Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Siyonizm ve İsrail
-
Yahudiler, “Tikva” söylediler. Böylece, “Ümid”, dünyanın her yerindeki Yahudiler için, ümid ve marş oldu. 1920 yılından sonra, 1921 yılından başlayabiliriz, Türkiye’de de Yahudiler ve Yahudi asıllılar, çok sevindiler, çok ümitlendiler; doğan çocuklarına, “Ümit” adını koymaya başladılar. İbraniyet’de isimler biseksüel dir, fark görmediler ve doğanlara “Ümit” dediler; bu adın tarihinin 1920 sonrasında ve 1921 yılında başlaması…
-
Yahudiler taşımazlar, “Ergun”, Teşkilat ya da “Örgüt” demektir, taşımaları için bir neden göremiyoruz. 1936-1939 arasında Filistin’de çok büyük bir Arap İsyanı olmuştu, önce Yahudilere çok zarar verdiyse de, “Ergun”, Arap İsyanını bastırdı ve çok güçlü ve şanlı bir terör örgütü oldu. Sf.260 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010…
-
Şöyle özetleyebiliyoruz, Moşe Sasson’un, Tel-Aviv’e gönderdiği rapora göre, Menderes’e hakim olan ve Menderes’i yönlendiren işte bu Zorlu’dur. İki, Menderes, Türk-İsrael ilişkilerini geliştirmekten yanadır, pek çok zaman bunu vaad ediyor, amma Zorlu, izin vermemektedir. Üç, Zorlu, iki ülke arasında bir “evlilik” istememektedir, gizli bir “metres hayatı” yeterlidir. Zorlu, Menderes üzerinde öylesine etkilidir ki, Menderes ile Sasson…
-
Menderes, Ben-Gurion’un İsrael’i ziyaret ısrarını hep reddetti. O kadar öyle ki, Ben-Gurion, Menderes’in, İsrael’i gizlice ziyaret etmesine razı olduysa da, Menderes, bunu da kabul etmedi. Herhalde güvenmiyordu; İsrael tarafının bunu ağır bulduğunu düşünebiliriz. İsrael, ol tarihte dahi, kendisini, küçük bir coğrafya’da güçlü ve büyük bir devlet görüyordu. Sf. 252 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın…
-
İki, İsrael, nükleer bomba imaline çalışıyordu ve Kennedy, gizli reaktörü, öğrenmişti, tam öğrenme 1960 sonundadır. Üç, Kennedy, 1963 yaz ayı itibariyle, İsrael’i, nükleer bomba imalini, durdurmaya çağırıyor ve olmazsa çok büyük yaptırımlar uygulayacağını, diplomatik kanallardan, açıklıyordu. 1963 yazında, kriz çok yükselmişti, sonbaharında öldürüldüğünü ekliyorum. Sf. 243 1964 yılındaydı, Kennedy öldürülmüştü, Başbakanlık Planlama Teşkilatı’ndan, Türkiye delegasyonunda,…
-
Devam etmeden önce bir parantez açmak zorundayım, yanlış ya da eksik anlaşılma ihtimalini ortadan kaldırmak istiyorum. Orgeneral Mengüç’un bu İsrael bağlılığının tekil olduğunu sanmak son derece isabetsiz olmalıdır; Refik Tulga, 27 Mayıs Devrimi’nin İstanbul Valisi oldu ve daha sonra Genelkurmay’da ikinci başkanlığa yükselmişti. Ofra Bengio’nun, İsrael gizli belgelerinden çıkardığına göre, Orgeneral Tulga, İsrael maslahatgüzarına, Türk…
-
Ankara’da Dışişleri Bakanı Fuad Köprülüyle, yerine geçen Fatin Rüştü Zorlu ve tabii Başbakan Adnan Menderes ile çok yakın ilişkiler kurdu, aslında “ilişki” dememek gerek, daha ötedir, “içli-dışlı” daha doğrudur. Birbirine “kardeş” gözüyle bakıyorlardı, Osmani “birader” hitap ediyorlardı, şakalaştıklarını tahmin edebiliriz, Sasson’un Tel- Aviv’e gönderdiği kriptoların birisinden anladığımıza göre, Dışişleri Bakanı Köprülü, Sasson’a bir defasında, “bir…
-
Doğru, ol tarihte Osmanlı’da “siyonist” vardı ama Cohen’in, dar anlamda “siyonist” olduğunu sanmıyorum. “Bundist” ya da “Alyansist” diyebiliriz, ilki Rusya’da ve İkincisi, daha çok, Osmanlı mülkünde bir politik yol sayılmıştı; alyansist olmaları, asimilasyonu kapsamaktadır, asimile olarak iktidara ortak olmayı kastediyorlardı. Dolayısıyla alyansistleri, en fazla eksikli ve/veya bulaşık “siyonist” sayabiliriz. Ayrıca o tarihte Siyonizm bir devlet…
-
İbraniler ve İbrani asıllılar için “Türk” başka bir anlamdadır. Öz-türk” ilk bakışta saçmadır, ancak batini bir işaret olduğu anlaşılıyor ki, böylece “saçma” olmaktan çıkmaktadır. Sf.222 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
