Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tayyip Erdoğan ve AKP

  • Çevremizde kimse yoktur ki, Tanrı’nın gazabından korkusu, efendisinin gözün-den düşme korkusu kadar büyük olsun. Bir maaş, bir unvan, bir rütbe, cehennemin azaplarım ve cennetin zevklerini unutturmaya yeter.  Sf. 345 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kültler, ağır ve milletlerin çoğunluğu için yıkımdır. Uyruklarının batıl inançlarını sürdürmekte çıkarları olduğunu gören hükümdarlar, istedikleri zaman konuşmak ve milyonlarca uyruğun ihtiras ateşini Tanrı adına alevlendirmek hakkına sahip olan demagogların oluşturduğu ve oluşturabileceği etkiyi iyi düşünmüşler midir? Çoğu kez yaptıkları gibi, bir hükümeti karışıklığa uğratmak konusunda anlaşsalardı, bu kutsal vaizler ne yıkıma sebep olurlardı! Çoğu…

  • İçtenlikle sofu olan bir hükümdar, devlet için çok tehlikeli bir başkandır. Çok çabuk inanma yeteneği, daralmış bir zekâyı gösterir. Sf. 293 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Demokrat Parti İdaresi tıpkı müstemleke sahibi memleketlerin yaptıkları gibi, halka bazı maddi nimetler vermeye çalışmış, bir takım imar ve cihazlama hareketlerine atılmıştır. Fakat yine müstemleke idarelerinin yaptığı gibi, kendi iktidarını alabildiğine devam ettirmek ümidiyle Cehalet ve taassubu bir afyon diye kullanmayı, kütlelerin gözlerini açmamaya dikkat etmeği aklına koymuştur. Yani her milli idarenin yapması lazım olduğu…

  • Nihayet trene bindim, Bingöl Valisi Sayın Naci Rollas da trendeydi. Yerleştiğimiz açık vagondu. Herkes bir birini görüyor. Ben Vali Beylerin bölümündeyim. Ortadan laf ediyorlardı gayet laubali, bize bakarak ve yüksek sesle… Bereket versin Vali Beyle eşi arkaları dönük oturmuşlar da küstah bakışları görmüyorlardı. Otobüsteki sözler tekrarlanıyor, kadın hürriyeti, kadın memurlar, kadın mebuslarla alay ediliyordu. Vali…

  • Ertesi gün seçim neticeleri belli olmuş, Demokrat Parti kazanmıştı. Genç ayak takımı coşkunca bayram ediyordu. İlk otobüsle Genç’e trene gidiyordum. Otobüste söyleniyorlardı ihtiyarlar: -Şeyhler, seyitler geri gelecek. Camiler tekkeler açılacak, şehir karıları çarşaf giyecek. Gençler: -Karılar dayralarda (dairelerde) çalışmayacak, kız mektepleri kapanacak. Kızların okuması da noli ki. Erkekler dört karı alacak. Karılara “boş” dedin mi…

  • Teröristler ortaya dehşet verici bir şiddet manzarası çıkarıp zihinlerimizi ele geçirerek bize karşı kullanırlar. Bir avuç insanı öldürerek, milyonların ölüm korkusuna kapılmasını sağlarlar. Hükümetler korkuları yatıştırmak için bu terör tiyatrosuna güvenlik mizansenleri ve kitlesel zulüm ve yabancı ülkelerin işgali gibi muazzam güç gösterileriyle karşılık verir. s.155 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari,…

  • Bu yüzden teröristler porselen dükkânını yerle bir etmeye çalışan bir sineğe benzerler. Sinek o kadar güçsüzdür ki tek bir fincanı bile yerinden oynatamaz. O halde dükkânı nasıl yerle bir edecek? Gider bir boğa bulur ve boğanın kulağına girip vızıldamaya başlar. Boğa korku ve öfkeden küplere biner ve porselen dükkânına dalar. 11 Eylül’den sonra yaşanan buydu.…

  • Kelimenin düz anlamından da çıkarılabileceği gibi terörizm, siyasi durumu maddi zarar vermekten ziyade korku saçarak değiştirme amacı taşıyan bir askeri stratejidir. Bu strateji hemen hemen her zaman düşmanlarını çok fazla maddi hasara uğratamayacak zayıf zümreler tarafından benimsenir. Elbette her askeri eylem korku saçar. Ama bildiğimiz savaş söz konusu olduğunda bu korku yalnızca maddi hasarın yan…

  • Teröristler zihin kontrolü ustalarıdır. Az sayıda insan öldürseler bile milyarlarca insanı dehşete düşürmeyi, AB ve ABD gibi büyük siyasi yapıları sarsmayı başarıyorlar.  11 Eylül 2001’den bu yana her yıl, Avrupa Birliğinde yaklaşık 50, ABD’de 10, Çin’de 7 insanı öldürdüler ve dünya genelinde bu sayı 25 bine çıktı. Bunların çoğunluğu: Irak, Afganistan, Pakistan, Nijerya ve Suriye’de.…

