Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tayyip Erdoğan ve AKP

  • Joseph Stiglitz’e göre ‘kendilerinden ülkelerinin su ve elektrik şirketlerini satmaları istenen ulusal liderler İsviçre bankalarındaki hesaplara yatacak komisyonlara göz diker, karşılarına çıkan fırsatın ölçeğini kavradıkları zaman gözleri irileşir ve devletin elindeki sanayilerin satılmasına yönelik muhalefet susturulur. Sf. 38 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 3 (Küresel Kriz ve Büyük Resim) – Steven Hiatt Çeviri; Cihat Taşçıoğlu,…

  • Saddam ise çakalları (1) ve tekniklerini biliyordu. 1960’larda CIA tarafından Kasım’a yapılacak suikastta yer almak üzere kiralanmıştı ve bizden, yani müttefikinden 1980’li yıllar boyunca çok şey öğrenmişti. Adamlarını özenle sakındı. Ona ikizi kadar benzeyen dublörleri vardı. Korumaları onun mu, yoksa benzerlerinden birinin mi güvenliğini sağladığını asla kesin olarak bilemiyordu. Çakallar başarısızlığa uğradı. Washington da bunun…

  • Sekiz yıllık İran-Irak Savaşı modern çağlar tarihinin en uzun, en masraflı ve en kanlı savaşı olmuştur. 1988’de bitene dek bir milyondan fazla insanın ölümüne yol açmıştır. Her iki ülkenin de köyleri, çiftlikleri ve ekonomisi harap olmuştur. Ama şirketokrasi yeni bir zaferin tadını çıkartmaya koyulmuştur. Sf. 240 Ama Suudiler İmparatorluk’a katılmaya istekliydi; Saddam ise bunu reddediyordu.…

  • USAID elemanı sözüne devam etmeden önce suyundan bir yudum daha aldı. “O arada Müslüman Kardeşler tekrar oyuna dâhil olmuştu. Nasır’ın ateist komünistlerle olan ortaklığı ve İslami bir yönetim kurmayı reddetmesi kendilerini ihanete uğramış gibi hissetmelerine yol açıyordu. Gündemdeki her şeyin Kral Faruk’u devirmek üzere Hür Subaylar Topluluğu’na dâhil oldukları zaman yapılan anlaşmayla taban tabana zıt…

  • “O kameralara kimin yakalandığım da biliyor musunuz?” diye sordu Jose. “Dedikoduya göre, George W. Bush babasının başkanlığı sırasında kokain kullanır ve normal dışı seks yaparken resimlenmiş.” Latin Amerika’da genç Bush ile kafadarlarının bu fotoğraflarının, Noriega tarafından Başkan Bush’u anahtar konumundaki kimi meselelerde Panama yönetimiyle birlikte davranmaya ikna etmek için kullanıldığı yönünde bir kuram vardı. Bunun…

  • Katılımcıların çoğundan daha şık giyimli bir adam bana kendisini Brezilya Başkanı Lula’nın en üst düzey danışmanlarından biri olarak tanıtan kartvizitini verdi. Benimle otelimin yakınındaki küçük bir parkta buluşmak istiyordu. “Lütfen bunun sadece sizinle benim aramda kalmasına özen gösterin,” demeyi ihmal etmedi. Sf. 150 Adını yazmadığım sürece not almamı kabul etti. Sf. 151 Vurguladığı çok önemli…

  • Benim her zaman tekrarladığım değerlendirmeme göre, bu acımasızlıktan, birinci derecede sorumlu olan Demirel’dir ve ben Demirel’in, bu üç fidanın koparılmasından büyük mutluluk duyduğundan hiç kuşku duymuyorum! Demirel, bir acımasızdır. Demirel’in uzun başbakanlıkları döneminde hiçbir af yasası çıkmamıştır. Vergi kaçakçıları, orman katilleri affedilmiş, hapishanedekilerle ilgili bütün af girişimlerine, Demirel iktidarları, en insafsız biçimde muhalefet etmiştir. Demirel,…

  • 1960’ların başında Türkiye’ye gelen İtalya’nın ünlü sanat tarihi ve restoratörü Sanpaulesi, Halil İnalcık Hocamıza unutulmaz bir mukayese yapmıştı: “Konya yolu üzerindeki ünlü Sultan Hanı, Alaeddin Keykubad tarafından 1220’lerde yaptırıldı diyorsunuz, bu tarihlerde İtalya’da böyle büyük bir eser yoktur.” Profesörün mukayesesi doğruydu, ne var ki Selçuklu İmparatorluğu’nun da bu hanların büyüklüğünde bir sultan sarayı bile yoktu.…

  • Şu anda, dünyamızın dört bucağında bazı yöneticilerin, başka yollardan başa çıkamadıkları sorunlarla savaşmak için, insan haklarını ihlâl eden hukuk düzenlemeleri yapmayı savunduğuna ve hukuku bir intikam aracına dönüştürmeye veya çıkar koruma aracına indirgeyen bazı düzenlemeler yapmaya giriştiklerine tanıklık ediyoruz. Sf. 160 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları,  1.…

  • Türkiye’de en pahalı ilk yirmi ilacın tamamı ithal ediliyor: On bir ilaç ABD menşeili firmalardan; altısı İsviçre ilaç şirketlerinden ve üçü ise Fransızlardan almıyor… Sf. 494 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 494) kitabından birebir alınmıştır.

