Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yunanistan, Helen

  • Lloyd George Elenleri terk etti. Büyük Taarruz’un evvelindeyiz. Çok parlak bir politikacıydı, çok enerjikti ve çok büyük bir hatipti, büyük bir devlet adamı oldu; emperyalist aşamanın başlarında, devlet adamı olmak, Büyük Britanya emperyalizmini yaşatmak ve güçlendirmek demekti ve bunun için de reform gerekiyordu, Lloyd George, bu anlamda, reformisttir. İşçi sendikalarını hükümet daireleri ile yakınlaştırdı, tekeliyet’te…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Büyük zararlara yol açacağından ve padişahın haşmet ve şanına halel getireceğinden ötürü hükümdarın astları üst yapmaması lazımdır. Bunlar özellikle ehl-i setr olup akılları bu işlere ermeyen kadınlardır. Zira bunlar nezih bir neslin devamı için vardırlar. s. 255 Tarihin bütün devirlerinde hükümdarın karısı hükümdara egemen olduğunda rezâlet, şer, fitne ve…

  • Samsun’da, Antalya’da, Zonguldak’ta, Kayseri’de ve diğer yerlerde, konaklarından, gayrimenkullerinden, geniş çiftliklerinden çıkartılarak, ağlaya ağlaya ülke dışına gönderilen çok zengin Elenler’in, “Rum” diyoruz, yerlerini, Sabetayistler aldılar. Çok büyük bölümünün hiçbir belgesi yoktu; o kadar öyle ki sabetayistlerin bir bölümü, suiistimallere isyan ettiler. Sulhi Dönmezer’in eşinin kardeşi R. Tesal’ın anılarında bu isyanın raporlarını bulmak mümkündür. Araştırılırsa, diğerlerini…

  • 21 Nisan 1967 günü solun iktidara gelmesini engellemek için genç subaylardan oluşan faşist cunta darbe yaptı. Ancak darbe bu kez Türkiye’de değil, komşusu Yunanistan’da oldu. Darbenin arkasında CIA vardı. Gizli ordusunun kurulması ve güçlendirilmesi, Türkiye’yle paralellik gösteren Yunanistan, darbe sürecine özel harp metoduyla sokulmuştu. Çok geçmeden aynı yöntem Türkiye’de de uygulandı. Sf. 154 Alıntı; Özel…

  • Aynı şekilde Yunanistan gizli ordusu Koyun Postu da, Kıbrıs’ta Rumlar arasında örgütlenme yoluna gitti. NATO konseptine göre Amerika tarafından aynı amaçla oluşturulan Özel Harp Dairesi ile Koyun Postu’nun karşı karşıya gelmesi Yunanistan’ın gizli ordusunun liderlerinden George Grivas’ın 1955 yılında Rumlardan bir yeraltı örgütü kurmak için adaya geçmesiyle başladı. Kısa sürede adadaki Rum gençlere özel kamplarda…

  • Zorlu, Kıbrıs sorununun görüşüldüğü, Yunanistan ve İngiltere Dışişleri Bakanı’nın katıldığı Londra Konferansı’nda Türkiye’yi temsil ediyordu. Zorlu, konferans başlamadan önce İngiltere Dışişleri Bakanı Harold Macmillan ile ön görüşme yaptı ve konferansın başlamasından bir gün önce yani 28 Ağustos’ta Başbakan Adnan Menderes’le Londra’daki Türk Büyükelçiliği’nden şifreli, bir telgraf çekti: Sf. 87 “…İngilizler Kıbrıs’taki anlaşmazlığı çözmek için, son…

  • Genelkurmay İstihbarat Dairesinde görevli Yüzbaşı Fuat Doğu, savaşın sonlarına doğru düzenlediği bu raporda, Ege Denizinde 12 Adalar’da bulunan Alman birliklerinin su ve yiyecek için gelip giden motorlarla kendilerine “Savaş sona eriyor bizi Yunanlılar esir alacağına, gelin siz alın” şeklinde haber yolladıklarını ifade etti, buraların alınmasını önerdi. Ancak İsmet İnönü bu öneriyi kabul etmedi. Sf. 72…

  • NATO’ya bağlı üçüncü gizli ordu tarih bakımından İtalya ve Fransa’dan sonra Yunanistan’da oluşturuldu. Adı ise Koyun Postu oldu. Örgüt ilk önce Helenik Akıncılar Kuvveti adıyla faaliyet yürüttü. Sf. 42 Alıntı; Özel Harp Dairesi (Türkiye’nin Gizli Tarihi) – Ecevit Kılıç, (Güncel Yayıncılık, 3. Baskı Kasım 007 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mösyö Venizelos asırlık Balkan siyaseti nağmelerini izhara (açıklamaya) başladı. Aydın vilayeti Rumlarının Osmanlı hükümetinin muvafakati hatta hususi tertibiyle Türkler tarafından katliamına başlanıldığı yaygarası bütün cihana yayıldı. Bereket versin ki, Talat Bey, Venizelos’tan daha çabuk davranarak mahallinde ve birlikte tahkikat yapmak üzere Fransız, İngiliz, Alman ve Avusturya baş tercümanlarının kendi nezdine gönderilmesini teklif etti ve teklifi…

  • Bakınız Yunanlılar bizden pek çok akıllı çıktılar. Donanmalarının ıslahını İngiltere’ye ve ordularının ıslahını da Fransa’ya bıraktılar. Venizelos harbiye ve bahriye nezaretlerini idaresi altına aldı ve her kim ıslahat heyetine karşı ufak müşküller ibrazına (göstermeye) cesaret etmişse, merhametsizcesine ezdi. Sf. 72 Alıntı; Hatırat (Bahriye Nâzırı ve 4. Ordu Kumandanı) – Cemal Paşa, (Yayına Hazırlayan; Metin Martı,…

