Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Azeri araştırmacı Bagirov, Azeri arşivlerine dayanarak, Azerbaycan’da Sovyet düzeninin kurul­masından birkaç gün sonra, 4 Mayıs 1920 tarihinde, Kirov ve Orjonikidze’nin Lenin’e gönderdikleri raporda, “Türk askerleri ve subayları, Bakü’deki devrim yararına son derece etkin bir rol oynadılar”, diye yazıyorlardı. Kemalistler, yal­nızca Ön- Kafkasya’nın Bolşevizasyonuna katkıda bulunmadılar, aynı zamanda, Enverist güçlerin karşı hareketlerini önlemede son derece kararlı…

  • … İleri sürdüğüm “Osmanoğlu Cumhuriyeti” nitelemesi bir ipucudur ve Osmanlı düzeni, sanıldığından daha çok bir Cumhuriyet niteliği taşıyordu. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.    

  • Kemal Paşanın kararnamesinde, silah ve cephanelerin rezistans (direniş) kuvvetlerine verilmesini önlemek de olmakla birlikte, (1)  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1) (2004) Vahdettin, silahsız, siyasi bir mukavemet mi düşünüyordu acaba? Silahlı bir mukavemetin iç savaşı ve veya bir dış tehdidi doğuracağını mı tahmin…

  • Hüsamettin, Birinci Dünya Savaşı yenilgiyle biter bitmez, Teşkilât-ı Mahsusa’nın, en deneyimli elemanından Yenibahçeli Nail’i Batum’a, Filibeli Hilmi’yi Erzurum’a, Cafer’i Trabzon’a gönderdiklerini anlatmaktadır; daha sonra ilk ikisi İzmir Suikastı gerekçesiyle asılan bu üç kişi, doğudaki ordu komutanlarıyla görüşerek, Erzurum, Trabzon ve Kars delegelerinden bir kongre toplamakla görevlendiriliyorlardı. Hüsamettin’in verdiği bilgiye göre Ardahan’da toplanan bu kongreden sonra,…

  • Osmanlı yönetiminin göçüklerin coğrafî dağıtımında son derece politik davran­masına bir nokta daha eklenebilir; her coğrafî yerde hem kavim ve hem de aşiret olarak bir güç olmamalarına çok dikkat edilmiştir. Hiçbir yerleşim bölgesine damgalarını vuramıyorlar; hem Türkler ile hem de başka kavimlerle karıştırılıyorlar. Böylece bağımsız bir siyasal güç olmamaları için gerekli özen gösterilmiş olmaktadır.  Alıntı: Sırlar…

  • Kemal Paşa liderliğindeki yeni otorite, Ön Kafkasya’nın, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ın sovyetizasyonu konusunda, Bolşeviklerle net iş birliğine girmiş ve aynı zamanda, şaşırtıcı bir diyalektik ile kendi içindeki, her türlü sol gücü tasfiye etmiştir. Bu, bir anlamda Anadolu rezistansından İngiliz karşıtlarının kırılması anlamına da gelmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002,…

  • Suphi ve Komintern üyesi Türkiye Komünist Partisi’nin on beş yöneticisi, Trabzon önünde, Karadeniz’e açılmaya zorlanmış ve sonra boğulmuşlardır; bunun 28 – 19 Ocak 1921 tarihinde olduğunu kabul ediyoruz. Burada ilginç nokta, Sovyet yönetiminin kimin kararı ile olursa olsun, bu pek acımasız katliâmı, Mart ayının yarısına kadar gizli tutmasıdır; Lenin yönetimi, Türk – Sovyet ve Sovyet…

  • Kemal Paşa’nın tarihsel misyonuna, başlamış olan mukavemet hareketlerini dağıtmayı görev kabul ederek çıkmış olduğu, tarihsel kayıtlara göre kesindir; kuşkusuz, burada, hırslı ve tarihsel şansını denemek için uzun yıllar beklemiş Paşa’nın, İstanbul’dan Samsun’a üstelik güven verecek geniş bir maiyet ile gelebilmek için, böyle bir hilei şeriye’ye muhtaç olduğunu ileri sürmek mümkündür.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük,…

