Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yunanistan, Helen

  • Bunun üzerine Ptolemaios Philadelphus (M.Ö. 285-246) Yeruşalim’deki Baş Kâhine bir mektup yazarak bu kitapların bir kopyasını istemiş; aynı zamanda, bu kitapları Yunancaya çevirebilecek adamlar da yollamasını rica etmiş. Baş Kâhin de Tevrat nüshalarıyla birlikte 72 bilgin göndermiş. Bunlar Aleksandria’da büyük bir saygı ile karşılanmışlar, kral bu adamların bilgeliklerine hayran olmuş. Törenlerden sonra bunlara, her biri…

  • Nüfus mübadelesi (1924) esnasında, Selanik Dönmelerinin reisleri, Yunan Hükümetine müracaat edip kendilerinin Yahudi olarak tanınmalarını ve böylece Selanik’te kalmalarına müsaade edilmesini istemişlerdi. İstekleri reddedilince, bu ailelerden birçoğu, ellerindeki (cemaatleriyle alâkalı) elyazmalarını Yahudi dostlarına verdiler veya sattılar. Mamafih bunlar henüz aleniyete çıkmış değildir. Yine de bunlardan bilhassa Kapancılara ait olan birçoğu İsrail’e ulaşmış bulunmaktadır. Sf. 276…

  •  İsrailli yazar Errol Gelardin, Sabetaycı Selim’in Öyküsü adlı romanında, Sabetay Sevi’nin Mesih olduğunu; çünkü Sabetayistlerin Müslü­man kabul edilip Türkiye’ye gönderildikleri için, Hitler’in Selanik’teki soykırımından kurtulduklarını yazdı. Sabetay Sevi üç yüz yıl sonra bile “müritlerinin” hayatını kurtar­mıştı! İkinci teşebbüs, İstanbul’un işgali döneminde oldu; ticaret-seyahat müsaadesi al­mak isteyen bazı Sabetayist tüccarların dönme teşebbüsüne İstanbul Hahamlığı izin ver­medi.…

  • İslam düşünürü el-Birunî de (973-1051) bu etkiyi kabul etmişti: “İslam medeniyeti Yunan medeniyetinin bir devamıdır.” Sf. 24 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir başka iddia Türkleri cezalandırmak için değil İtalyanların eline geçmesini önlemek üzere, işgal ettirdiler, buna katılıyorum. Çok acele ve hazırlıksız olarak işgal ettiklerini not etmiştim, Sf. 231 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 231) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkler Yahudilere hiç zulmetmemiş olsa da, Yunanlılar bizi sevmiyordu. Sf. 121, 122 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 121, 122) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elen köken­li, Türkiye’de yetişme Fransız yazar Yerasimo, Elenlerin “Yalnızca Irak man­dası işinin iç sorunlarını çözmek için gerekli zaman süresince Türk Ordusunu meşgul etmek” amacıyla. Büyük Britanya tarafından Anadolu’ya çıkarıl­dığından hiç kuşku duymamaktadır. Sf. 69 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 69) kitabından birebir alınmıştır.

  • TCF’nin Meclis’te otuza yakın üyesi vardı. Bu isimlerin hepsi, Yunanistan’la olan mübadele sırasında yapılan yolsuzlukları bahane ederek Cumhuriyet Halk Fırkasından ayrılmıştı. Sf. 317 Anayasal düzen içerisinde “tek kişilik zorba yönetimlere” karşı olduklarını belirtiyorlar; dini düşünüş ve inançlara saygı istiyorlar; yabancı sermaye yatırımlarını destekliyorlar; basın özgürlüğünden yana tavır alıyorlar; belediye başkanlarının atamayla değil seçimle iş başına…

  • 1,3 milyon Rum Yunanistan’a, 500 000 kadar Müslüman ise Türkiye’ye göçtü. Sadece Selanik’ten 99.720 göçmen Türkiye’ye geldi. Sf. 310 Tüccar Rumların Yunanistan’a gitmesi ülke ekonomisini sekteye uğratabilirdi. Boşluğu Batı’ya yakın, ticareti bilen Selanik gibi şehirlerden gelenler dolduracaktı. Selanik, Kavala, Drama, Yanya, Kandiye, Girit, Midilli, vb. yörelerden gelen göçmenler İzmir, Aydın, Manisa, İstanbul, Samsun, Sinop, Adana,…

  • “İtalyanların bana düşman olmalarına şaşıyorum; biz de İtalyanlar gibi Troyalıların soyundanız. Yunanlılardan Hektor’un öcünü almak benim kadar onlara da düşer. Onlarsa bana karşı Yunanlıları tutuyorlar. Sf. 244 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 244) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlk talep ve hedefler tamamen dumanlıydı: İlhak, taksim vb. Birtakım gelişmelerden sonra taraflar, başında nihayet, Kıbrıs’ta tarafsız bir Cumhuriyet kurmakta, prensip anlaşmasına varırlar. Bu karara uymakta, karşı tarafın ciddî bir inanışla taahhüde girmediğini, o gün gibi, bugün de ifade etmek mümkündür. Yunanlılarla Kıbrıs Rumlarının, artık vaktin geldiğine karar verdikleri anda, Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını (Enosis) ilân…

