Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Yunanistan, Helen
-
Batı Anadolu mutlak Pers hâkimiyetine girince, bir takım halkla birlikte, filozoflar da Ege kentlerini terk edip, göçtüler. Yunanistan’a kaçan düşünürler, Milet okullarının fikirlerini Yunanistan’da yaymaya ve müdafaa etmeye başladılar. Milet Okulu, başardığı düşünce devrimine ilaveten, Sümer, Mısır ve Anadolu düşüncesini İonya’ya taşıması bakımından da çok önemlidir. Alıntı; Bizimkiler III (İmparatorluklar) – Evin Esmen ve Arda…
-
Herakleitos, çoklukla birlik arasındaki ilişkiyi sezip, bütünden bire ve birden bütüne diyen ilk düşünürüdür. Bütünle bütün olmayan, birlik olanla ikilik olan, anlaşma ve anlaşmazlık, bütün şeylerden bir şey ve bir şeyden bütün şeyler, Logos’ta birleşirler diyordu. Bütün cisimleri yalnız bir ve aynı unsurun değişmeleri sayıyordu. Gündüz gece, kış yaz, savaş barış, tokluk açlık, yaşayanla ölmüş,…
-
Thales’den sonra bildiğimiz bir diğer filozof, Anaksimandros’tur. O da Miletlidir. Ve Thales’in okulunda yetişmiştir. Anaksimandros, dünyamızın belirsizlikten ortaya çıktığını ve var olan pek çok dünyadan biri olduğunu öne sürer. Bu belirsizlikten ne kastettiği tam olarak belli değildir. Belki, özün belirsiz olduğunu söylemek istemiştir. Ayrıca, Anaksimandros, bir plaket üzerine ilk dünya haritası yapan bilgindir. Milet (Miletos)…
-
Adını bildiğimiz ilk filozof, Milletli Thales’tir. Aristo’dan öğrendiğimize göre Doğa Felsefe Akımı Thales’le başlamıştır. Thales iyi bir gezgindi, çok gezip dolaşmış ve uzun süre Mısır’da bulunmuştu. Thales her şeyin özünün su olduğunu öne sürmüştü. Suyun içinde, mıknatısın çekme gücü benzeri, hayat gücünün olduğunu söylemiştir. Bununla tam ne demek istediği belli değildir. Belki yaşamın suda olduğunu…
-
M.Ö. IV. yüzyıl Sparta’da kadın nüfusunun erkeklerden daha fazla olduğu ve bir kadının birden fazla erkekle birlikte olduğu bilinmektedir. Bu durum sosyal açıdan bir problem değildi. Amaç sağlıklı Sparta vatandaşları yetiştirmekti. İhanet ve eşler arası kıskançlık Sparta’nın bilmediği kavramlardır. Miras, rüşvet, dolandırıcılık, lükse düşkünlük gibi şeyler de Spartalılar için yabancı kavramlardır. Atina’daki yaşam, onların “yozlaşma”…
-
Orfeus’un Yunan mitolojisindeki öyküsü şöyledir. Orfeus şarkıları ile tüm doğayı etkilerdi. Karısı Euridike ölünce, buna dayanamadı. Ölüler ülkesi Hades’e gidip, karısını geri istedi. Karısını ona geri vermeyi bir şartla kabul ettiler. Yeryüzüne çıkana kadar, arkasını dönüp, Euridike’ye bakmayacaktı. Orfeus, dayanamadı, karısına baktı. Böylece sevgili karısını sonsuza kadar kaybetti. Orfizme göre ruh ölümsüzdü. Bedende hapsolmuş bulunan…
-
En ünlü Midas efsanesi ise, eşekkulaklı Midas’tır. Pan ile Apollon arasında veya Marsiyas (Marsyas) ile Apollon arasında Tanrısal bir müzik yarışması yapılır. Midas hakemdir. Midas Apollon’un rakibini daha fazla beğenir. Apollon da Midas’ı cezalandırıp, kulaklarını eşekkulağı yapar. Midas, sivri külahı ile kulaklarını herkesten gizler. Ama bir gün tıraş olurken, berberi durumu fark eder. Berber bu…
-
Atina’da kızlar eğitilmezler ve kadın, toplum dışında, yalıtılmış bir hayat sürerdi. Atinalı erkek, evine bağlı değildi ve aile ilişkileri de kuvvetli değildi. Erkekler günü dışarıda geçirirlerdi. Kadınlar ise evdeydiler. Genç kızlar, yalnızca yün eğirme, dokuma ve dikiş. Bazen okuyup yazmayı, bir evi çekip çevirmeyi öğrenirlerdi. Toplumdan tecrit edilmiş olarak yaşarlardı. Nerede ise, dört duvar arasına…
-
Erkek çocukları yedi yaşında okula başlardı. Eğitim paralıydı, dayak ve diğer cezalar eğitimin parçasıydı. Erkekler diz boyunda veya daha uzunca rahat elbiseler giyerler, bazı süs takıları takarlardı ama küpe takmazlardı. Saçları kısaydı. Kadınlar da uzun üstlüğü de olan mazbut elbiseler giyerler başlarını örterlerdi. Çok üst sınıfın ve yok varsayılan kadınların yüzlerini örtmeleri istenmezdi. Kadınların makyajlı…
