Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yunanistan, Helen

  • Yazılı insanlık tarihinin ilk meclisi, bundan 5.000 yıl önce Sümer ülkesinde bir araya geldi (M.Ö. 3.000). Meclis iki evden oluşuyordu. Birincisi senato veya ihtiyarlar meclisi, ikincisi ise, alt ev, yani eli silah tutan yurttaşlardan oluşan, meclisti. Bu ikili yapı, yerleşiklere, büyük aile (kabile) döneminden miras kalmıştı. 5.000 yıl önce toplanan bu meclis, savaş veya barış…

  • Araplar, Aristoteles’in yapıtlarıyla karşılaşınca… Büyük İskender’in öğretmeni olması nedeni ile kâfirlik, dinsizlik diye nitelemeksizin çevirtip okumuş ve dahası ona Muallim-i Evvel adını vermişlerdir. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır.

  • Atina Okulu Jüstinyen’in buyruğuyla 529’da kapatılıp okulun pagan (putperest) öğretmenleri işkenceden kaçmak zorunda kaldıklarında, Yunanlı öğretmenler İran Sarayınca hoşnutlukla karşılandılar. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 327) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kur’an’da adı Arapça Zülkarneyn (Türkçesi çift boynuzlu) olarak geçen, yeryüzünde Tanrı’nın buyruklarını yerine getirmiş savaşçı bir imparator olarak olumlulanan kişinin, eski Yunan İmparatoru Makedonyalı Büyük İskender olduğu inancı yaygındı. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki Müslüman Araplar, ilk elde özellikle Bizans’ın Hıristiyanlık açısından yıkıcı sayıp yayılmasından korkarak yasakladığı Eski Yunanca yazmaları, Bizans’ı yıpratmak amacıyla çevirtmiş ve Hıristiyanlığa karşı kullanmışlardır. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 330) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aristoteles, Büyük İskender’in öğretmeniydi ve İskender ordusuyla birlikte gittiği her ülkeden o ülkenin bilgi birikimini, kitaplarını toplayıp Aristoteles’e iletmiştir. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tek tanrıcı dinler, … Anadolu tanrılarının canına kıymak, kanına girmek istediler.” Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 129, 130) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2008); Peygamberlerin Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu’da görülmelerinin sebebi acaba Yunan tanrılarına bir tepki midir?

  • 3 Eylül 1922 Pazar. Yunan orduları, yolları üstünde mezalimler uygulayarak, terk ettikleri şehirleri ateşe veriyorlar. Alaşehir, Nazilli, Kasa vb. gibi yerleşim yerleri birbiri ardından yerle bir edildi. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • 8 Eylül 1922 Cuma… Türk ordusu, Yunanlıların çekilmeden önce alışılageldiği gibi ateşe verdiği Menemen’e kadar ilerlemiş. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi – Dora Sakayan, Ç: Atilla Tuygan (Belge Yayınları 1. Baskı Ocak 2005 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • 7 Eylül 1922 …. Bana gelince, Türk hükümeti aleyhine hiçbir şey yapmadığım için, İzmir’i terk etmeyi düşünmüyorum…. Askeri makamlar ve polis (yunan görevlileri) şehri terk etti ve şehire anarşi hâkim. Halk, yağmaya ve yakıp yıkmaya girişmesi muhtemel firari askerlerden korkuyor: Manisa’nın da firarilerce ateşe verildiğine dair söylentiler var. Üç yıldır Büyük Türk Dostu olarak nam…

  • Lazlarda Yunanlılık yoktur ama Yunanlılarda Lazlık olabilir. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 277) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1921 Ekim ayının son günlerinde Afyonkarahisar tarafında bizimkilerin yaptıkları taarruz, tahmin ettiğim gibi, muvaffakiyetsizliğe müncer olmuş (başarısızlığa dönüşmüş) ve zayıf mevcutlu beş piyade ve üç süvari fırkamız, düşmanın üç piyade fırkası karşısında muvaffak olamayarak geri çekilmeye mecbur kalmışlar ve büyük zayiat vermişlerdi. Sf. 130 Garp cephesi karargâhına mensup birçok subayların ve memurların aileleri karargâh ile…

  • Miralay Köprülü Kazım Bey (Kazım Özalp)  …  Yunanlılar 28 Mayıs’ta Aydın’ı da işgal etmişler,  Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in kumandasında bir milli kuvvet ve cephe vücuda getirmişler; Aydın’ı üç günlük muharebe neticesinde 30 Haziran’da Yunanlılardan kurtarmışlar; fakat yeniden gelen kuvvetlerle takviye edilen Yunan müfrezesi, Aydın’ı tekrar ele geçirmiş.  Sf.61 (Alıntı; Harp Hatıralarım V (İstiklâl Harbi ve…

