Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ülkeler, Halklar

  • Çiftçiler topraktaki ve toprak altındaki yabani otları temizledikten sonra çıplak kalan toprak dış etkilere açık hale geliyor. Çiftçilerin ektiği ürünler olgunlaşmazsa toprak yabani otlardan dahi mahrum kalmış oluyor ve erozyon meydana geliyor. Dolayısıyla, Avustralya yağmurlarının tahmin edilemez doğası, kısa vadede ürün yetiştirmeyi pahalı kılıyor ve uzun vadede erozyonu artırıyor. Sf. 484 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı…

  • Üçüncü sonuç beni oldukça şaşırttı ve okurların da şaşıracağını sanıyorum. Balık sahalarının toprak verimliliğine ihtiyaç duyduğunu düşünmüyor olabilirsiniz: Sonuçta balıklar nehirlerde ve okyanuslarda yaşar, toprakta değil. Ne var ki, nehirlerdeki tüm besleyiciler ve okyanusların kıyı şeridi yakınlarındaki besleyicilerin en azından bir kısmı, nehirlerin taşıdığı ve okyanusa sürüklenen topraklardan geliyor. Dolayısıyla Avustralya’nın nehirleri ve kıyı suları…

  • Çöküş yaşayan toplumlar (Mayalar gibi) budala ve ilkel değil, kendi çağlarının en yaratıcı ve (bir süreliğine) en ileri ve başarılı toplumlarıydı. Sf. 27 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Avrupa’daki coğrafi engeller siyasal birleşmeyi önlemeye yetecek nitelikteydi ama teknolojinin ve düşüncelerin yayılmasını durduracak nitelikte değildi. Çin’deki gibi Avrupa’da bütün yeniliklerin musluğunu kapatacak tek bir despot olmadı. Sf. 527 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır.

  • Koreliler ile Japonlar da aralarında kan bağı olan ama buna karşılık geleneksel bir düşmanlığa kilitlenip kalmış halklardır. Fakat düşmanlık hem Doğu Asya’da hem de Orta Doğu’da iki taraf için de yıkımdır. Japonlar ve Koreliler istemeseler de oluşum yıllarını paylaşmış ikiz kardeşler olduklarını kabul etmek zorundadırlar. Sf. 511 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi)…

  • Japon çiftçilerin göz koydukları topraklardan dışarı sürdüler, başkaldırdıkları zaman öldürdüler. Japonya 1869’da Hokkaido’yu kendi topraklarına kattığı zaman okullarda Japon öğretmenler Ainu kültürünün ve dilinin kökünü kazımak için ellerinden geleni yaptı. Bugün dilleri fiilen yok olmuş durumda, belki de tek bir safkan Ainu yaşamıyor. Sf. 491 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared…

  • Japonya’da tam tersine yağmurlar bitkilerin büyüme mevsimi olan yazın yağar. Fazla yağış alan ve hele yaz aylarında yağış alan bir ülke olarak Japonya ılıman ülkeler arasında bitki verimliliği en yüksek ülkedir. Tarım arazilerinin yarısı yoğun emek isteyen, yüksek verimli ve sulamalı pirinç tarımına ayrılmıştır; yağışlı dağlardan eğimli ovalara akan çok sayıda ırmak bu tarımı kolaylaştırır.…

  • Japonya’daki “Burun Mezarları” nda bugün hâlâ 16. yüzyılda Kore’de Japon işgali sırasında 20 bin Korelinin savaş ganimeti olarak kesilen ve Japonya’ya getirilen burunları bulunmaktadır. Kore’de Japonların sevilmemesi, Japonya’daysa Korelileri küçümsemenin yaygın olması hiç de şaşırtıcı değildir. Sf. 486 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1.…

  • Kısacası Avrupalılar Afrika’yı sömürgeleştirdiyse bunun, beyaz ırkçıların sandığı gibi, Avrupalı halkların Afrikalı halklardan farklı olmasıyla bir ilgisi yok. Daha çok coğrafi ve biyocoğrafi rastlantılarla ilgisi var, özellikle de kıtaların yüzölçümleri, eksenleri, yaban bitki ve hayvan türü takımları arasındaki farklılıklarla. Yani, Afrika ile Avrupa’nın tarihsel yörüngeleri arasındaki fark taşınmaz mal varlıkları arasındaki farktan kaynaklanıyor. Sf. 481…

  • Tarih boyunca savaş genellikle teknolojik yeniliklerin başlıca nedeni olmuştur. Sf. 295 Merkezî yönetim 19. yüzyılda Almanya’da ve Japonya’da teknolojik patlamaya yol açarken Çin’de MS 1500’den sonra teknolojiyi yok etti. Kuzey Avrupalıların çoğu, teknolojisiz yaşamanın olanaksız olduğu sert iklimli bölgelerde teknolojinin geliştiği, fazla giyim kuşama gerek bırakmayan, ağaçlardan güya muzların yağdığı iyi iklimli bölgelerdeyse gelişme gösteremediği…

