Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Sakallı, Elazığlı. Dört veya beş kişiyle dolaşır. Elazığ’da 1970’li yıllarda sıkı bir MHP’liymiş. Hatta bir ara Türkeş’in koruma görevlisi olmuş veya şoförlüğünü yapmış. O dönemde de tetikçi.”

    “Sizin basın ve yöre halkı ondan hep Sakallı diye bahsetti. Aslında biz onu ‘Yeşil’ diye biliriz. Kod adı Yeşil’dir!”

    “Bakın, ne polis ne de asker söylediğiniz anlamda kontrgerilla değildir. Evet, bölgede kontrgerilla vardır! Onu şöyle anlatayım: 70’li yıllarda ki MHP tetikçileri bir sonraki dönemde polis ve askerin emrine girdi. Belki MHP’nin içine de emirle girmişlerdi, onu bilemem. Bunlar hasta ruhlu kişilerdir. Davranışlarına bakınca zaten hemen anlarsınız psikopat olduklarını.” s. 138

    Bunların en güçlüsü ve en tehlikelisi Sakallı, yani Yeşil’dir…” s. 139

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 138, 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    Seylan çayını Mersin gümrüğünde radyasyonlu çaylarla değiştiren kişi, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) Türkiye temsilcisi Serçil Kazas’tır. Yani Celal Talabanî’nin sağ kolu, kendi halkını dolandırıyor! s. 121

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    TC yöneticileri Kuzey Irak’la, PKK yüzünden ilgilenmişlerdir. PKK olmasa Kuzey Irak’la ilgilenmeyecek. Sanki Türkiye’nin Irak diye bir komşusu yok. Ekonomik, tarihsel, coğrafî, kültürel birtakım ilişkileri yok! s .108

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    Dünyadaki bütün tezgâhlar, bu benim inancım, Amerika tarafından planlanır, askerî operasyonlarını Amerika icra eder. İstihbarat çalışmalarını İngiltere yürütür. Kültürel faaliyetleri Fransa yürütür. Bu dolapların çevrilmesi için ortalığın karışması gerekir. Bunu tezgâhlayan da Almanya’dır. s. 105

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • S.Y. – Kısmî af da bunun bir sonucu muydu?     

    C.E. – Kısmî affın sağlayacağı şudur: halen parti tarafından görevlendirilmek suretiyle bir takım kişiler, gerillalar dağdan gelecektir. Bunun örnekleri var; Vietnam’da, Küba’da da var, Güney Afrika’nın diğer ülkelerinde de var. Gelecektir, şehirlere yerleşecektir. Kır gerillasından kopacak. O zaman ne olacaktır; şehir gerilla faaliyetlerinde artış olacaktır. s. 94, 95

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • C.E. – Mevcut şartlarda ben bir kardeşlik kavgasından korkuyorum, Batı’da ve Doğu’da Türk ile Kürt’ün birbirini kırması gibi bir durumdan korkuyorum. Onlarca şehit geliyor. Son cenaze törenlerini görüyorsunuz. Bir birikim meydana geliyor. Yarın bir provokatör çıkar, emperyalizmin uyguladığı genel bir stratejinin bir parçası olarak biri çıkar, Türk insanını Kürt yerleşim bölgelerine doğru sevk edebilir. Bu Türkiye’nin sonu demektir. Şu anda bu istidatta kimse yok. Böyle biri çıkarsa, onun Abdullah Öcalan’dan farkı yoktur bence. Emperyalizmin ikinci maşası olur bu kişi. Birincisi Apo’dur. İkincisi de “Türk’ün Apo’su” olur. Şartlar böyle giderse böyle bir adam çıkar. Çok tehlikeli bir süreçteyiz şimdi. Toplum tahrik edilirse Türkiye için çok kötü gelişmeler olur. s. 88

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emperyalizmin denetiminde Kürt devleti:

    S.Y. – Peki, Amerika’nın burada rolü ne?

    C.E. – Onu bilemiyorum. Bunu çok açık olarak ifade edebilirim. Bütün bunların altında yatan şudur: bu bölgede emperyalizmin denetiminde bir Kürt devleti kurmak isteniyor. Ben böyle düşünüyorum.

    Apo, önderlik sorununa ilişkin kitabında, bütün Kürdistan’ı parçalara ayırmıştır. Bu parçalardan Türkiye Kürdistanı’nın tüm Kürdistan bölgesine önderlik edeceğini yazmıştır. Şimdi parçadaki önderlik değişti. İpleri elinde tutan emperyalistler şimdi Kuzey Irak’a kendi denetimlerinde bağımsız Kürt devleti kuracaklardır. Daha sonra Türkiye, İran ve zamanla Suriye’de çıkan kargaşalıklara bu Kürt devleti, “Size yardımcı olayım” diyecektir. s. 74, 75

