Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yunanistan, Helen

  • Atina’da erkeklerin fahişelik yapması, bunu yapan kişinin vatandaşlık haklarını yitirmesine neden oluyordu; aynı kişi politika yaparken yakalanırsa, ölümle cezalandırılıyordu. Bu, kadınların zina yapmasından daha yüz kızartıcı bir suç olarak kabul ediliyordu. Kadınlara zina nedeniyle ölüm cezası verilemiyordu. Kadın fahişeliği günlük hayatın parçası ve kârlı bir işkoluydu. Genelevler ayıplanmaz hatta merkezi yerlerde kurulabilirlerdi. Yaşlı zengin hanımlara…

  • Aristoteles, insanların çoğalmasını sağlayan kadın erkek ilişkisini ve aralarındaki aşkı küçük görmekteydi. Çünkü eksik yaradılışlı kadına duyulacak aşkın yüceltilmesi mümkün değildi. Gerçi kadın ve erkeğin çoğalması için çiftleşmesi gerekliydi ama bu süreç “aşkın dünyevi bir biçimiydi.” Bu aşk biçimi; bilgeliği seven erkeklerin, ulaşmaya çabaladıkları “göksel aşk“ değildi. Atinalı erkekler, “cesaret, yüreklilik ve erkekçe sevgiler aramalı,…

  • Bazı bölgelerde örneğin Boeotia’da bir erişkin erkekle genç oğlan, bir çift olarak açıkça yaşayabilirdi. Elis’te genç oğlanları bu işe razı etmek için hediye vermek adetti. Ama İyonya’da (1) eşcinsel ilişkiler yasaktı. Pederastik, kast yaşamıyla ünlenmiş Sparta’da ise, bir erişkin erkeğin genç bir oğlana aşkı açıkça yaşanabilecek bir şeydi. Tabiî ki bir takım kurallar vardı. Genç…

  •   …  pederastirinin Girit’ten Sparta’ya yayıldığını, peşinden kimi Yunan şehirlerince de benimsenerek Yunanistan’a yerleştiğini, diğer teorilerden daha kuvvetli bir olasılık haline getirmektedir. Teori ne olursa olsun pek az kültürde eşcinsel ilişkiler Yunanistan’da olduğu kadar öne çıkarak toplumsal kurallara dönüşmüştür. M.Ö. 630 civarına gelindiğinde ise Pederastri artık bir Dor geleneği olarak biliniyor ve yayılıyordu. Öte yandan…

  • Aristo kadınlar için de şöyle düşünür. Kadında bir şeyler eksiktir. Hatta kadına eksik erkek bile denilebilinir. Üremede etken erkek olduğundan, çocuk erkeğin özelliklerini alır. Çocuk erkek tohumunda her şeyi ile hazırdır. Kadın bu tohumun ekilip, yetiştiği topraktır.       … İskender’in, imparatorluğunu kurması ile birlikte batı dünyasında yeni bir çağ başlar. Bu yeni dünyada Yunan kültürü…

  • Tertip ve düzen insanları rahatlatıyordu. İnsan aklı da sınıflandırılmış bilgiyi daha rahat alırdı. İnsan aklı doğadan öğrendiklerini, kavramları, belli bir düzene sokmak ve raflara yerleştirmek isterdi. Aristoteles, insanların kavramlarına düzen getirmek isteyen, titiz ve düzenli biriydi. Bu tarzı ile mantığı bir bilim olarak kurdu. Hangi sonuçların veya kanıtların mantıksal olarak geçerli olduğuna dair kesin kurallar…

  • Platon’dan sonra, Yunan dünyasının üçüncü büyük filozofu Aristo (Aristoteles) gelir. M.Ö. 384 ile 322 yılları arasında yaşamıştır. Aristo kendinden önceki tüm felsefeyi toplayıp, sistematikleştirmiş, sonra, onları doğru düşünme yöntemi ile eleştirmiş ve kendi sistemini de bu eleştirisel görüş altında geliştirmiştir. Mantık biliminin kurucusudur. Hala kullanılmakta olan pek çok terimin yaratıcısıdır. İlerde görüleceği gibi, kendine temel…

