Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Descartes’ın felsefesinin büyüleyici özü burada olmalıdır, doğruya engellenemez ve durdurulamaz bir yayılma gücü yüklüyordu. Marks, bunu kütleye içerilme hâliyle, daha da uç noktaya çıkarıyordu; bu, bir başka düşünme ve insan türüdür. Kütleyi ve partilileri öylesine yozlaştırıyorlar, öylesine sürü hâline getiriyorlar ki, sonunda kendileri de kontrol edemiyorlar.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı…

  • Hürriyet’in ortaya çıkışı ile Türkiye’de şimdi adı “Özel Kuvvetler Komutanlığı” olan organın kurulması, aynı zamana denk düşmektedir; zamanın Bayar – Menderes Hükümeti, Türkiye için bir Kıbrıs sorununun varlığını kabul etmezken, Hürriyet bunu Milli Mesele yapıyordu ve Özel Kuvvetlerin ilk ciddi sınırdışı ve “gayrinizâmi harp” tarzı faaliyeti Kıbrıs’ta gerçekleşiyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük , (YGS…

  • Toplum yapısında firmalar büyürken insanın küçülmesi zorunlu olmaktadır; evrenin en hârika yaratığı olan insanı, bir kez yükselmişse, ne yazık, pisletmeden küçültmek imkânsız oluyordu, kir imalatı bu nedenledir. Bir insan topluluğunu alçaltmak, onu sürü ve her türlü alçaklığın alıcısı hâline getirmek için, tariflerini yıkmak yeterlidir. Sf. 299, 300 Bunun için medyamız çok uygun enstrümandır. Sf. 300…

  • İdeoloji eninde sonunda, birikmiş şiddettir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 267) kitabından birebir alınmıştır.

  • a)Türkoloji İngiliz emperyalizminin icadıdır ve daha çok Rusya’nın İç Asya’yı kolonize etmesine bir çare olarak düşünülmüştür. Türkiyat’ın Türkiye’ye atlaması daha sonra gerçekleşiyordu.                b) Rusya buna karşı olarak Kürdoloji’yi buluyor ve geliştiriyordu, karşı silah olmuştur. c)Türkoloji’nin temellerinin Macar asıllı İngiliz istihbaratçısı Vambery ile Fransız Cahun olduğunu biliyoruz ve bugünün en popüler temsilcileri ise, Anglo – Amerikan…

  • Gerçekten biz Türklerde din var, iman yoktur ve hiç olmadığını söylemek zorundayız.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyanın tüm insanları domuza dönüştürülmektedir. Reklamlarla, her gün tıkınacağı bir çöplükten diğerine seğirten ve her çöplükte, kıskanmadan birbiriyle çiftleşen domuzlardan bir dünya kuruluyor. Tiksiniyoruz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • İddiaların tam aksine, devlet küçülmüyor, bunun yerine, pek çok özel sektör kuruluşu devletleşmektedir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Washington, İskenderun’dan Tiflis’e kadar olan bir hat ve çevresini koparmak istemektedir ve buna Kuzey Irak ile İran Azerbaycan’ının eklenebileceğini düşünmek doğaldır. Önümüzdeki tarihte Amerika’nın bu hattın dışında kalan Türkiye’ye hiçbir ihtiyacı kalmıyor ve çok rahatlıyor. … Peki önlemek mümkün mü? Çok mesafe alınmıştır kolay görünmüyor. Ayrıca bugünkü nokta Demirel – Ecevit ikilisinin mahsulü olarak ortada…

  • Celal Bayar’ın Amerika’dan dönüşü, Türkiye’de o günü bir bayram olarak kutluyorduk, okullar tatil oldu, öğrenciler ve memurlar Bayar’ın dönüş yoluna dizildiler. Sf. 221 1991 yılında Başkan Bush geldi ve gelişi, İstanbul’da aynı anda on iki devrimci sol liderinin ve Diyarbakır’da Vedat Aydın’ın öldürülmelerine denk düşüyordu. Sf. 221  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4.…

  • Ülkemiz “Tekelistan” olmak üzeredir ve bunun için şiddet gerekmektedir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • Naim Talu’nun Sabetayist olduğundan hiçbir kuşkum yoktur.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 199) kitabından birebir alınmıştır.

