Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Türkler, Türkçülük, Orta Asya

  • Celal Bayar, “fiili durum” dediği 27 Mayıs hareketinde, “Demokrat Parti‘ye karşı düşmüş ve devlete ortak olmuş iki grup vardır” der. Bunlar ordu ve aydın gruplarıdır. Ordu ve aydını şu kısımlara ayırmaktadır: “Anayasanın karakterine bakarak bu yeni ortakları ordu ve aydın diye niteleyebiliriz. Ordu, Millî Güvenlik Kurulu ile aydın, Anayasa Mahkemesi, Üniversite, TRT, Planlama ve hatta…

  • Gençliğinde Albay Türkeş ile birlikte Turancılıktan tutuklanan, orta yaşlılığında Adalet Partisi’nden senatör olan, şimdi Suudi Arabistan’da İslâm ülküsü için çalışan tabip üsteğmen Fethi Tevetoğlu. s.36 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.36) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Mehmet Ali” entitesinin, Araplar’da ve Müslümanlarda olmadığını tespit edebiliyoruz. İkincisi, jüdezmo’nun İspanyol esaslı, İbrani ve Türki eklemeli, bir dil olduğunu da buluyoruz. O halde “ali” yazıp “eli” okursak, İbrani, “benim Allah’ım” anlamına ulaşıyoruz. “Mehmet Eli” ise, “Mehmet Benim Allah’ım” demek oluyor ve Sabetay Sevinin, Türkiye’deki Sabetayistler arasındaki adının ise “Mehmet” olduğunu bilmek zorundayız. İlk adıdır.…

  • Doğru, ol tarihte Osmanlı’da “siyonist” vardı ama Cohen’in, dar anlamda “siyonist” olduğunu sanmıyorum. “Bundist” ya da “Alyansist” diyebiliriz, ilki Rusya’da ve İkincisi, daha çok, Osmanlı mülkünde bir politik yol sayılmıştı; alyansist olmaları, asimilasyonu kapsamaktadır, asimile olarak iktidara ortak olmayı kastediyorlardı. Dolayısıyla alyansistleri, en fazla eksikli ve/veya bulaşık “siyonist” sayabiliriz. Ayrıca o tarihte Siyonizm bir devlet…

  • İbraniler ve İbrani asıllılar için “Türk” başka bir anlamdadır. Öz-türk” ilk bakışta saçmadır, ancak batini bir işaret olduğu anlaşılıyor ki, böylece “saçma” olmaktan çıkmaktadır. Sf.222 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • O sırada Türkiye’yi Jön-Türkler yönetiyorlardı ve Jabotinsky, “Türklerin hâkimiyetindeki bir yerde ne güneş doğar ne de ot biter” sonucuna kesinlikle ulaşmıştı. Filistin’in Yahudilerin eline tekrar geçmesi için Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak şarttır. Sf. 143 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 143) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihi olayları bir tarafa atarak ortaya çıkardığı insanlar açısından, 1905-1925 harikadır ve ama “tarih” olarak da, burada, 1905 Rus, 1909 Jön-Türk, Çin, İran, Meksika Burjuva-Devrimleri ile Rus Sosyalist Devrimi ve Türk Burjuva-Demokrat Devrimi de var. Sf. 59 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 59) kitabından birebir…

  • Resim yapmasını bilmiyorum. Yazarken resim yapmaya özen gösterdim. Beste yapamam. Yazılı dilimizi müzikal yapmaya çalışıyorum. Bu dili seviyorum. Çünkü Annemden duyduğum dildir. Bu nedenle, bir balerinanın beli misli esnetmeyi ve inceltmeyi deniyorum.  Sf. 43 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 43) kitabından birebir alınmıştır.

  • Temkinli ve dikkatli bir araştırmacı olan David Morgan bu katliamları hiç tereddüt etmeden “soykırım teşebbüsü” olarak nitelendirmiştir. Demograflar Kara Ölüm (1) yüzünden 1350’lerde Avrupa’daki nüfusun üçte birinin yok olduğunu tahmin etmektedirler. Bu durumda bile gelişmeler ertelenmiştir. Alıntı; Kayıp Aydınlanma (Arap Fatihlerinden Timur’a Orta Asya’nın Altın Çağı) – S. Frederick Starr, Çeviri; Yusuf Selman İnanç, (Kronik…

  • Bir; Türkler’in istiklal marşında, “Türk” sözcüğü geçmemektedir. İki, “İslam” ve “Müslüman” kelimelerine de rastlamıyoruz. Üç, “Allah” ve “Tanrı” yer almıyorlar. Dört, Türk tarihi ve kahramanlıklarına atıf bu­lunmamaktadır. Beş, devam etmiyorum ve bu sırlı alana girmiş olan­lar ile diğer araştırmacılara bırakıyorum. Sf. 35  Alıntı;  Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım…

