Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sosyoloji

  • Travmanın kendisi bazı insanlara psikolojik olarak hiçbir zarar vermeyebilir; aslında onlara yardımcı olabilir. Burada söz konusu olan travmaya rağmen değil, travma nedeniyle daha iyi olmaktır. Sf. 155 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 155) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Freud ve Frank şiddet içeren misillemenin, adaletsizliğe daha doğal bir tepki olduğu konusunda bence haklıydılar.” Sf. 136 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. ) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Şiddet kullanan bir adamın bir gün şiddet kullanmayan biri olması için umut vardır, fakat bir korkak için hiçbir umut yoktur.” Sf. 135, 136 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 135, 136) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gandi şiddetsiz ruh gücü olan satyagraha’nın Hindistan’da aslında hiç olmadığını anladı. Zayıf olduklarında şiddet kullanmayan taraftarları, bağımsızlık onları güçlendirdiği an şiddet yanlısı olmuşlardı. Kendilerine bir bayrak ve bir ordu verildiğinde, hemen birbirine savaş açmışlardı. Şiddetsizliği seçebildikleri sırada, bunu yapmayı reddediyorlardı. Ölümünden iki hafta önce, umutsuzluk içinde, bir muhabire “Satyagraha konusunda hatalı olduğu noktanın, zayıfın silahı…

  • Psikologlar empatiyi, bilişsel, duygusal, motor, duyusal gibi farklı bölümlere ayırırlar. Bu ayrım, biraz soyut olmakla birlikte yararlıdır. Bilişsel empati, öteki kişinin düşüncelerini düşünmek anlamına gelir: Sizin kendi düşünceler kümenize sahip olduğunuzu bilirim ve bu düşüncelerin ne olduğunu anlamaya çalışırım. Duygusal empati, ötekinin hissettiği bir duyguyu hissetmeyi kapsar: Üzgün olduğunuzu gördüğüm zaman üzülürüm; bir bebek ağlamaya…

  • Bir başka araştırma, kişi acı çektiği zaman ateşlenen bazı nöronların, aynı kişi bir başkasının acısına tanık olduğu zaman da ateşleneceğini gösterdi. Burada bir beyin taramasıyla aydınlatılan şey empatinin kendisidir. “Ayna nöron sistemi” kavramını türeten araştırmacılar, insan beyninin %10’unun sadece gözlemlemekte olduğu şeyi sanki yapıyormuş gibi ilettiğini buldular. Beynin onda biri empatiyi iletmek için programlanmıştı. Sf.…

  • Özetle oksitosin, sosyal olarak anlamlı anlarda -cinsel ilişki ve emzirme gibi- duygusal bağlanma duyguları üreten aşk ilacı gibi bir şeydir. Sürekli varlığı sosyallikle, yokluğu ise yalıtılmayla ilişkilendirilir. Empati duygusu gelişmiş kişilerin doğal olarak fazla oksitosin reseptörüne sahip olup olmadıklarını insan merak edebilir. Sf. 104 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) –…

  • Sonunda İç Savaş köleliğin yerine ayrımcılığı koydu. Bir başka yüzyılda ırkçılığın sona ermesi için bir başka depresif lideri beklemek gerekecekti. Görevin geri kalanını ancak Martin Luther King’in şiddet içermeyen radikal biçimde empatik siyaseti tamamlayacaktı. Lincoln köleliği yasal olarak sona erdirdi; King ise ona ahlâki olarak son verecekti. Birincisi askeri güç gerektirmişti; İkincisinin ruh gücüne ihtiyacı…

  • Churchill’in siyasi akıl hocası, Birinci Dünya Savaşı döneminde Başbakan David Lloyd George bile Hitler’in “zihninde tek bir amaç olan doğuştan lider, çekici ve dinamik bir şahsiyet” olduğunu söylüyor ve şu sonuca varıyordu: “Ülkemizin başında böylesine üstün niteliklere sahip bir adamın olmasını isterdim.” Sf. 83 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) –…

  • Psikolog Martin Seligman 1967’de, “öğrenilmiş çaresizlik” adında çok etkileyici bir depresyon teorisiyle öne çıktı. Depresyonda olan insanların dünyayı olumsuz gördüklerini, çünkü erken başarısızlıkla yaralandıklarını ve çaresizlik duygusunu öğrendiklerini düşünüyordu. Sf. 67 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf.…