  • (Moltke’nin Mektubundan; 16 Haziran 1836, Beyoğlu, İstanbul) Osmanlılar Doğu Roma’nın eyaletlerini zapt ettikleri zaman kiliselerin Yunan üslûbunu benimsediler, fakat bunlara Arap tarzındaki minareleri ilâve ettiler. Sf. 57 Alıntı; Türkiye Mektupları – Feldmareşal Helmuth Von Moltke, Çeviri; Hayrullah Örs (Remzi Kitabevi, 1969 – Sf. 57) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yunanistan ve Türkiye, 1930’dan beri ikinci baharlarını yaşıyorlardı. 1933’te Venizelos, Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermişti. 1934’te iki ülke Balkan Antantı’nı imzalamıştı. Sf. 241 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe Hür, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Ekim 2012 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kütahya Milletvekili Recep (Peker) Bey, Emniyet’in hazırladığı 600 kişilik listeden geri kalanların ziyan olmaması (!) için, bu kişilerin fotoğraflı künyelerini içeren bir ‘Siyah Liste’ hazırlanıp iskelelere, istasyonlara asılmasını, emniyet teşkilatına dağıtılmasını önerdiyse de öneri reddedildi. Karesi Milletvekili Ahmet Süreyya Bey, Ermeni, Rum ve Yahudilerin de eklenmesi için epey mücadele etti ancak bu teklif Ferid Bey…

  • Düyun-u Umumiye İdaresi kaldırıldı ve Osmanlı İmparatorluğunun borçları, ayrılan ülkelere paylaştırıldı. Ancak Türkiye’nin payına düşen 15 milyon altının Yunanistan’ın Türkiye’ye ödeyeceği savaş tazminatından düşürülmesi mümkün olmadı; çünkü Yunanistan tazminat ödemedi, onun yerine Karaağaç’ı verdi. Anlaşmaya göre bu borcu 37 yılda ödemeyi kabul eden Türkiye 1929 Büyük Buhranı gibi ağır krizlere rağmen borcunu 1954’te (Lozan’ın öngördüğünden…

  • Örneğin Fransız Mareşali Foch’un Mart 1920’de yaptığı hesaba göre, Türkleri yenmek için en az 27 tümene ve 400 bin askere ihtiyaç vardı. Oysa o tarihlerde İstanbul’daki Müttefik askerî varlığı yedi bin, Yunan ordusunun toplamı ise 80-100 bin civarındaydı. Sevr sürecinde, aslan payını almayı uman Yunanistan ise o tarihlerde Bursa’ya kadar gelmişti. Hâlbuki Sevr ile Yunanistan’ın…

  • Sevr Barış Antlaşması (bundan böyle ‘Sevr’ diyeceğim), zafer kazanan ülkelerce 1914-1918 yıllarındaki Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan ülkelere dayatılan anlaşmalar sisteminin bir parçasıydı. İtilaf Devletleri 19 Haziran 1919 tarihli Versailles Antlaşması ile Wilhelm Almanya’sını dizlerinin üstüne çökertmişlerdi. 10 Eylül 1919 tarihli Saint-Germain Antlaşması ve 4 Haziran 1920 tarihli Trianon Antlaşması ile Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nu tarihe…

  • 12 Haziranda Osmanlı İmparatorluğunun itirazlarını bizzat Damat Ferit Paşa iletti. Almanların daha ağır şartlar taşıyan Versailles Antlaşmasını ses çıkarmadan kabul etmelerine rağmen Türklerin ayak dirediğini gören İtilaf Devletleri 20 Haziranda Britanya Adasının güneyindeki Hythe’de toplandılar ve Venizelos’a Yunan ordusunun ileri harekâtı için izin verdiler. Sir Winston gibi düşünenler yüzünden lojistik destekten yoksun bırakılan Yunan birlikleri…

  • Paulus Atina’da Greklere karşı “İsa’nın dirilişi” bahsini anlatırken, Atinalılar ona kahkahalarla güldüler. “Ölülerin dirilmesi, hele tüm insanların öldükten sonra tekrar dirilecek olması” bir Yunanlının aklının alabileceği bir şey değildi. Yunan alışkanlığı içinde öteki dünyayı düşünmek yoktu. Bu dünya da hazır yaşanırken tadı çıkarılmalıydı. Paulus Atina’da umduğunu bulamayınca Korint’e gitti. Orada kaldığı bir buçuk sene zarfında…

  • Claudius doğduğundan beri hastalıklı, zayıf ve silik bir tiptir. Çocukken önce sıtma, sonra kızamık, sonra yılancık, sonra kalınbağırsak iltihabı ve en sonda çocuk felci olmuştu. Bir kulağı az duyuyordu, bir bacağı aksıyordu, kekemeydi, kalbinde de bir problem vardı, sık sık kalp ağrısı çekerdi. Ailecek, Julian ailesine uygun olmadığı düşünülür ve hiç sevilmezdi. Aslında çok zeki…

  • Yunan saraylarında ve varlıklı evlerinde olan yalıtılmış kadınlar bölümü veya daha açık bir tabirle “harem” geleneği Roma’da bilinmiyordu. Roma geleneklerinde yoktu. Romalıların cinsellik anlayışı oldukça faydacıydı. Bu ahlak kuralına göre Romalı kesinlikle aktif ve etkin olmalıdır. Alıntı; Bizimkiler IV (Roma) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.