Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Türk Tarihi
-
“Kaşgarlı Mahmud’un belirttiği gibi Türk dilindeki 9 sesli ( a, e, ı, i, o, ö, u, ü) öteki sessiz harfleri Kürtlerde de görmekteyiz. Türkçede olmayan sesler Kürtçede de yok.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978, Sf. 65) kitabından günümüz Türkçesine çevrilerek alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Artık bu iddia doğru değil. İnce ve…
-
“Ermeniler ve Firikler Anadolu’ya MS 600 yıllarında gelmişlerdir. Tunceli merkezinin (Kalan) kurulduğu köyün adı Mamikân dır. (1) Şerefname’ye göre bütün Kürtler, Kurmançlar Bokht ile Becen (Peçen) adlı iki kardeşten türemişlerdir. Bamus Peçeneklerde şahıs adı, Diyarbakır’da bir köy adı.” Alıntı: Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm – Mahmut Rışvanoğlu (1978, Sf. 56) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.…
-
“Macaristan’da bir dere adı “Bego” Kürtlerde çok kullanılan bir isim. Macaristan’da bir kasaba adı olan Sağir – Began Tunceli- Nâzımiye de bir köy adı. Prag Üniversitesi Profesörlerinden Josef Blaşkoviç 1966 da “Çekoslovakya topraklarında eski Türklerin izleri” adlı makalesinde, ülkesi için “Kürt on köyün adıdır ve Macaristan’a yerleşmiş Kürt adlı Türk boyunun adıdır.” diyor.” Alıntı: Doğu…
-
“Yenisey yazıtlarında MS 650 yılında ölen “Kürt Elkanlığı hükümdarı Alp Urungu’ya aittir. Macarların atası olan Ungurlar’ın Türk olan yedi oymağı şöyledir; Jalancak (Yalancak), Çertan (Erzurum’da köy ismi), Kondam (Tunceli- Pülümür ve Kırşehir’de Kındam adlı köyler var), Borçol, Yapago, Ulaş, Szekely. Yedi Macar birliğini oluşturan oymaklar; Kabar, Gyarmat, Taryan, Yene, Ker, Keszi, Kürt.” Alıntı: Doğu Aşiretleri…
-
“Timur memleketini “yasa” ve “tüzük” ile yönetti. Şems İci’nin yazıp Timur’a sunduğu “Tuhfa” (armağan) adlı eserinde “Şeriat yerine yasaya ve din karşısında da Riyazî (matematik) ilimlere öncelik tanınmalı” diyor. Atatürk’e bu eserden bahsettiğimde” Yaman bir Türk bu Timur” dedi.” Alıntı: Hatıralar – Zeki Velidi Togan (1978, Sf. 125) kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.
-
“Bazı Başkurtça kelimeler Alkış= Dua, Kargış= Beddua (Harput’ta karış diyorlar.) Kürege= Külek (ahşap kavanoz), Gurut = Kurut (kurutulmuş çökelek), Usgur= Uşkur (Harput’ta üsküre) .. Köyümüzde akrabamız olan Ehil Molla adında yaşlı imam çoğu zaman içkili olurmuş ve içkili halde halka namaz kıldırırmış…. Annemde kürege denen ağaç kapta “acı bal” denen bu içkiyi yapar ve babamdan gizli…
-
İl (devlet) gider, Töre (toplumsal kurallar, adalet anlayışı da denilebilir) gitmez. Alıntı: Ülkücüye Notlar – Necdet Sevinç (s. 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Türklerin tarih boyunca başarılı devlet idarelerinin ve bu sayede büyük ve güçlü devletler kurmalarının iç dinamiklerinden biri töredir. Yahudilerin de her türlü vatansızlık, sürgün, itilmişlik gibi olumsuzluklara rağmen yok olmamaları…
-
Dildeki her kelime yapıtaşı gibidir. Büyük ve muhteşem binalar yapmak istiyorsak, tuğlamız, yapıtaşımız, çok olmalıdır. Dilde Arapçanın girmesine ilk tepki Kaşgarlı Mahmut’tan 1072 yılında gelmiştir. Alıntı: Ülkücüye Notlar – Necdet Sevinç kitabından birebir alınmıştır.
-
İlk büyük Türk denizcisi Çakan Bey’in Bizans donamasını yönettiği 19 Mayıs 1090 tarihi Türk Deniz Kuvvetlerinin kuruluş günüdür. Büyük Hun İmparatorluğu devrinde Mete Han’ın tahta çıktığı M.Ö. 209 tarihi de Türk Kara Kuvvetlerinin kuruluş yılıdır. Eskiden, Preveze zaferinin kazanıldığı gün olan 28 Eylül 1538 Deniz Kuvvetlerinin, Yeniçeri Ocağının kurulduğu gün olan 28 Haziran 1363’de Kara…
-
“Kuruşçev’in Raporundan; “..1943’de bütün cephelerde Sovyet kuvvetleri lehine gedikler açılmış iken, .. Kalmuk Cumhuriyetinin bütün halkı sürüldü, Mart 1944’te bütün Çeçen ve İnguşlar yerlerinden edildiler, 1 Nisan 1944’te Balkarların hepsi .. Çok uzaklara sürüldüler, ..Ukraynalılar çok kalabalık oldukları için aynı akıbetten kurtuldular.”” Alıntı: Demokrasi ve Totalitarizm – Rymond Aron (Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.