  • İstanbul Örfi İdari Mahkemesi’nde gö­rülen dava sonunda 29 Mart 1945’te 14 sanık beraat ederken 10 sanığa çeşitli cezalar yerildi. Ceza alan isimlerden biri de Alparslan Türkeş’ti: 9 ay 10 gün hapis.. Cezaevinde yattığı süre cezasını karşılayınca tahliye edildi. Sf. 27 Askeri Yargıtay, Turancılık Davası’nda verilen cezaları bozdu ve tüm sanıklar 31 Mart 1947’de beraat etti.…

  • 26 Nisan 1944’de, aralarında Turancı hareketin önemli isimlerinin de bulunduğu grup, o dönemde Anafartalar Caddesi üzerinde bulunan Adliye’den Ulus’a doğru yürüyüşe geçti. Bu yürüyüş ilk ciddi komünizm karşıtı eylemdi. Yürüyüş boyunca “Kahrolsun Komünistler” sloganı atan gruba polis engel oldu. Eylemden sonra ırkçı grubun liderleri olarak 23 kişi tutuklandı, haklarında dava açıldı. Bu isimler şunlardı: Reha…

  • Osmanlı hükümetinin Doğu Anadolu vilayetlerinden bir buçuk milyon kadar Ermeni naklettirmiş olduğu ve bunlardan altı yüz bin kadarının yollarda kısmen öldürülmüş ve kısmen de açlık ve sefaletten ölmüş olduklarını kabul edelim. Fakat Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis vilayetlerinin Ruslar tarafından istilası sırasında oralarda oturan Türk ve Kültlerden acaba ne kadarı Ermeniler tarafından en barbarca cinayetlerle…

  • Nakil ve tehcir sırasında meydana gelen vakaların sebebine gelince: Bunu yukarda açıkladığım Kürt ve Türk unsurlarıyla Ermeni unsuru arasında altmış – yetmiş seneden beri devam edegelen düşmanlık hissine atfetmek zaruridir. Asırlardan beri bir arada yaşayan bu üç milleti yekdiğerine can düşmanı yapan Moskof siyasetinin Allah belasını versin. 1915 tehciri esnasında yapıldığını duyduğum cinayetler cidden nefrete…

  • İstanbul’da pek çok Türk aileleri komşuları bulunan Ermenileri kendi evlerinde saklamış, ölümden kurtarmak gibi eser-i muhabbet göstermişlerdi. Birçok rical-i devlet İstanbul’daki gümrük hamalları vasıtasıyla yapılan Ermeni katliamını nefretle karşılamış ve facianın önüne geçilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapmaktan çekinmemiştir. Sf. 346 Takriben iki seneden fazla devam eden bu katliamlar sırasında Kürt ve Türklerden pek…

  • Biz Ermenileri ve alelhusus onların ihtilalcilerini Rumlardan, Bulgarlardan daha ziyade severiz. Çünkü onlar diğer iki unsurdan daha ziyade mert ve kahramandırlar. İkiyüzlülük bilmezler. Dostluklarına sadık, düşmanlıklarına kavidirler. Hususiyle bizim imanımız vardır ki Ermeni unsuruyla Türk unsuru arasındaki düşmanlığın başlıca sebebi Rusya siyasetidir. Sf. 339 Ne Anadolu’da, ne Rumeli’de ne de İstanbul’da hiçbir Ermeni, yoktu ki,…

  • Abrevaya’nın Betty Ross adındaki İngiliz gazeteciye verdiği demecin Yeni Asır’da yayınlanan Türkçe çevirisinin tam metni şöyleydi: Fransızca olarak, “Türkiye’de hiçbir vakit, ne dinî ve ne de İktisadî Yahudi aleyhtarlığı olmamıştır” diyerek, söze başladı ve devam ederek, “sureti umumiyede, Yahudi aleyhtarlığı hissi bu iki kaynağın birisinden veya her ikisinden doğan bir his gençlikten ileri gelir fakat…

  • Franko Yahudilerin Osmanlılaşmaları gerektiğini ancak Siyonizm’in Osmanlılaşmaya hasım bir ideoloji olduğunu savunan bir aydındı. Franko’nun 1909 yılında önce El Tyempo’da İspanyolca daha sonra da Ahenk gazetesinde Türkçe çevirisini yayınladığı makalesi bu konudaki fikrini açıkça dile getirmekteydi: “Dinimiz, vicdanımız ve her türlü esbabın fevkinde (sebeplerin üstünde) fermanber (mutlak yerine getirmemiz gerekli) olan ihtiyac-ı bekamız (birlik ihtiyacımız)…

  • Yirmili ve otuzlu yıllarda Yahudi toplumunun direncine rağmen Türkleşmeyi ve Türkçe konuşmayı savunan Tekin Alp soydaşları tarafından ağır eleştirilere maruz kalacaktı. Sf.27 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Başta Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyet’in kurucu kadrosunun tamamının, çok partili demokrasi döneminde de başta Celâl Bayar ve Adnan Menderes olmak üzere tüm Devlet erkânının özel diş hekimi ve aynı zamanda sırdaşı olan dişçi Sami Günzberg bir diğer örnektir.        Eski bir İttihatçı olup, 1928 yılında yayınladığı Türkleştirme kitabıyla Cumhuriyet’in kurucu atalarının, bir milletler ve…