Kategori: Siyaset
-
İstanbul Hükümeti, Türk tarafında bulunan esir bir İngiliz generali aracılığıyla teslim olduğunu, Büyük Britanya tarafına bildirdiğinde, müttefiklerin Türkiye’yi teslim almak için hiç de acele etmediğini biliyoruz; daha sonra 30 Ekim 1918 tarihinde Türkiye’yle silah bırakma anlaşması imzalanmıştır. Teslimiyet anlaşması imzalandığı zaman bile, Musul’un çok az bir bölümü İngiliz kuvvetlerinin eline geçmiş bulunuyordu; imzalanmasından sonra da,…
-
1891 yılında Sultan Hamit tarafından kurulan ve adına bağlanarak “Hamidiye Alayları” adını alan bu kuruluşlar, tümüyle Osmanlı Ermenistan’ındaki Ermenilerin canlarını ve mallarını hedef alıyordu ve ikinci olarak da Türk-İran hududunu koruma misyonları vardı. Hamidiye Alayları, tümüyle Kürt aşiretlerinden oluşuyordu ve bunlardan alay komutanlarına “albay” rütbesi veriliyordu; Hamidiye Paşaları da bulunuyordu. Sf. 76 Profesör Lazarev, Hamidiye…
-
Türko-Mongol tarih geleneği içinde, 1923 ve 1924 yıllarında, Türkiye’de yerleşik Elen kökenli Hıristiyanları çıkarıp Selanik çevresinden Müslümanları ithal etmeyi açıklamak zordur; bizde emsaline rastlamıyoruz. Peki, “neden” ve bir sorudur. Ermenilerin, Türkiye aleyhine savaşa katılacakları, önemli bir gerekçeydi ve burada kesinlikle böyle bir gerekçe yoktu. Kaldı ki öyle olsa bile, Elenlerin en çok savaşçı olabilecekleri, İstanbul…
-
Sınıf ölçütünün çöktüğü bir çağdayız. Orta Çağ, sendromu güçlüdür. Sf.44 Kuşkusuz, eski usul, sınıf tahlili yapanlarımız hâlâ var; dinleyici ve alıcı bulmakta çok zorlanıyorlar. Sf. 45 Buradan, egemen bakışın egemen sınıfın bakışı önermesine, yol almış oluyoruz. Yönetimde tekeliyet ve rantlar işte bu zamanda göz önüne çıkmaktadır. Sürer mi; yönetilen sınıflar sürüleştirilirse, uzun sürmesi yolu açılmaktadır.…
-
“Tabii 1999’da, (herhalde 1994, yk) Tansu Çiller’in, 1996’da da Süleyman Demirel’in İsrael’e yaptıkları resmi ziyaretlerin çoğunda bulundum. Bayan Çiller, o zamanki Başbakan Rabin ve Peres’i çok şaşırttı. Kendisi, Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği ve yapılabilecek işbirliği için o zaman çok ütopik görünen teklifler sundu. Herkes şaşırmıştı.” O sırada Dışişleri Bakanı olan Mümtaz Soysal, duyduğumuza göre o seyahatte…
-
“Yahudi Vektörü” olmadan, son yüz elli yıllık tarihimizi anlamak ve İsrael parmağını teşhis etmeden son elli yılın politikasını, askeri müdahaleleri, büyük cinayetleri çözmek mümkün değildir, cevabını veriyorum. Gözlerdeki perdeyi kaldırdım. Önce kendi gözümü açtım, şimdi daha iyi görüyoruz. Sf. 30 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.
-
Amerika’nın Türkiye Büyükelçileri, Osmanlı’dan beri ve bir teamül olarak Yahudilerden gönderilmektedir. Sf. 364 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 364) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bozmak ise bütün meslekler içinde en az yetenek isteyenidir, inşaatları yıkmak için, hiçbir kalifikasyonu olmayan ameleler kullanılması bunu gösteriyor. Türkiye eğlence sektörünün yıkıcıları da böyledir; hiçbir kabiliyetleri bulunmamaktadır. Oligarşi, güldürmeyen komikler, sessiz şarkıcılar, dudaksız güzeller ve Kürt – Yahudi’si türkücü ve fos sunucularla büyük bir bozma savaşı başlattı. Sf. 289 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın…
-
Türkiye oligarkları (servetinin kaynağı temiz olmayanlar) aşırı korkak ve ahlâksızdır. Sf. 285 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 285) kitabından birebir alınmıştır.