  • 2017 Haziran ayında Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş yeni müfredatı tanıttı. Yaptığı açıklamalarda özellikle dikkat çeken iki husus vardı. Birinci olarak, beklendiği gibi “hayatın başlangıcı ve evrim” konusu müfredatta yer almadı. Durmuş’un bununla ilgili gösterdiği gerekçe “tartışmalı konuları öğrencilerin henüz kavrayabilecek bilimsel arka plana sahip olmadıkları kademelerde devre dışı bıraktık”…

  • Kimin kime ne borç verdiğini bilene kadar politika, tarih ve milletlerarası kavgalar hakkında hiçbir şey bilmiyorsun demektir. Ezra Pound Sf. 61 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ebû Hureyre’den: Allah Resulü (sav) buyurdu: “Karın ağrısından ölen şehittir. Karın ağrısının devası baldır.” [İkisi Rezîn’e ait.] Şehitliğin bir hadiste bu kadar ucuzlatılması demek ki İslâmî kesimin bir anlayışı. Akit Gazetesi yazarı Hasan Karakaya’yı da şehit saymışlardı. Sf. 175 Alıntı; Hadisler Hadisi Şerif midir? – Tunay Bayrak, (Berfin Yayınları, Kasım 2016 – Sf. 175) kitabından…

  • “Namaz, hayâsızlıklardan ve münkerden alıkor” mealindeki âyet (Ankebût 15) hakkında şöyle dedi: “Bir adam Peygamber(sav)e gelip: “Falan adam, gece namaz kılıyor, sabah olunca hırsızlık yapıyor” dedi. “Bir gün gelir (namazda) söyledikleri onu hırsızlıktan alıkor” buyurdu. [Ahmed.] Bu hadisin ilginçliği, günümüzde namazı hiç kaçırmayanların büyük bölümünün hırsızlıktan hiç de uzak kalmayışlarının belki de dayanağı olmasıdır. Sf.…

  • Rorschach kayıtlarını kullanarak, Nazileri sıradan insanlardan ayırmanın bir yolu yoktu. Her durumda Harrower, kişilik özelliklerinin Nazi rejiminin vahşeti ve gerçekleştirdiği zulümle çok az ilgisi olduğunu düşünüyordu. Alman faşizminin yükselişinde daha belirleyici olan, normal insanların mitlere, propagandacı manipülasyona, aldatmaya ve korkuya olan yatkınlığıydı ve bu yatkınlık, bizim türümüzün karakteristik bir özelliğiydi. “Burada da gerçekleşebilir,” dedi Harrower.…

  • Kelley, Hitler’in iş arkadaşları, doktorları, sekreterleri ve Nazi liderinin hayatına dair yakından bilgisi olan herkesle görüşme yapmıştı. Vardığı kanaate göre: “Hitler, kendi yeteneğine çok fazla inanmış, megalomanlaşmıştı. Üçüncü Reich’ı başarıya götürebilecek tek kişinin kendisi olduğuna inanıyordu. Bazen de vazifesi için kendisini Tanrı’nın seçtiğini hissediyor gibiydi.” Hitler’e karşı gelen herhangi birisi, liderin korkunç öfkesiyle karşılaşıyordu. Kelley’ye…

  • Kelley, Almanları açıklamak için tekrar sosyoloji, tarih ve Korzybski semantiğine döndü. “Delilik, Nazilerin durumunu açıklamıyor,” diye yazdı. “Her insan gibi onlar da kendi çevrelerinden etkilenmişlerdi. Birçok insandan daha büyük ölçüde, kendi çevrelerini de etkilemişlerdi.” Üçüncü Reich’ın yükselişini merak eden birçok insan gibi Kelley, Nazi ideolojisinin büyümesi ve Alman kültüründeki uzun soluklu zulüm eğilimi ve tarafgirlik…

  • Tutsaklarla uzun süre boyunca yakın olan Kelley, birkaç nitelik gösterdiklerine inanıyordu; şaibeli bir doğruluk dürtüsüyle gerçekleştirilen hemen hemen her hareketi haklı gösteren ölçüsüz bir hırs, zayıf bir ahlak ve aşırı bir vatanseverlik. Sf. 191 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 191) kitabından birebir…

  • Hess’in ifadesi, tutarsızlığıyla öne çıkıyordu. Savcılığı, uydurma belgeler düzenlemekle ve yalancı tanıklar göstermekle suçladı. Nazileri Almanya’yı bu şekilde yönetmeye iten şeyin “anormal [bir] akıl durumu,” olduğunu iddia etti. Lafı uzattıkça uzatırken, Göring onu susturmaya çalıştı. “Hiçbir şeyden pişman değilim… İnsanlar ne yaparsa yapsın, bir gün beni Tanrı yargılayacak. Ben ona cevabımı vereceğim ve benim masum…

  • Göring, Emmy’yle 1935’te evlendi. Carinhall’dan en sevdiği dinlence yeri olarak söz etmeye devam etti ancak başka bir av bölgesine de Emmyhall adını verdi. Emmy, kızları Eddayı doğurduğunda üç yıldır evliydiler. Göring, kutlama için Hava Kuvvetlerinin beş yüz uçağına, Berlin üzerindeki gökyüzünde yarış yapma emir verdi (Emmy bir erkek doğurmuş olsaydı, bu sayıyı iki katına çıkarmış…