Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- MİSYONER SIDIKA AVAR’IN MUHTEŞEM BİR MESAJLA ELAZIĞ’A VEDASI
- DERSİM’İN KURALI 2/2; “BİR DÜŞMANLIK GÖRÜRSEN HEMEN SOFRALARINA OTUR VE YEMEKLERİNİ YE”
- DERSİM’İN KURALI 1/2; “YALNIZ KADINA KİMSE DOKUNMAZ. BU, BÜYÜK UĞURSUZLUK ADDEDİLİR”
- AHMET EMİN YALMAN; TÜRKİYE SİYASETİNİN SON 70 YILI
- MİSYONER SIDIKA AVAR
about
Kategori: Yalçın Küçük
-
(Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayınından alıntı;) “Çünkü sırasıyla, Tanzimat’ın ve meşrutiyetin, Kürtlerin yaşayışı üzerinde yapacağı değişiklik, doğrudan doğruya, ağa, bey, reis, şeyh ve hocaların bu ilkel sürüler üzerindeki nüfuzlarını kıracak nitelikte idi. İnsanlığı bile idrak etmemiş olan bir kitleye ise, Kürtlük telkin etmeye imkân yoktu, bu kitle varlığının manasını bir avuç gulgul (bir nevi darı)…
-
(Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayını;) “Kürt Teali Cemiyeti, Damat Ferit Kabinesi’nin ’Büyük Ermenistan’ projesine şiddetle muhalefet ederken İtilaf ve Hürriyet Partisi’yle özerk bir Kürdistan kurulması konusunda sözleşme yapmaktan geri durmuyordu. Bu cemiyet cumhuriyetin ilanından az önce kapatılmıştı. Fakat buna karşılık 1923’te, cumhuriyetin ilanı senesinde, Seyit Abdülkadir, Hesnanlı Halit, Hacı Musa, eski milletvekillerinden Yusuf Ziya ve…
-
1979 yılında, Amerika Birleşik Devletlerinin Tahran Büyükelçiliği, İranlı devrimci gençler tarafından işgal edildi; hatırlanacağını umuyorum. İranlı devrimciler, ABD Büyükelçiliği’ndeki bütün belge ve raporlara el koydular. Bunları, dünyada ilgili oldukları yerlere ulaştırma nezaketini de gösterdiler. Bana ulaşanlar içinde Amerikan gizli servislerinin hazırladıkları bir “Kürt Tarihi” var; Amerikan diplomatları için el kitabı niteliğini taşıyor. Burada yayımlıyorum. Sf.…
-
Tunceli Tenkil Harekatında Ayaklanan Halka Dördüncü Müfettişlikçe Yazılan Bildirge; “Ovacık Kazasının Lertik, Mercan ve Birman mıntıkalarında oturan Kalan’lı (Dersimli, Tuncelili) halka; 1-Halkı cahillikten ve fukaralıktan kurtarmak için, Hükûmetin Tunceli’de yapmakta olduğu iyi işleri her gün öğreniyorsunuz … Bu sebeple Hükümet, zalimlerin zulümlerine son vermek ve masum halkı onların elinden ve şerrinden kurtarmak için asker getirmiş…
-
1937 Yılında Tunceli Tenkil (cezalandırma, uzaklaştırma, ortadan kaldırma) Harekâtına Dair Bakanlar Kurulu Kararı; Gayet Gizlidir; Başvekâlet (Başbakanlık) Kararlar Müdürlüğü; Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4 Mayıs 1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’in huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek (araştırılarak ve incelenerek) aşağıdaki sonuca varılmıştır; 1-Toplanan kuvvetlerle Nazımiye Keçikesen (Aşağı Bölge) Sin, Karaoğlan hattına…
-
(Aşağıda alıntılar: 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilen belgelerden alınmıştır:) “Uzun dönemde Kürtlerle bölge hükümetleri arasında daha ciddi çatışma olasılığı iki etkene bağlıdır; Gelecekteki olaylar hükümetlerin Kürt Bölgesini kontrol etme güçlerini o denli zayıflatabilir ki Kürtler bulundukları bölgelerde kendi kaderlerini belirleme hakkını ele geçirebilmek için daha fazla bastırabilirler ve 1975 Martından önce…
-
Sıkıyönetim olmadığı ve Milli Güvenlik Kurulu’nun hiç işlemediği, normal sivil yönetim zamanlarında da, Genelkurmay, Türkiye yönetiminde en etkin organların başında yer alıyor. Bu, ayrıca, fark edilmeyen pratik bir durum olmaktan da uzaktır; bilinçli ve planlı bir nitelik taşıyor. Sf. 284 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 284) kitabından…
-
(Hoca. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı’nın 1924 – 1938 Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar simli kitaptan alıntı yapmış) Mustafa Kemal 26 Şubat 1925 te Malatya Valisi aracılığı ile İzolu’da bulunan 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a bir telgraf gönderiyor; “….Asiler, ciddi muharebe ve çarpışma sonucunda değil, mensuplarının ve müritlerinin çağrısına uymak suretiyle ve bunların kendilerine katılması ile Elazığ’a kadar…
-
İç savaş, devletin, en demokratik göründüğü zamanlardır. Demokrasi bir devlet durumudur. Artık yalnızca iç savaş dönemlerinde görünüyor. Eylülizm, iç savaş koşullarını ortadan kaldırma operasyonudur. Tekelsi düzeni kuruyor. Eylülizm, üniversite özerkliğini, basın özgürlüğünü iç savaş ilanı olarak görüyor. Eylülizm, kişilikleri iç savaş ilanı sayıyor. Sf. 278 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos…
-
Ekonomiyi piyasa mekanizmalarına bırakmaya doktriner nedenlerle karşı çıkmıyorum. Bu, var. Ancak bundan daha önemlisi, kontrol etmemeyi, insanlığa bir hakaret sayıyorum. Ekonomik yaşamı, insanoğlunun iradesi dışında düzenlemeyi, insanlığın yüz karası sayıyorum. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sözlük anlamı ölümle yüz yüze. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 305) kitabından birebir alınmıştır.