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 74, 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • C.E. – Osman Öcalan, kod adı Ferhat’tır, 29 Ekim 1992 günü, Başbakanlık binasına gelerek, 5 Ekim 1992 tarihli anlaşmayı yaptı. Harekât 2’sinde başladı, 5’inde anlaşma yapmışlar, üç gün sonra yani. Anlaşmayı kim yapmış; Kürdistan Başbakanı Kürşad. Celal Talabanî tarafından bizzat gönderildi bu Kürşad. Biz peşmergelerden PKK’yı vurmalarını beklerken, peşmerge komutanı Şerdin gitti PKK’yla anlaşma yaptı! s. 73

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • S.Y.; -Bakın büyük kitle temeline dayalı silahlı mücadeleler hep zora dayanarak örgütlenmiştir. Hiçbir millet bir örgüte “Hadi sen silahlan” dememiştir. Bizim Kurtuluş Savaşı için de aynı şey geçerlidir. Zor kullanılmıştır. Bugün PKK ile halk ayrılmaz bir hale gelmiştir?

    C.E. – Hayır hayır, çok rahat ayrılır. Halktan doğru insanlarla temas etmek gerekir. s. 71

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1992 yılında Celal Talabanî Türkiye’ye geldi. Talabanî’yi, bu muhteremi, ben çok iyi tanırım. Harekât öncesinde ve sonrasında kendisiyle uzun uzun görüştüm, evinde misafir kaldım. Harekât öncesi ve sonrası çok şeyleri görüştük. s. 65

    S. Yalçın; – Talabanî kimin adına hareket ediyor?

    C. Ersever; -Şimdi bütün bu tezgâhlar, Amerika tarafından planlanır. İngiltere’ye ihale edilir. İngiliz istihbaratı da bu işleri yapar. Açıkçası budur. Bunu her subay bilir.

    Mustafa Denizli (PKK İtirafçısı) – Askerî uygulamacısı Amerika’dır.

    C. Ersever. – Siyasî uygulayıcısı İngiltere’dir. İstihbarat işinde İngilizler para verip insanları satın alır. Talabanî’nin İngilizlerle, Amerikalılarla ilişkisi var.

    Burada biraz Talabanî’den söz etmek istiyorum: 1934 yılında Süleymaniye’de doğdu. Hukuk fakültesinden mezun oldu. 1950’li yıllarda Irak Komünist Partisi’nin içinde yer aldı. 1958 yılında askerî darbe sonrası Molla Mustafa Barzani’nin Irak’a dönmesi üzerine Kürdistan Demokrat Partisi içinde bulundu. Dönemin KDP Genel Sekreteri İbrahim Ahmed’le Barzani’ye karşı sol muhalefet yaptı. 1966 yılında Irak yönetiminin yanında yer aldı. s. 65

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Ben Türk milletinden peygamber çıkmadığına seviniyorum. Çünkü Tanrı peygamberlerini, nizamından çıkmış, yolundan çıkmış, kokuşmuş insan topluluklarına göndermiştir ve tüm peygamberler Arap’tır. Bütün peygamberler Ortadoğu’da Samî ırkından çıkmıştır. İslam kültürü ile Arap kültürünü bağdaştırmamak gerekir.” s. 63

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Mart ayıdır. İstifama kuşkusuz Bingöl olayları da neden olmuştur. Devlet daha kendi sevk ettiği askerinin adını bilmiyor, “Öldürülen erlerden bazılarının kimliği tespit edilmemiştir” diye açıklama yapılıyor. Olmaz öyle şey… Konakçı noktaları vardır asker intikallerinde. Bir yerden bir yere ismen, cismen evrakla teslim alınır, teslim edilir. Bu bile edilmemiş. Asıl istifamın nedeni Kuzey Irak harekâtıdır. Bugün 7 Haziran 1993 Türkiye’sinde durum neyse, bunun sebebi 92’de yapılan Kuzey Irak harekâtıdır. Bu harekât yanlıştır, bilinçsizdir. Türkiye örgütsüzlükten, bilgisizlikten tezgâha getirilmiştir.

    Bakın iki taraf da çok kayıp verdi. Ben Kürtleri kardeşim olarak kabul ettim yıllarca. Arı ırktandır, Turanı ırktandır… Ben Turani olarak kabul ediyorum. Kürtlerle aynı ırktanız. Dillerinin farklı olması, ayrı ırktan olmasını gerektirmez. Biz bugün Özbeklerle tercüman aracılığıyla konuşuyoruz.” s. 62

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 62) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Ne olmuştur Küba’da? 1957-1958 yıllarında gerilla yoğun bir şekilde Sierra Maestra bölgesindeki halkla iç içe geçmiştir. Batista rejimi gerillayla baş edemeyeceğini görünce, bu köyleri toplamış, büyük yerleşim birimleri kurmuştur. Bu kez eylemler büyük yerleşim birimlerini de kapsamıştır. Batista bunu görmüş, yerleşim birimlerini dağıtmaya çalışmış ama iş işten geçmiştir. Ve Küba Devrimi gerçekleşmiştir.   Buradan da ders almak gerekir. Bizde ne oldu? Birtakım faaliyetler sonucunda bazı köyler boşaldı. Bu insanların tümü, Sierra Maestra örneğinde olduğu gibi, gerillayla şu veya bu şekilde temas etmiş insanlardı. Yalnızca Cudi, Gabar değil, artık Şırnak, Cizre, Silopi Türkiye’nin Sierra Maestra’ları gibi olmuştur.” s. 61

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Mevcut koy kanununa bir madde eklenip “köy koruculuğu” denilen ucube teşkilat ortaya çıktı.

