Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • 6 Haziran 1950 Erzurum doğumlu. Arnavut göçmeni. 1972 Harp Okulu çıkışlı. Tam adı: Ahmet Cem Ersever!

    Subay ağabeyi Ersever’in nerede görev yaptığını bilmiyor. “Ancak” diyor, “Güneydoğu’da olduğunu sık sık duyuyorum.” Rütbesi, hesaplamalarımıza göre binbaşı.

    Kod adı ise “Testere!” s. 38

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – d. 38) kitabından birebir alınmıştır.

  • Astsubay; “sadece uyuşturucu kaçakçılığı yapılmadığını anlattı. Bölgede, özellikle Körfez Savaşı’ndan sonra silah kaçakçılığı olaylarında büyük artış olmuştu:

    “JİTEM timleri, muhbirler, PKK itirafçıları aracılığıyla tespit ettikleri sığınaklardan ele geçirdikleri silah ve mermileri kaçakçılar vasıtasıyla PKK’ya, Kuzey Irak’taki peşmergelere satıyorlar!” s. 34

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 34) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2023); JİTEM; Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele birimi. 

  • JİTEM’ci bir Astsubay anlatıyor; “JİTEM timlerinin gizli ödenekleri vardır. Bu timlerde görev yapan subaylar çok iyi para kazanırlar. Bol primi, ikramiyesi vardır. Özellikle iyi istihbarat alındığında primleri artar.” s. 32

    “Karakol komutanı astsubay milyonlarca lira rüşvet alıyor Sıfır hattında, yani sınırda bulunan bölük komutanlarının, alay komutanlarının, il jandarma alay komutanlarının yüzde 80’i bu işin içindeler.” s. 33

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 32, 33) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2023); JİTEM; Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele birimi. 

  • Yüzbaşı Cem bu gurubun (JİTEM’cilerin) aktif elemanlarından biriydi. MHP’nin toplantılarına çekinmeden, üniformasıyla gidiyordu. s. 30

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 30) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN NOTU (2023); JİTEM; Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele birimi.

  • JİTEM’in örgütlenmesi şöyledir: direkt Jandarma Genel Komutanlığıyla irtibatlıdır. JİTEM Grup Komutanlığı’nın başında bir binbaşı bulunuyordu. Önce Cem Binbaşı vardı, o ayrıldı. Yerinde şimdi Nurettin Binbaşı var. s. 30

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kontrgerillacı Sayın ekibi;

    A.Ö. ve H.K.’yle başlayan “Kontrgerillacı subaylar” listesinde Cem Yüzbaşı da vardı.

    Bu listenin başında ise, daha sonra bir suikasta kurban giden Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Hulusi Sayın’ın kayınbiraderi Albay C.K. bulunuyordu. s. 29

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Binbaşı Ahmet Cem Ersever 1993 yılı başında, PKK’ya karşı “gayri nizamî harp” verilmesini savunduğu için Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrıldığını söylemişti. 9-14 Haziran tarihlerinde Ersever’le röportaj yapmıştık. Aydınlık’ta yayımlanan bu röportaj nedeniyle Jandarma Askerî Savcılığı Binbaşı Ersever hakkında soruşturma başlatıp, dava açmıştı.

    Duruşma tarihi 26 Ekim 1993’tü. Ersever avukatına “Mutlaka geleceğim” demişti. Ancak gelmedi. (Çünkü infaz edilmişti.)

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Veli Küçük’ün adı Susurluk skandalında da gündeme geldi. Yeşil’in (Mahmut Yıldırım) “koruyucusu”, Abdullah Çatlı’yı himaye eden kişi gibi hakkında birçok haber çıktı. Ne TBMM komisyonuna, ne basına konuştu, yargılanmadı bile. Sonra tümgeneral rütbesinden emekli oldu. Şimdi ünlü bir işadamının yanında çalıştığı söyleniyor. s. 21

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Cumhuriyet emperyalizmle uzlaşıp kendi halkına karşı dövüşen bir diktatörlük haline geldikçe, Kuvayı Milliye’ci Yüzbaşı Selahattin yerini Binbaşı Ersever’e bırakır! Yüzbaşı Selahattin işgalci emperyalizme direnen bir halkın parçasıdır. s. 11

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rejim kendisini ne kadar tehlikede hissederse kontrgerilla o kadar büyüyecektir. Kontrgerillayı rejimin korkusu besliyor. s. 11

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • İtalya’dan sonra bütün NATO ülkelerinde benzer örgütlerin bulunduğu resmen açıklandı. Kontrgerillanın Almanya’daki adı Sword’du. Avusturya’da Schwert, İngiltere’de Secret British Network Revealed, Belçika’da Sdra-8, Hollanda’da NATO Commând, İsviçre’de P:26 ve P:27, Yunanistan’da Sheepskinf Fransa’da ise adı “Rüzgârgülü”ydü. Peki, Türkiye’dekinin adı? Türkiye’de kontrgerilla yoktu ki! Resmî açıklama böyle. s. 10

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün bu tecrübeyi birkaç sözcükle anlatmam istenirse şunları söyleyebilirim: emperyalizme bağımlılık arttıkça Türkiye daha çok bir “kontrgerilla cumhuriyetine” dönüşüyor. s. 9

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 9) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pek çok akıl hastalığının aileden kalıtımsal olarak geçtiği bilinir. Söz konusu ister şizofreni olsun ister panik bozukluk ya da majör depresyon, karmaşık bazı genetik unsurlar keşfedilmiştir. Bunun sorumlusu genelde birden fazla gendir ve çevresel tetikleyiciler de devreye girebilir. Bazen kişiye akrabasından kalıtımla sadece hastalığa yatkınlık özelliği geçebilir ve hastalık yaşam koşullarına bağlı olarak bazen ortaya çıkar bazen de çıkmaz. s. 297, 298

    Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 297, 298) kitabından birebir alınmıştır.

