Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sosyoloji

  • Edward Said, Entelektüel kitabında şöyle diyor: “Bütün entelektüel hilelerin en adilerinden biri de başkasının toplumundaki ihlaller hakkında ahkâm keserken tamamen aynı uygulamaları kendi toplumunda mazur görmektir.” Sf. 358 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 358) kitabından birebir…

  • Yani birine gelen zarar hepimize gelmiştir düşüncesinden birine gelen zarar sadece birine gelmiştir düşüncesine doğru ilerliyoruz. Sf. 295 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç; Ömer Çiftçi, (İnkılâp Yayınevi,  2. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.

  • Birine bakarken onunla kurduğunuz ilişki, klavyeyle yazdıklarınıza cevap olarak birtakım sembollerin gelmesi durumunda kurduğunuz ilişkiden farklıdır. Doğrudan, kişisel temas yerine o soyut ve uzak ilişki biçiminin yayılmasının insanların hali tavrı üzerinde olumsuz etkileri olacağından kuşkulanıyorum. İnsani yönlerini zayıflatacağını düşünüyorum. Sf. 222 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Derleyen; Arthur Naiman, Ç;…

  • Çocuklarla çalışan ya da uğraşan herkes bilir ki onlar meraklıdır ve yaratıcıdır. Her şeyi keşfetmek ve ne olduğunu kafalarında canlandırmak isterler. Okulların önemli bir kısmı onlardan bunu çekip alma, yaratıcı dürtüyü önleme çabasıdır; onları bir kalıba uydurmak, belirli davranışlarla sınırlamak, düşünmelerini durdurmak ve hiç sorun çıkarmayacak hale getirmektir. Sf. 40 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin…

  • İnsanlar, eğer bilgileri olmuş olsaydı, kendileri için ne yapacaklarına karar verebilirlerdi. Sf. 17 Alıntı; Propaganda ve Toplumsal Zihin – Noam Chomsky, Söyleşiler; David Barsamian, Ç; Zahit Atam (Berbat bir çeviri), (İthaki Yayınları,  1. Baskı Temmuz 2014 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çinli kadınların ayak bağlama uygulaması kadar uç olan çok az uygulama vardır. Genç kızların, bazen çocuklukta dahi ayakları o kadar acı verici derecede sıkı bandajlanırdı ki ayakların normal gelişimi mümkün olamazdı. Gerçekten de o kadar sıkı bağlanırdı ki, ayak parmakları ayağın altına doğru bükülür ve bu yüzden de genellikle kırılırdı. Istırap pahasına kanla ve irinle…

  • Doğum sonrası depresyonun sebeplerinin, anne ve aile için gelecek kaygısı (yetersiz anne olma korkusu dâhil), kadının, bireysel psikolojik özellikleri, östrojen ve progesteron seviyesindeki değişimlerin olduğu düşünülmektedir. Sf. 179 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf.…

  • Uluslararası Af Örgütü’nün yıllık olarak yayınladığı raporlara göre hükümetler, gerçekleştirdikleri devlet terörünün birçoğu olmadan muhtemelen hayatta kalamazlardı. Terör, antik devletlerin yanı sıra endüstri devletlerinde de bir güç aracı gibi sıradandır ve devletler için karmaşık olduğu kadar toplumlar için eşsiz değildir. Sf. 125 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton,…

  • 1840 yılı Manchester, İngiltere’de erkekler için ortalama ölüm yaşı; 38, tacirler için 20 ve vasıfsız işçiler için 17 idi. 1860’larda Sheffield’da daha yüksek sınıflı insanlar yaklaşık 50 yıl yaşıyorken, daha düşük sınıflı insanlar ortalama 30 yılın altında yaşıyordu. 1901 yılında tüm İngiltere için ortalama yaşam beklentisi üst sınıflar için 60 ve en düşük sınıflar için…

  • (İnsana Karşı Kültür) kitabında Jules Henry memnuniyet elde etmek için kültürü zorlarken insanların “en önemli probleminin”, “kendiyle yaşamayı öğrenmesi” olduğunu yazmıştır. Sf. 101 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.

