rahatsız oluyorsunuz ki?..” (Jonathan C. Randal, My Encounters With…

  • Yine aynı 1979 yılında düzenlenen CIA raporundan bir başka bölüm: “General Barzanî (bugünkü lider Mesud Barzani’nin babası, H.C.) 1979’da Amerika’da öldü. 1975’ten itibaren Amerika’da sür­günde yaşamış olan Barzanî, İsrail ve İran gizli Haberalma örgüt­lerinden yardım aldığına ilişkin açıklamalar yüzünden inandırıcı­lığını bir ölçüde yitirmişti.” 1979 CIA raporundan bir bölüm daha: “1972’de Sovyetler Birliği – Irak Dosttuk…

  • Başbakan Çillerin yakın çevresinde bulunmuş üst düzeyde bir güvenlik yetkilisiyle yaptığım bir sohbette, PKK’ya karşı mücade­lede 1994’ün bir dönüm noktası olduğunu belirtmişti. Topyekûn mücadele için asıl bu yıl düğmeye basıldığını, onun deyişiyle, “Cumhuriyet tarihinin en büyük Kürt isyanının üstüne tam bir kararlılıkla 1994’te gidilmeye başlandığına işaret etmişti. Söyledikleri şöyle özetlenebilirdi: “1994 başında düğmeye basıldı Ankara’da.…

  • Barzanî, Apo ve PKK konusunda Talabani’ye göre sözünü daha az sakınarak konuşuyor. PKK’yı terör örgütü olmakla suçluyor. Tabiî Ankara’nın duymak istediklerini dile getiriyor. “Kürt dava­sına zarar verdiğini belirtiyor. PKK’nın Irak Kürtlerinin içinde de bir taban yapması ihtimali var mı? Bu ihtimalin iki lideri tedirgin ettiği anlaşılıyor. Kendilerine hatırlatılınca önemsemez gözükü­yorlar ama bu ihtimal yok değil.…

  • 4 Ekim 1992 Irak Kürt Federe Devleti’nin kuruluşunun ilanı. 5 Ekim 1992’de Türkiye’nin Kuzey Irak’a düzenlediği en büyük çaplı askeri operasyonu yapıldı. Sf. 164 Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 164) kitabından birebir alınmıştır.

  • Celal Talabani’nin heyecanı da, Apo’ya öfkesi de anlaşılan bu yüzden. Kürtlerin ele geçirdiği bu eşsiz fırsatın değerlendirilmesine taş koyan bir insan olarak Apo’ya ağzına geleni söylüyor: “Bu adam hasta, tam bir megaloman… Saçmalıklarıyla Kürt da­vasına büyük ihanet içinde. Marksist-Leninist, aynı zamanda te­rörist! Yan yana gelen bu iki şeyden daha kötüsü yoktur Batı ka­muoyunda…” Sf. 148…

  • Irak Kürtleri için “Amerikan gücü” her şey demek. Bu güvencenin yaşamsallığını her söyleşi­de vurguluyorlar. Çünkü böyle bir koruyucu şemsiyeden yoksun kalmayı düşünmek bile istemiyorlar, Şaşırtıcı değil. 1988’deki Anfal adını taşıyan operasyonla Kuzey Irak’ta altı ay içinde 4.500 köy yok edildi, yaklaşık 182 bin Kürt öldürüldü. Kürtlerin Guernica’sı diye bilinen katliam sonucu Halepçe’de; 5 bin Kürt…

  • Bu geçici anayasa uyarınca, 11 Mart 1974’te ‘Kürdistan Bölgesi İçin Özerklik Yasası’ Bağdat’ta yayınlanmış. Aynı günlerde Molla Barzanî’ye bağlı peşmergeler, Kuzey Irak’ta hükümet kuvvetle­rine saldırmışlar. Barzanî, özerkliğe ilişkin hükümlerin yetersiz olduğunu öne sürmüş ve Irak’ın can damarı olan petrol kenti Ker­kük üzerinde hak talep etmişti. Barzanî’ye göre, Kerkük’te nüfu­sun çoğunluğunu Kürtler oluşturmaktaydı, bu nedenle Kerkük’te…

  • DYP milletvekili Büyükelçi Coşkun Kırca bana şöyle demişti: “Kürt realitesi sözü çok kafa karıştırdı. Doğru olmadı. Nitekim askerler uyardı, Demirel de bir daha Kürt realitesi falan sözünü ağzına almadı.” Sf. 54 Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 54) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marksist miydi Apo? (Öcalan); “Ben Marksist olmadım. Komünist olmadım. Komünist olmadı­ğım gibi bu konuya eleştirel baktım. Yaklaşımları, yöntemleri ters geldiği için farklı bir tarafa eğilme ihtiyacı duydum. Yani 1970’lerin tanımına göre bir Marksist’lik söz konusu değil. Reel komünist olmadım. TKP (Türkiye Komünist Partisi) tarzı komünist de ol­madım. En iyisi, demokratik sosyalizmdir. Sosyalizmi, özgür dü­şünceye en…

