Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya

  • Osman’ın dedesinin adının Süleyman veya Soliman olduğu rivayet edilmektedir. Babasının adı ise Er Togrul’dur; “togrul” yırtcı kuştur, çağro, balaban, tonga, togan veya doğan, hep ana hep aynı yırtıcı kuşun çeşitleridir. Kardeşlerine gelince; Tundar var, kendisi öldürüyor, Gündüz, dönüyor, bir diğerine, Neşri “Sarı Yatı” diyor, ancak tartışmalıdır bir çalışmanın yazarı Prof. Sümer “Sarı Batu” olduğundan kuşku…

  • Türkiye aydını üç büyük zayıflık ile yüklüdür. Türkiye aydınının red geleneği yoktur. Kurgu alışkanlığı ise hiç yoktur. Türk’te hayal kurma eğilimi son derece zayıftır. Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Nisan 2002 – Sf. 279) kitabından birebir alınmıştır.

  • Din, Türklerde, bir imandan çok bir politika imkânıdır ve bu önerme zaman sınırı tanımamaktadır. Türkler, iktidara gelmek veya hücum ya da savunmada dini, bir öğreti ve bir bayrak olarak kullanıyorlar; çok din değiştirmelerini ve genel olarak bağnazlıktan uzak kalmalarını bu önerme ile açıklayabiliyoruz. Sf. 63 Alıntı: Şebeke (Network) – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı…

  • (Osman’ın) Babası Ertoğrul, amcası; Tundar, Oğlu Orhan, Orhan’ın oğlu Murat. Sf. 39 Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şu “Anadolu Atatürk” Liseleri maskaralığına kesinlikle son vermekten yanayım; ancak sömürgelerde “ulusal dili” yok edecek kadar bir emperyalist ülkenin dili öğretilir, buna isyan etmek zorundayız. Dilini sevmeyen halkını sevmeyendir. Diline titiz olmayan, inancıma göre, halkından kopuk bir soysuzdur. Sf.14 Orta öğretimde yardımcı ve zorunlu ders olarak, Arapçanın ve Farsçanın öğretilmesini çok yararlı ve gerekli buluyorum,…

  • Beşikçi, bir düşün gerillasıdır. İsmail, bir mantık teröristidir. İsmail Beşikçi, bir güzellik bölücüsüdür. Ve bir ahlâk bombasıdır. Sf. 299 Bir derviş olmuştur ve acı duymuyor. Türkiye Cumhuriyeti için ne büyük bir talihsizlik; İsmail Beşikçi hapishane acısı duymuyor. Hapise böylesine kolaylıkla girebilen bir insana ne yapılabilir? İsmail Beşikçi Türklüğün geleceğidir ve Türklüğün büyük onurudur. Ve Doktor…

  • Kültür bir yaşam biçimidir ve eninde sonunda bir bellek demektir. Türklüğün belleği siliniyor, kültürü kazınıyor, kimliği yırtılıyor. Türklük, belki dünyada hiçbir kavimde görülmeyecek kolaylıkta sömürgeleşiyor. Peki, buna kim itiraz ediyor? Peki, kaç aydın bunun farkında görünüyor? Sf. 274, 275 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 274, 275)…

  • İngilizce konuşulmayan hangi ülkede bir televizyon kanalının adı “star” diğeri “Show” olabiliyor. Hangi millet böylesine kolaylıkla sömürge hâline gelebiliyor? Bugün Türkiye’de kök salanın sadece köksüzlük olduğunu görmeyen gözler kör değilse nedir? Bugün Türklükten geriye ne kalıyor? Bu millete sürü – maymun diyecekler olursa fazla haksızlık mı yapmış olurlar? Bu sürü gençliğin, bu sürünen yaşlılığın giyiminde…

  • Şimdi Kemalist dilciliğin müthiş kolaycılığına gelmek istiyorum; zaman içinde İran üzerinden alınan Farsça ve Arapça sözcüklerin Türkçe telaffuzlarında bu dillerin aslında var olan gırtlaktan çıkartılan veya küçük dilin kapatılmasıyla söylenen seslerin hepsi dilimizden çıkartılmış ayın ve gayın benzeri sesler Türkler için telaffuz edilemez hâle getirilmiştir. Daha da önemlisi bütün dillerde yer alan uzun ve kısa…

  • Bir; Türk dili ve özellikle halk dili Türkmen Türkçesi, çok uzun yıllar Farsça tarafından kolonize edilmişti. Bunun bir uzantısı var; Arapçanın Türkçe üzerine yayılması çok daha sonraki yüzyıllara denk düşüyor ve halka inmeden sadece Osmanlı aydınlarında sınırlı kalıyor. Bunun da bir uzantısı var; Türkçedeki Arapça baskısı esas olarak Farsça üzerinden geliyor. İki; Türkçe Farsçadan kurtulmadan…

  • Güce inanıyordu; “Ancak kılıçlı el hükümdar asası tutabilir.” Şeklindeki Tatar atasözünü şiar edinmişti. Acımasızdı. Sf. 204 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.

