Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Yalçın Küçük; “-İnsanın üç özelliği bunlardır. İnsanın başka özelliğini bulamayız. İnsan; bilgi peşinde koşan, karar veren, yani irade sahibi olan ve seven bir yaratıktır.”  Apo; “-Annemde sevgiyi aradım, fakat fazla bulamıyordum.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 63, 64) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN…

  • (Öcalan;) …Mustafa Kemal’in bir ulus için ne olduğunu biraz anlıyorum. Ve zaman zaman bazı yöntemlerimizin arasında benzerlikler olmuyor değil. Mustafa Kemal, her şeyi devletle yapıyordu, ben ise her şeyi halk ile yapıyorum.    Mustafa Kemal devlet saplantısı içindedir; bir devleti oldu mu onu her şeyin yerine koyuyor, adeta devlete tapıyor. Mustafa Kemal’in kurduğu devlet en bağımlı devlete…

  • (Öcalan’ın Kemal Paşa hakkındaki ilginç iddiası:) Daha 1917’lerde Diyarbakır’da, Silvan’da iken Kürt giysilerini giyer. Kürt kızlarıyla yakınlaşması ve eşraftan birisinin kızıyla nişanlanması hikâyesi vardır. Ve buradan ortaya şu durum çıkıyor; O zaman Türkiye üzerinde toptan işgal tehlikesi var, eğer Türkiye toptan elden giderse Mustafa Kemal o zaman rahatlıkla bir Kürt Kralı veya Melik’i olmaya niyetli…

  • (Öcalan:) Aslında bende çok çekingenlik, utangaçlık vardı ve bu hâlâ devam eder.  Fakat bunun içinde büyük cüretkârlık ta vardır. Ben de henüz tam olarak anlamış değilim. Cüretle korkunun iç içe birleştiği başka bir insan tasavvur etmek zor!  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.…

  • (Öcalan:) Kırmanç gerçekten en zayıf, en çözülmüş Kürt kesimidir. Ağadan, aşiretten, devletten çözülmüştür.  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kürt Bahçesinde Sözleşi kitabının önsözünden, Yalçın Küçük;) Şimdilik iki halklı bir insan oldum.   Kürt cephesinde yaptıklarım bir mecburi hizmettir.   Türklük adına bir borç ödemesi içindeyim.   Borcumu emeğimle, yüreğimle, sevgimle ödemeye çalıştım.  Ben kardeşlik duygularıyla yüklüyüm; İnsanların kardeşlerini güzel görmeleri en insani niteliktir.    En mutlak, mutlak bilgidir. Tanrı’nın kendisi eninde sonunda bir bilgidir. Tanrı yapmak eninde…

  • (Yalçın Küçük;) Dil ve bilim, insanlığın, en büyük ve en yaratıcı basitlemesidir.   Burada basitleştirme, aynı zamanda, yoğunlaştırma anlamına geliyor.    “Portakal, elma, armut sepeti” demek yerine “meyve” sepeti diyebilmek büyük bir sıçramadır.  Hepsini, elma, portakal ve armudu, bir başka düzlemde, aynı sayabilmek büyük bir soyutlama düzeyini gösteriyor. Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah…

  • “-Babanla çok kavga eder miydi?”    Apo; “-Her gün! Olağanüstü kavgaydı.  Kavgaları gece – gündüz gözümün önünde oluyordu. Ben son derece çelişkili bir ortamın ürünüyüm.  Her gün komşularla kavga, her gün babayla kavga ve her gün benimle kavga.” Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf.…