  • Felat Cemiloğlu anlatıyor; “Evvela oğlunu babasına tokatlattılar. Yavaş tokat vurduğu için hem oğul hem baba coplanıyordu. Beş on denemeden sonra oğulun babaya vurduğu şiddetli tokat­ları beğenmediler. Bu kere oğul’u babanın sırtına bindirdiler. Bir taraftan babayı copluyor, daha hızlı koşması için zorluyorlardı. Oğul babasının sırtından indikten sonra ağlamaya başladı. Girdiğimiz sırada hepimize ağlamanın, inlemenin, özellikle gül­menin…

  • Felat Cemiloğlu anlatıyor; “Sonra­dan, mahkûmlardan sorumlu güvenlik amirinin Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran olduğunu, Birol Binbaşının güvenlikle alakası olma­dığını öğrendik. Asayişle ilgili her hususta olduğu gibi, diğer hu­suslarda da hep Yüzbaşı Esat Oktay Yıldıran’dı tutukluların muha­tabı. Ve yüzbaşı kendi deyimiyle ‘5 No’lunun Allah’ıydı.” Alıntı: Kürtler – Hasan Cemal, (Doğan Kitap 2. Baskı 2003 – Sf. 22)…

  • Düşüncelerini kafa tutarak, emirler vererek ortaya koyanlar akıldan yana güçsüz olduklarını belli ediyorlar. Sf. 188 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • Publis Syrus; “Değiştirilemeyen bir düzen kötü düzendir.”  Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu konuşmanın üstünden birkaç gün geçmeden, 3 Ağustos I960’da çıkarılan 42 numaralı kanunla, 235 General ve ertesi gün de en çokları yüksek rütbeli olmak üzere 5.000 kadar subay, birden emekliye sevk edildiler. Bu iş, Millî Birlik Komitesinin 26 ağustos gecesi ve emeklilik kanununda yapılan bir tadil teklifi ile tezgâhlanmıştı. Orduda yapılan bu geniş tasfiyeden sonra,…

  • Ama Bilim Heyetinin bu arada en önemli çalışma eseri «Anayasa Komisyonunun Raporu» başlığını taşıyan, çok dikkati çekici ve darbeyi, hukuk açısından da doğrulayan, meşru kılan, önemli bir Belge’nin tanzimi ve yayınlanması oldu. Bu Belge, 28 Mayıs 1960 tarihini ve Bilim Heyetinin bütün üyelerinin imzalarını taşır. Bu belge bir dayanaktır ki, ona İhtilâlin Berat’ı veya meşruluğunun…

  • İlk talep ve hedefler tamamen dumanlıydı: İlhak, taksim vb. Birtakım gelişmelerden sonra taraflar, başında nihayet, Kıbrıs’ta tarafsız bir Cumhuriyet kurmakta, prensip anlaşmasına varırlar. Bu karara uymakta, karşı tarafın ciddî bir inanışla taahhüde girmediğini, o gün gibi, bugün de ifade etmek mümkündür. Yunanlılarla Kıbrıs Rumlarının, artık vaktin geldiğine karar verdikleri anda, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını (Enosis) ilân…

  • Hâlbuki yakın tarihimizde bütün siyasî müdahaleler ordudan gelmiştir. 1876’da Sultan Aziz’in tahttan indirilmesi olayın­dan beri bu gelenek, Prensip gücünde bir şekle dayanmaktadır. Bu prensip, Türkiye’de ordunun, siyaset dışı olduğu ve buna her iktid­arın, ehemmiyetle dikkat etmesi esasıdır. Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 264) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aynı ay içinde, 27 Aralık’ta, başka bir tedbir ortaya atıldı. İktidar, yeni bir İçtüzük getiriyordu. Daha ilk bakışta görünüyordu ki bu içtüzük, Muhalefetin Meclis denetimini kısıtlayıcı hükümler taşımaktadır. Meselâ sözlü sorulara Bakanlar, artık cevap vermek zorunluğunda olmayacaklardı. Muhalefet Milletvekillerini hedef tutan bir ye­ni usul olarak da kürsüde konuşulan sözlerden beğenilmeyenler, tu­tanaklardan çıkarılabilecekti. Böylece Muhalefet direnişlerinin…

  • Meselâ tekrara hacet olmamakla beraber, başka partiye oy verildi diye Kırşehir vilâyetinin kaza haline getirilişi, daha sonra İnönü oy topluyor diye Malatya Vilâyetinin parçalanışı, bu arada sayılabilir. 12 Haziran 1957’de Kırşehir ilçesi, yeniden Vilâyet haline getirildi. Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 254) kitabından birebir alınmıştır.