Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yahudilik, Tevrat

  • 29 Kasım 1338 (1922) tarihinde İçtima: 147, Celse:1, Birinci Reis Vekili Hüseyin Avni Beyefendi (Kısa Bir süre sonra Riyasete Dr. Adnan Bey Geçti) Lozan Görüşmeleri; Başbakan ve Dışişleri Bakanı Vekili Rauf Bey Bilgi Veriyor: (Lozan’daki heyetle iletişim problemi var diyor. Bir Amerikalı, İngiliz basınını da kullanarak, yeni Türkiye hükümetinin Anadolu’daki gayrimüslimleri ve Türk olmayan unsurların…

  • 9 Kasım 1920 tarihinde 96. İçtima 1. Celse, İkinci Reis Vekili Vehbi Efendi. (Musevi Cemaati lideri Yasef Albukrek Meclis’e bir dilekçe ile başvurarak, bağlılıklarını bildiriyor ve dini törenlerde şarap içilmesine izin verilmesi isteniyor. Meclis konuyu Hükümete havale etti.) Sf.324  Alıntı: TBMM Zabıt Ceridesi Cilt: 05 (9.10.1920 / 18.11.1920) (TBMM Matbaası 1959 yılı 3. Baskı –…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “1959’da Molla Mustafa partiden komünist bir kolu ihraç etti ve partiyi sağa kaydırdı. Bununla birlikte parti kent tabanlı bir parti olarak kaldı ve en çok eğitim görmüş ve aşiretlerinden kopmuş Kürtler arasında taraftar buldu. 1964’te Celal Talabani ve parti sekreteri İbrahim Ahmet’i…

  • Hıristiyanlık Yahudiliğe karşı bir tepki olarak çıkmış. İsa’nın kendisi de Yahudi’dir.  Esasen İsa yaşamış mı yaşamamış mı belli bile değil.   Alıntı: Turan Dursun’un Hayatı – Şule Perinçek (Kaynak Yayınları – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. Silahlı askerler Fener Patrikhanesine daldı, ayin biter bitmez Patriği ve yanındaki piskoposlarla papazları yakaladılar. Adamlar tören cübbeleri içindeydiler. Bir anda kementleri boyunlarına doladılar. Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki çengele astılar ve yavaş yavaş boğularak ölmesine izin verdiler. Patriğin cesedi tam üç gün orada sallanarak kaldı.  Gregoryus’u Fener binasının kapısına sürüklediler, kapının tepesindeki…

  • Türkler 30 Ekim 1918’de Agamemnon Zırhlısında ateşkes imzaladılar. Şimdi sadece Almanya savaşıyordu.   Almanya karışıyordu. Havada ihtilal vardı ve 4 Kasım 1918’de Kaiser Zırhlısına isyancılar tarafında kızıl bayrak çekildi. Ve 6 Kasım’da Almanlar da ateşkes istediler.   Berlin, Köln ve Hannover sokaklarına ihtilalciler hâkim olmuştu. Reischstag merkezinde gayrıresmi bir cumhuriyet ilan edildi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun…

  • Reis’in, “Savunmanızı dinlemeye hazırız !” Sözü üzerine, gayet sakin ve vakur bir vaziyette ayağa kalkan eski Maliye Bakanı Cavit Bey; “-Hâkim Efendiler! Savaş yapanlara, Mısır’ı alacağız diyenlere, bizim ruhumuzda biri Adana diğeri Irak gibi iki Mısır vardır dedim. Kafkasya’yı istila edeceğiz diyenlere, toprak almakla ne kazanacaksınız dedim. …Ziya Gökalp’in hazır bulunduğu bir mecliste, harbi istemediğim…

  • Harbord Misyonu, bu kurtarmaya gittiği kurban millet hakkında oldukça olumsuz bilgiler ve değerlendirmeler de veriyor. Raporu, dikkat çekici yapan özelliklerden birisi budur ve bu raporda şu yargı da yer alıyor: «Pek çok saygıya değer nitelikleri, kültürü ile ırk ve din açısından dayanıklılığı bir kenarda, Ermeniler de, temas haline geldikleri diğer ırklara kendilerini sevdiremiyorlar.»  Rapor, Kafkas…

  • 13 Ekim – 26 Ekim; Seçimlerde CHP 185, AP 148, MSP 49, DP 45, CGP 13, MHP 3, TBP 1 milletvekili çıkardı. (1) AP hiçbir hükümete katılmama kararı aldı. Talû hükümeti istifa etti. 12 Mart’tan sonra gerçek ücretlerde düşme olduğu belirtildi. Ortadoğu’da savaş çıktı. Arap ülkeleri İsrail karşısında savaşın başında elde ettikleri üstünlüğü yitirdiler ve…

