Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya

  • “Şemsettin Günaltay ve Hasan Reşit Tankut: “Bu millet yarattığı kültür eserlerinin adını ve bu eserlere bağlı fikir sistemlerini Asya’dan sonra Avrupa’ya, Amerika’ya ve bütün dünyaya birlikte götürmüş ve içlerine girdiği uluslara da yaymıştır.   Türk jenesisinin ürünü olan Güneş-Dil Teorisini Büyük Şef Atatürk’ün dehası aydınlattı.” diyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…

  • (Ord. Prof. Fuat Köprülü’nün “Bizans Müesseselerinin Osmanlı Müesseselerine etkisi” adlı kitaptan;) “Bizans esnaf örgütü ile Osmanlı devri esnaf örgütü arasında bazı benzerlik noktaları pek göze çarpıcı olduğu gibi….. Bizans İmparatorlarının yabancı tüccarları memleketlerine çekmek için verdikleri imtiyazlar (ayrıcalıklar) yani kapitülasyonlar, yalnız Osmanlılarda değil, Selçuklularda, hatta Akdeniz kıyılarına hâkim çeşitli İslam devletlerinde de vardı.  Selçuklular, Hıristiyan…

  • “İmam-ı Gazali, İhya-yı Ulum-ud Din adlı kitabında Türklerin aşağı bir yaratık olduğunu iddia ediyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • “X. Yüzyıl Arap coğrafyasında, İbn Havkal’a göre Türk köleleri çok aranan, çok değerli köleler. Abbasi Halifesi Mu’tasım Türk kölelerden savaşçı birlikleri kuruyor. Selahattin Eyyubi Türklerden köle birlikler kurma gerektiğini daha da geliştirdi: Ordusundaki Ermeni ve zenci köleleri ortadan kaldırarak yalnızca Türk ve Kürt kölelerden birlikler kurdu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin…

  • “18. Asra gelinceye kadar Osmanlı Devletinde yüksek memuriyetlere çıkanlar arasında Türkoğlu Türklere az tesadüf edilir.   Türkler yalnızca Yeniçeriliğe ve yüksek kamu hizmetlerine değil, memur yetiştiren okula da alınmıyor.  Ancak Türkler doğuda köle olarak yaşadıkları pek çok devlette en yüksek kamu görevlerine tırmandılar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985…

  • “Osmanlılar edebiyatı İran’dan alıyorlar. (Bizans’ta edebiyat yok)  Biz Türklerin bir teorik geleneği olmaması, sanat birikiminin bulunmaması, Türkçenin basitliği; Biz Türkler için sevinç değil üzüntü kaynağıdır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 55 ile 59 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yalçın Küçük Hoca Türklerin köksüzlüğü…

  • “Şıpka Kahramanı Süleyman Paşa, Askeri Okullar Başkanlığına gelince (1908)  bütün ders kitaplarını Türkçeye tercüme ettiriyor. Ama tarihi tercüme ettirmiyor. Oturup bir tarih kitabı yazıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Daha önce tüm medreselerde kitaplar sadece Arapçaydı. İlk Türkçümüz…

  • “Türkler üstünlük duygusuna sahip oldukları zaman, Türk olduklarını bilmiyorlar. …. Aşağılık duygusunun içine ve ağızlarına kadar gömüldükleri zaman Türk olduklarını bilmeye başlıyorlar.  Bilinçsiz aşağılık duygusu, kendine güvenmemek olarak ortaya çıkıyor.       Kendi gücüne güvenmemek başkalarının gücünü ve özellikle dış faktörü abartmak olarak ortaya çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…

  • “Türk Entelijansiyası son derece ilginçtir; Koçi Bey Lâyihasını (İkinci Selim’e sunulan, ülkenin durumu hakkındaki görüşleri) çok beğeniyor. Hâlbuki Türk Entelijansiyasına aşağılık kompleksini enjekte ediyor. (Arnavut asıllı Koçi Bey Lâyihasından bir kısım): “Her zümreye, milleti ve mezhebi bilinmeyen, şehir oğlanı, Türk, Çingene, Tatar, Kürt, ecnebi (yabancı), Laz, Yörük, katırcı, deveci, hamal, ağdacı yol kesen, yan kesici…

  • “Sevgi, sezmeye yardım eder. Her düşünüre gereklidir. Çünkü düşünür, bir anlama, düşündüğüne aşk olmuş kimsedir.   Türkiye’yi önemsemeyen kendisini küçümsüyor demektir. Sf.13 Her bilimsel çalışma aynı zamanda bir yöntem çalışmasıdır. Her ciddi bulgu bir yenice yönteme dayanır. Yöntemin yüzde yüz yeni olması mümkün değil, ancak yenice olabilir. Türk aydınını Türk eyleminin bir ürünü olarak ele almak,…

  • “1. Dünya Harbinde İstanbul’da adeta çarşaflı kadın kalmadı. Zaten Anadolu köylüsünde tesettür yoktur.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf.1447) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1994): Rıza Nur bu bilgileri tuttuğu günlükten aktarmış.