-
1979’daki Tahran ABD Büyükelçiliği baskını sonucu, Tahran Büyükelçiliğinde bulunan belgeler, Moskova’nın aksine Washington’ın Kürt sorununa çok yakın ilgi duyduğunu gösteriyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.
-
Zamanın ölçüsünü ise dünyanın güneş etrafındaki hareketine göre ayarlamayı da bir türlü kabul edemiyorum. Bu nedenle bir yerde, güneş ışınlarının dünyaya gelişinin engellendiği zamanda, bir yapay uydu ile bu ışınları dünyaya yansıtmayı hayal ettiğimi yazdığımı hatırlıyorum. Böylece insanlığı çok basit ve kaba bir zaman ölçüsünden kurtarmış olabileceğimizi düşünüyorum. Sf. 273 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler –…
-
Bütün dillerdeki “salari” sözcüğü, maaş, “salt” ve tuz sözcüğünden çıkıyor. İnanılır gelmeyebilir; bir zamanlar insan bütçesinde tuz o kadar önemliydi ki, Avrupa’ya yine Suriye üzerinden gönderiliyordu, insanlara maaş değil “tuzluk” ödeniyordu. Özellikle kamu görevlilerine, belli bir günde, tuz almaları için bir ödeme yapılıyordu; buna “tuzluk” ya da maaş deniliyor. Sf. 258, 259 Alıntı; Kürtler Üzerine…
-
En çok, yapılan işin insanı değiştirdiği ve insanın yüzüne yansıdığı yolundaki düşüncemin doğrulanmasına seviniyordum. Çünkü benim gördüklerim diğerlerine benzemiyordu. Yoksul köylü genci, karşılaşabileceğini rüyasında bile görmediği soru ve sorunlarla boğuşuyordu. Apo, onlara, kendisinin de bilmediklerini öğretiyordu. Galiba en çok da öğrettiğini sandığı bir zamanda öğreniyordu. En çok eylemli öğrenmenin insanı değiştirmesini gördüm. Sf. 262 Alıntı;…
-
Doğru, insanı en çok kendisi için üzülenler üzüyor. Nezaretçi polisleri de düşünüyorum. Benim için çok üzülüyorlar. Beni en çok benim için üzülenler üzüyor. Dayanamıyorum. Üzülmemeleri için ikna etmeye çalışıyorum. Nasıl? “Dervişler var, bilir misin?” Gerçekten de biz Doğulu insanların derviş geleneği var. Biz Doğu insanlarının derviş geleneği bilincine en çok Einstein’in varmış olması bir rastlantı…
-
Yalçın Küçük; “-1. Mayıs 1987 yılında yapılan 1 Mayıs toplantısının açılış konuşmasında amacımızın “Doğu Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği olduğunu açıkladım, yayımlandı. Bunu duydunuz mu?” Abdullah Öcalan; “-Duymadım. Terim yerindedir. Biz ülkemizde demokratik başlangıçlı, kısa sürede sosyalizme ulaşan bir halk cumhuriyetinden yanayız. Mücadelemiz Türk halkının da bu mücadelenin çok iyi bir yerinde yer almasını sağlayacaktır. Gerçekten halkların…
-
3 Eylül 1989’da Sokak Dergisindeki röportaj.. Soru; “Abdullah Öcalan’ın sizce niyeti ne?” Yalçın Küçük; “Kampa gidip bu mülakatı yapıncaya kadar, ayrı bir devlet kurmak istediğinden hiç kuşkum yoktu. Ancak şu anda en çok istediği, kendisini kanıtlamak ve Kürtlerin ayrı olduğunu kabul ettirmek.” Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990…