  • II. Filip’in oğlu İskender M.Ö. 356 yılında Makedonya’nın başkenti Pella’da doğdu… Yunanlı büyük filozof Aristo’dan dersler alıyordu. Genç Aristo ona bilim, tıp, edebiyat ve felsefe öğretirken, devlet yönetimiyle ilgili de bilgiler veriyordu.. ..  İskender’in güzel kadınlara ve güzel erkek çocuklara tutku derecesinde düşkünlüğü vardı. Çocukluk arkadaşı Hephaestion ile birlikteliği Hephaestion’nun 324 deki ölümüne kadar sürdü.…

  • Platon, Devlet adlı kitabında, ideal devleti anlatır. Platon devletin filozoflarca yönetilmesi gerektiğini söyler. Bu devlet insan vücudu düşünülerek modellenmiştir. Baş, devletteki yöneticilerdir. Göğüs, devletin askerleridir. Karın ise tüccarlar, zanaatkârlar ve köylülerdir. Sağlıklı bir insan nasıl dengeli ve uyumlu ise, adil bir devlet de uyumlu olmalıdır. Yani herkesin kendi yerini bilmesi gerekir. Bir devlet ne kadar…

  • Sokrates, Sofistler gibi yaptıklarının karşılığında para almıyordu. Kendisine, “Filozof, bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişi” diyordu. Diyordu ki: “Tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir.”. …Sokrates, doğruyu bilen doğru davranır diyordu. Doğru bilgiden doğru eylem gerçekleşir. Doğruyu bilen doğru adamdır. Kötüler, bilgisiz oldukları için kötüdürler, bilseler kötü olmazlardı. Bilgi olmadan, akıl iyiye çalışmaz. Bu nedenle bilgimizi arttırmamız gerekir. Doğru…

  • Socrates (Sokrates) M.Ö.470 ile 399 yılları arasında yaşamıştır. Tek bir kelime yazmamıştır. Zamanının çoğunu, Atina sokaklarında, insanlarla konuşarak geçirmiştir. Kır hayatından hiç hoşlanmaz ve hep insanlarla birlikte olmak isterdi. Çirkindi, ama içinin çok güzel olduğu söylenirdi. Sokrates hakkında bilgimizi, onun talebesi olan Platon’a borçluyuz. ..Sokrates kimseye bir şey öğretmek peşinde değildir. Hatta konuştuğu insanlardan, bir…

  • Sofist Protagoras (M.Ö. 487–420), “İnsan her şeyin ölçüsüdür.” diyordu. Yani iyi, kötü, doğru, yanlış hep insan ihtiyaçlarının sonucu idi. Protagoras, tarihsel süreçte, şüpheyi metod haline getiren ilk düşünürdür. “Her şey, bana nasıl görünürse benim için böyledir, sana nasıl görünürse senin için öyledir. Üşüyen için rüzgâr soğuktur, üşümeyen için değildir. Herkesin hemfikir olacağı kesin bir bilgi…

  • Bu arada bazı ilk tarihçiler, tarihin gidişini doğal olaylarla açıklamaya çalışıyorlardı. Bu ilk tarihçiler, Herodot (Herodotos) (M.Ö. 484 – 424) ve Thukydides (M.Ö. 460 – 400) idi. Tarihçiler ortaya çıkarken, hastalık ve sağlığa da doğal yorumlar getiren bir bilim, tıp şekilleniyordu. Kos Adası’nda, M.Ö. 460 yılında yaşayan Hippokrates, Grek tıp biliminin başını çekiyordu. Hippokrates’ci tıp…

