Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sosyalizm, Komünizm

  • Eşitlik ve toplumsal mülkiyet yetmiyor ve bir de yeni bir felsefenin olması zorunluluğu ortaya çıkıyor. “Tek başıma kendimi ne kadar geliştiririm” ilkesinin yerine, “Kendi başıma başkalarını nasıl geliştiririm” ilkesi, sosyalizmin olmazsa olmaz koşulu durumuna geliyor. Sf. 260 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.

  • Böyle bir durumda, burjuva hak kavramının üstünün çizilebileceği ve toplumun “herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre” ilkesine geçebileceği ileri sürülüyor. Eşitlik, ancak yeni düzenin yüksek aşamasında söz konusu. Böyle bir tarife katılmadığımı ifade etmek durumundayım. Böyle bir tarifin Sovyet sosyalizminin çözülüşünün önemli nedenlerinden birisi olduğunu düşünüyorum. Sf. 258 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz…

  • Marx’ın sosyalizmi tarif ederken ileri sürdüğü bu vurguda, önemli ve anlaşılması zor olan bir nokta da, kabiliyet veya kapasitenin kendi başına ölçülmesinin imkânsızlığıdır; ancak sonuçlarıyla ve yine önemli zorluklarla ölçülebiliyor. Sonucu, emekçinin verimliliğidir; ölçülebilen verimliliğe göre ödeme ise, tartışmasız kapitalizmin ilkesidir. Sf. 258 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007…

  • İster “kabiliyet” veya isterse “kapasite” sözcükleri kullanılsın, bunlara göre ödeme, kapitalizmin temel ilkesidir; yeni düzende kapitalizmin temel ilkesinin geçerli olacağını söylemek, kapitalizmin geçerli olmasıyla aynı anlama geliyor. Bunu, üstelik Avrupa toplumunda bunun dillendirilmesini, anlamakta güçlük çekiyorum. Güçlük çektiğim bir başka nokta ise şudur: Marx, kapasiteye göre katkı ve ihtiyaca karşı ödüllendirme şemasını kendisi bulmuyor. Bu,…

  • Aleksandr Ulyanov, Vladamir’in hem ağabeyi ve hem de pek çok kaynağa göre, kendisine model aldığı kişidir; 1887 yılında, Lenin on yedisine basınca, Çar’a suikast gerekçesiyle, asılıyor. Lenin, Marx’ın yaratıcı öğrencisi kimliğinde, teorik olmaktan daha çok politik bir lider olarak ön plana çıkıyor; “idol” saydığı bir kimsenin, ansızın, idam edilmesinin üzerinde ciddi etkiler bırakması gerekiyor. Sf.…

  • Kapitalist düzende devlet, kapitalistlerindir. Tekelli düzende, tekeller devletindir. Tekelli düzende devletin tekellerin olduğunu söylemek, gerçeğin binde birini anlatmak demek oluyor. Tekelli düzende devlet tekellerle de gerçekleşiyor. Tekelli düzende dünyanın her yanında büyük basın devletleşmiştir. Daha önce tekelli düzene geçmiş ülkelerde büyük basında çalışanların hepsi geri zekâlı ise, bu yaptıkları işin, hiçbir zekâ gerektirmemesinden kaynaklanıyor. Bir…

  • Emek-değer yasası, eninde sonunda insanın harcadığı emeğin, belli bir tanıma göre, karşılığını almasıdır; bu nedenle yasa, özünde, küçük kapitalist çiftçi veya zanaatkârın piyasa ilkesidir. Bu ilke ise, sosyalist insanın kanseridir; sosyalist insan her zaman, topluma hizmeti ve karşılığını almadan hizmet vermeyi en büyük sevinç yapabilendir. Bu nedenle sosyalist insan, peygambere en yakın yaratıktır ve peygamber…

  • Asla teknolojik ve ekonomik zafiyetten yıkılmadığını ısrarla savundum; yıkıntıların arkasından, Rusya’da güçlü bir tekelli devletin ortaya çıkacağını tahmin ediyordum. Artık ortadadır ve ortaya çıkmış olan bu güçlü ve zengin tekeliyet düzeni varken, yıkılışı teknolojik yetersizlik ve ekonomik becerisizlikle açıklamak imkânsız görünmektedir. Sf. 13 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007…

  • Sol, Marksizm’den öncedir. Komünist Manifesto’yu hiçbir zaman sol saymadım. Aydınlanma, insan’a ve aklına güven üretiyor ve buradan güçlü bir insan sevgisi çıkıyor. İnsan’ın güvendiğini sevmesi çok şaşırtıcı olmakla birlikte, galiba, bir kuraldır. Sf. 9 Alıntı; Sol Müdahale – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,  1. Basım, Kasım 2007 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Önde gelen bir Batı Alman gazetesi 1988’de üçüncü dünya ülkelerinin Küba’yı öğretmenlerin, inşaat işçilerinin, doktorların ve diğer uzmanların dâhil olduğu “uluslararası bir hizmet ekipleri” nedeniyle “uluslararası bir süpergüç’ gibi gördüklerini yazıyordu. 1985’te, Üçüncü Dünya ülkelerinde 16.000 Kübalı çalışıyordu. Amerika Birleşik Devletlerinden dünyaya dağılan Barış Gönüllülerinin ve AID yardım uzmanlarının iki katından fazlaydı bu rakam. 1988’de,…