  • Teknoloji tarihçileri için Phaistos diski daha da kafa karıştırıcı; MÖ 1700 olarak hesaplanan tarihine bakılırsa dünyada ilk basılı belge olması gerekiyor. Sf. 282 Phaistos diski insanoğlunun bir sonraki adımının öncüsü, ilk basım girişimiydi, matbaacılıkta da aynı şekilde kesme matbaa harfleri ya da bloklar kullanılmıştı ama kâğıt üzerine ve mürekkeple basılıyordu, mürekkepsiz ve kil üzerine değil.…

  • Dolayısıyla, salgın insan hastalıklarına yol açan mikropların gelişmesi için nasıl yiyecek üretimiyle, yiyecek üretimini izleyen binlerce yıllık toplumsal gelişme gerekiyorsa yazının gelişmesi için de gerekiyordu. Yazı bağımsız olarak Bereketli Hilal’de, Meksika’da ve belki de Çin’de ortaya çıktı çünkü bu bölgelerin her biri bulundukları yarım kürede yiyecek üretiminin ilk başladığı yerlerdi. Yazı o birkaç toplum tarafından…

  • İlk Sümer metinleri saray ve tapınak bürokratlarının, içinde en küçük bir duygu bulunmayan hesap tutanaklarıdır. Uruk şehrine ait, bilinen en eski Sümer arşivlerindeki tabletlerin aşağı yukarı yüzde doksanı kâtiplerin tuttukları, mallara yatırılmış paraların, işçilere dağıtılmış tayının, dağıtılan tarım ürünlerinin miktarını gösteren kayıtlardır. Ancak Sümerler daha sonra, logogramların ötesinde sesçil yazıya geçtikleri zaman propaganda ve efsane…

  • Nasıl olduysa ilk yazıcılar önlerinde kendi çabalarına kılavuzluk edecek bir örnek, çabalarının sonunda ortaya çıkacak şeyin herhangi bir örneği olmadan bütün bu sorunları çözdüler. Bu iş hiç kuşkusuz öylesine güç bir işti ki tarihte yazıyı tamamıyla kendi başlarına icat etmiş insan topluluklarının sayısı da az oldu. Tartışmaya yer bırakmayacak şekilde yazının bağımsız olarak icat edildiği…

  • Yazının ilk kez bulunduğu merkezden yayılış şekli de önemli sorular getiriyor akla. Niçin, örneğin, yazı Bereketli Hilal’den Etiyopya’ya ve Arabistan’a yayıldı da Meksika’dan Andlar’a yayılmadı? Sf. 253 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 253) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oysa arkeolojik kazılardan ve kıyılarımıza gelen ilk Avrupalı kâşiflerden kalan betimlemelerden öğrendiğimize göre artık başlangıçta 20 milyon kadar yerlinin yaşadığını biliyoruz. Sf. 247 Başlıca ölüm nedeni Eski Dünya’nın mikroplarıydı, Amerikan yerlileri bu mikroplarla hiç karşılaşmamışlardı, bu yüzden de onlara karşı ne bağışıklıkları ne de genetik dirençleri vardı. Çiçek, kızamık, grip, tifüs öldürücülükte birinciliği almak için…

  • Hastalıklar insanların ölüm nedenlerinin başında geldiği için tarihi biçimlendirmede de önemli rol oynamışlardır. İkinci Dünya Savaşı’na kadar savaşlarda ölenlerin çoğu savaş yaralarından değil savaşla taşınan hastalıklardan ölüyordu. Büyük komutanları göklere çıkaran bütün o askerî tarihler insan egosunun balonunu söndüren bir doğruyu hafife alıyorlar: Eski savaşların galipleri her zaman en iyi komutanlara ve silahlara sahip olan…

  • MÖ 3.000 yılı dolaylarında Güneybatı Asya’da ya da yakınlarında icat edilen tekerlek birkaç yüzyıl içinde Avrasya’da hızla doğuya ve batıya büyük oranda yayıldı, oysa Meksika’da tarihöncesi dönemde bağımsız olarak icat edilen tekerlek güneye, Andlar’a asla ulaşamadı. Aynı şekilde, Bereketli Hilal’in batı bölümünde MÖ 1.500 yılına gelmeden geliştirilmiş olan alfabe ile yazı ilkesi bin yıl içinde…

  • Örneğin, Mısır’da arpa dışında ilk sekiz tarım bitkisinden hiçbiri yaban doğada yetişmez. Mısır’ın Nil Vadisi Bereketli Hilal’in Dicle ve Fırat vadilerine doğal çevre olarak çok benzer. Bu yüzden de o iki vadide başarılı olan paket Nil Vadisi’nde de başarılı oldu ve o görkemli yerel Mısır uygarlığının doğmasına yol açtı. Sfenks’i ve piramitleri aslında Mısır kökenli…

  • Bu soruyu yanıtlayabilmek için gelin önce yiyecek üretiminin Güneybatı Asya’dan (Bereketli Hilal’den) başka yerlere nasıl hızla yayıldığını inceleyelim. Orada yiyecek üretimi başladıktan hemen sonra, aşağı yukarı MÖ 8000 yılından önce, Batı Avrasya’nın ve Kuzey Afrika’nın öteki kısımlarında, Bereketli Hilal’in doğusuna ve batısına doğru, çok uzaklara ulaşan merkezkaç güçlü bir dalga halinde yayılmıştı. Sf. 212 Alıntı;…