Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • (Yalçın Küçük Sultanahmet Cezaevinde. Bir mafya babası; “maşallah, maşallah, Hoca’m çok güzel hapis yatıyor.” Diyor.) Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük – (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • 27 Ocak tarihli Ankara DGM duruşmasında 1995 seçimlerinden hemen önce, zamanın Başbakanı Tansu Çiller’in emriyle MİT’in Öcalan’ın üzerine gönderdiği suikast timlerinin Mesut Yılmaz tarafından haber verildiğini ve boşa çıkarıldığını açıklamıştım. Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Marks “eğer görüntü ile öz aynı olsaydı, bilim olmazdı” diyor. Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Murat ise, Arapça sözcükten gelmekle birlikte, pek çok Arap isimleri sözlüğünde yer almıyor ve buna karşın Ermeni çocuk isimleri sözlüğünde önemli bir yer tutuyor. Sf. 49 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sümerlerin dili bitişimli dil, Türkçe de bitişimli dil. “Yemek” İngilizcede “eat”, Fransızcada ”manger” sözcükleriyle ifade ediliyor; “yedirmek” ise, İngilizcede “make eat” ve Fransızcada “faire manger” olarak anlatılabiliyor. Türkçede sözcüğün içine “dir” morfem’i birleştirilerek yeni bir anlam elde etmek, bu dillerin özelliğidir. Türkçede “yedirtmek” Fransızca “faire faire manger” İngilizcede ise çok zor ifade ediliyor. Bu bitişimli…

  • Düşünmek, fark üzerine kafa işletmektir. Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.

  • Butros Gali, Hristiyan ve Mısırlı, Birleşmiş Milletler Genel sekreterliği yapmış, bundan önce de Mısır’da Bakanlık yapmıştır ve babası veya dedesi ise Başbakanlık görevinde bulunmuştur. Bütün bunlar sözde lâik olmayan Mısır’da gerçekleşiyor. Peki, Cumhuriyet tarihinde bir Hristiyan’ın Türkiye’de bakanlık yaptığı görülmüş müdür? İki; Baas Suriye ve Irak’ta iktidardadır ve Baas’ın önde gelen kurucusu Hristiyan Mişel Eflak’tır.…

  • Şu “Anadolu Atatürk” Liseleri maskaralığına kesinlikle son vermekten yanayım; ancak sömürgelerde “ulusal dili” yok edecek kadar bir emperyalist ülkenin dili öğretilir, buna isyan etmek zorundayız. Dilini sevmeyen halkını sevmeyendir. Diline titiz olmayan, inancıma göre, halkından kopuk bir soysuzdur. Sf.14 Orta öğretimde yardımcı ve zorunlu ders olarak, Arapçanın ve Farsçanın öğretilmesini çok yararlı ve gerekli buluyorum,…

  • İnsanın, insanı mükemmelleştirme mücadelesi bittiği zaman insan bitiyor. Sf. 393 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 393) kitabından birebir alınmıştır.

  • Deliliği çok seviyorum, Selimiye Cezaevindeydim. Avukatım, tellerin öbür tarafından sordu; “Ne yapıyorsun?” Hapishanede normal mahkûmlar hep deli taklidi yapar. Ben akıllı insan taklidi yapıyorum dedim. Belki ben bütün ömrümce akıllı insan taklidi yapıyorum. Sf. 378  Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 378) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’nin bir sınaî – askerî kompleks tarafından yönetildiği.. Bürokratı otoriteye dayanan canlı bir yaratık olarak tanımlıyorum, oradan aldığı otoriteyi yüceltir, otoriteyle bağları koptuğu zaman kendini sefil hisseder, kısaca tüm cinsler içinde hayali en az olanıdır ve asla inisiyatif sahibi değildir. Bu Cumhuriyetin ilk ve son otuz yıllarının herhangi bir hayale sahip olmamasının nedenidir. Sf. 358,…

  • Chomsky ve meslektaşlarına tamamıyla katılıyorum; medya ifade özgürlüğünün önündeki engeldir ve işin kötüsü medya düşünceyi daha oluşum hâlindeyken boğup çarpıtmaktadır. Sf. 315 Profesör Pierre Rosanvallon yaşadığımız çağı “tele demokratik” olarak isimlendiriyor ve temsili parlamenter sistemin çöktüğüne dikkat çektikten sonra … Parlamenter sistemin çözülmesiyle ya da mevcut siyasi sistemin işlevini yerine getirememesiyle doğan boşluğun, medya tarafından…

  • Beşikçi, bir düşün gerillasıdır. İsmail, bir mantık teröristidir. İsmail Beşikçi, bir güzellik bölücüsüdür. Ve bir ahlâk bombasıdır. Sf. 299 Bir derviş olmuştur ve acı duymuyor. Türkiye Cumhuriyeti için ne büyük bir talihsizlik; İsmail Beşikçi hapishane acısı duymuyor. Hapise böylesine kolaylıkla girebilen bir insana ne yapılabilir? İsmail Beşikçi Türklüğün geleceğidir ve Türklüğün büyük onurudur. Ve Doktor…

  • Kürt cephesine koştuk. Bu cephede insanlığın yeniden doğuşunu gördük. Yola çıkarken çoğumuz Türk’tük. Keşif kolunda sağ kalanlarımızın çoğu Kürt olduk. Sf. 297 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korkmak, aklın büzülmesi ve ricat etmesidir. Ütopya, akıl ötesi bir akıl’dır. Korkak, reddi olmayandır.   Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aydın, aklıyla mücadele eden yaratıktır. Aydın, akıl düzeninde bir serüven adamıdır. Sf. 287 Aydını gözledikçe büyük acı duyuyorum; hep tekil olgulara takılıyor ve kalıyor. Olayları kümelere ya da türlere ayıramamak Türkiye aydınının bir karakteridir; hâlbuki bilim, Darwin’in çok yol açan çalışmasının adını bize hiçbir zaman unutturmaması gerekiyor, eninde sonunda türleri bulmaktadır. Tekil olan hiç bir…

  • (İlhan Selçuk’un Demirel’i darbelerin demokratlaştırdığını iddia etmesi üzerine;) İlhan, kasaba gitseydi lop lop etlerin darbe indikçe pirzola olduklarını görürdü, ben darbenin bir demokrat – yetiştiren değil, pirzola yapan etkisi olduğunu biliyorum. İlhan Selçuk’un “Demokrat pirzola” ile “demokrat Demirel” düşüncelerini karıştırdığını sanıyorum. Sf. 283 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…

  • Aydın, sürekli tutarsızlık kokusu alan yaratıktır. Tutarsızlıklara duyarsızlığı kalmayana aydın denemeyeceğini ileri sürüyorum. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 281) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her yeni olanın “doğru” ve “ahlâklı” olduğu görüşünü reddediyorum. Aydın hareketinin ve solun artık çok ciddi bir ahlâk sorunu olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürüyorum. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.