  • “Joseph C. Grew 1929’da İstanbul’da ABD Büyükelçisi. 1952’de anılarını yayınlıyor, 2. Dünya Savaşı’nda Zaman zaman ABD Dışişleri Bakanı vekilliği de yapıyor. Grew anlatıyor; “Tevfik Rüştü .. yemekte bana, yeter ki biz (ABD) Türkiye’de kalalım, Hükümeti’nin Ankara’da mı yoksa Konstantinapol’de mi oturmamıza, zerre kadar önem vermediğini, Türklerin benim dostluğum ve öğütlerim olmadan muhtemelen (ihtimaldir ki) işleri…

  • “Aslen Kudüslü. Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğüne getiriliyor. Ve Kemalizm’in yayın organı olan Ülkü Dergisi’nin yöneticisi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): ‘Orada Bir Köy Var Uzakta’ şiirinin şairi.

  • “1868 Şurayı devlet, Meclis-i Mebusan’dan önce meşruti yönetimin (Padişah ve seçilmişlerin ortak yönetimi) bir kurumu kabul edildi. Sultan’ın mutlak iktidarını sınırlayıcı bir kurum olarak ve büyük sevinç gösterileri ile karşılandı. 1868 yılında Mithat Paşa ilk Şurayı-ı Devlet Reisi oldu.   Sultan Abdülaziz, Şurayı Devlet’in açılış töreninde; “Kim olursa olsun, hangi millete mensup bulunursa bulunsun, bütün erbabı…

  • “Mustafa Celalettin Paşa 1869’da “Eski ve Yeni Türkler” adlı kitabı yayınladı. Türkçülük akımının ilk büyük isimlerindendir.  Mustafa Kemal, O’nu Türk Dilini Tetkik Cemiyetinin başına getirdi. Nazım Hikmet’in annesinin dedesidir.    Bu Mustafa Celalettin Paşa’nın asıl adı, Konstantin Borjenski (Konstantin Polkonic Borjenski) olduğu biliniyor. Polonyalıdır ve asil bir aileden geliyor. Konstantin Borjenski 1848 yılında Polonya İhtilaline katılıyor, payına…

  • (Hazırlayan İsmet Bozdağ’ın notu: Abdülhamit, sürgünde iken, 1. Dünya savaşı yıllarında ülkemize gelen, Gazete de Lausanne muhabiri Jean Felix’e şunları söylüyor:) “Cavit Bey, çağdaş maliye konularını hakkıyla bilen, zeki ve cerbezeli (konuşkan, karizmatik) bir zattı. Osmanlı İmparatorluğunun maliyesini düzeltmek ve geliştirmek gayretindeydi. Fakat her inkılâp memleketinde olduğu gibi, askerler, karşısına büyük engeller çıkartmışlar, özellikle savaşa…

  • .. Buna rağmen kendileri ile ilgilendim. Yabancı memleketlerde parasızlık yüzünden bazı şeylere katlanmamaları için, gazetelerini satın almak bahanesi ile büyücek yardımlarda bulundum, bazı kimselerin memleketten para göndermelerine göz yumdum. Yeter ki yabancıların maşası olmasınlar, muhalefetleri yanlış ta olsa namuslu kalsın diye! .. Ahmet Rıza Bey Paris’te Meşveret adı ile bir gazete çıkarmaya başladı. Paris Sefirimize…

  • “Bundan da Yahudiler yararlandılar. İtalya ve Fransa’da hazır yeni ve eski şapkaları, milyonla memlekete soktular. İki-üç Frank değeri olan bu şapkalar, en aşağı on liraya, yüz yirmi Frank’a satıldı. Bunların çoğu zımpara kâğıdı ile temizlenmiş şapkalardı. Anadolu’da Türk köylüsünde tesettür yoktur. Şapka giymemek için nesi varsa satıp savıp Suriye’ye göç edenler görüldü.. Sinop’ta şehre bir…

  • “Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…

  • “Zamanında, Şeyhülislam Vani Efendi zamanında, Türkler, Hıristiyan kızları ile Müslüman etmeksizin evlenirlermiş. Rum Patriği görmüş ki Rumlar bitiyor, Vani Efendiye rüşvet vermiş, ondan şöyle bir fetva almış; “…Bu kadınlar hamilelik sırasında domuz eti yiyip şarap içtiklerinden bu çocuklar Müslüman olamaz.” Bu şekilde evlenmeyi hükümet resmen yasaklamış.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ…

  • “Tevfik Rüştü üç-beş yıldır da Mustafa Kemal’in gönlünü yapıyor. Ankara’daki evini ona kerhane gibi yaptı. Dışişleri Bakanı oldu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.763) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Tevfik Rüştü İzmir Yahudilerinden.

  • “Emanuel Karasso, Yahudi, İtalyan vatandaşı ve casusu, Talat Paşa’nın baş dostu, Mebus oldu.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım I – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf. 275) kitabından birebir alınmıştır.