Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yalçın Küçük
-
“Sodom” eski bir Filistin şehridir; ancak yaygın seks, genç oğlanlar ve hayvanlarla yapılıyordu, öyle ki, bu kentin adından pek çok sözcük çıkmış durumdadır, “sodomi”, erkekler arasında ve hayvanlarla yapılan anal seksi anlatmaktadır; sözcüğün “sefahat” anlamı da var. Yakup Kadri’nin “Sodom ve Gömere” romanından genellikle anlaşılan budur. Bunun dışında, İngilizce “sodomize” fiili, iradi veya zorla, anal…
-
Bir nokta, etimolojik düzlemde, “porn” sözcüğü ile “oruspu” kelimesi arasında bir fark bulunmuyor; “porn”, Antik Elenistan’da “fahişe’nin karşılığı olan sözcüklerden sadece birisidir. Ama şimdi, cinsel ilişkiyi tahrik için cinsel ilişkinin, sözle veya resimle ve her türlü estetik kaygıdan uzak olarak, temsil edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Kısacası, erotizmde estetik var, pornografide tahrik ön plandadır. Sf. 258 Alıntı;…
-
Öte yandan, Caligula’nın iktidarında tepeden aşağıya inen büyük bir ahlaksızlık hüküm sürüyordu. Ama aynı zamanda çok muhafazakâr ve bağnaz bir Roma yaratılıyordu. İki kişiliklilik burada da karşımıza çıkıyor. En ahlaksız olan, en dindar görünmek isteyendir; ne yazık, epileptik kişilik, buna çok uygundur. Bu açıklığa ulaşmış durumdayız. Sf. 245 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak…
-
Dinselleşme, Augustus döneminde başlamıştı; çöküntüde, imparatorlukta ve benim öne sürdüğüm yeni kavramla “tekeliyet” düzeninde, yönetim, dinselleşme ve yobazlığa muhtaçtır. Az sayıların iktidarında halkın yobazlığa batırılması zorunludur; bu, hem siyasi hem de sınıfi’dir. Saralı Caligula, bunu, kendisinin “Tanrı” ilan edilmesine vardırdı; epilepsi hastanelerinde Tanrı ve peygambere çok rastlıyoruz. Sf. 244 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük,…
-
Babaları, çocuklarının idamını izlemeye zorluyordu. Çocuğu henüz idam edilmiş olan bir babayı akşam ziyafete çağırıyor ve ziyafet boyunca yaptığı şakalara gülmesini emrediyordu. Bir ara hasta olmuştu; “yaşarsa, gladyatörlerle çarpışırım” diyen sanatörü, gladyatörlere parçalattı. Bu nedenle olabilir, Montesquieu, “Caligula etoit un vrai sop- hist dan sa cruaute”, Caligula, zalimlikte gerçek bir filozoftu, demektedir. Sf. 244 Alıntı;…
-
Caligula’yı, geçen yıl, yazdım; ancak yazarken, daha çok siyaset felsefesi açısından bakıyordum. Cumhuriyet yıkılıyordu, Julyus Sezar, cumhuriyet yıkıcısı ve bir diktatör adayı olduğu için, Brutus ve Cuntası tarafından öldürülmüştü; Brutus, bir “cumhuriyetçi” idi, ama cumhuriyet yıkıcısını öldürmekle birlikte cumhuriyeti kurtaramadı. Hedefinin bilinmemesi ve yalnızca, “sen de mi, oğlum” sözüyle hatırlanması bir tarih talihsizliğidir. İzleyen iç…
-
Yalnız bu durum sanıldığından yaygındır; epileptikler arasında, vecd halinde, kendilerini Tanrı ile yüz yüze konuşurken hayal edenler ve bu nedenle de “peygamber” olduklarına inananlar çoktur. Epilepsiye “peygamber hastalığı” da denmesinin nedenlerinden birisi buradadır. Sf. 212 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları 1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 212) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tersinden de söyleyebilirim; birisi oturmak için minder taşıyorsa ve sandalyesine, kıçından yukarı ve arkasına minder konuyorsa, böylece dayanması kolaylaştırılıyorsa, saralı olduğuna hükmetmek durumundayız. Böyle bir halin, bel fıtığı ile bir ilgisini kurmak pek zordur. O halde tıptaki mesleki ve ahlakı bunalıma tekrar işaret edebiliyoruz. Sf. 200 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları 1.…
-
“Fakat asıl deliliği Suavi ihtilali ile başlar. Ali Suavi, Çırağan’ı basıp Sultan Murad’ı tekrar tahta geçirmek isteyinceye kadar Abdülhamit örfen deliydi, sonra tıbben çıldırdı. Düşün bir kere, Suavi vakasından sonra Prusya elçisine, “beni muhafaza edin!” diye yalvarıyor. Belinde Osmanlı kılıcı taşıyan bir adamın bir kavas kadar haysiyeti yok. Bir ecnebi sefirine bunu söylemek için bir…
-
İbraniler “Karaim” diyorlar, memleketi esas itibariyle Kırım’dır. Karaylar, hâlihazırda da bir Yahudilik mezhebi olarak varlar, ancak artık daha çok Kırım Türkleri ile Tatarlara ait bir “din” kabul etmek durumundayız. Sf. 482 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 482) kitabından birebir alınmıştır.
-
Buraya Cahen’in şu tespitini aktarmamızın zamanıdır: Atamanlılar, Bizans ile sembiyoz halde, sanki yapışık biçimde, bir Avrupa Devleti idi ve Asya Devleti olarak alınması çok sonradır. Tarikatlaşması İkinci Bayezid ile ve Arap-Müslüman bir tabana kayması ise Birinci Selim ile başlamıştır. Sf. 461 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf.…
-
Balkan ülkelerinden pek mühim bir tarihçi olan Iorga, bunun tam tersini yazıyor, Fatih dâhil o zamana kadar bütün Atamanlı sultanları, fetihlerde din motifini hiç kullanmadılar. Fatih Mehmet, Trabzon asillerinin hiçbirisini, zorlamak bir yana, hiçbirisine din değiştirmeyi telkin bile etmedi. Hepsinden Hıristiyan olarak yararlandığını biliyoruz. Sf. 450 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1.…
-
Mevleviliği canlandırma ve yayma işi de “sofu” da denilen Bayezid’in omuzlarına düşmüş görünüyor. Hem Nakşibendilik, hem de Mevlevilik, yöneten sınıfların tarikatıdır ve yönetenlerce yayıldılar. Sf. 442 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 442) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bayezid, babası Mehmet Fatih’in dinsiz ve imansız olduğunu yaymasının ötesinde, Mehmet’in Bellini’ye yaptırdığı resimlerin tamamını ya yırttırmış ya da pazarda sattırmıştı, resim yapılmasını da dinsizlik saydığını düşünmek durumundayız. Sf. 435 Alıntı; Atamanoğlu Fatih – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi 1. Basım, Ekim 2015 – Sf. 435) kitabından birebir alınmıştır.