Kategori: Yalçın Küçük
-
Sıkıyönetim olmadığı ve Milli Güvenlik Kurulu’nun hiç işlemediği, normal sivil yönetim zamanlarında da, Genelkurmay, Türkiye yönetiminde en etkin organların başında yer alıyor. Bu, ayrıca, fark edilmeyen pratik bir durum olmaktan da uzaktır; bilinçli ve planlı bir nitelik taşıyor. Sf. 284 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 284) kitabından…
-
(Hoca. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı’nın 1924 – 1938 Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar simli kitaptan alıntı yapmış) Mustafa Kemal 26 Şubat 1925 te Malatya Valisi aracılığı ile İzolu’da bulunan 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a bir telgraf gönderiyor; “….Asiler, ciddi muharebe ve çarpışma sonucunda değil, mensuplarının ve müritlerinin çağrısına uymak suretiyle ve bunların kendilerine katılması ile Elazığ’a kadar…
-
İç savaş, devletin, en demokratik göründüğü zamanlardır. Demokrasi bir devlet durumudur. Artık yalnızca iç savaş dönemlerinde görünüyor. Eylülizm, iç savaş koşullarını ortadan kaldırma operasyonudur. Tekelsi düzeni kuruyor. Eylülizm, üniversite özerkliğini, basın özgürlüğünü iç savaş ilanı olarak görüyor. Eylülizm, kişilikleri iç savaş ilanı sayıyor. Sf. 278 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos…
-
Ekonomiyi piyasa mekanizmalarına bırakmaya doktriner nedenlerle karşı çıkmıyorum. Bu, var. Ancak bundan daha önemlisi, kontrol etmemeyi, insanlığa bir hakaret sayıyorum. Ekonomik yaşamı, insanoğlunun iradesi dışında düzenlemeyi, insanlığın yüz karası sayıyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sözlük anlamı ölümle yüz yüze. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 305) kitabından birebir alınmıştır.
-
1979’daki Tahran ABD Büyükelçiliği baskını sonucu, Tahran Büyükelçiliğinde bulunan belgeler, Moskova’nın aksine Washington’ın Kürt sorununa çok yakın ilgi duyduğunu gösteriyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.
-
Zamanın ölçüsünü ise dünyanın güneş etrafındaki hareketine göre ayarlamayı da bir türlü kabul edemiyorum. Bu nedenle bir yerde, güneş ışınlarının dünyaya gelişinin engellendiği zamanda, bir yapay uydu ile bu ışınları dünyaya yansıtmayı hayal ettiğimi yazdığımı hatırlıyorum. Böylece insanlığı çok basit ve kaba bir zaman ölçüsünden kurtarmış olabileceğimizi düşünüyorum. Sf. 273 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler –…
-
Bütün dillerdeki “salari” sözcüğü, maaş, “salt” ve tuz sözcüğünden çıkıyor. İnanılır gelmeyebilir; bir zamanlar insan bütçesinde tuz o kadar önemliydi ki, Avrupa’ya yine Suriye üzerinden gönderiliyordu, insanlara maaş değil “tuzluk” ödeniyordu. Özellikle kamu görevlilerine, belli bir günde, tuz almaları için bir ödeme yapılıyordu; buna “tuzluk” ya da maaş deniliyor. Sf. 258, 259 Alıntı; Kürtler Üzerine…
-
En çok, yapılan işin insanı değiştirdiği ve insanın yüzüne yansıdığı yolundaki düşüncemin doğrulanmasına seviniyordum. Çünkü benim gördüklerim diğerlerine benzemiyordu. Yoksul köylü genci, karşılaşabileceğini rüyasında bile görmediği soru ve sorunlarla boğuşuyordu. Apo, onlara, kendisinin de bilmediklerini öğretiyordu. Galiba en çok da öğrettiğini sandığı bir zamanda öğreniyordu. En çok eylemli öğrenmenin insanı değiştirmesini gördüm. Sf. 262 Alıntı;…
-
Doğru, insanı en çok kendisi için üzülenler üzüyor. Nezaretçi polisleri de düşünüyorum. Benim için çok üzülüyorlar. Beni en çok benim için üzülenler üzüyor. Dayanamıyorum. Üzülmemeleri için ikna etmeye çalışıyorum. Nasıl? “Dervişler var, bilir misin?” Gerçekten de biz Doğulu insanların derviş geleneği var. Biz Doğu insanlarının derviş geleneği bilincine en çok Einstein’in varmış olması bir rastlantı…
-
Yalçın Küçük; “-1. Mayıs 1987 yılında yapılan 1 Mayıs toplantısının açılış konuşmasında amacımızın “Doğu Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği olduğunu açıkladım, yayımlandı. Bunu duydunuz mu?” Abdullah Öcalan; “-Duymadım. Terim yerindedir. Biz ülkemizde demokratik başlangıçlı, kısa sürede sosyalizme ulaşan bir halk cumhuriyetinden yanayız. Mücadelemiz Türk halkının da bu mücadelenin çok iyi bir yerinde yer almasını sağlayacaktır. Gerçekten halkların…
-
3 Eylül 1989’da Sokak Dergisindeki röportaj.. Soru; “Abdullah Öcalan’ın sizce niyeti ne?” Yalçın Küçük; “Kampa gidip bu mülakatı yapıncaya kadar, ayrı bir devlet kurmak istediğinden hiç kuşkum yoktu. Ancak şu anda en çok istediği, kendisini kanıtlamak ve Kürtlerin ayrı olduğunu kabul ettirmek.” Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990…
-
Bir; etkin kitle iletişim firmalarının ölçeği, mülkiyet yoğunlaşması, sahibinin serveti ve kâr peşinde koşması. İki; Reklamın, kütle iletişim firmalarının temel geliri haline gelmesi. Üç; Medyanın haber kaynakları olarak hükümete, iş çevrelerine ve temel gelir kaynaklarıyla iktidar mensuplarının finanse ettikleri ya da onayladıkları “uzman” kişilere dayanmaları. Dört; Medyayı disipline etmede falk mekanizmasının kullanılması . (Falk İngilizce…
-
Tekelsi düzenin, sürekli olarak, korku üretmeden yaşayamayacağına kesinlikle inanıyorum. Çünkü insanın aklının çalışmasını durdurmanın ve tümüyle bozmanın en kestirme yolu korku üretmektir. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 225) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1996): Doğru bir tespit, ABD – SSCB gerginliği çok yapay bir gerginlikti.…
-
CIA ve Washington’un .. Dar bir sahada gelişen bir Filistin devriminden duyduğu korkuyu, gördüğü zararları göz önüne getirdiğimizde Kürt devrimi, onun başına dünyayı yıkabilecek, bölgeyi alt-üst edebilecektir. Evet, bunları çok iyi gördüğü için PKK önderliğinde çok sınırlı da olsa ortaya çıkan Kürt devrim gerçeğinden ürktüğü için, bütünüyle bir Kürt politikası oluşturma gereği duydu. Son CIA…