Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- MİSYONER SIDIKA AVAR’IN MUHTEŞEM BİR MESAJLA ELAZIĞ’A VEDASI
- DERSİM’İN KURALI 2/2; “BİR DÜŞMANLIK GÖRÜRSEN HEMEN SOFRALARINA OTUR VE YEMEKLERİNİ YE”
- DERSİM’İN KURALI 1/2; “YALNIZ KADINA KİMSE DOKUNMAZ. BU, BÜYÜK UĞURSUZLUK ADDEDİLİR”
- AHMET EMİN YALMAN; TÜRKİYE SİYASETİNİN SON 70 YILI
- MİSYONER SIDIKA AVAR
about
Kategori: Yalçın Küçük
-
Kürt cephesine koştuk. Bu cephede insanlığın yeniden doğuşunu gördük. Yola çıkarken çoğumuz Türk’tük. Keşif kolunda sağ kalanlarımızın çoğu Kürt olduk. Sf. 297 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır.
-
Korkmak, aklın büzülmesi ve ricat etmesidir. Ütopya, akıl ötesi bir akıl’dır. Korkak, reddi olmayandır. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aydın, aklıyla mücadele eden yaratıktır. Aydın, akıl düzeninde bir serüven adamıdır. Sf. 287 Aydını gözledikçe büyük acı duyuyorum; hep tekil olgulara takılıyor ve kalıyor. Olayları kümelere ya da türlere ayıramamak Türkiye aydınının bir karakteridir; hâlbuki bilim, Darwin’in çok yol açan çalışmasının adını bize hiçbir zaman unutturmaması gerekiyor, eninde sonunda türleri bulmaktadır. Tekil olan hiç bir…
-
(İlhan Selçuk’un Demirel’i darbelerin demokratlaştırdığını iddia etmesi üzerine;) İlhan, kasaba gitseydi lop lop etlerin darbe indikçe pirzola olduklarını görürdü, ben darbenin bir demokrat – yetiştiren değil, pirzola yapan etkisi olduğunu biliyorum. İlhan Selçuk’un “Demokrat pirzola” ile “demokrat Demirel” düşüncelerini karıştırdığını sanıyorum. Sf. 283 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…
-
Aydın, sürekli tutarsızlık kokusu alan yaratıktır. Tutarsızlıklara duyarsızlığı kalmayana aydın denemeyeceğini ileri sürüyorum. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 281) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her yeni olanın “doğru” ve “ahlâklı” olduğu görüşünü reddediyorum. Aydın hareketinin ve solun artık çok ciddi bir ahlâk sorunu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürüyorum. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kültür bir yaşam biçimidir ve eninde sonunda bir bellek demektir. Türklüğün belleği siliniyor, kültürü kazınıyor, kimliği yırtılıyor. Türklük, belki dünyada hiçbir kavimde görülmeyecek kolaylıkta sömürgeleşiyor. Peki, buna kim itiraz ediyor? Peki, kaç aydın bunun farkında görünüyor? Sf. 274, 275 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 274, 275)…
-
İngilizce konuşulmayan hangi ülkede bir televizyon kanalının adı “star” diğeri “Show” olabiliyor. Hangi millet böylesine kolaylıkla sömürge hâline gelebiliyor? Bugün Türkiye’de kök salanın sadece köksüzlük olduğunu görmeyen gözler kör değilse nedir? Bugün Türklükten geriye ne kalıyor? Bu millete sürü – maymun diyecekler olursa fazla haksızlık mı yapmış olurlar? Bu sürü gençliğin, bu sürünen yaşlılığın giyiminde…
-
Çift dinlilik, inançsızlıktır. Paradoks olarak görülebilir; çift dinlilik düzenden yabancılaşma anlamına geliyor. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Azap askerleri, asimile olmuş, dönmeler. Bu nedenle büyük fırsatlar peşine takılıyorlar. Fetihlerde, kuşatmalarda en önde azap askerleri var.) Azaplar; bütün inançlarını yitirmiş ve yozlaşmış insanlardır; hemen inkâr edebiliyorlar. Karşı taraftan ilk sert mukavemeti görünce, büyük bir panik içinde kaçıyorlar. Önlemlerinin alınmış olduğundan hiç kuşku duyulmamalıdır. Güvenilir çavuşlar, baltaları ellerinde, biraz arkada bekliyorlar. Kendimi geleceğin baltası…
-
… Büyük dönüşümler, aydın bolluğuna değil, kırımına denk düşüyor. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.
-
1961 yılında Vera Tulyakova’nın notlarına göre şunları söylüyor; “Ülkemden ayrılmakla hata ettim. Dağlara çıkmak ve çetecilik yapmak gerekirdi. Halkının geleceği için mücadele eden insanın halkıyla canlı bir bağ içinde olması gerekir. Bu gün gerçekçi olan tek yol budur. Öldürülürdük fakat ne çıkar bundan? Birkaç yüz şiir daha az yazılmış ne önemi var bunun? Ülke içinde…
-
Türkiye’de şiir neden tükendi? Şiir geleceğin gizemli umududur. Geleceğe umudunu yitirmiş topraklarda şiirin tükenmesini doğal ve kaçınılmaz olarak görüyorum. Sf.121 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ahlak karşı harekettir ve ahlaklı olmanın tek karşılığı var; “Ahlaklı davrandım” duygusu. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapitalist üretim biçiminde insan seven bir sermayedar akıllı davranmamış olur. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.
-
(İrlandalı yazar J. M. SYNGE’ in “Batının Bıçkını” oyunu ile büyük yakınlık hatta benzerlik var. Haldun Taner’in “Keşanlı Ali Destanı” çalıntıdır diyor.) Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 87 ile 91 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eğer artık dünyanın pek çok yerinde “iyi” roman yazılamıyorsa, bu, tekeller düzeninin, dünyayı insansızlaştırmasından kaynaklanıyor. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük. (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.
-
Estetik; insanı yenileyen iki dinamikten birisidir. Diğeri devrimci savaş ya da mücadele oluyor. İkisine de ihtiyacımız var. Sevmek, güzel görmektir. Âşık olmak birlikte güzelleşmektir. Sf. 51 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ortaklaşmaya dayanmayan duygulaşma, hayvanlıktır. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.