  • AKP’nin kendi modeliymiş gibi övündüğü -Dünya Bankası dayatması- “Aile Hekimliği” sağlıkta özel sektörün temelini oluşturan ve neoliberal sistemin vazgeçilmez kâr unsuru oldu. Sf. 484 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 484) kitabından birebir alınmıştır.

  • Avrupa Yatırım Bankası’na göre, “şehir hastanesi” yatırımları yüzde 24 pahalıydı. Ayrıca alınan krediler de devlet borçlanmasına göre yüzde 83 fazlaydı. Bu biline biline… Türkiye’de yapılması planlanan 12 milyar dolarlık sözleşme değerinde 30 şehir hastanesi var. Devletin 25 yılda ödeyeceği para 31 milyar dolar. Mesele sadece hastane binasıyla/inşaatla sınırlı değil… Türkiye’de 1514 hastane var. Bunun 560’ı…

  • Türkiye’de aşı gideri 2005’te 18 milyondu; bugün 300 milyon dolara yükseldi. Sf. 249 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dünyada sadece reçeteli ilaç satışlarının 2022 yılında 1,43 trilyon dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor! On yıl önce 700 milyon dolardı; iki katından fazla artış gerçekleşecek görünüyor… Ya Türkiye? Türkiye 7 milyar dolar ile dünyada en büyük 16’ncı pazar. 2023 yılında dünyanın en büyük 10’uncu pazarı olması bekleniyor. 1980’lerde ilaç ihtiyacının yüzde 80’ini yerli üretim ile karşılayan…

  • “Shakespeare”, “Hamlet” faciasında, kahramanlarından birine, yaklaşık, şu öğüdü verdirir: “Tanrı’ya yemin ederek sözünü doğrulamak isteyen kimseye güvenme; sözünü yerine getireceğine Tanrı’yı tanık gösteren, bu tanıklıktan çekinecek kadar onur ve namus sahibi değildir!” Koca bile! Sf. 379 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 379)…

  • İnsanlar ne kadar az muhakemede bulunurlarsa, o kadar kötüdürler. Vahşiler, hükümdarlar, makam sahipleri, halkın ayaktakımı, insanların en kötüleridir. Çünkü insanların en az düşüncede, en az akıl yürütmede bulunanlarıdır. Sofu asla düşünmez ve kendini akıl yürütmekten korur. Bir görüş ileri sürmekten, her inceleme ve araştırmadan korkar, her sultayı izler. Sf. 354, 355 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali)…

  • Çevremizde kimse yoktur ki, Tanrı’nın gazabından korkusu, efendisinin gözün-den düşme korkusu kadar büyük olsun. Bir maaş, bir unvan, bir rütbe, cehennemin azaplarım ve cennetin zevklerini unutturmaya yeter.  Sf. 345 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kültler, ağır ve milletlerin çoğunluğu için yıkımdır. Uyruklarının batıl inançlarını sürdürmekte çıkarları olduğunu gören hükümdarlar, istedikleri zaman konuşmak ve milyonlarca uyruğun ihtiras ateşini Tanrı adına alevlendirmek hakkına sahip olan demagogların oluşturduğu ve oluşturabileceği etkiyi iyi düşünmüşler midir? Çoğu kez yaptıkları gibi, bir hükümeti karışıklığa uğratmak konusunda anlaşsalardı, bu kutsal vaizler ne yıkıma sebep olurlardı! Çoğu…

  • İçtenlikle sofu olan bir hükümdar, devlet için çok tehlikeli bir başkandır. Çok çabuk inanma yeteneği, daralmış bir zekâyı gösterir. Sf. 293 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 293) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Demokrat Parti İdaresi tıpkı müstemleke sahibi memleketlerin yaptıkları gibi, halka bazı maddi nimetler vermeye çalışmış, bir takım imar ve cihazlama hareketlerine atılmıştır. Fakat yine müstemleke idarelerinin yaptığı gibi, kendi iktidarını alabildiğine devam ettirmek ümidiyle Cehalet ve taassubu bir afyon diye kullanmayı, kütlelerin gözlerini açmamaya dikkat etmeği aklına koymuştur. Yani her milli idarenin yapması lazım olduğu…