Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Kültür bir yaşam biçimidir ve eninde sonunda bir bellek demektir. Türklüğün belleği siliniyor, kültürü kazınıyor, kimliği yırtılıyor. Türklük, belki dünyada hiçbir kavimde görülmeyecek kolaylıkta sömürgeleşiyor. Peki, buna kim itiraz ediyor? Peki, kaç aydın bunun farkında görünüyor? Sf. 274, 275 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 274, 275)…

  • İngilizce konuşulmayan hangi ülkede bir televizyon kanalının adı “star” diğeri “Show” olabiliyor. Hangi millet böylesine kolaylıkla sömürge hâline gelebiliyor? Bugün Türkiye’de kök salanın sadece köksüzlük olduğunu görmeyen gözler kör değilse nedir? Bugün Türklükten geriye ne kalıyor? Bu millete sürü – maymun diyecekler olursa fazla haksızlık mı yapmış olurlar? Bu sürü gençliğin, bu sürünen yaşlılığın giyiminde…

  • Çift dinlilik, inançsızlıktır. Paradoks olarak görülebilir; çift dinlilik düzenden yabancılaşma anlamına geliyor. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Azap askerleri, asimile olmuş, dönmeler. Bu nedenle büyük fırsatlar peşine takılıyorlar. Fetihlerde, kuşatmalarda en önde azap askerleri var.) Azaplar; bütün inançlarını yitirmiş ve yozlaşmış insanlardır; hemen inkâr edebiliyorlar. Karşı taraftan ilk sert mukavemeti görünce, büyük bir panik içinde kaçıyorlar. Önlemlerinin alınmış olduğundan hiç kuşku duyulmamalıdır. Güvenilir çavuşlar, baltaları ellerinde, biraz arkada bekliyorlar. Kendimi geleceğin baltası…

  • …  Büyük dönüşümler, aydın bolluğuna değil, kırımına denk düşüyor. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 262) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1961 yılında Vera Tulyakova’nın notlarına göre şunları söylüyor; “Ülkemden ayrılmakla hata ettim. Dağlara çıkmak ve çetecilik yapmak gerekirdi. Halkının geleceği için mücadele eden insanın halkıyla canlı bir bağ içinde olması gerekir. Bu gün gerçekçi olan tek yol budur. Öldürülürdük fakat ne çıkar bundan? Birkaç yüz şiir daha az yazılmış ne önemi var bunun? Ülke içinde…

  • Türkiye’de şiir neden tükendi? Şiir geleceğin gizemli umududur. Geleceğe umudunu yitirmiş topraklarda şiirin tükenmesini doğal ve kaçınılmaz olarak görüyorum. Sf.121 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ahlak karşı harekettir ve ahlaklı olmanın tek karşılığı var; “Ahlaklı davrandım” duygusu. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 102) kitabından birebir alınmıştır.  

  • Kapitalist üretim biçiminde insan seven bir sermayedar akıllı davranmamış olur. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 100) kitabından birebir alınmıştır.

  • (İrlandalı yazar J. M. SYNGE’ in “Batının Bıçkını” oyunu ile büyük yakınlık hatta benzerlik var. Haldun Taner’in “Keşanlı Ali Destanı” çalıntıdır diyor.) Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 87 ile 91 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer artık dünyanın pek çok yerinde “iyi” roman yazılamıyorsa, bu, tekeller düzeninin, dünyayı insansızlaştırmasından kaynaklanıyor. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük. (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • Estetik; insanı yenileyen iki dinamikten birisidir. Diğeri devrimci savaş ya da mücadele oluyor. İkisine de ihtiyacımız var. Sevmek, güzel görmektir. Âşık olmak birlikte güzelleşmektir. Sf. 51 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Umudu olanların, korkusu olmaz. Korku, aklın durmasıdır. Umut, aklın zorlamasıdır. Korku, tekelli düzenin olmazsa olmazı, sine qua non, koşulu olarak ortaya çıkıyor. Korkak, kendisine güveni olmayandır. Sevişme bir güven işidir. Korkak ve kendine güveni olmayan cinsel iktidarsızdır. Korkaklar, korkanları görmezler. Hainler hainleri tanımazlar. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…

  • Ortaklaşmaya dayanmayan duygulaşma, hayvanlıktır. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kapitalizm, insanı insan yapan insanın iki büyük kaçışını durduruyor; İnsan, Tanrı’dan ve kendisini sevmekten kaçtığı ölçüde insan olabiliyor. Burjuvazinin, iktidarını kurar kurmaz büyük bir tutkuyla sarıldığı dinsellik, insanın kendi ekseninde özgürleşmesine çok büyük bir darbe indiriyor; insan, tekrar Tanrı’nın kölesi ya da kulu oluyor. İnsanın gelişmesi, Tanrıyı içinden çıkarıp yerine aklı koymasıdır. İnsanın gelişmesi; kendisini…

  • Osmanlının oluşumunda olumlu bir faktör; 1340 yılında “Black Death” kara veba salgını Avrupa nüfusunu 1500 yılında ancak 1340 öncesi nüfusuna geldi. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İnsan” edilgendir. Edilgen “insan” sürüdür. Sürülerde ise aşk yoktur. Sevginin kaynağı ortaklıktır. Sevmek bir başkasını geliştirmektir. İnsanın gelişimi, Tanrı’nın yerine kendisini koyabilmek çizgisindedir. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 40, 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan sevmek “görev”dir. Sevmek cürettir. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sosyalizm, sürekli olarak insanlık alanında düşünmektir. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Acaba diyorum, küfür, câhilin tartışma üslûbu mudur? Düşünüyorum, yoksa küfür, en kolay tartışma mıdır?  Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.