  • Göçebe karakterinin önemli özelliklerinden biri de yeniliklere kapalı olmamasıdır. Sf. 269   Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 269) kitabından birebir alınmıştır.

  • Göçebe özgür yaşamaya alışmıştır. Sf. 265  … göçebenin sert ve kaba bir yaratılışı vardır. Fakat bu sertlik ve kabalık altında engin bir ruh, cesaret ve iyi niyet yatmaktadır. Sf. 267 Reis ve göçebeler arasındaki bağ, modern devletlerdeki idare edenle edilenler arasındaki bağdan başka bir şey değildir.  Sf. 269  Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe…

  • (1) .. böylelikle lâik bir ahlâkın en önemli özelliklerinden biri cesaret normuna dayanmış olmasıdır. Bu cesaret normu yabancıya saygı, misafire hürmet ve mertlik, sözünde durma, sorumluluk ve yalan söylememek şeklinde görünüyor. Sf. 265  Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 265) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • İslamiyet’in çok defa aşırı bir şekilde yorumlanan ezici kurallarını göçebelerde görmek mümkün değildir. Şafii Mezhebindendirler. Hoca, imam gibi bir görevlileri yoktur. Göçebelerde bâtıl inanışlar, mistik bir hayat felsefesi geniş ölçüde çalışmamıştır.  Alıntı: Doğu’da Değişim ve Yapısal Sorunlar (Göçebe Alikân Aşireti) – İsmail Beşikçi, (2. Baskı – Sf. 231 ile 233 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1997):…

  •  10 Mart 1341 (1925) tarihinde İçtima: 74, Celse:1, Reis Kâzım Paşa 1341 Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye Vekâleti Bütçesi: Sf. 320, 324 arası.         2. Celse;  İsmet Bey Nafıa (Yararlı İşler, Bayındırlık) Vekâleti Bütçesi: Muhtar Bey (Trabzon); (Osmanlı döneminin Nafıa Vekilliğini yapmış;) “…  bu memleketin yükselmesi daima nafıa işlerinin yani vesaiti nakliyenin (araçların naklinin) ve memleketin…

  •  1 Eylül 1339 (1923) tarihinde İçtima: 12, Celse:1, Reisisani Ali Fuat Paşa Maliye ve Adliye Encümenleri Devreden Evraklar Hakkında Mazbata Sundular; Sf. 326, 330    Tunalı Hilmi Bey’in Türkçe Kanunu’nu Encümen Reddediyor.    Besim Atalay Bey (Aksaray); “-..Arkadaşlar dünya yüzünde bizim kadar hiçbir milletin dili karışık değildir. .. Madem ki halk hükümetiyiz .. madem ki…

  •   9 Eylül 1338 (1922) tarihinde İçtima: 99. Celse:2, Reisisani Mehmet Vehbi Efendi . Matbuat (Basın) ve İstihbarat-ı Müdüriye-i Umumiye (İstihbarat Genel Müdürlüğü) Bütçesi. Ziya Hurşit Bey (Lazistan); “-..Osmanlı ahaliyi Türkleştirmeliydi. . Arabistan’dan çıktık. Peygamberimizin torunu olan adam; nahnu evvelan Arabin, sümme müslimin diyor. Biz evvelâ Arap’ız sonra Müslümanız diyoruz.”  Hasan Basri Bey (Karesi); “-Matbuat…

  • 5 Kasım 1921 (1337) tarihinde İçtima: 105. Celse:1, İkinci Reis Vekili Hasan Fehmi Beyefendi İdarei Kura ve Nevâhi Kanunu Görüşülüyor; Nahiyenin kuruluşu hakkındaki Madde 4- kabul edildi. Sf;70.   Madde 8- Her Osmanlı…  (TBMM Hükümetine mensup her fert) bir nahiyeye mensup….  “  (Osmanlı ne demek? Her Türk demeli sadaları) Hüseyin Avni Bey; “-Türk olmayan ne…

  • 11 Nisan 1921 (1337) tarihinde 19. İçtima 1. Celse, Reisi Sâni Vekili Hasan Fehmi Bey Besim Atalay Bey’in Gayri Milli Şehir İsimlerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun Teklifi: (Lâyiha Encümenine Gönderildi.) Sf. 450 2. Celse Hafidir (gizlidir): Aşağıdaki notlar, Gizli Celse zabıtları 2. Cilt, Sf. 30-35 alındı Erzurum Mebusu Mustafa Durak Bey’in Şark Raporu: Mustafa Durak (Erzurum);…