  • “Timur’un, Altınordu Devletin küçük Hanlıklara (Kırım, Ejderhan, kazan ve Sibir) ayırmasından sonra Rusya Türk Tarihi için bir tehlike olarak ortaya çıktı. 1480’de Moskova Altınordu’nun bir şehri olmaktan kurtuldu.” Alıntı: Tek Adam II – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 425) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1846 ve 1847 yıllarında İngilizlerin ve Fransızların isteği üzerine Kürtlere karşı bir harekât yapılır.(1) Bu Harekâttan sonra 1847’de Merkezi Erzurum’da olan bir Kürdistan Eyaleti kurulur. Fransa’nın Van Konsolosunun da belirttiğine göre 1846 Kürt operasyonu Ermenileri rahatlatır ve zenginleşmeye başlarlar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1069-1070) kitabından…

  • “.. Büyük Türk (Osmanlı’yı kastediyor), çeşitli dinden yirmi milleti barış içinde yönetmektedir. İstanbul’da 200 bin Rum, güvenlik içinde yaşamaktadır… Selim zamanında, öteki Sultanlar zamanında, Türkler Hıristiyanlara, savaşta ölçülü olmayı, zaferde de yumuşak davranmayı öğretmişlerdir.” diyor. Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi III – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf.1054) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…

  • “Liman Von Sanders Paşa’nın 1917’de yazdığı “Türk Ordularının Bugünkü Durumu” adlı raporundan: “Türk Ordusunda asker kaçaklarının sayısı 300 bini aşmış bulunuyor. … Türk askeri, özellikle Anadolu askeri mükemmeldir. Bu insanlara biraz özen göstermekle, gereği kadar yiyecek sağlamak ve güvenli bir yönetimle en büyük görevler yaptırılabilir. Ordu’nun birçok kısımlarında savaş yeteneğinin zayıflaması, Türk Genel Kurmaylarının aldığı…

  • “Evliya Çelebi, Alanya’da Türkçeden başka (çok eski bir Türkçe) bir dil konuşmayan Hıristiyan toplumundan bahseder. İbn-i Batuta Anadolu’da Türkçeden başka dil konuşmayan Hıristiyan Ermenilerden bahseder. .. Ermeni alfabesi ile Orhun Yazıtlarındaki alfabe arasında benzerlik vardır. Erzurum karayazı İlçesi “Ecinni – Cünni Mağarası”ndaki Ermenice metinlerin, Göktürk alfabesiyle yazılmış olabileceğine dair Herman Vory’nin 1969 yılında bir açıklaması…

  • “Cumhuriyet’in ilanı, Hilafetin ve Saltanatın kaldırılması ve Hamidiye Alaylarının ilgası, irtica hareketlerinin iyice oturmasını sağlamıştır. Bu arada Cibranlı Halit, 15. Kolordu’da görev yapıyordu. Onun ve Kerküklü subayların yardımı ile Erzurum’dan bol miktarda silah ve cephane taşıyorlardı. Bu irtica hareketinden önce Varto’daki Hormek alevi aşiretinin aydınları Mustafa Kemal’e haber vermişlerdir. Mustafa Kemal, Ekim 1924’deki Pasin Depremi…

  • “Lolan Aşireti, Türkmenistan’ın Lolan şehrinden gelme, Alevi bir Aşirettir. Şeyh Sait İsyanında Cumhuriyetten yana tavır koymuştur.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu

  • “Babakürdiler’in dili, %40’ı Eski Asya Türkçesi, %30’u Farisi, %30’u Arapçadır.  Kormançolar’ın Dili: % 60’ı Eski Asya Türkçesi, % 40’ı Farsça ve Arapça.  Türkçede sonu R,T,P,K ile biten kelimeler ve “na” ile biten kelimeler hiç değiştirilmeden Kormançi ve Zazaca’da devam etmiştir. “çar, kor, şor, tor, bar, çir, çeper, çığır, aygır, zincir, çadır, bakır, nahır, ahır, sepet,…

  • “Anadolu’da toprak ile kadının sanki sahibi belli değilmiş gibi, kavgalar hep bunların etrafında çıkıyor. Bu da bizim henüz yerleşememiş olmamızdan gelir.” Alıntı: Suyu Arayan Adam – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır.