Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya

  • 1900 yılında İzmir’i ziyaret eden Paul Lindau, Yahudi mahallesinin diğer mahallelere göre daha bakımsız ve düzensiz olduğunu ileri sürmektedir. Türk ve Yahudi mahallelerine göre Rum ve Ermeni mahallelerinin daha göze batıcı olduklarını ifade ederken, özellikle Yahudi mahallesiyle ilgili gözlemlerine geniş bir yer ayırır; Sf. 90           “Yahudi Mahallesi ise en pis ve en huzursuz olanı.…

  • Yunan işgali sırasında Türk-Yahudi yakınlığı daha da belirgin hale gelmişti. Yunan birlikleri kendilerine tam destek vermedikleri gerekçesiy­le Yahudileri daima eleştirmektedir. Türklerle Yahudiler arasında o denli güven vardı ki, zaman zaman müftüler vekâlet vermeleri gerektiğinde “Rabin”lere geçici olarak vekâlet verebiliyorlardı. Hatta kent yöneticile­ri, Tire’nin Yunanlılarca işgal edildiği yıllar içinde her türlü bilgiyi Yahudilerden alabiliyorlardı. Sf. 74…

  • Yahudi grupların eğlencelerde ve de dinlenme saatlerinde elle­rinden düşürmedikleri “Boyoz”, “Tuzlu Bakla” ve “Kavrulmuş karpuz çe­kirdeği” Türklerin de ilgi gösterdikleri yiyeceklerdi. Hatta bir Yahudi içe­ceği olan “Sübiye” daha sonraları Türklerin de vazgeçemediği bir içecek olup çıkacaktı. Sofra kültüründen yine bize kalan “Pandispanya”, “Sakız Macunu” ve “Piyaz”ı da anımsamak gerekir. Diğer bir kültürel miras da “Karambol”du.…

  • Türkiye Yahudi tarihi mütehassısı (uzmanı), Meşrutiyet İhtilâlcisi, Türkçü, CHP Niğde Mebusu ve Siyonist müellif Prof. Abraham Galante. Sf. 252 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 252) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudilerden bir kısmı kapalı cemaat taraftarı oldukları halde, bir kısmı Universialiste idiler. Bu ihtilâf Universialiste olan tarikatın kapalı olan cemaat tarafından tard edilmesine ve İkincilerin Yahudi dinini Benî İsrail dışında yaymalarına sebep oldu, bu suretle Karaime adı verilen Kırım ve Hazar Türkleri judaisme’i kabul etmişlerdi. Hazar hakanının dört vezirinden biri mutlaka judaist olurdu. Sf. 88…

  • Kruşçov’un oğlu Yahudi kadını ile evliydi. Kuruşçev; “Yahudilerinin en iyi tahsil yapma, en yüksek mevkie geçme şansları vardır.”  diyor ve Karl Marx’ın da Yahudi olduğunu övgüyle hatırlatıyor. Gerçekten de, 1957 yılında Sovyetlerde 25.000 ilim adamı Yahudi idi. Rusya dışındaki Siyonist ve bir üst derece Yahudi Konseyi’nin Komünist Rusya aleyhindeki propagandalarının gayesi, orada genç ve daha…

  • Musevî mezhebini kabul eden Hazar Türkleri “Karay” ismini aldılar. Karayların en kesif kısmı Kırım Yarımadası’na yerleşmiş olan Türklerdi. Fakat onlardan başka bilhassa Dağıstan mıntıkasında, Volga ve Don nehirleri arasındaki Romanlar içerisinde de Musevilik büyük rağ­bet kazandı. (Hilmi Ziya Ülken, Türk Tefekkürü Tarihi, 2004, s. 76.) Karaylar, her yerleştikleri yerde Yahudi gibi karşılanırlardı. Ancak XVIII. yüzyıl…

  • Doğruluk payı var. Ama bilgi eksik; “faizsiz bankacılığın” glo­bal bir yapı kazanmasında ABD faktörü vardı. Ve unutmayınız; faiz Hıristiyanlık ve Yahudilikte de yasaktır! Yahudilikte faiz yasağı olmakla birlikte, “Kardeşinden faiz al­mayacaksın” hükmüyle Hıristiyanlardan ve Müslümanlardan faiz alınabilmektedir. İddiaya göre Yahudiler, Hıristiyan ve Müslümanlardaki faiz ya­sağı nedeniyle dünya “faiz İmparatorluğunu ele geçirdi! Sf. 407 Alıntı; Beyaz…

  • 1932 yılında yasaklanan Arapça ezan, DP hükümeti tarafından 17 Haziran 1950’de kaldırıldı. Sf. 383 İran, ezana “Aliyyün Veliyullah” yani “Ali Allah’ın velisidir” ek­lemesini yaptı. Hele bir gidin Çin’de ezan sesi dinleyin, anlayana büyük ödül var! Sf. 384 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf.…