  • (Öcalan:) Kökenim o kadar önemli değildir, fakat anamın anası Türk’tü. Evet, Arak köyündendi ve Arak bir Türk köyüdür.  Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Öcalan;) “Kısacası çok çelişkili ve ıstıraplı bir çocukluk dönemim olduğunu söyleyebilirim.”  (1) Alıntı: Kürt Bahçesinde Sözleşi – Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan (Başak Yayınları Nisan 1993 1. Baskı – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1996): Çok ilginç bir hayatı var: İlkokulu bir orman köyünde okumuş. Çok sayıda sûre ve âyet biliyor ve namaz…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “Türkiye’deki ve Türkiye dışındaki Kürtler arası ilişkiler konusunda bilgilerin az olmasına karşın Türkiye Kürtleri İran ve Irak’taki komşu Kürtlerle siyasi işbirliği konusunda fazla yatkın olmamışlardır. Aşiret bağları etnik bağlardan daha önemli görünmektedir. Sözgelimi, Irak’ta Barzani ve Talabani kesimlerine, Türk sınırı boyunca çatışmaları…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “Hükümetin Kürtlerin komünist eylemlere karıştıkları konusundaki duyarlılığı, Sovyet yanlısı yasal Suriye Komünist Partisi’nin (SCP) kurucusu Halit Bektaş’ın bir Kürt olması ve SCP’nin uzun yıllar Kürt azınlık içinde yoğun örgütlenmesi nedeniyle, bütünüyle temelsiz değildir.” Sf. 320 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük,…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “Kürtçe Hint Avrupa dillerinin İran’ca dalı içinde yer alır ve Farsça, Beluci ve Puştu dilleriyle ilişkilidir. Bir bilim adamı tarafından “Farsçanın kardeşi özel bir dil, belki de ondan da eski bir dil” olarak nitelendirilmiştir. Kürtçe iki büyük lehçeye sahiptir: Kürdistan’ın kuzeybatı bölümünde…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “İran Hükümeti tarafından Farsça Kürtlere zorunlu dil olarak kabul ettirilmek istenmiş ve geleneksel giysilerin Batı giysileriyle değiştirilmesi zorlanmıştır. 1931’deki Hamadan aşireti reisi Şeyh Tafar tarafından başlatılan isyanın kanlı bir biçimde bastırılmasından sonra hükümet gerçekçi sayılabilecek bir açıklama ile “hiçbir Kürt sorunu olmadığını…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “1959’da Molla Mustafa partiden komünist bir kolu ihraç etti ve partiyi sağa kaydırdı. Bununla birlikte parti kent tabanlı bir parti olarak kaldı ve en çok eğitim görmüş ve aşiretlerinden kopmuş Kürtler arasında taraftar buldu. 1964’te Celal Talabani ve parti sekreteri İbrahim Ahmet’i…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “1970’te kuzeydeki savaşın yarattığı sıkıntıların peş peşe bir dizi hükümeti devirdiğinin bilincinde olan Saddam Hüseyin yönetimindeki Baas hükümeti Molla Mustafa ile barış imzaladı. Kürtlerle merkezi hükümetin antlaşması Barzani’ye KDP’ye o güne kadar elde ettiklerinden daha fazla tavizler vermekteydi. Irak’ın çift uluslu karakterini…

  • (Aşağıda alıntılar bulunan belge 1979 Yılında ABD’nin Tahran Büyükelçiliğine yapılan baskında elde edilmiştir) “Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren ve Başbakan Yardımcısı Hikmet Çetin Nisan’da Kürt sorununu görüşmek üzere Irak’a gittiler. Kürt kıpırdanmaları nedeniyle gittikçe daha çok zaman yitiren Irak, eğer Ankara silahlı Irak çetelerinin sınırın Türkiye tarafını sığınma alanı olarak kullanılmasını engellemeye çalışırsa Türkiye’ye petrol…

  • İdeoloji ve aynı ölçüde başarı, hem görmeyi ve hem de görmemeyi sağlıyor. Geliştirdiğim ve burada tekrarlama gereğini duyduğum tez şudur: Kurtuluş Savaşı’nın başında Türk tarafı, Kemal Paşa ve yakın çevresi, Kürt yönetenlerine, vaadden çok “vaad izlenimi” vermişlerdir. Ermeni ve Greklere karşı, hilafet ve saltanatı kurtarmak için “ortak” mücadele daveti ortadadır. Kürt yönetenleri, başarıdan sonra, ortak…

  • (Genelkurmay Harp Dairesi Yayınından alıntı;) “Asiler Genç’ten ve Çapakçur’dan sonra yavaş yavaş Palu’ya doğru yürüdüler. Asileri Murat nehrinin batınına geçirmemek için Önceden Havik geçidine bir müfreze gönderilmişti, fakat asiler 23 Şubat günü Murat nehrini geçtiler ve Havik’te bulunan müfrezeyi subayları ile beraber, Bucak Müdürü de dâhil olduğu halde esir ettiler. İleri hareketlerine devam eden asiler…

  • (Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayınından alıntı) Bu nedenle Şeyh Sait ayaklanmasında Elazığ’ın düşmesi Kürt kuvvetlerinin eline geçmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın Tugay Komutanı Osman’a çektiği telgraf ile başlamanın yararlı olacağını sanıyorum. Tarih, “durumu yakinen izleyen Cumhurbaşkanı Atatürk de, 26 Şubat’ta Malatya Valisi aracılığı ile İzoli’de 17. Tugay Komutanı Albay Osman’a verdiği emirde” diyor ve telgrafı…