Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tehcirler

  • Mıkırtiç Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Tigranakert [Diyarbakır]) Asıl Tigranakert, Ararat Ovası yönünde bulunan 25 kilometre uzaklıktaki Farğin’dir. Kral Büyük Tigran’ın sarayı ordaymış; ama deprem yüzünden yıkılmış. Tigranakert’ten Ağrı Dağı gözükürdü. Oradan Tigris Nehri geçerdi. Biz doğma büyüme Tigranakertliyiz. Ben her şeyi teferruatlı olarak iyi hatırlıyorum. 1915 yılında bizi aniden sürgün ettiler. Ben çok küçüktüm; ama…

  • Grigor Ekizyan’ın Tanıklığı (D 1921 Malatya) Babam Malatya’ya gitmiş; karısının ve çocuğunun sürgün yollarında öldürüldüğünü duymuş… Mecburen yeniden bir Ermeni’yle evlenmiş; yeniden ev bark kurmuş. Ben, Grigor, babamın ilk çocuğuyum; 1921’de doğdum. Sonra, 1925’te diğer erkek kardeşim doğdu. 1929 yılına kadar babamın ailesi o Türk Hüseyin’in altı erkek kardeşiyle çok sıkı ilişkiler içerisindeydi; zira onlar…

  • Karapet Sahaki Faraşyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Balu [Palu]) Babam ve annem Büyük Kharberd [Harput] Koleji’ni bitirmişlerdi. Kharberd’de Yeprat Koleji, Fransız Koleji, Alman Koleji ve Büyük Amerikan Koleji vardı. Bizim, köydeki yazlık evimize gitme alışkanlığımız vardı. Köyün ismini hatırlamıyorum; bir su kaynağının adını taşırdı. Orada sıcak günler geçirirdik. Sonra, bağbozumundan ve meyveleri topladıktan sonra Balu’ya dönerdik.…

  • Marta Caniki Öylenciyan’ın Tanıklığı (D. 1912, Kharberd [Harput]) 1914’te babamı askere aldılar; onu bir daha görmedik. 1915’te bir gece Türk komşumuz evimize geldi; bizi kendi evine götürüp sakladı. O adam Ermenilerin katledileceğini duymuştu. Ama sabah zaptiyeler gelip bizi buldular; sürgün edilenlerin kervanına katılmamız için tüfek dipçiğiyle iterek bizi dışarı çıkardılar. Artık yürüyemiyorduk. Bir evin kapısının…

  • Margarit Sargsi Nacaryan’ın Tanıklığı (D. 1910, Kharberd [Harput]) Babamın adı Sargis Torosyan’dı. Babam Kilikya’da bulunmuş ve Büyük Devletlerin Ermenilere bağımsızlık verecekleri umuduyla Ermeni gönüllülerle birlikte 1918’de savaşmıştır. Köyümüzde pek çok Ermeni evi vardı. Köyümüz gibi zengin bir köy yoktu; suları bol, toprakları geniş, kazancı boldu. Evde yağ, et, ekmek, her şey vardı. Yalnızca sabunla kumaşları…

  • Yeğsa Antonyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Kharberd [Harput]} (Olayların sağ kalan görgü tanığı uzun süre konuşacak durumda değildi, Ağlayıp titriyordu. Ben de etkilendim ve onunla beraber ağlamaya başladım. Şuuru yerine geldi, kendini topladı ve gözyaşları dökerek anlatmaya başladı. V.S.) “Ebeveynim çiftçiydi. Kışın masanın üstüne büyük bir yorgan serdiklerini, altına da çanak içinde yakacak koyup ateş yaktıklarını,…

  • Stepan Zakari Stepanyan (D 1907 Kharberd Til Köyü) Babam beni görünce bayıldı. Sonra, diğer çocuğu da getirtti. Bir de bir kadın getirdiler; Kürt elbisesi giymiş, bir de yaşmak takmıştı; baktık ki, amcamın karısıymış; birbirimize sarıldık. Dersim Kürtleri eskiden Ermeni’ymiş; sonra din değiştirmişler. Soygun yaptıkları doğrudur; ama Ermenilerin canına zarar vermezlerdi. Eşyalarımızı toplayıp, yola düştük. Sf.…

  • Stepan Zakari Stepanyan (D 1907 Kharberd Til Köyü) Meşrutiyet ilan edilene kadar Ermeni gençleri askere alınmıyor idiyse de, ondan sonra Ermenileri silahaltına almaya başladılar. Ermeni gençlerimizden pek çoğu Rusların tarafına gönüllü olarak geçti. Bu durum Türklerin hoşuna gitmedi. Onlar Kaiser Wilhelm’in yanına şikâyete gittiler; o da Türklere; “Ermenileri tehcir edin” dedi. Sf.405 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta…

