Kategori: Yalçın Küçük
-
“Melih Cevdet ve Oktay Rıfat, Nurullah Ataç’ı “Şiirlerini eleştirdiği” için dövmüşler. Hatta Melih Cevdet iki kere dövmüş.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 533, 534) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Aziz Nesin’in çıkardığı “Markopaşa” Gazetesi’nin şöyle bir başlığı vardı; “Toplatılmadığı zamanlarda çıkan siyasi mizah gazetesi; Markopaşa” Markopaşa’nın ilk sayısı 26.11.1946’da çıktı. Sahibi Sabahattin Ali, tirajı 60 bini bulmuştur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 538) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İnsan kendi köyünde peygamber olamaz. Fransız Atasözü.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Türkiye’nin stratejik önemini savunmak tutuculuktur. Türkiye’nin stratejik önemi, Türklerin aşağılık duygusunun bir başka anlatım biçimi oluyor. Türkiye’nin stratejik önemine inanılması dış alanda tüm özgürlüklerini ortadan kaldırıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 442 ile 449 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Aydında ütopya ve polisiye geleneği, bir toplumda aklın yaygınlığını ve bir yaşam biçimi olarak etkinliğini anlatıyor. Ütopya, toplumsal yapıdaki düzeltilebilir bozuklukları gidermek için tasarılar hazırlamaktır. Komedi, insanoğlunun önlenebilir çelişkilerinin gülünçlü görüntüsünü sergilemesidir. Hem komedi hem ütopya insan aklına sonsuz güven yansıtıyor. Bir yansıması, insan aklının egemenliği altındaki toplumsal yapıda bozuklukların olmayacağı, ikinci yansıması ise eğer…
-
“Hülyası ya da inancı olmayan kavgacı olabiliyor, kesinlikle mücadeleci olamıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bitkilerin çiçek açması için suyun kesilmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 400) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008): İnsan ve hayvanlarda da bu doğal tepki var. Erkek ölmeden az önce üreme organından sıvı salgılıyor. Çoğalma veya neslin devamı bütün canlılarda tabiatın bir kuraldır.
-
“Sevmek, bilmektir. Sevgi hem objeyi hem de süjeyi bilmektir…. Sevgi insanın kendisini bilmesinin yoludur. Hiç sevmeyen, hiç kendisini bilemez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 429) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Ceviz, yedi yıl aşağıya ve yedi yıl yukarıya büyürmüş. Cevizin yukarıya çabuk büyümesini isteyenler toprağı kazdıktan sonra fidanın köklerinin altına taş koyuyorlar….. Türk aydınının göksel bir büyümesi var, derinliği eksik. Üzerinde taş olanlar derinliğine büyüyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…
-
“Dr. Çetin Yetkin ‘Siyasal İktidar Sanata Karşı’ adlı yapıtından; ‘Hasan İzzettin Dinamo, 1935 – Yılında Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi, gizli örgüt kurma ve bildiri yayınlama iddiasıyla dört yıl ağır hapis cezasına çarptırılıyor. .. 1943 – Yılında bir yıl … 1944 – Yılında bir yıl hapis cezası verilmiştir. Dinamo yedi yıl askerlik yapmış ve bu askerliği…
-
(Hasan İzzettin Dinamo Ant Dergisine 7 Nisan 1970 günü anlatıyor;) “Birkaç sosyalistçe şiir karalamaktan iş nereye gelip dayanmıştı. Devlet gücü bir tek insana karşı harekete geçince korkunç bir şey oluyordu. Çine’de ünlü jandarma taburu var. Kafama, suratıma yediğim ağır yumruklarla nakavt olmuş gibiydim. … sekiz on jandarma beni anadan doğma soyarak, sırtüstü soğuk betona yatırdılar. Hayati’nin…
-
“Yenilikçi var olan aydınla kavga edendir.“ Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 337) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Şevket Süreyya… köylü kurnazıydı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 197) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1949 Yılı başlarında Adnan Adıvar ile Cihat Baban İstiklâl Mahkemelerinin lağvını isteyen bir yasa önerisi verdiler. Rasih Kaplan İstiklâl Mahkemelerinin bir “hatıra” olarak saklanmasını istedi. 28 Nisan 1949’da Yasa kabul edildi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.
-
“1938 Nazım Hikmet mahkûm. Abdülkadir anlatıyor; “O gün ikindi vakti avluda dolaşırken telefona çağırdılar Nazım’ı. Ben de gittim arkasından. Sadri Etem telefon eden. İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yı görmüş. “Özel mektup yazarsam Atatürk’e kendisi götürürmüş, mektubu verirmiş, ona beni affettirirmiş. Şuna bak sen…” İstenen mektubu yazmış olduğunu belirtmek durumundayım. Mektup sonuç vermiyor. Ve Nazım’ın mektubu; …
-
“Geçmişin şimdiki zamanı etkilemesi için bilinmesi gerekmiyor. Geçmişin ağır baskısı altında ezilmemek için, bilinmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sabahattin Ali’nin ‘Memleketten Haber şiiri; Hey Anavatan’dan ayrılmayanlar Bulanık dereler durulmuş mudur? Dinmiş mi olukla akan kanlar Büyük hedeflere varılmış mıdır? Asarlar mı hala hakka tapanı Mebus yaparlar mı her şaklabanı Köylünün elinde var mı sabanı Sıska öküzleri dirilmiş midir? Atatürk’ü hicvettiği iddiası ile bir yıl hapis cezası aldı, 10. yıl affından çıktı. Tekrar öğretmen…
-
“1960 öncesinde öğrenciliğimde Fikir Kulübü Başkanlığı yaptığım dönemde, Sanatseverler Kulübünde bir oturum düzenledik. “İkinci Yeni” anlatılmak üzere İlhan Berk’i çağırdım. İlhan Berk çok net bir biçimde İkinci Yeni’yi ve şiiri anlattı. “Taş düştü bu şiir değildir, taş uçtu bu şiirdir.” dedi. Hükûmet komiseri işte burada canlandı. “Olmaz” dedi “Bu komünistliktir, taş uçtu şiir demek komünistliktir.”…
-
Batı dünyası ile her kucaklaşmasında ilk adımı Türkiye attı. Türkiye, sürekli olarak batı dünyası ile kucaklaşmak istedi. Sovyetler Birliği bunu sürekli olarak bildi… Önlemeye çalıştı. Türkiye emperyalizm tarafından itildiği sürece Sovyetler Birliği ile dostluğun değerini anladı. Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.