  • Gariptir, Hasan Âli Yücel başta olmak üzere birçok aydını ‘‘Türk” olmamakla itham eden, alnına Hitler’inkine benzer bir perçem bırakan, ırkçı-milliyetçi Nihal Atsız’ın kendisi bir “dönme”ydi! Bunu devletin resmî belgesi diyordu. Eylül 1944 tarihli, “Turancıların Muhakemeleri Hakkında Örfî İdare Komutanlığının İlk Duruşmalara Ait Raporu” bakın ne diyordu:  ‘Menfi ruhlu olan bu maznun (Nihal Atsız), 1905 senesinde…

  •  1250-1517 tarihleri arasında Mısır’a hâkim olan Memluklar, neden bizim tarihimiz­de hak ettiği ilgiyi görmemektedir? Tarihte, resmî olarak “Türkiye Devleti” (Devlet üt- Türkiye) adını kullanan ilk devleti Memluklar kurmuştu. Ne ilginç değil mi, Yavuz Sul­tan Selim’in İran’da Safevîler ve Mısır’da Memluklar tarafından kurulan Türk devletle­riyle savaşmasını nasıl değerlendirmemiz gerekiyor? Sf. 210  Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı…

  • Türk tarafından Anzac tarafına bir paket sigara uçuyor ve üzerinde, Türk zabitler, Fransızca “bizim kahraman düşmanlarımıza” yazıp, az sigaralarından bir paket uçuruyorlar, Sf. 197 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanoğlunun en büyük yaşatanı ve en büyük zehiri, alışmaktır. Domuzlar, burunlarını pislikten, güzel oldukları için değil, alıştıkları için koparamıyorlar. Ve meraksızlık, isyansızlık’tır. İsyansızlık ise insansızlık’tır. Türkçe’nin düşmanları, hepsi, bizim de düşmanlarımızdır. İnsana en büyük ceza, insan’dan çıkarmaktır. Sf. 123, 124 Hep sevdiklerinden kopmuş olanlar, hep ve hiç gülmezler. Sf. 125 Alıntı; Gizli Tarih I –…

  • Bu uyarılarla, bir birlikte çıkışı tespit edebiliyorum; Siyonizm ile Turanizm çıkışları, nerde ise, aynı on yıldadır. İkisinde de bir “ana” yurt tarifi ve tespiti var; bizde “Turanizm” tespiti Ziya Bey’e bağlanıyor ki, en yakın çalışma arkadaşının Moiz Kohen olduğunu biliyoruz. Daha sonraki yıllarda Munis Tekinalp adıyla Kemalizm’i kodifiye eden Kohen’in, Siyonist kongrelere katıldığını ve Osmanlı…

  • Şehzade Murat (Hüdavendigar) ile sadrazam Bayezid Paşa’nın bulunduğu güçlü bir ordu hazırlanarak Tire’ye gönderildi. Tarihçi Ali de (Kunhul Ahbar) savaşın Tire Ovasında olduğunu belirtmektedir. Küçük Menderes Ovası’nda diğer adıyla Kazovası’ndaki savaş Menakıbname’de de verilmektedir. Buradaki savaşı Börklüce kaybedince, Osmanlı güçleri duruma hâkim oldu. Ancak, Osmanlı güçlerinin ayaklanmacılara duyduğu kin o denli keskindi ki, hareket dışında…

  • Bedreddin’in Tire’ye gelmesiyle kentte ve kırsal kesimde büyük bir canlılığın yaşandığını görüyoruz. Kentteki Hristiyan ve Yahudiler de şeyhe büyük ilgi göstermektedirler. Bu arada Türkmenlerin yoğun ilgisi kentteki Sünni kesimleri ve otoriteleri rahatsız etmeye başlamıştır. Düşünceleri kısa süre içinde köylere değin yayılmakla kalmamış, Tire adeta onu görmek, onunla konuşabilmek için dolup dolup boşalmaktadır. Daha sonra adı…

  • Esasen, ailesi Selçuklu soyundandır ve bu nedenle gerek dedesi Abdülaziz gerek babası İsrail yönetici ve lider sıfatıyla seçkin bir konumda bulunmaktadırlar. Sf. 81, 82 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 81, 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Olasılıkla, Börklüce Mustafa, Tire’nin Aydın Güzelhisarı’na sınır Kızıl Börklü köyünü yerleşime açan bir Selçuklu emiridir. Börklüce Mustafa’nın bir diğer lakabı da “Gümlüzade” dir. Bu da büyük bir olasılıkla Aydın Dağlarının diğer tarihi adı olan Güme Dağı’ndan galat olmalıdır. Sf. 53 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 53)…

  • Tac-üt Tevarih yazarı Hoca Sadeddin Efendi ise olaylarla ilgili bilgi verirken, Türklerle ilgili ilginç bir saptama yapmayı da unutmamıştır; “Börklüce Mustafa ise Musa Çelebi olayından sonra, .. Aslen İran kökenli bir aileden gelen vakanüvis Hoca Sadeddin “Kötü Soylu Türkler” diyebilecek kadar ileri de gitmektedir. Naima ise “Çirkin suratlı Türk” ve “Kaba Türk” gibi aşağılayıcı ifadelerle…

  • Menakıpname yazarının üzerine basarak, birden fazla yerde değinmek ve dikkati çekmek için anlatım aralarına aldığı “Ulu Türk” (Türk’ün Ulu’su) vurgusu bu oluşumlara özellikle eklenmelidir. Sf. 13 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.