-
Lüks düşkünlüğünden Spartalıların korunmasına dair anlatılan bir öykü şöyledir: Öykü Plutharkos’un ünlü “Lykurgus’un Hayatı” eserine dayanır. “Sparta efsanevi kurucu Krallarından olan Lykurgus toplum düzeninde eşitlikçi neredeyse ütopik sosyalizmin bayrağı gibiydi. Toplumda yerleştirmeye çalıştığı eşitlikçi düzende paranın zararlı olacağını düşünerek demirden öylesine ağır bir para bastırmış ki ne taşınır ne saklanırdı. Amacı insanları paradan soğutmak olan…
-
Antik Yunan’da ve Japon Samuraylar dünyasında, askeri kastı güçlendirmenin bir yolu eşcinsellikti. Japon Samurayları savaşa genç bir partner eşliğinde giderlerdi. Kelt savaşçıları kendilerini başka erkeklere kolayca ve hiçbir sıkıntı duymadan sunarlar ve reddedilirlerse bunu büyük hakaret kabul ederlerdi. Birçok eski kültürde yer bulan bir diğer inanış ta, eşcinsel ilişkinin genci hayata ve evliliğe hazırlayan ve…
-
İlk Hermes, daha önce bahsedildiği gibi Mısır’da yaşamıştır. Belki de Mısır Tanrısı Toht’un ta kendisidir. Gizli bilimlerin üstadıdır. Bilgedir insanlara yazıyı ve bilinmesi gereken birçok şeyi öğretmiştir. Hermes’te birbirinden oldukça farlı işlerle uğraşan, ama hepsinde de tartışılmaz derecede üstün eserler veren, güçlü kimlikler ileri sürülmüştür. Astronomi, matematik, coğrafya, topografya, tıp bunlardan bir kaçıdır ve kimine…
-
Yazılı insanlık tarihinin ilk meclisi, bundan 5.000 yıl önce Sümer ülkesinde bir araya geldi (M.Ö. 3.000). Meclis iki evden oluşuyordu. Birincisi senato veya ihtiyarlar meclisi, ikincisi ise, alt ev, yani eli silah tutan yurttaşlardan oluşan, meclisti. Bu ikili yapı, yerleşiklere, büyük aile (kabile) döneminden miras kalmıştı. 5.000 yıl önce toplanan bu meclis, savaş veya barış…
-
Araplar, Aristoteles’in yapıtlarıyla karşılaşınca… Büyük İskender’in öğretmeni olması nedeni ile kâfirlik, dinsizlik diye nitelemeksizin çevirtip okumuş ve dahası ona Muallim-i Evvel adını vermişlerdir. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.
-
Atina Okulu Jüstinyen’in buyruğuyla 529’da kapatılıp okulun pagan (putperest) öğretmenleri işkenceden kaçmak zorunda kaldıklarında, Yunanlı öğretmenler İran Sarayınca hoşnutlukla karşılandılar. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kur’an’da adı Arapça Zülkarneyn (Türkçesi çift boynuzlu) olarak geçen, yeryüzünde Tanrı’nın buyruklarını yerine getirmiş savaşçı bir imparator olarak olumlulanan kişinin, eski Yunan İmparatoru Makedonyalı Büyük İskender olduğu inancı yaygındı. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.
-
Demek ki Müslüman Araplar, ilk elde özellikle Bizans’ın Hıristiyanlık açısından yıkıcı sayıp yayılmasından korkarak yasakladığı Eski Yunanca yazmaları, Bizans’ı yıpratmak amacıyla çevirtmiş ve Hıristiyanlığa karşı kullanmışlardır. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 330) kitabından birebir alınmıştır.
-
Aristoteles, Büyük İskender’in öğretmeniydi ve İskender ordusuyla birlikte gittiği her ülkeden o ülkenin bilgi birikimini, kitaplarını toplayıp Aristoteles’e iletmiştir. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Tek tanrıcı dinler, … Anadolu tanrılarının canına kıymak, kanına girmek istediler.” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 129, 130) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008); Peygamberlerin Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu’da görülmelerinin sebebi acaba Yunan tanrılarına bir tepki midir?
-
3 Eylül 1922 Pazar. Yunan orduları, yolları üstünde mezalimler uygulayarak, terk ettikleri şehirleri ateşe veriyorlar. Alaşehir, Nazilli, Kasa vb. gibi yerleşim yerleri birbiri ardından yerle bir edildi. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.