Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Tayyip Erdoğan ve AKP
-
Caligula’yı, geçen yıl, yazdım; ancak yazarken, daha çok siyaset felsefesi açısından bakıyordum. Cumhuriyet yıkılıyordu, Julyus Sezar, cumhuriyet yıkıcısı ve bir diktatör adayı olduğu için, Brutus ve Cuntası tarafından öldürülmüştü; Brutus, bir “cumhuriyetçi” idi, ama cumhuriyet yıkıcısını öldürmekle birlikte cumhuriyeti kurtaramadı. Hedefinin bilinmemesi ve yalnızca, “sen de mi, oğlum” sözüyle hatırlanması bir tarih talihsizliğidir. İzleyen iç…
-
Yalnız bu durum sanıldığından yaygındır; epileptikler arasında, vecd halinde, kendilerini Tanrı ile yüz yüze konuşurken hayal edenler ve bu nedenle de “peygamber” olduklarına inananlar çoktur. Epilepsiye “peygamber hastalığı” da denmesinin nedenlerinden birisi buradadır. Sf. 212 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları 1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tersinden de söyleyebilirim; birisi oturmak için minder taşıyorsa ve sandalyesine, kıçından yukarı ve arkasına minder konuyorsa, böylece dayanması kolaylaştırılıyorsa, saralı olduğuna hükmetmek durumundayız. Böyle bir halin, bel fıtığı ile bir ilgisini kurmak pek zordur. O halde tıptaki mesleki ve ahlakı bunalıma tekrar işaret edebiliyoruz. Sf. 200 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları 1.…
-
Ben Gurion, Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra, New York Times’da yayınlanan bir yazısında şöyle demiş: “Eğer iktidar bir amaç değil, yurda ve ulusa hizmet için bir araç ise, her sorumlu devlet adamı, zamanla kendi kendine şu soruyu sormalıdır. Acaba tekdüzeliğin bir kurbanı mı olmuştur? Gerçekle karşılaşmak yeteneğine hâlâ sahip midir? Her şeyin sonunda bağlı olduğu sade yurttaşın…
-
Öğrenme istek ve kabiliyetini yitirmiş bir tayfadandırlar. İslâmizm, öğrenme kabiliyetini yitirme vesilesidir. İslamistlerin çok yükseltileni en cahilidir ve hepsi budur. Çöküş, bunlar için, bir yazgı değil, hedeftir ve yaşama biçimidir. Çöküş’ten haz aldıklarını görebiliyoruz; Gonçarov’un, Oblomov’unun final sahneleri bunları resmetmektedir. Oblomov, en dipte, pek mesuttur. Oblomov’lar, çöküşte mutludurlar. Sf. 190 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın…
-
Ahmet’in babası Mehmet Davutoğlu, ilk eşi Memnune ölünce, bu adın ilk üç konsonu “mmn” Maamin ile aynıdırlar, “Sefure” ile evlenmişti; bu adın, “sefure”, hazırlamış olduğum isim’ seçkisinde olmamasına rağmen, bir Karay adı olduğunu göstermek zorundayım. Sf. 170 İsim-bilim’in önemli bir açıklayıcı değişken olduğunu görüyoruz, Davutoğlu’nun -kızı Sefure’nin Sabri Ülker’in kızı Ahsen Özokur’un oğlu Ahmet ile…
-
Ahmet’in annesi “Sefure” idi, karısı “Sare” oldu, kızına “Hacer Bike” adını koydular; bütün isimler karaydılar ve soyadı “Davutoğlu” ekstra, Karaizm’in kurucusu Anan ben Davut’a nisbet davutzâde, Davudov, ya da “Davutoğlu olarak taşıyorlar, işte Ahmet Davutoğlu’nun bakan olmasının nedeni de buradadır. Bakan olunca, Devlet Bahçeli, “milletvekillerinden dış işleri bakanı olabilecek birisini bulamadınız mı” yollu soruyordu, biliyor…
-
Yunus Emre, bir ümmi ve bir sufi idi, Horasan’dan geldiğine inanılıyor, İbranîyet etkilidir. Hurufi olduğunu söyleyebiliriz, Kabalaya çok yakındır. 2009 yılında dizeleri, İbrani dilinde ve İsrael’de yayınlandı ve felsefesi ile Musevilik arasında bağlar kuruldu. Güçlü bağlar var. Şu açıklayıcı notları eklemek durumundayım. Ümmi, Arabî “üm”, aslı “um”, ana sözcüğünden geliyor, “ümmi”, anadan ya da anadan…
-