  • Teorem; Sabatayistler, ülkenin modernizasyonunda önemli katkılarda bulundular. Bu arada modernizasyon ile sol’u özdeş saydıkları için solcu oldular ve sol’u geliştirdiler…. Yalnız bütün bu dönemde hem bir İsrail devleti yoktu ve hem de Türk modernitesi anti-Arap bir tutum içerisindeydi.  … İsrail Devlet’i kuruldu, .. hem sol’un yıkılmasını ve sol için besleyici saydıkları moderniteyi yok etmeyi, özgür…

  • 19 Aralık 1997’de Beyaz Saray’da Clinton ile yapılan anlaşmaya göre;         “Olağanüstü hâl kaldırılacak, boşaltılan köylere yeniden yerleşim, ifade özgürlüğünün genişletilmesi, işkence suçunun cezalandırılması, siyasi partiler üstündeki baskı ve kapatma tehdidinin son bulması, İnsan hakları savunucusu kişi ve kuruluşlara bakı yapılmaması, cezaevlerindeki politikacı ve gazetecilerin serbest bırakılması, ABD’den alınacak silahlar için angajman kurallarının belirlenerek kullanımının…

  • 1999 yılı Başbakan Ecevit, Schröder’e mektup yazıyor; “.. Türkiye kendisine bir açık üyelik perspektifi verildiği, .. bir yol haritası verildiği taktirde reform süreci hızlanacaktır.” Diyor.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • “… Türk halkı halen cebir ve şiddet yoluyla kendisini âlet eden ve masumiyetiyle temiz kalpliliğinden yararlanarak onu aldatan, çoğunun kökü ve inançları belirsiz, etkili bir azınlığın yönetimi ve güdümü altında bulunmaktadır.”  Sf. 337 Ve bu mektubu Osmanlı İmparatoru olarak imzalıyor. Sf. 338 Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şahbaba … İstanbul İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold ile yaptığı bir görüşmede; “ … bir devrimcidir…  Hükümetim maalesef bunların karşısında güçsüz. “ Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 214) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vahdettin’in Harem Ağası Mazhar, San Remo’da anlatıyor; Mustafa Kemal Sabiha Sultan’ı Babası Vahdettin’den istemiş. Vahdettin de “Sabiha başkasını seviyor.” Diye samimi bir cevap vermiş. Ve Mustafa Kemal de bu konuşmadan sonra odayı terk ederken; “Ben sana gösteririm.” Dediğini anlatıyor. Sabiha Sultan; “Evet istemiş.” … “benimle konuşmuş değildir ama ben çekindim, istemedim. Zira önümde hiç te…

  • Sultan Vahdettin ..”Mustafa Kemal Paşa her zaman farklı roller oynuyordu.” Diyerek bu rolleri şöyle ifade edecekti; “1- Ülkenin müdafaası ve kurtuluşu gibi iki asil ve kutsal sebebin arkasına sığınıp her an merkezi hükümeti kötüleyerek Milli Hareketin hep başında kalmak istiyordu. 2- Halkın içinde, bize karşı her türlü propagandayı yaparak İstanbul’daki Hükümeti tüm müdafaa unsurlarından ve…

  • Vahdettin Sevr’i imza etmedi, dolayısı ile Sevres bir antlaşma değil antlaşma taslağı olarak kaldı, hiçbir zaman resmiyet kazanamadı ve uygulanamadı. Şahbaba … sonraları “Antlaşmayı tasdik etmektense tahttan feragate kararlıydım.” Diyecekti. Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.