Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Zazalar
-
İngiliz arşivlerinde çalışan bir başka tarihçi İhsan Şerif Kaymaz’a göre ise 1 Ağustos 1924 tarihinde Diyarbakır’da Türk-Kürt Kongresi adıyla gizli ve gayri resmî bir toplantı yapılmıştı. Toplantıya katılan Kürt delegelerinin talepleri arasında “1. Kürtlere sıkıntılarını hafifletecek miktarda borç verilmesi, 2. Genel af ilan edilmesi, 3.Kürdistan’dan beş yıl süreyle vergi ve asker alınmaması, 4.Şer‘i mahkemelerin yeniden…
-
Çanakkale Savaşı’nın kayıpları yanında (57.263 şehit, 97.874 yaralı, 11.178 kayıp, 20.297 hastalık sonucu ölüm ve diğerleriyle birlikte 207.696 zayiat) gayet mütevazı sayılabilecek bu sayılara bakılınca, esas savaşın İtilaf Devletleri’ne karşı verilmediğini anlarız. Dahası 1921’den itibaren İtilaf Devletleri’nin bir bölümünden önemli miktarda silah, mühimmat ve araç-gereç satın alınmıştı. Gerçek’ten de, en kanlı çatışmalar Yunanlar ve Ermenilerden…
-
72 Kürt Zaza beyinin ‘ihanetini’ içlerine sindiremeyen Alişir ve adamları, 6 Mart 1921 günü Ankara’nın gönderdiği birliklere saldırmaya başlayınca, asileri tepelemek için, Sivas, Erzincan ve Elazığ’da sıkıyönetim ilan edildi. Ardından 13 Mart 1921’de Sakallı Nureddin Paşa komutasındaki Merkez Ordusu bölgeye gönderildi. Rivayete göre Nureddin Paşa görev yerine giderken, “Zo (Ermeniler) diyenleri temizledik. Lo (Kürtler) diyenlerin…
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından; Pütikanlı/Bütikanlı Büyükleri (Tercan, Hınıs, Kiğı); Hüseyin Ağa zade İbrahim Ağa, Zeynel Ağa, Ali Ağa, Not: Lahika’da bu aşiret büyüklerinden 2 ailenin Kula’ya sürgünü teklif edilmiştir. Cibran Büyükleri; Miralay Halit’in kardeşi Ahmet Ağa (Kiğı) (s. 96-97). Not: Bu aşiret büyüklerinden 1 ailenin Kırklareli’ne iskânı teklif edilmiştir. Alan Büyükleri; Hasan…
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından; Kureyşan Büyükleri; (1) Kureyşanlılar’ın İç-Dersim kolu Mazgirt ve Nazımiye Kureyşanlılar’ı olarak ayırt ediliyor. Derviş İbrahim (Balluceli’dir. Kureyşanlılar’ın Nazımiye kolunun başıdır. Nam-ı diğer: Casus İbrahim. Kiğı’nın Sitir Köyü), Derviş İbrahim’in kardeşi Ali oğlu Şah İsmail Derviş İbrahim’in amcazadeleri Ali Çavuş oğlu Hüseyin ile Hafidi Ali, Zeynel Çavuş, “Haso Seydo”…
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından Şeyhan Aşireti Büyükleri (Mazgirt); Hüseyin Seyit Ağa, Geki (Lahika’da “Ciki”) Ali Piro. Not: İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın 1931 tarihli raporundaki Lahika’da Bu aşiretten 2 ailenin Kula’ya sürgünü teklif edilir. Kodan Büyükleri (Mazgirt); Hasan Efendi, Dilo Ali Kır. Not: Lahika’da Kodan ileri gelenlerinden 2 ailenin Alaşehir’e sürgünü teklif edilir. …
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından; Çarekan / Çarekli Büyükleri; Şah Hüseyin Bey zade Mustafa ve Hasan Beyler. Ankara İstiklal Mahkemesi kararıyla Kastamonu’da ikamete mecbur edilen Mustafa Bey’in “geçen sene” Dersim’e geri gelip aşiretin yönetimini eline aldığı kaydedilir. Not: Lahika’da bu aşiret büyüklerinden 2 ailenin Çorlu’da iskânı teklif edilir. Yusufan Büyükleri; Mehmet Ağa, Kamer…
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından Şam/Şem Uşağı Büyükleri; Lilo Ağa (nam-ı diğer Yusuf Ağa), Şeyh Hasan, Nuri Ağa, Süleyman Çavuş (Kara Kaş’ta oturur) ve oğlu Şeyh, Hüseyin, Munzur oğlu İbiş, Halil İbrahim ve Şeyh Cihan bunların mühim akrabalarıdır. Not: Lahika’da bu aşiretten 7 ailenin Babaeski’ye sürgünü teklif edilir. Koçan Büyükleri; Timur oğlu Hüseyin,…
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından; Kırğan Büyükleri veya İleri Gelenleri; Şat/Şad oğlu Süleyman (Sin’de mukim), Memili Ağa (Şakak’ta oturur), Paşa Ağa, Harun Ağa, Zeynel Ağa ve amcazadesi Ağa, Not: Lahika’da bu aşiret ileri gelenlerinden 2 ailenin Tekirdağ’a sürgünü teklif edilmiştir. Aşağı Abbas Büyükleri; Zeyno zade Mustafa Ağa (Eski Dersim mebuslarından Miço/Meço Ağa, Mustafa…
-