  • 1921 Mart ayına geldiğinde, (Rusya) İran, Türkiye ve Londra ile ticaret ve dostluk anlaşmaları yapmış durumdadır; metinlere yansımasa bile, özellikle Londra’da imzalanan imzalaşma ile birlikte, Sovyet iktidarının Afganistan ve Hindistan dâhil pek çok coğrafyada, devrimci ideolojik mücadeleden vazgeçmeyi taahhüt ettiği hep ileri sürülmüştür ve sürülmektedir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs…

  • Darwin; “Halkın sesi hakkın sesi değildir.”  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kendisi de bir muhafazakâr olan Disraeli; “Muhafazakâr bir hükümet teşkilatlanmış bir riyakârlıktır.” Alıntı: Söz Meclisten İçeri – Uğur Mumcu, (Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir gazeteci olarak Hamid’in saltanatını izlemiş olan Gaulis, Hamid’in, saltanatının ilk yir­mi yılında, bütün dünyada, “çok asil ancak kendisini biraz nankör bir hizmete hasretmiş, ilerle­meden yana, liberal bir hükümdar” olarak kabul edildiğini kaydediyor. Gaulis, 1882 yılında, Fransız Meclisi’nde bir milletvekilinin, “aydınlanmacı prens, çalışkan, halkı tarafından sevilen, bugün imparatorluğu büyük bir bilgi, fedakârlık ve yüksek dirayetle…

  • .. her emperyal yayılmacılık ideolojik bayraklara muhtaçtır, kolonyalizmde bu, Hristiyan uygarlığını götürme, İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan emperyalizmi için hürriyeti savunma, şimdi insan haklarını müdafaa veya demokratizmi yayma, hepsi hepsi, emperyal ekspansiyonun aletleridir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 555) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan savaşa giderken atının üzengisini tamir eden yeniçeriyi çok ağır biçimde cezalandırmış, deli mi idi yoksa Kanuni, bunu sormak durumundayız. Eğer asker üzengi tamir edebiliyorsa, o zaman da sermaye sınıfının bir bölümü olan esnaf ile iç içedir. Süleyman bunu yasa dışı buluyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 495) kitabından…

  • “Parti” taraf olmak demektir, bir görüşe, bir fikre bir tarafa ayrılmak, bu tarafı çoğaltmak, güçlendirmek ve iktidar yapmak anlamındadır ve bu işe de siyaset diyoruz, Arapça “seyis” kelimesi ile aynı kökten geliyor, alıp götürmeyi içermektedir. Sf. 489 Lenin, bir partinin gücünü yayınlarının tirajı ve topladığı aidatlarının miktarı ile ölçüyordu. Bu tarife göre CHP, kesinlikle parti…

  • Bu tartışmada en büyük yanlış, Yahudi – Sabetayist partisinin, İslâm’a karşı olduğu savıdır; kesinlikle yanlış olduğunu belirtmek durumundayız. Bu parti, İslam’a değil, Arabist İslam’a karşı ve hatta bunun düşmanıdır; bunun anlamı da, Arap dünyası ile bağlantısını kesecek her türlü dine ve özellikle İslâm’a tümüyle destek olmaktır. Bu nüansı saptamadan Sabetayizm tartışmasının Türkiye’de İslâmcı akımları ikiye…

  • Uğur Mumcu’nun MOSSAD’ı Kürt Devleti kurmakla suçlamasından 17 gün ve Demirel’in Şam’a gidişinden 5 gün sonra öldürülmesine dikkati çekmektedir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 460) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatayist olmadığı bilinen Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in MİT tarafından Sovyet yanlısı ve “güvenilmez” olarak nitelenmesini de ekleyebiliriz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerika ekonomisti Schumpeter’in “creative destruction” dediği bir sürecin pençesinde olduğunu söylüyor; “yaratıcı yıkıcılık” demektir. Amerika’da şimdi 1950 yılında vefat eden bu Viyanalı iktisatçı modadır; zaman zaman Schumpeter Çağı deniyor ve Harvard’lı bu iktisatçı “iniş ve çıkış peygamberi” ilan ediliyor.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.

  • Basının temel niteliği düzeysizliğidir; ülkemiz, kendi görüntüsüne tapan alıklar memleketi hâline getirilmek üzeredir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 426) kitabından birebir alınmıştır.