  • Etnik merkeziyetçiliğin kökleri insan aklının temel davranışlarında yer almaktadır; yabancılardan korkmak ve onlara şüpheyle yaklaşmak. Sf. 83 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tazmanyalı kadınların diğer halk toplumlarındaki kadınlara kıyasla gıda arayışında daha fazla risk aldığı muhtemeldir. Tam tersine erkeklerin ise yaşamlarını sürdürme adına yaptıkları faaliyetlerin hiçbirinde elle tutulur risk yoktur. Kadınların ekonomideki hayati rollerine ve aldıkları riske rağmen, Tazmanyalı kadınlar erkekler tarafından kötü muamele görmüş ve daha kaliteli gıdalara ulaşmaları engellenmiştir. Tazmanyalı kadınlar kötü gıdaları almak konusunda…

  • Hobbes, insanın, doğası gereği çıkarlarının esiri olduğunu kabul etti; ancak özel çıkarın hâkim olduğu bir toplumun insanın çıkarına olmadığını da teslim eden Hobbes oldu. Hobbes’a göre, doğru kullanıldığında, iradenin de temelini oluşturan aklın görebildiği işte budur. Hobbes, her toplumun temelinde bir sözleşme olduğunu savundu; bu, düzenin “ilahi” olduğunu söyleyen Kiliseye karşı, her toplumsal düzenin insan…

  • Montesquieu’nün Görkem ve Çöküş çalışmasını “okursak”, ne kadar materyalist bir bakışı olduğunu da hemen görüyoruz; çok çarpıcıdır. Roma Halkını, analiz ediyor, a) tribünlerde seyrettikleri ile vahşileştiklerini, böylece bütün halkların en bayağısı ve alçağı olduklarını; b) insani davranışı, sadece çocuklarda ve esirlerde deneyebildiklerini ve bunun ise sınırlı kaldığını, başka bir deyişle, Fransızların ancak kolonilerde gördükleri yırtıcılığı,…

  • Cimrilerin vefası az olur. Sf. 177 Alıntı; Aşkın Gözyaşları (Tebrizli Şems) – Sinan Yağmur, (Karatay Akademi Yayınları 260. Baskı, Mayıs 2011 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Hükümet, Ermenilerin Müslümanlara daha fazla bağımlı olması için bu durumdan istifade etmiş ve özellikle Hamidiye birliklerindeki Kürt yetkililere, Ermenileri kontrol altında tutma ve Ermeni fedailerine karşı koyma görevi verilmiştir. Kürtlere bütün Ermenilerin hükümete karşı olduğu ve onları yakından takip…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) 1. Kürtlerin Hâkimiyeti Ele alığımız bölgelerin (Van ve Bitlis vilayetleri) halkını, toplum yapısı olarak ikiye ayırmak mümkündür: Aşiretler ve reaya. Aşiretler, akraba birkaç köyden oluşan topluluklardır. Her aşirette boy aristokrasisi mevcut olup, söz konusu aristokrasinin en yaşlı üyesi, aşiretin…

  • Çalışmalarımda, “rezonans” kavramının, insanlara mutluluk getirdiğinin farkına vardım. “Rezonans” kavramı, “başka bir titreşimi ortaya çıkaran titreşim demektir. Rezonans, bir-birlerini tamamlayan iki nesnenin veya enerjinin, kendi aralarında alış-verişe geçmeleri halidir. Bu enerjilere, Çin kültüründe “Yin ve Yang” adı verilir. Işık ve karanlık veya sevgi ve minnettarlık kavramları da bu İkiliye dâhil edilebilirler. Verilen sevgiyle, ona karşılık…

  • Doğrudan üreticiler genel olarak tımar (ikta) sistemi ile gözetilip denetlenecektir. Tımar sahibi, köylülerin tasarrufuna bırakılmış toprak düzenine müdahale edemez. Köylü, ailelerine (Osmanlı reayası: Müslüman, Hıristiyan) verilmiş sınırlı toprak içinde kapalı tarla sistemi ile serbest çalışır. Oysa Avrupa’da feodal lord kendisi çiftçi olarak geniş toprağını serf aileleri arasında olduğu gibi, ürünler arasında da yeniden düzenleyebilir; açık…

  • Halkın “Maviler” ve “Yeşiller” olarak iki hizbe, bölünmesi de bu dönemde başlamasa bile, Justinyen Çağı’nda önem kazanmıştı; bu bölünme sportif olduğu kadar ve daha çok, politik idi. O dönemde politika hipodromda, daha sonra “At Meydanı” denilen şimdiki Sultanahmet alanı ve çevresi, yapılıyordu; “Maviler” yüksek tabakaları ve “Yeşiller” ise yoksulları çağrıştırıyordu, “Mevlevi” vs “Bektaşi” bölünmesine benzetebiliriz.…