-
Artık, Siyonizm, İslam’da yer tutmuştur. Milletvekili ve Belediye Başkanı adaylarının belirlenmesinde parti üyelerinin oylarının yasaklanması, İbranî asıllı olmayanların listeye girmelerini önlemek içindir. Düzen şansa imkân bırakmak istememektedir. Seçim göstermeliktir, önemli olan seçilmiş kavimden olmaktır. Sf. 284 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 284) kitabından birebir alınmıştır.
-
Provokatör eylemi tahrik edendir, eylemci provokatör olamaz çünkü kendisi eylemde bulunmaktadır. Sf. 230 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 230) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fahişelik, yatı yayıldıkça ve elit tabakalarda bir yaşam biçimi oldukça, ortadan kalkmaktadır. Buna “pahalı fahişelerin fahişeliği” adını da verebiliyoruz. Hep dış turizme karşı oldum, ,,, “Turizm sektörü ile fahişelik sektörü birlikte gelişiyor”. Diyordum, doğrusu ben, bir iktisatçı ve plancı olarak, yabancı para geleceği iddiası ile bir ülkenin en güzel sâhil ve koylarını ve o ülkenin…
-
Demek ki bütün seçimler boştur ve göstermeliktir, önemli olan seçilmiş doğmaktır. Sf. 182 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır.
-
TKP’nin son Kâtip-i Umumisi, “Biz araştırmazdık, Sovyetler Birliği Komünist Partisinin pek çok bilim adamı vardı, pek çok enstitüsü vardı, onlara güvenir ve onlara bakardık.” Demişti, çok samimi ve gerçekçi bir itiraftır. Bir süreci açıklamaktadır, doğrusu “gizli” Kemalist arkadaşlarımın hepsini zaman içinde aptallaştıklarını görüyordum. Hem TKP’liler ve hem de Hariciyeciler beyinlerini kullanmazlar; ilki Moskova’nın, ikincisi Washington’ın…
-
Büyük Britanya Emperyalizmi, ,, Hindistan yolunu kapatmak istiyordu. Kemal Paşa da bunu çok iyi bir şekilde kullandı. Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’ın Bolşevize olmasında, Kemalist güçler, Sovyetlere yardımcı oldular. Sf. 138 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 138) kitabından birebir alınmıştır.
-
Murat Yetkin, .. Derviş’in davet edilmediğini New York Yahudi lobisi tarafından, hükümete girmek üzere, gönderildiğini yazdı. Sf. 133 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.
-
1660 Katliamında öldürülenler arasında Ester Kira da vardı. .. Bu katliam, Osmanlı’da Yahudiliğin altın çağını sona erdiriyordu, bundan sonra Yahudiler, kırmızı şerit takmaya mahkûm edildiler, .. Bunu izleyen dönemde Kripto – Yahudilik eğiliminin artmış olmasını tahmin edebiliriz. Sf. 122 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 122) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şimdi bu Gur, oğlu ile A. Babacan’ı “bacanak” yapmış ve bir daha meşhur olmuştur. Bu akrabalık hayırlıdır, çünkü Hilmi’den olma, Güner’den doğma bu Babacan’ın zevcelerinin kızlık soyadının “yurter” olduğunu da, bu vesile ile öğreniyoruz; böylece, Babacan’a “baldız” ve Gür’e gelin kız Yurter’in, adının “didem” olduğu da ortaya çıkıyor ki, bu sözcüğün, Farsça “gördüm” sözcüğünden başkaca…
-
“AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, dün Washington’da görüştüğü Musevi lobisinin temsilcisine Türk – İsrail ilişkilerini daha da geliştirecekleri sözünü verdi. Erdoğan dün ilk olarak ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell ile görüştü. Erdoğan ardından da kaldığı Monarch otelinde Musevi lobilerinin temsilcilerinden oluşan 15 kişilik bir heyet İle bir araya geldi. Samimi bir havada geçtiği gözlenen görüşmede,…