    Bu teşkilat bence prematüredir. Erken doğumdur ve aynı zamanda bir ucubedir. Gayri nizamî savaşta bu tür teşkilatlar yapılır, halk silahlandırılır. Ama devlet önce bu tür alanları temizler, güvenliğini tesis eder, ondan sonra halkı silahlandırır ve “güvenliğini koru” der. Gerilla oradayken yapamaz bunu.” s. 60

    “Korucular arasında samimi olarak PKK’yla dövüşen yoktur” demiyorum, vardır. Ama kırk küsur bin köy korucusu arasında, bunun sayısı bini geçmez. Geri kalanı hiçbir işe yaramaz.” s. 60

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 60) kitabından birebir alınmıştır.

  • “O tarihte, “Vietnam örneği” var dedik. Fransızlar Dien Bien Fu savaşından sonra Vietnam’dan çekildiler, yerine Amerikalılar geldiler. Şunu yaptılar, bunu yaptılar. Küçük birlikler halinde Vietnam’a yayıldılar. Vietkong Amerikalıların küçük birliklerini teker teker vurmaya başladı. Bakın şu söylediklerimi Türkiye’yle bağdaştırın. Belki ben olayların çok içerisinde olduğum için kendime göre değerlendirip dar olarak anlatabilirim. Bazı şeyleri sormanızda fayda var. Amerikalılar, küçük birlikler vurulunca bunları daha büyük birlikler haline getirdi. Merkezî üsler kurdu, dolayısıyla alan açıldı.”

    “Yani küçük birlikler ortadan kaldırılınca, gerillanın yayılmasının alanları açıldı. Bu alana Vietkong yerleşti, filizlendi. Ardından orta büyüklükteki Amerikan kuvvetleri vurulmaya başlandı. Amerika onları da çekti, büyük birlikler oluşturdu. Ancak sonuçta Amerika savaşı kaybetti. Bu büyük bir taktik hataydı…” s. 59

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Halkı kazanmak istiyorsanız o halkın güncel sorunlarına pratik çözümler getirmek zorundasınız. Peki, halkın güncel sorunu nedir: PKK baskısı ve terörüdür. Neden? PKK, halk tarafından çıkarılmış bir örgüt değildir.” s. 55

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever anlatıyor;)

    “Ayrılmamın nedeni şunlardır: bir; Türkiye Cumhuriyeti, teorik bir yetmezlik içerisindedir. İki; PKK’yla mücadelede örgütlenme yetersizliği içerisindedir. Üç; bir Kürt realitesinden bahsedilir ama bu Kürt realitesinden ne anlaşıldığı açıklanmamıştır. Neler realitenin içerisindedir, neler dışındadır? Bu açıklanmamıştır. Diğer bir konu, Celal Talabani. Çok açık seçik söylüyorum; bu adam bir siyasî fahişedir. Bu adamın kişiliği ve ne yapmak istediği açıklığa kavuşturulmalıdır.”

    Bir diğer konu; Türkiye Cumhuriyeti’nin stratejik ve taktik yetmezliği. Bir harekât konsepti yoktur.”  s. 53

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • Jandarma Genel Komutanlığı istihbarat Grup başkanlığı görevinden istifa eden Kıdemli Binbaşı A. Cem Ersever, ‘Bu iş Girek Vadisi’nde (Hezil Çayı) başladı, orada bitirilecektir, dağda başladı dağda bitirilecektir’ dedi. s. 45

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 45) kitabından birebir alınmıştır.

  • Önemli bir noktaya değinelim: Binbaşı Ersever Adıyaman-Kâhta’da görev yaptı. Bilindiği gibi Kâhta’da Menzil Şeyhi Raşit Erol vardı. Muhsin Yazıcıoğlu 12 Eylül’den sonra “İslam’ı keşfetmiş”, Şeyh Raşit Erol’un müridi olmuştu. Binbaşı Ersever, Muhsin Yazıcıoğlu ve Güneydoğu’da 1991 yılında ortaya çıkan “Hizbullah” ilginç bir üçlü oluşturuyor’… Ersever öldürüldükten sonra olaya geniş yer veren Yeni Hafta dergisi de Yazıcıoğlu ekibinin yayın organıydı. MHP’nin gazetesi Ortadoğu ise Ersever olayına hiç değinmemişti. s. 40

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 40) kitabından birebir alınmıştır.

  • Silopi’de MHP’li olduğunu her fırsatta dile getirmesiyle ünleniyor. O yıllarda Kartal Tibet’in başrolünde oynadığı Tarkan filmleri çok popüler,, Tarkan’ın Kurt’undan etkilenen Ersever yanında köpekle geziyor. Köpeğin adı ise Ecevit! s. 39

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 39) kitabından birebir alınmıştır.