Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yalçın Küçük
-
“Lenin, teoride ihtilal yapmıştır. Ve ben, Türkiye’nin en büyük gereksinmesinin, teoride ihtilal yapacak olanlara olduğuna inanıyorum.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 710) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İstiklâl Mahkemeleri için önerilen isim “Terör Mahkemeleri” imiş.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 603) kitabından birebir alınmıştır.
-
(“Aydınlar Dilekçesi” Davasında Prof. Dr. Hüsnü Göksel’in savunmasından;) “Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yürürlükte olduğu bir ülkede benim gibi bir cerrahi profesörü, kanser cerrahı, kalkıp da Devlet Başkanı’na demokrasi konusunda dilekçe verse, onu mahkemeye değil, psikiyatri servisine götürürler.” “Ben burada ne “adaletinize sığınıyorum” diyorum, ne de “adaletin tecellisi deyimini kullanıyorum” “Adaletin inşa edilmesine ortak katkımla…
-
(Aydınlar Dilekçesi Davasında:) “İhtilal düzenleri ya da askeri rejimler, genellikle birer özel mahkeme kurarlar. Savcılardan birisi askeri rejim adına suçlamalarda bulunur. Çok zaman sanık olarak getirilebilenleri değil, getirilemeyenleri de suçlar. Askeri rejim bu suçlamalardan güç alır. Beni savaşa (Kıbrıs savaşına), aldığım emirden çok, Türkiye’ye bağlılığım ve bu yurda olan sevgim götürdü. Ben Gazi’yim. Öncelikle siz…
-
“Üstünlük kompleksi ile aşağılık kompleksi her zaman birbirini tamamlıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 473) kitabından birebir alınmıştır.
-
Başkasına dürüst olabilmesi için, insanın, kendisine karşı dürüst olması gerekiyor. Dürüstlük bir cesarettir. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 529) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Melih Cevdet ve Oktay Rıfat, Nurullah Ataç’ı “Şiirlerini eleştirdiği” için dövmüşler. Hatta Melih Cevdet iki kere dövmüş.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 533, 534) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Aziz Nesin’in çıkardığı “Markopaşa” Gazetesi’nin şöyle bir başlığı vardı; “Toplatılmadığı zamanlarda çıkan siyasi mizah gazetesi; Markopaşa” Markopaşa’nın ilk sayısı 26.11.1946’da çıktı. Sahibi Sabahattin Ali, tirajı 60 bini bulmuştur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İnsan kendi köyünde peygamber olamaz. Fransız Atasözü.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hülyası ya da inancı olmayan kavgacı olabiliyor, kesinlikle mücadeleci olamıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bitkilerin çiçek açması için suyun kesilmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): İnsan ve hayvanlarda da bu doğal tepki var. Erkek ölmeden az önce üreme organından sıvı salgılıyor. Çoğalma veya neslin devamı bütün canlılarda tabiatın bir kuraldır.
-
“Sevmek, bilmektir. Sevgi hem objeyi hem de süjeyi bilmektir…. Sevgi insanın kendisini bilmesinin yoludur. Hiç sevmeyen, hiç kendisini bilemez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 429) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’nin stratejik önemini savunmak tutuculuktur. Türkiye’nin stratejik önemi, Türklerin aşağılık duygusunun bir başka anlatım biçimi oluyor. Türkiye’nin stratejik önemine inanılması dış alanda tüm özgürlüklerini ortadan kaldırıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 442 ile 449 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Aydında ütopya ve polisiye geleneği, bir toplumda aklın yaygınlığını ve bir yaşam biçimi olarak etkinliğini anlatıyor. Ütopya, toplumsal yapıdaki düzeltilebilir bozuklukları gidermek için tasarılar hazırlamaktır. Komedi, insanoğlunun önlenebilir çelişkilerinin gülünçlü görüntüsünü sergilemesidir. Hem komedi hem ütopya insan aklına sonsuz güven yansıtıyor. Bir yansıması, insan aklının egemenliği altındaki toplumsal yapıda bozuklukların olmayacağı, ikinci yansıması ise eğer…
-
“Ceviz, yedi yıl aşağıya ve yedi yıl yukarıya büyürmüş. Cevizin yukarıya çabuk büyümesini isteyenler toprağı kazdıktan sonra fidanın köklerinin altına taş koyuyorlar….. Türk aydınının göksel bir büyümesi var, derinliği eksik. Üzerinde taş olanlar derinliğine büyüyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“Dr. Çetin Yetkin ‘Siyasal İktidar Sanata Karşı’ adlı yapıtından; ‘Hasan İzzettin Dinamo, 1935 – Yılında Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi, gizli örgüt kurma ve bildiri yayınlama iddiasıyla dört yıl ağır hapis cezasına çarptırılıyor. .. 1943 – Yılında bir yıl … 1944 – Yılında bir yıl hapis cezası verilmiştir. Dinamo yedi yıl askerlik yapmış ve bu askerliği…
-
(Hasan İzzettin Dinamo Ant Dergisine 7 Nisan 1970 günü anlatıyor;) “Birkaç sosyalistçe şiir karalamaktan iş nereye gelip dayanmıştı. Devlet gücü bir tek insana karşı harekete geçince korkunç bir şey oluyordu. Çine’de ünlü jandarma taburu var. Kafama, suratıma yediğim ağır yumruklarla nakavt olmuş gibiydim. … sekiz on jandarma beni anadan doğma soyarak, sırtüstü soğuk betona yatırdılar. Hayati’nin…
-
“Yenilikçi var olan aydınla kavga edendir.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1938 Nazım Hikmet mahkûm. Abdülkadir anlatıyor; “O gün ikindi vakti avluda dolaşırken telefona çağırdılar Nazım’ı. Ben de gittim arkasından. Sadri Etem telefon eden. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yı görmüş. “Özel mektup yazarsam Atatürk’e kendisi götürürmüş, mektubu verirmiş, ona beni affettirirmiş. Şuna bak sen…” İstenen mektubu yazmış olduğunu belirtmek durumundayım. Mektup sonuç vermiyor. Ve Nazım’ın mektubu; …