Jandarma Umum Kumandanlığının “Dersim” adlı gizli kitabından; Laçin Aşiret Büyükleri; Kakim oğlu Yusuf (“Lahika” olarak bilinen sürgün listesinde Hâkim oğlu Yusuf, Topal Yusuf), İbrahim oğlu Hüseyin, Lahika’da İbrahim Hüseyin Havlo), Halo Ağa, Mogomorlu Rıza, Haydar ve Hasan (Lahika’da Mogomutlu Rıza anılır) Not: İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın Kasım 1931 tarihli raporunun “Lahika” (raporun eki olan liste)…
-
1937 ve 1938 Yıllarında Kırım, Sürgün ve İdamla Dağıtılan Aşiret ve Ocak Büyükleri Hakkında Özet ve Toplu Bilgiler; 38 öncesinde Dersim toplumunun öncü ve yönetici öznesi, benim “Aşiret ve Ocak Büyükleri” olarak tanımlamayı tercih ettiğim birkaç yüz kişilik küçük bir toplumsal katmandır. Bu katmanın bir bütün olarak “feodal”, “ağa” ya da “derebeyi” olarak tanımlanması yanlıştır.…
-
1918 yılında Kangal ilçesine bağlı Yellice nahiyesinin Hüseyin Abdal tekkesinde Kürd istiklal savaşının tecellisi (gerçekleştirilmesi) hususunda bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya Kurmesan, Canbegan ve bölgede bulunan diğer Kürd aşiretleri katıldılar. Toplantıda hazır bulunanlar ant içerek, Sevr antlaşmasının tatbiki ile Amed, Bitlis, Van, Dersim ve Sivas – Koçgiri mıntıkalarını kapsayan bölgede bağımsız Kürdistan kurmak için silaha…
-
İhânet, sadece Mezrâ (Elâzığ) ve Malatya üzerine yürürken olmadı. Şubat ayının sonlarında Şeyh Sâîd askerleri, büyük bir atak yaparak Çêwlîk (Bingöl)’in Kiğı, Horhol (Yayladere) ilçelerine ve Karakoçan üzerine yürümüş, ancak Kiğı’daki Hormek aşireti, Şeyh Sâîd askerlerini arkadan vurmuştur. Böylece Şeyh Sâîd Efendi’nin Hormek aşiretine daha önce gönderdiği mektup bir işe yaramamış; Hormek aşireti, Şeyh Saîd’e…
-
26 Şubat günü Palo Mevkî Komutanlığı, Elâzîz Cephesi Komutanlığı’na şu haberi yollar: (1) “Palu Mevkî Kumandanlığından Elâzîz Cephe Kumandanlığına Bismillâhirrahmânirrâhîm 1-Elâzîz hududuna kadar telgraf hattını tamir etmek üzere telgraf çavuşları yola çıkarılmıştır. Zât-ı Âlileri de icâb edecek mahale kadar hattın tamirine emirler buyurunuz. Telgraf olmayınca mâlumat (bilgi) almak müşküldür. 2-Beş günden beri harb raporunuza nâil…
-
23 Şubat’ta hükûmet, durumu ve alınacak önlemleri, CHF (Cumhuriyet Halk Fırkası) meclis grubuna iletti. Meclis grubunda İsmet İnönü, söz aldı ve yaptığı konuşmada her zaman olduğu gibi, “mürtecilerin öteden beri tahrikleri vardır; bizim görevimiz parti olarak hükûmete güvenmek ve bu gibi hâdiselere karşı şiddetle hareket eden ve edecek olan hükûmete yardımdır,” dedi. Ardından Adalet Bakanı…
-
14 Şubat 1925’te Amed (Diyarbakır)’den Pîran (Dicle) istikametinde hareket eden ve Binbaşı İbrahim komutasında bulunan müfreze, 16 Şubat’ta Şeritan köyünde bulunduğu sırada, Pîran yönünden gelen 500 kadar mücahidin öğlen 11’de Şeritan’a yaptığı kuşatıcı taarruz, müfrezenin karşı taarruzu ile durdurulabildi. Saat 19.30’a kadar devam eden çarpışmada, müfreze daha fazla ilerleyemeyerek Silvan’ın Klîse (Akyol) köyünde kalmış ve…
-
İçişleri Bakanlığı’nın 15 / 16 Şubat gecesi, ayaklanmanın bastırılmasına dair “gizli” kaydı ile verdiği ve bir suretini Genelkurmay Başkanlığı’na sunduğu önerge ise şöyledir; “1-Harp ve vatan hâini sanıklar olduğu ihbar olunan ve tanık olarak Bitlis’teki Özel Harb Divanı tarafından çağrıldığı halde temaruz eden (kendisini hasta gösteren) Hınıslı Şeyh Sâîd, bir süredir konuk olarak bulunduğu Lice…
-
16 Şubat 1925 günü Bakanlar Kurulu toplantısında, İçişleri Bakanı Cemil Bey, Pîran olayı hakkında lâzım gelenlere emir verildiğini ve meseleye kapanmış nazarı ile bakıldığını bildiriyordu. Gazetelerde yayınlanan bu haber, hükûmetin bu meseleyi ciddiye aldığını göstermesi itibariyle kamuoyunu rahatsız etmeye başladı. Durumu oldukça ciddî gören Genelkurmay Başkanlığı, 3. Ordu Müfettişliğine emir verir: “1-Şeyh Sâîd olayı bilinmektedir.…
-
Şeyh Sâîd’in cesedinin üzerinde fuhuş sineması açtılar, içki fabrikası yaptılar. Zilan Deresi’nden su yerine kan aktığını, Palu halkının Murat Nehri suyunun kırmızı akması karşısında donup kaldığını bilenler, bu bölgenin merkezi olan Amed’de içki fabrikası açılmasının ne anlama geldiğini çok iyi bilirler. Yine Bediüzzaman Sâîd-i Nursî’nin ölüsüne yapılan işkenceler, dirisine yapılanlardan kat be kat daha fazladır.…
-
Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…