  • Sargis Karapeti Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D. 1903, Kharberd [Harput], Khula Köyü) Türklerin arasında da iyi insanlar vardı. Bütün Türklerin kötü olduğunu söylemek mümkün değildir. Türk aileleri pek çok Ermeni’yi yanlarına alıp saklamıştır; bazılarını da para karşılığında saklamışlardır. Büyük annem sık sık beni tanıdığımız bir Türk Bey’in evine götürürdü. Bey’in annesi bana Türkçe şiir okuturdu. Büyük annem…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Kaymakam yerli eşrafın adamlarını ve sivil giyimli Kürtler olan Hamidiyeleri de silahlandırmıştı. Canavar görünümlü adamlar şehir kuşatmışlardı. Kimse kaçamazdı ve vicdan sahibi Türkler tanıdıkları Ermenilerin evlerine yaklaşmaya korkuyorlardı. Sf. 391 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler;…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Babam yiyeceği aldıktan sonra, alçak sesle: “Oğlum bana bir tane taze koyun postu getir ki, sırtıma koyayım; o kadar çok dövdüler ki, yaralarım simsiyah kanla kaplı” dedi. Ben babamın o ricasını yerine getirdim. Pazar günü amcamın evine döndüm. O günlerde belediye reisi olan…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Sonbahar aylarında bağcılık faaliyetleri başlardı. Yazın dutu kuruturlardı; o kış aylarında temel yiyecek maddesiydi. Ermeniler üzüm özünden ceviz sucuğu hazırlıyorlar, pestile sarıyorlar ve yılbaşında açmak üzere çömlek içine yerleştiriyorlardı. Sf. 389 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme…

  • Hakob Manuki Holobikyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Kharberd [Harput], Çarsancak, Berri – Peri); Katliam başladığında, bölgemizdeki altmış dört köyün Ermenileri ve merkezimiz Berri (Peri) şehri müreffeh bir durumdaydı. Bizim Berri Şehri’nin 700 hanelik nüfusunun büyük bir kısmı Ermenilerden oluşuyordu; sadece 100 hane Türk vardı; onlar da başka yerlerden gelen insanlardı; yerli değildi. Şehir altı mahalleden oluşuyordu:…

  • Yeğsa Antoni Khayacan Yan’ın Tanıklığı (D. 1900, Kharberd [Harput], Habusi Köyü) Ben Kharberd’in Habusi Köyü’nde doğdum. Köprünün öteki tarafı Palu’ydu. 1922 yılına kadar oradaydım. Köyümüzde pek çok ağaç ve çiçek vardı. Biz altı yüz haneydik; içimizde kasap, marangoz, ayakkabıcı, çiftçi vardı; hepsi de Ermeni’ydi. Sf. 386 Köyümüzde bir kilise ve okul vardı. Okulumuz Protestan okuluydu.…

  • Elmas Aharoni Kavukçuyan’ın Tanıklığı (D. 1883, Kharberd [Harput]) “Bir aracı vasıtasıyla badem ihraç ediyorduk.” Sf. 375 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım 2013, Sf. 375) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ğazar Gümüşgerdanyan’ın Tanıklığı (D. 1905, Arabkir) Yirmi dört bin Ermeni yaşıyor dedikleri Arabkir’de topu topu bin dört yüz Ermeni kalmıştı; bunu da oradaki tüm zanaatkârların, nalbantların, demircilerin, bakırcıların Ermeni olmasına borçluyduk. Öyle ki, zanaatkârları orada tuttular. Sf. 366 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve…

  • Hovhannes Poğosi Ginosyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Arabkir) Sonra Fransa’ya gittim. Lyon’da HOK’a üye oldum. Lyon’da yaşayan Arabkirlilerin Vatanseverlik Derneği’ni kurduk. Devlet derneğimizi tanıyıp onayladı. Aidatların ve küçük balo gelirlerini Amerika’ya, Arabkir Merkezi Yönetim’ine gönderdik. Ermenistan’da Nor [Yeni] Arabkir mahallesinden toprak satın aldık. İlk binanın temelini attık. Sovyet Ermenistan’ı liderinin imzası gümüş bir tabelanın üstüne işlenmişti.…

  • Arakel Ğazari Tagoyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Tercan, Çıkhınlots Köyü) Hacılar haricinde Türk ve Kürt ahali de toplanıp bizimle kurban eti yer, bizimle sevinir, şarkı söyler ve dans ederdi. Şifa bulmaları için, Aziz Karapet’in mezarının üstüne hastalar getirirlerdi. Sf. 341 Bizi nehir kıyısına götürdüler. Her akşam bir tellal bağırıyordu. O tellal, Muşlu Müslümanlığı seçmiş bir papazdı.…

  • Garnik Khaçaturi Stepanyan’ın Tanıklığı (D 1909 Erzincan Mamahatun Köyü)  “O mağaralar görülmemiş cesetlerle doluydu ve insanlar gelip fotoğraf çekebilirdi. Bizim yetimhanenin çocukları oraya cesetlerdeki altın dişleri çıkarmaya gidiyorlardı. Beni de yanlarında götürdüler. Ermeni olduğumdan şüphelenmesinler diye, ben de gittim. Bizimle birlikte İbrahim adında bir çocuk vardı; cesetleri evirir çevirirken “baba!” diye bağırdı ve düşüp bayıldı.…

  • Manuşak Harutyuni Ter-Stepanyan’ı Tanıklığı. (D 1908 Erzurum) Zaptiyeler süngülerle bizi kolaçan ediyorlardı. Şehrin listesini getirdiler; okumaya başladılar. Kim ki Harput kentinden değildi, öyleye sürgündü, Ermeni idi; götürüp boğazlayacaklar. Sf. 329 Sonra bir adam Stavropol’den bizim yetimhaneye geldi, beni kendi evine götürdü. Eşi doğum esnasında felç olmuştu; üç çocuğu sahipsiz kalmıştı. Ben onlara baktım, besledim ve…