  • Stack’in mektubu iki hatırlatmayla son buluyor: “Komünizm der ki: Herkesten yeteneğine göre alınır, herkese ihtiyacına göre verilir. Kapitalizm der ki: Herkesten saflığına göre alınır, herkese açgözlülüğüne göre verilir.” Sf. 179 Alıntı; Geleceği Kurgulamak – Noam Chomsky, Ç; Gökhan Fırat, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı 2015 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Leninizm’in solun değerleriyle hiçbir ilgisi yok, hatta onlara kökten karşı. Anton Pennekoek, Paul Mattick ve Kari Korsch gibi ana akım sol Marksistler bunu zamanında fark etmişlerdi. Troçki bile Leninistlerin diktatörlük yönetimine döneceğini, kendisi onlara katılmaya karar vermeden önce, tahmin etmişti. Rosa Luxemburg da aynı konularda uyarıda bulundu (az çok dostça bir şekilde yaptı bunu, çünkü…

  • ABD’nin Hindistan karşısındaki müphemliği kimi zaman oldukça çirkin bir hal aldı. Bağımsızlıktan hemen sonra, 1950’lerin başlarında, Hindistan milyonlarca insanın öldüğü çok ciddi bir kıtlık yaşadı. ABD iç kayıtlarından anlaşıldığına göre, çok büyük bir gıda fazlalığımız vardı, ama Truman biraz olsun göndermeyi kabul etmedi, çünkü Nehru’nun bağımsızlığı hoşumuza gitmiyordu. Nihayet biraz gıda gönderdiğimizde ise, bağlayıcı koşullar…

  • Birçok siyaset teorisinin temeli olan Aristoteles’in Politika’sından başladım. Aristoteles, bir demokrasinin (kadınlar ve köleler gibi bazı önemli istisnalarla) tamamen katılımcı olması ve kamu yararını amaçlaması gerektiğini varsayıyordu. Bunun elde edilmesi için demokrasinin herkese görece eşitlik, “orta karar ve yeterli mülkiyet” ve “kalıcı refah” sağlaması gerekiyor. Diğer bir deyişle Aristoteles, aşırı zenginlik ve yoksulluk varken, demokrasi…

  • Kissinger, Şili’deki sosyal demokrasi başarısının bulaşıcı olacağından endişeliydi. Güney Avrupa’ya -örneğin İtalya’ya- sıçrayacak ve Avrokomünizm denen sistemin olası başarısına yol açacaktı (bu sistem, komünist partilerin sosyal demokrat partilerle beraber birleşik bir cephe oluşturması anlamını taşıyordu). Aslında Kremlin de Avrokomünizm’e en az Kissinger kadar karşıydı, fakat bu durum domino teorisinin nereden çıktığına dair çok net bir…

  • Daha sonra [Rus anarşist Mihail] Bakunin, çağdaş aydın sınıflarının iki gruba ayrılacağını öngördü ki bunların her ikisi de Jefferson’ın aristokratlar derken kastettiği gruba örnektir. Bu gruplardan biri olan “kızıl bürokrasi”, iktidarı kendi eline alarak insanlık tarihindeki en kötücül ve gaddar tiranlıklardan birini meydana getirecekti. Diğer grup, iktidarın yerinin özel sektör olduğu kararına vararak bugün devlet…

  • Ciddi analizcilerden George Kennan’ın şu tutumuna karşı çıkan pek yoktu: “Bizi tehdit eden Rus askeri gücü değil, Rus siyasi gücüdür” (Ekim 1947) Sf. 84 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 74) kitabından birebir alınmıştır.

  • Solcu ya da sağcı, hemen hemen herkesin söylediğinin aksine ABD, Hindiçin’deki başlıca amaçlarına ulaştı. Vietnam yerle bir edildi. Oradaki başarılı kalkınmanın bölgedeki diğer ülkelere örnek olması gibi bir tehlike kalmadı. Sf. 66 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 –…

  • ABD’nin Hindiçin’deki savaşları da aynı genel örüntüye dâhildir. Ho Çi Minh liderliğindeki Fransız karşıtı direnişin Vietnam’ın asıl milli hareketi olduğunu Dışişleri Bakanlığı 1948’den önce gayet açıkça kabul etti. Fakat Viet Minh kontrolü yerel oligarşiye teslim etmedi. Bağımsız kalkınmadan yanaydı ve yabancı yatırımcıların çıkarlarını önemsemiyordu. Viet Minh’in başarılı olabileceğinden korkuluyordu. Başarılı olması durumunda -planlamacıların senelerdir kullandıkları…

  • Somoza’nın zorba yönetimine karşı çıkılmadığı sürece, Nikaragua’nın dert edilecek bir yanı yoktu. Yönetime gerçekten de karşı çıkıldığında -1970’lerin sonlarında Sandinistaların yaptığı da buydu- ABD önce “Somoza’sız Somocismo [Somozaizm]” denen sistemi kurmayı denedi. Yani bütün o yozlaşmış sistem korunarak bir başkası başa getirilecekti. O işe yaramayınca Başkan Carter, Somoza’nın Ulusal Muhafız Birliği’nin bir ABD kuvvetleri üssü…