  • Eski Amerikalılar çalışmazlar; çünkü çalışmak, bayağı ve banal bir iş oluyor. Eski Atinalılar için yaşam, felsefe ve politika yapmak, sohbet etmek, dolaşmak, sevişmek, yemek ve şarap içmektir; iş yapmak, kentli olmayanlara ve kölelere düşüyor. İş yapmanın aşağılık bir uğraş olmaktan çıkışı kapitalizmin doğuşu ile başlıyor. Emek harcamanın ve emeğin kutsallaştırılması, burjuvazinin Calvin’den aldığı bir örtüdür;…

  • Gidenlere “Rum” diyorduk ve gelenleri “Müslüman” sayıyorduk; beş yüz bine yakın göçmen kaydediliyor. İçlerinden ne kadarının Sabatayist olduğunu bilmiyoruz; fakat Elen Hükümetinin bildirdiğinden kuşku duyamayız, en çok bunları göndermek istedikleri kesindir. Şunu söyleyebiliriz ne oradakiler gelmek istiyor ne de buradakiler gitmek istiyordu, bunu iki taraf açısından da bir “mecburî iskân” sayabiliriz. .. Türkiye’den zengin Rumların…

  • Husumet Elenler ile Yahudi kavmi arasındaydı, İzmirli Türkler işbirlikçiydi; tarihsel olarak “Gâvur İzmir” değerlendirmesi bu konuma denk düşüyordu, Yahudi halk, ancak Türk ordusu, Afyon’da zafer kazanarak İzmir’e yaklaşırken harekete geçti. Sf. 404 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 404) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kıbrıs’ın şahin Türk lideri Rauf Denktaş’ın Türkiye’nin askerî müdahalesine karşı olması, ilk bakışta, şaşırtıcı görünebilir; Yalnız değil, o zamanlar eski Başbakan Süleyman Demirel ise daha ileride, şiddetle önlemeye çalışıyordu, “biz cihan devleti değiliz ki, üstelik yalnız başımıza yapamayız.” Diye bağırıyordu. Amerika’sız olmaz, anlamında konuşuyordu. .. Hâlbuki o sırada Başbakan Ecevit’ti ellili yıllarda bir staj için…

  • Yahudilerin en fazla husumet duydukları kavim, Elenler’dir. Kıbrıs’ın bir “milli dava” hâline getirilmesi de Sedat Simavi’nin (Hürriyetin kurucusu) marifetidir. Sf. 245 Kurtuluş Savaşı yıllarında bir Yunanlı Esir anlatıyor; “Sabahleyin 5.000 esir toplandık, Türk mahallesinden geçiyorduk, Yahudilerinkinden de geçtik. Yahudiler bize Türklerinkinden de kötü davrandı.” Diyor. Sf. 246 6 – 7 Eylül olayları da Hürriyet Gazetesinin…

  • Ambasadör Girgin (1), hemen bunu izleyen sayfada şu bilgileri eklemektedir: “Bu, bir nefsi müdafaa teşkilatıydı. Sonraları işler büyüyünce Menderes’in onayı ve Zorlu’nun isteğiyle bütün adada kolları olan T.M.T. (Türk Mukavemet Teşkilâtı) kuruldu. Başına da Türk Albay özel harpçi Rıza Vuruşkan getirildi.…” Doktor Küçük: (Girgin’den alıntıya devam ediyor) “1957 yılında EOKA’nın tedhiş faaliyetleri hakkında Ankara’ya bilgi…

  • Elen kökenli, Türkiye’de yetişme, Fransız yazar Yerasimos, Elenler’in “yalnızca, Irak mandası işinin iç sorunlarını çözmek için gerekli zaman süresince Türk Ordusu’nu meşgul etmek” amacıyla, Büyük Britanya tarafından, Anadolu’ya çıkarıldığından hiç kuşku duy­mamaktadır. Yerasimos’un hipotezine göre, Elenler, hep bir “oyun” içinde ve hem de Irak’taki Britiş emperyalizmi niyetleri çerçevesinde, gemilere bindirilerek, İzmir’e çıkarılmışlardır.  Alıntı: Sırlar –…

  • Elenlerin Türkiye’den bağımsızlığını elde ettikleri tarihe kadar, başta diplomasi olmak üzere seçkin kamu pozisyonları, daha çok “Rum” denilen Elen kökenli Osmanlı yurttaşları tarafından tutuluyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.

  • 4 Şubat 1341 (1925) tarihinde İçtima: 47, Celse:1, Reis Kâzım Paşa 2. Celse Hafidir (Gizlidir):    Başpapaz Araboğlu Konstantin’in Mübadeleye Tabi Tutulması Yunan Notasına Sebep Olmuş Bu konu görüşülüyor; Sf.143. Aşağıdaki Notlar: TBMM GCZ IV – Sf.475 ile 476 arası) kitabından birebir alınmıştır. Şükrü Kaya Bey (Hariciye Vekili) (Menteşe); “.. İngiltere’nin bir büyük sözü vardır…