Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Sabatayist olmadığı bilinen Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in MİT tarafından Sovyet yanlısı ve “güvenilmez” olarak nitelenmesini de ekleyebiliriz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 456) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabetayistler, Kemalist olmaktan çok Osmanisttirler.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 452) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elenlerin Türkiye’den bağımsızlığını elde ettikleri tarihe kadar, başta diplomasi olmak üzere seçkin kamu pozisyonları, daha çok “Rum” denilen Elen kökenli Osmanlı yurttaşları tarafından tutuluyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim, somut’ta gizli soyut’u görebilmek değilse nedir; herhâlde “zâhirî olanla değil “batınî” ile ilgilidir. Mutlaka, bilim, eninde sonunda bir görüş ve “bakış” hüneri olmalıdır; bunun için pek çok somut olguyu yan yana getirebilmek gerekir. … bazı zaman kesitleri var, tekil somut olgu bile, çok büyük soyut kavram ve ilişkileri, derhal haber verebiliyorlar; sanki somut olgu…

  • Kitaplı dinlerde, Tanrı, sadece seçilmiş birisini, buna Türkçe “savcı”, Farsça “Peygamber” ve Arapça “Resul” diyoruz, muhatap almaktadır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 446) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün mistiklerde gördüğümüz üzere, Kabalistik Sûfî de, acıyla yandıkça, vücudunu arındırdıkça, Tanrıya benzeyeceği inancındadır; yolu, akıl ile değil, acı ve aşk ile döşenmiştir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 446) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amerika ekonomisti Schumpeter’in “creative destruction” dediği bir sürecin pençesinde olduğunu söylüyor; “yaratıcı yıkıcılık” demektir. Amerika’da şimdi 1950 yılında vefat eden bu Viyanalı iktisatçı modadır; zaman zaman Schumpeter Çağı deniyor ve Harvard’lı bu iktisatçı “iniş ve çıkış peygamberi” ilan ediliyor.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şu anda Türkiye medyasının en büyük ve müessir (etkili) kısmı Sabatayistlerin kontrolündedir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gelişme, birikimdir; birikim olmadan gelişmeyi görmemiz ve birikime değer vermeyen bir toplumun gelişebileceğine inanmamız zordur. Sf. 426 Özal’dan bilgisizini hiç düşünemeyiz. Sf. 434  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 426 ile 434 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizim dilimizde sıfatın isim olarak kullanılması kural olarak yoktur. .. “İlki başlatan” veya “ilke imza atan” yadırganıyor.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 425, 426) kitabından birebir alınmıştır.

  • Basının temel niteliği düzeysizliğidir; ülkemiz, kendi görüntüsüne tapan alıklar memleketi hâline getirilmek üzeredir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 426) kitabından birebir alınmıştır.

  • Matbuatın tüm güzellemesi bir yana, MİT iç istihbarat alanında bir hiçtir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 367) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlıda yargıçlar da Üniversite öğretim üyeleri de aynı sınıftan “ilmiye” sınıfından sayılıyorlardı.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 379) kitabından birebir alınmıştır.

  • Matbuat bugün, tekelli bürokratik yapının en vahşi ucudur.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 421) kitabından birebir alınmıştır.

  • Descartes’ın felsefesinin büyüleyici özü burada olmalıdır, doğruya engellenemez ve durdurulamaz bir yayılma gücü yüklüyordu. Marks, bunu kütleye içerilme hâliyle, daha da uç noktaya çıkarıyordu; bu, bir başka düşünme ve insan türüdür. Kütleyi ve partilileri öylesine yozlaştırıyorlar, öylesine sürü hâline getiriyorlar ki, sonunda kendileri de kontrol edemiyorlar.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı…

  • Her yeni bilgi, bir yeni sorudur ve soramayan toplumlar, cehâletin karanlığındadırlar.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 359) kitabından birebir alınmıştır.

  • Farisî’de “mulla”, Türkçe “molla”, Kırmanci “melle” ya da “mevlâ” bir ve aynı sözcüktür. .. Mevlana’nın sonundaki “na” “bizim” anlamı veriyor, .. Rumi, Romalı demektir.   Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 341) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir emperyalist her zaman büyük tehlike ile yatıp kalkandır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 340) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hürriyet’in ortaya çıkışı ile Türkiye’de şimdi adı “Özel Kuvvetler Komutanlığı” olan organın kurulması, aynı zamana denk düşmektedir; zamanın Bayar – Menderes Hükümeti, Türkiye için bir Kıbrıs sorununun varlığını kabul etmezken, Hürriyet bunu Milli Mesele yapıyordu ve Özel Kuvvetlerin ilk ciddi sınırdışı ve “gayrinizâmi harp” tarzı faaliyeti Kıbrıs’ta gerçekleşiyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük , (YGS…

  • Toplum yapısında firmalar büyürken insanın küçülmesi zorunlu olmaktadır; evrenin en hârika yaratığı olan insanı, bir kez yükselmişse, ne yazık, pisletmeden küçültmek imkânsız oluyordu, kir imalatı bu nedenledir. Bir insan topluluğunu alçaltmak, onu sürü ve her türlü alçaklığın alıcısı hâline getirmek için, tariflerini yıkmak yeterlidir. Sf. 299, 300 Bunun için medyamız çok uygun enstrümandır. Sf. 300…