Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya
-
Ben de onlara değer biçmiştim Yahudi düşmanlarının başında Rumlar geliyordu en pozcular Fransızlar en hor görenler Türkler, en yakınlık gösterenler Ermenilerdi. Sf. 132, 133 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 132, 133) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bizde bir şey yiyip içmek önce reddedilir, sonra kabul edilir. Sf. 151 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkler Yahudilere hiç zulmetmemiş olsa da, Yunanlılar bizi sevmiyordu. Sf. 121, 122 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 121, 122) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ceneviz Mahallesi’ne gelince Yüksekkaldırım’ın basamaklarından aşağı indik. Sayısız koltuk meyhanesi olan bu sokak öyle dikti ki, hiçbir araba oradan geçemezdi, eşek yerine kullanılan Türk hamallar iki büklüm, sırtlarında yükleriyle sabahtan akşama kadar bu yolu inip çıkıyorlardı. Sf. 59 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 –…
-
Mahmut Kaşgari’yi bir kez daha hayranlıkla hatırlıyoruz; “en açık ve doğru dil, ancak bir dil bilip Farslarla konuşmayan ve yabancı ülkelere gidip gelmeyen kimsenin dilidir,” diyordu ve “iki dil bilen şehirlilerle düşüp kalkan kimselerin dili bozuktur,” yollu ekliyordu. Sf. 286 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 286) kitabından birebir alınmıştır.
-
Selçuk’un, Yahudi Hazar Devleti’nde bir komutan olduğu kabul ediliyor ve İkincisi, okutulan tarihlerde üstü örtülmekle birlikte, Selçuk Prensleri, daha çok İbrani adlar taşıyorlardı. Demek ki, İbrani adlar taşınabiliyor, söylenen budur ve bunlara, Selçuklu hanedanından olmayan bazı Türkmen seçkinlerinin de “İsrail” adını aldıkları eklenebilmektedir Müfid Yüksel’in tartışması, özetle budur. Bu tartışmaya ekleneceklerin olması gerekiyor, Profesör Faruk…
-
(Rıza Nur yazıyor;) “Galata’da, Kuledibi’nde Fransızca konuşan bir Yahudi aileye pansiyoner girdim.” Selanik’te ise bir ev tutmak gerekince bunu Moiz’le yapıyor ve “Odaya iki karyola koyduk, birinde Moiz, birinde ben kalıyordum,” demektedir. Ankara’da, kışlaya benzer hayattan kurtulmak için bir ev aradığında, kiralayacağı evde hata yapmadığını görüyoruz Hatıratından yine şunları öğreniyoruz; “Kış münasebetiyle bağdan indîm. Havranın…
-
Bizde iman zayıftır ve din, sadece bağlanmak için ayrılmak anlamındadır. Sf. 121 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hamburg’daki Siyonizm Kongresinde Osmanlı Delegesi Moiz Cohen, alias (öteki isim) Tekin Alp, Türkiye’yi vaat edilmiş toprak ilan etmişti ve son Osmanlı Chief Rabbi Haim Naum da “Homeland” (memleket, anayurt, vatan) diyordu. Sf. 117 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 117) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “Bizim Türklerden ayrımız, gayrımız yoktur.” Dedirtmek bize düşer. Sf. 86 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hüseyin Nihal Atsız da İbranî asıllı. Sf. 49 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
-
Amaç; Cahun, Vambery, Gökalp, Köprülü ve hepsi için, Türkleri, çevre kavimlerden koparmak, düşman yapmak bir “Kızıl Elma” düşü ile ayaklarını yerden kesmekti. Sf. 37 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.
-
Batıdaki Türkoloji ve şimdi ekleyebiliriz Kürdoloji departmanlarının hepsi Yahudilerin elindedir ve hiç cazip görünmemektedir. Durum bu merkezdedir. Sf. 306 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.
-
Irza geçmek, karın yarmak veya canlı canlı uçurumdan atmak veya canlı canlı yakmak Timur’un savaş teknikleri arasındadır. Sf. 197 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nişapur’un zaptında 1220 yılında, bir milyon 747 bin adem katledilmiştir. Merv’in alınmasında İbn el Esir 700 bin ve Cuveyni ise 1 milyon 300 bin rakamını veriyorlar; bu miktar adem öldürülmüştür. Herat’ın ikinci zaptı: 1 milyon 600 bin cana mil olmuş görünüyor. Bu sayılar bugün için çok büyüktür. Sf. 197 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük,…
-
İbn Fadlan, Oğuzlar için “bir dine inanmazlar” ve “hiçbir şeye ibadet etmezler” notlarını düşüyordu ve yine göç edenler içinde Müslüman olmayan Oğuzlardan kesinlikle söz ediyordu; demek ki yurtlarında ayıramıyoruz. Sf. 193 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cengizliler, Alan – Goa’yı ailelerinin kurucusu sayıyorlar. Alan – Goa’nın dikkat çekici bir özelliği var, kocası öldükten sonra da çocuk doğurmaya devam ediyor, bilinmeyen koca veya kocalardan üç oğlu daha olduğu bilinmektedir. Çok yadırganmıyor. Cengiz’in karısı Börte’nin kaçırıldığı, esir edildiği ve kahramanca yollarla kurtarıldığını, Moğol tarihinin tüm öğrencileri, neredeyse ezbere, biliyorlar. Buna ek olarak Börte’nin…
-
Dolayısıyla, Türkoloji çıkışında ve bugünkü halinde, bir Yahudi kökenli araştırmacıların tımarı saymak durumundayız. Bu da bir tespittir, yalnız, tespit, aynı zamanda bir sorudur dolayısıyla, bu tımarın oluşmasında, Türkoloji’nin doğup serpilmesinde, Yahudilere bir yurt bulma kaygısının ağırlığını da araştırmak yerindedir. Daha açık ifade edersek, Türklere “anayurt” tarifinin bir genel yurt arayışının içine girmesi ihtimalini düşünebiliyoruz. Sf.…
-
İbn Haldun, büyük tarih çalışmasının kapsamına, El-İbar, pek çok kavmi almakla birlikte Türkleri incelemeye değer bulmamıştır. Mukaddime’de ise, Türklerin lehine değil aleyhine pek çok cümleyle karşılaşıyoruz ve okuyoruz, iln n’ont pas honte d’etre esclave, önermesi hem Türkler hakkındadır ve hem Mukaddime‘de yer almaktadır, “esir olmaktan utanmazlar” anlamındadır, İbn Haldun’a göre Türkler, esir olunca yükseldiklerine inanan,…