  • Kretschmer bu örüntüye dikkati çekmişti ve sadece kriz zamanlarında çoğalan ve hayatta kalan bakteri metaforuyla açıklamıştı. “Parlak coşkulu, radikal fanatik ve peygamber, tıpkı düzenbazlar ve caniler gibi daima oradadırlar, hava onlarla doludur,” fakat onlar ancak kriz sırasında gelişebilirler. “Barış zamanında, onlar bizim hastamız olurlar”, der Kretschmer ünlü sözlerini yazarak: “O zaman onları biz yönetiriz. Kriz…

  • “Bu insanlardan akıl hastalığını alırsak”, diyordu Kretschmer, “onların dehalarını sıradan beceriye dönüştürmüş oluruz. Akıl hastalığı bir “acınacak … rastlantı” değil, dehanın “onsuz olmaz katalizörüdür.” Sf. 30 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik İle Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Psikopatlar, yaptıkları kötülüklerden asla pişmanlık duymaz. Aslında o kadar hissizdirler ki, başkalarının hissettikleri duyguları görmek onlar için hayret verici bir deneyim olabilir. Bir vahşi yaşam belgeseli seyrettiğinizde nasıl hissettiğinizi düşünün, bir psikopat da sizi seyrederken benzer duygular içinde olacaktır. Sf. 247 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren;…

  • Deneyi, ABD’nin Stanford Üniversitesinde Psikoloji Profesörü olarak görev yapan Dr. Phillip Zimbardo yürütmüştür. 75 erkek, lisans öğrencisi deneye katkıda bulunmak için başvurmuş, aralarından 24’ü seçilmiştir (seçilen öğrenciler psikolojik olarak en istikrarlı olanlardır). Bazıları rastgele bir şekilde “gardiyan” olarak atanmış, geri kalanı ise “mahkûm” olmuştur. Sf. 231 İki hafta sürmesi planlanan deney altı gün sonra aniden…

  • Öğretmenlerin yüzde 70’ten fazlası, şöhret kültürünün çocukların arzu ve isteklerini arsızlaştırdığına ve maddi başarı elde etmek için eğitim ve çok çalışmanın gerekmediğine inanan bir neslin yetişmesine yol açtığına inanıyor. Sf. 234 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 –…

  • Bu ünlülerin arasından en narsist olanlarının realite şov yıldızları, sonra sırası ile komedyenler, oyuncular ve müzisyenler olduğu belirlenmiştir. Büyük ihtimalle sadece “kendileri oldukları” için meşhur olmaya hak kazandıklarına inananlar. Sf. 230 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV Yayınları, 2. Baskı Haziran 2015 –…

  • Yakınlaşma sorunları olan insanlar, bilinçsizce fiziksel veya duygusal olarak elde edemeyecekleri partnerler seçmeye eğilim gösterebilir. Bu durum, onların, ilişkilerin gerçek yüzünü tecrübe etmeden -genelde monoton ve zor olan- ve birine gerçek anlamda yakınlık göstermeden “âşık olmanın” getirdiği heyecan dolu, sarhoş edici duygular yaşamalarına olanak tanır. Bir idam mahkûmuyla ilişki yaşamak bunun ifade edilebileceği son noktadır.…

  • Çocuğunuza karşı gösterdiğiniz aşırı ilgi ve korumacılık, bir psikopat olmasa bile en azından bir narsist olarak yetişmesine yol açabilir mi? Bazen çocuklarına karşı büyük miktarda sevgi duyan bir ebeveyni, çocuklarını kendisinin idealleştirilmiş bir uzantısı olarak gören ebeveynlerden ayırt etmek oldukça güçtür. Sf. 169 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica…

  • En etkili terbiye şekli hoşgörüsüz, otoriter veya zayıf, liberal uçlar yerine kendine güven dolu, sert ama adil olandır. Ayrıca, kural koyulması konusunda onu da katkıda bulunmaya teşvik edin. Bu sayede kural koyulmasının ardındaki sebepler hakkında anlayışlı olur ve kurallara uyma ihtimali yükselir. Sf. 162 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve…

  • Bilimciler hâlâ psikopatinin doğadan mı, yoksa yetiştirilme tarzından mı kaynaklandığına dair kesin bir sonuca varamadı. Başka bir deyişle bir psikopatin tamamen genetik bir şekilde mi oluştuğu, yoksa yanlış yetiştirmenin bir ürünü mü olduğu hâlâ bilinmiyor. Sf. 134 Alıntı; Hayatımızdaki Psikopatlar (The Devil You Know) – Kerry Daynes ve Jessica Fellowes, Çeviren; Can Evren Topaktaş, (NTV…