  • Güney İtalya’da Kroton adlı Yunan kentindeki tıp okulunda Alkmaion adlı bir düşünür, beynin duyuların merkezi olduğunu öne sürüyordu. Bu sırada sinir sistemine ait ilk saptamalarda da bulunuyordu. Duyu organlarından vücuda giren duygusal parçacıklar, salgı kanalları ve damarlar aracılığı ile beyindeki algılayıcılara ulaşıyorlardı. Alkmaion’a göre beden ölüyor, ama ruh yaşamaya devam ediyordu. Sağlık demek, vücutta dengede…

  • İlk Grek filozoflarının sonuncusu, o da bir doğa filozofu olan, Demokritos’tur. Demokritos, M.Ö. 460 ve 370 yılları arasında Ege’nin kuzey kıyılarındaki bir kentte, Abdera’da yaşıyordu. Değişmezlik açısından kendinden önceki filozoflarla aynı görüşteydi. Doğadaki her şey gözle görülemez kadar küçük ve mutlak, hiçbir zaman değişmeyen yapı taşlarından oluşuyordu. Demokritos, bu en ufak parçalara atom dedi. Atom…

  • M.Ö. 500 ile 428 yılları arası, Empedokles’le aynı yıllarda yaşayan, Anaksagoras ise diyordu ki: Doğa, gözle görülemeyecek kadar küçük maddelerden oluşur. Her şey daha küçük, daha küçük parçacıklara bölünebilinir. Ancak en küçük parçada bile her şeyden bir şey vardı. Bunu bu günkü dünyamızda yorumlarsak: bir hücre çekirdeğindeki bilginin tüm organlara ait bilgiyi barındırmasını örnekleyebiliriz. Bu…

  • Perikles döneminde, demokrasinin temel direği yine orta sınıf olmuştur. Bu dönem, Atina deniz imparatorluğu dönemidir. Perikles, zengin ve soylu bir aileden geliyordu. Bilginler, şairler, armatörler daima ona yakın olmuşlardır. Perikles, sağlam karakterli bir kişiydi. Derin ve uzak görüşlere sahipti. Hiçbir zaman çıkar gözetmezdi. Kültürlü idi ve iyi bir hatipti. Atina’da halk kitleleri, onu çok sevip,…

  • Kimon’dan sonra, Atina’da iktidara en köktenci demokratlar geldiler. Başlarında Efialtes vardı. Efialtes, varlığını yitirmiş asil bir aileden geliyordu. Atina’ya bağlı ve her konuda çok dürüst bir kişiydi. Yoksulların dostu idi. Ona göre, kentin esas sahipleri, en yoksul kesimlerdi. Yolsuzluk, rüşvet, irtikâp gibi suçlarla sonuna kadar mücadele etti. Ve hatta Areopage üyeleri bile soruşturmalardan kaçamadılar. Areopage’nin…

  • M.Ö. 588 yılında II. Keyhüsrev’in (Kyros) Pers klanlarını birleştirip, Pers devletini kurduğunu görmüştük. M.Ö. 546 yılında, Lidya devleti yok edilmiş ve başkent Sard (Sardeis) ele geçirilmişti. Sonra da, Pers orduları Harpagos ve Mazares adlı komutanların yönetiminde Ege kıyısındaki tüm İyon kentlerini bir bir ele geçirmeye başladılar. Sadece, Milet, Perslerle barış yapabildi. Diğerleri ise kayıtsız, şartsız…

  • M.Ö. 580 ile 504 yılları arasında, Güney İtalya’da, Kroton kentinde büyük usta Pythagoras (Pitagor) yaşadı. Gizli bir din okulu kurmuştu ve evrenin, bir sayı uyumu olduğunu öğretiyordu. Öğrencilerine ahlak, siyaset ve din öğretiyordu. Bu bilimlerin tümüne “mathematalar“ adını veriyordu. Kullandığımız matematik sözü buradan türemiştir. Pisagor’un Mısır ve Babil rahiplerinden aldığı eğitim 34 yıl sürmüştü. Pisagor…