  • (Abraham Galante; Resimli Gazete;) “Selanik Dönmeleri cahildir, fakat çok amelidirler.  Dünyevi ve hayati işlerde hiç taassupları yoktur.   Çocuk terbiyesi de, kendilerine göredir.  Çocukları gayet hür bırakırlar.  ..yavrulara tahakküm etmezler.  İngilizlerin ‘Self Help’ (Kendi kendini idare) sistemini tatbik ederler.  Bunlardan dolayı Dönme çocukları zeki, atılgan, müteşebbis ve yırtıktırlar.  …  Vakit Gazetesi, Atina’da buna benzer bir müracaatın…

  • Yunan zulmü altında. M.Ö. II. yüzyılda, Yahudi ruhbaniyetinin otoritesi gücünü tamamen kaybetmiştir.  …  Mesihi bir dalga başlayacaktır.  Sf.119 Ortaçağın en büyük Yahudi düşünürü Musa İbn Meymun’un tespit ettiği “Onüç Prensip” içerisinde de yer almıştır.  Mesih inancı, Yahudi iman esasları arasına girmiştir.  Sf.123 Freud, Yahudiler arasındaki dayanışmanın başkaları tarafından nefretle karşılanmasının normal, fakat onların ev sahiplerinden…

  • Yunan zulmü altında. M.Ö. II. yüzyılda, Yahudi ruhbaniyetinin otoritesi gücünü tamamen kaybetmiştir.  …  Mesihi bir dalga başlayacaktır.  Sf. 119 Ortaçağın en büyük Yahudi düşünürü Musa İbn Meymun’un tespit ettiği “Onüç Prensip” içerisinde de yer almıştır.  Mesih inancı, Yahudi iman esasları arasına girmiştir.  Sf. 123 Freud, Yahudiler arasındaki dayanışmanın başkaları tarafından nefretle karşılanmasının normal, fakat onların…

  • İsa’nın doğumuna yakın yıllarda Filistin’i gezen biri kendini İyonya ya da Hellas’ta sanabilirdi. Şehirler, Atina örnek alınarak şekillendirilmişti: Zeus ve Artemis için yapılan tapınaklar, tiyatrolar, etrafı revaklı forumlar, stadyumlar, gymnasionlar ve hamamlar tıpkı Hellas’ta ve İyonya’da olanlar gibidir. Halkın kılık kıyafeti de böyledir; hatta sofu Yahudiler bile artık bu modaya uymuşlardır. Sf. 253 Alıntı; Musa…

  • Bunun üzerine Ptolemaios Philadelphus (M.Ö. 285-246) Yeruşalim’deki Baş Kâhine bir mektup yazarak bu kitapların bir kopyasını istemiş; aynı zamanda, bu kitapları Yunancaya çevirebilecek adamlar da yollamasını rica etmiş. Baş Kâhin de Tevrat nüshalarıyla birlikte 72 bilgin göndermiş. Bunlar Aleksandria’da büyük bir saygı ile karşılanmışlar, kral bu adamların bilgeliklerine hayran olmuş. Törenlerden sonra bunlara, her biri…

  • Nüfus mübadelesi (1924) esnasında, Selanik Dönmelerinin reisleri, Yunan Hükümetine müracaat edip kendilerinin Yahudi olarak tanınmalarını ve böylece Selanik’te kalmalarına müsaade edilmesini istemişlerdi. İstekleri reddedilince, bu ailelerden birçoğu, ellerindeki (cemaatleriyle alâkalı) elyazmalarını Yahudi dostlarına verdiler veya sattılar. Mamafih bunlar henüz aleniyete çıkmış değildir. Yine de bunlardan bilhassa Kapancılara ait olan birçoğu İsrail’e ulaşmış bulunmaktadır. Sf. 276…

  •  İsrailli yazar Errol Gelardin, Sabetaycı Selim’in Öyküsü adlı romanında, Sabetay Sevi’nin Mesih olduğunu; çünkü Sabetayistlerin Müslü­man kabul edilip Türkiye’ye gönderildikleri için, Hitler’in Selanik’teki soykırımından kurtulduklarını yazdı. Sabetay Sevi üç yüz yıl sonra bile “müritlerinin” hayatını kurtar­mıştı! İkinci teşebbüs, İstanbul’un işgali döneminde oldu; ticaret-seyahat müsaadesi al­mak isteyen bazı Sabetayist tüccarların dönme teşebbüsüne İstanbul Hahamlığı izin ver­medi.…