1960 Nisan Ayında Menderes, Sovyetler Birliğine gideceğini açıkladı. Mayıs Ayında düştü. 1963 Yazında, Kennedy, Sovyetler’i, kendi içinde, bir sistem olarak kabul ettiğini açıklıyordu. Sonbahar’ında öldürüldü. Sovyetler’e gitmek ve Sovyetler’i kabul etmek, Ben-Gurion’un kabul edebileceği haller değildirler. Sonuç ile bir mantık bağı var. Sf. 195 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı…
-
Devam edebilir miyim, fakat bütün bunlar o kadar önemli değil; eğer bir tek Arap ülkesiyle barış yaparlarsa, artık savaşmaları imkânsızdır. Savaş ise ekspansiyon yoludur; İsrael’in savaştan vazgeçmesi imkânsız görünmektedir. Unutmuyoruz, “Vaad Edilmiş Toprak” sınırsızdır, sınırları belirsizdir, demek istiyorum ve demek ki barış imkânsız ve kesintisiz savaş olmak zorundadır. Bu noktaya gelmiş bulunuyoruz. Sf. 177 Alıntı;…
-
Altmış üç yaşındaydı, “erken göçtü” diyebiliriz; yaşasaydı, beşinci kez başkanlık yarışma gireceğine kesin gözüyle bakılıyordu ve yarıştan “ansızın” çekildi, bu tespit var. Bir otopsi yapılmadı ve sade bir törenden sonra defnedildi. Çiftlikte bir tek doktor vardı. Daha fazla doktor çağrılmış olsaydı, Ölümü hakkında daha net ve ayrıntılı bilgilere ulaşmak mümkündü; bu tespit de daha önce…
-
Bir de Menderes, Nisan 1960 tarihinde Sovyetler Birliğini ziyaret niyetini açıklamış ve bir bakanı öncü olarak göndermişti. O halde, düşmeyi ve ölümü hak etmiştir. O halde ölümünde, Ben-Gurion elini görmek zorundayız. Kennedy’nin ölümü ise aynı kategoridedir; John Kennedy, başkanlığa gelir gelmez, Orta Doğuda İsrael’in tek başına güçlenmesini sakıncalı görmüştü ve Mısır’ın popüler ve o zaman…
-
1936 yılında “Arap İsyanı” bir şimşek misli başlayınca ihtilaf keskinleşti ve Haganadan ayrılık netleşti, Begin, 1937 Nisan Ayında, Ezel’in kurulduğunu söylüyor ki Ansiklopedi Judaica teyid ediyor ve doğru tarih kabul etmek durumundayız. Sf. 149 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır.
-
Begin in bu kitabı, “İsyan- Ergun un Tarihi”, hem hayatını anlatıyor ve hem de “irgun” tarihini veriyor, 1937 Nisan Ayına işaret etmektedir; “Jabotinskiy’yj Herzl’den sonra modern Yahudi Tarihinin “en büyük milli-siyasi önderi” olduğunu kaydederek, Ergun’un, Jabotinskiy’nin öğretisine uygun olarak kurulduğunu da vurguluyor. Bu öğretide, gizlilik, şiddet, suikast ve Arapları sürmek yerine “Demir Duvar” ile sıkıştırarak,…
-
İkinci nokta ise şudur, “ergun” ve “ezel” bizde biseksüel olarak taşınıyorlar, her ikisini de, hem iki cinste de buluyoruz; bu ise Türk isim-biliminde yoktur, bizde kural olarak, isimlerin tek cinsiyetli olduğunu biliyoruz. İsimlerde biseksüalite bir İbrani usulüdür ve bu da, Ergun’un bir ödünç isim olduğunu teyid etmiş olmaktadır. Sf.147 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın…
-
Jabotinskiy, 1909 yılında, İstanbul’da aynı anda dört siyonist gazeteyi birden yönettiğini açıklıyor. Burada adlarını vermemekle birlikte, birisi, “Jeune-Turc” olmalıdır, Fransızca yayınlanan Jön-Türk Dergisi’nin başında olduğu kesin ve belgelidir. Sf.143 O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinskiy, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi…
-
Ve iki, Britanya’nın yanında, Filistin’de, Türklere karşı harp edecek bir “Yahudi Lejyonu” düzenledi. Türkler’in Filistin’de yenilmesinde, Yahudi Lejyonunun önemli bir rol oynadığı da, hem tarihten ve hem de savaş fotoğraflarından anlaşılıyor, net bir durumdur.” Sf. 146 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.
-
O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinsky, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi için Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak şarttır. Sf. 143 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.