Bir “Karay” olan Ahmet Davutoğlu’nun eşinin adı da Sara’dır, İsak ya da Yisak’tır ve Türkçe karşılığı “Gül” olup, “güler”, hande, “gülüş” ve “gülen” türevleridirler. Demek ki “gül” ve “gülen” köken olarak birbirine yakın duruyorlar. Sf. 23 Karaim’in kurucusu Anan Bin Davud idi, Anan, “Bulut” demektir, “Bin Davud” ise “Davudoğlu” olmaktadır. Ahmet Davutoğlu’nun bir “ Karay”…
-
Bu üç ihanetten birisidir; a, Kemalistlerin Kemalizm’e, b, Müslümanların İslam’a ve c, meslek ve kariyer sahiplerinin kabiliyet ve birikime ihanetleri iç içedir. Belki üçüncüsü en grotesk olandır; imam-hatip okulları öğrenme kabiliyetini ve zamanla tüm kabiliyetleri yok etme yoludur, bunu görmek zorundayız. Şimdi, tüm birikimsizler ve kabiliyetsizler, tüm birikimleri ve kabiliyetleri kovuyorlar ve yerini alıyorlar. Hiçbir…
-
“1997’nin başlarında, önce Tayyip Erdoğan Amerikan rüyasını gerçekleştirdi ve ABD vatandaşlığına geçti. Erdoğan’ı daha sonra Abdullah Gül izledi ve böylece Gül için ABD serüveni başlamış oldu…” Sf. 170 Alıntı; Musa’nın Gül’ü – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları 6. Basım Mayıs 2007 – Sf. 170) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gül, 11 Mart 1996’da TBMM’de yaptığı bir konuşmada ise İsrail ile ilgili olarak “Müslümanların hâkim olduğu bu bölgede, İsrail, yabancı bir güç ve kültür olarak, uluslararası destekle bölgeye yerleştirilmiştir; işgalci ve yayılmacı bir devlettir. İsrail, bugünkü konumuna gelmek için, yakın geçmişinde, teröre dâhil her türlü aracı kullanmış bir ülkedir” görüşünü dile getirmişti. Sf. 155 Alıntı;…
-
Türk adıyla anılmaktan hayâ duyuyorum diyen Bayındırlık Bakanı Zeki Ergezen. Sf. 152 Alıntı; Musa’nın Gül’ü – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları 6. Basım Mayıs 2007 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
“T.C. 58. Hükümet Başbakanı Sayın Abdullah Gül’e; Öncelikle şahsınızda AK Parti Hükümeti’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” Sf. 136 “Aynı biçimde “Kürt meselesi, PKK bitmiş, olanları yabancılar körüklemektedir” vb. yaklaşımların da sorunu daha da ağırlaşmış bir ortama yol açtıracağı özenle görülmelidir. Aksi halde önceki parti ve hükümetlerin başına gelenlerin AK Parti ve Hükümeti’nin başına gelmesi de…
-
28 Aralık 2005 tarihli gazetelerde Abdullah Gül’ün oğlu Ahmet Münir Gül’ün adı kazaya karışıyor, kaza sonucu bir kişi hayatını kaybediyor, bir kişi ise yaralanıyordu. Bu olaydan önce Tayyip Erdoğan’ın oğlu Sanatçı Sevim Tanürek’e çarparak onun ölümüne sebep oluyordu. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan 34 DM 8144 plakalı Range Rover cipiyle başka bir araca…
-
“Ben bu gezileri yapmadan önce, şimdi senin oturduğun koltukta (eliyle koltuğa vurarak) ABD Dışişleri Bakanı Powel oturuyordu. Onunla 2 sayfalık 9 maddelik bir plan üzerinde anlaştık. Ama ben her yaptığımı kalkıp anlatamam ki…” Gül’ün işte o “anlatamadığı” ve bizim 23 Şubat 2004 tarihli yazımızda bir bölümünü Yeniçağ okurlarıyla paylaştığımız “gizli işler” in bugüne kadar birçok…
-
Abdullah Gül, Amerika’da en etkin kuruluşlardan sayılan Amerikan Yahudi Komitesi ile de bir araya geldi. Gül, 24 Şubat 1997’de ABD’de Türk Büyükelçiliği’nde American Jewish Comitte ile yaptığı bu görüşmede “Yahudilerin en rahat olduğu ülke Türkiye” açıklamasını yapıyordu. Sf. 59 Gül, 1997’nin Ağustos ayında İskoçya’da yapılan “Three Lateral Commission” toplantılarına yapılan davet üzerine devlet bakanı sıfatıyla…
-
Ve Abdullah Gül temaslarını, eğer bir dünya devleti varsa, bunun en azından zihinsel merkezi olan CFR ile yani Council of Foreign Relations ile tamamladı. Bu görüşmenin önemini Fehmi Koru köşesinde şöyle değerlendiriyordu. Sf. 57 Dünyanın en etkili düşünce üretim merkezi olarak bilinen Council on Foreign Relations ’in bir sıfatı da “dünya hükümetidir Gerçekten de, CFR…