  • Söz konusu değişimler bağımlılıkla ilgili tüm davranışları denetler. Sinir iletici “dopamin” de işin bir parçasıdır. Dopamin hem ödülü hem de cezayı düzenleyen beyinsel bir mesaj taşıyıcıdır. Bağımlı kişi zorlanımlı olarak haz duygusunu arar, arzular ve yeniden yaratır. Dopamin, mesajları beynin zevk merkezlerine taşıyarak, bağımlıların haz veren eylemleri durmadan tekrarlamalarına neden olur; kişi artık ilk baştaki zevki yaşamıyor ve eylemin yarattığı olumsuz sonuçların farkına varıyor olsa bile… s. 276

    Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 276) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beyindeki alkol veya uyuşturucu bağımlılığını güçlendiren sinir yolları aynı zamanda yemek, seks, alışveriş ve kumar da dâhil, hemen her tür zevk kaynağını odak alan saplantılı davranışları denetler. s. 275

    Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 275) kitabından birebir alınmıştır.

  • Greg bir şişe daha almak için bara doğru giderken benim Greg deki zihinsel kaymalara ilişkin birincil tanısal teorim iş stresinden, zorlantılı su içme diye de bilinen polidipsiye dönüştü. Nispeten ender rastlanan bu rahatsızlık su intoksikasyonuna ya da zehirlenmesine yol açabilir. Hastanın sindirdiği suyun miktarı böbreklerin atabileceği miktarı aşar. Sonuç olarak vücuttaki sodyum düzeyi düşer ve bu da karışıklık, yönelim bozukluğu ve psikotik davranış da dâhil çeşitli semptomlara yol açabilir. Tedavi edilmezse zihinsel semptomlar ilerleyerek hezeyana, uyku sersemliğine, hatta komaya dönüşebilir. Hastalık şiddetliyse ölümcül olabilir. Boston’daki ihtisasım sırasında psikojenik polidipsisi olan bir kronik şizofreni hastasını tedavi etmiştim. Gizlice su içip nöbet geçirmemesi için, hastayı sürekli gözetim altında tutmak zorunda kalmıştık.

    Greg’in su intoksikasyonu farklıydı ve aşırı eforla, ısı stresiyle bağlantılıydı. Bazı atletler su zehirlenmesi riski altındadır ama genelde antrenman ve karşılaşmalarda normal su yerine ilave elektrolitler içeren spor içecekleri tüketerek bundan kaçınırlar. Serebral ödeme, diğer bir deyişle beyinsel şişmeye neden olabilen şiddetli hiponatremiyi, yani kandaki sodyum düşmesini önlemek için rahatsızlığın en kısa sürede belirlenmesi büyük önem taşır. s. 217

    Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hastalar genelde zihnin bedene etki ettiği fikrine teslim olmaktansa, hastalığa olmadık, acayip birtakım nedenler atamayı tercih ederler. s. 92

    Alıntı; Bir Psikiyatristin Gizli Defteri (En Sıradışı Vakalar) – Gary Small ve Gigi Vorgan, Çeviri; Duygu Akın  (NTV Yayınları, 2. Baskı Mart 2013 – s. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1976 yılında Harp Okulu’ndan mezun oldum. İlk kıtam Eğirdir Dağ Komando Okulu’na geldim. 1980 yılında Özel Harp Dairesi’nde göreve başladım. Öncede burada aday olarak başladım, kurslar bittikten sonra 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Tim Komutanlığında İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığında görev yaptım. 1995 yılında Eğitim Öğretim Grup Komutanlığından isteğimle emekli olup, MİT’e girdim. Burada sürekli yurtdışı görevlerinde bulundum. Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan bölgesinde görev yaptım. Asya bölgesinin tamamı sorumluluk alanımda olduğu için» Orta Asya’dan Çin’e kadar gidip geldim. Son olarak da 2010 yılında Asya Bölge Komutanlığından geri döndüm. Eylül 2010 yılında yeni müsteşarımız Sayın Dr. Hakan Fidan’ın talimatıyla Başmüşavir olarak Asya bölgesine atandım. Eylül ayından itibaren de beş defa yurtdışı görevine gönderildim. En son olarak 11 Ocak’ta yurtdışına gönderildim ve 9 Mart’ta bu görevden Türkiye’ye döndüm. İfade vermem gerektiği söylendi ve ifade vermeye geldim. s. 255

    Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar, El Yazıları Tıpkı Basım – Kâşif Kozinoğlu, Hazırlayan; Ergün Gedek  (Aydınlık Yayınları, 25. Basım Aralık 2013 – s. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı)

    İsrail

    -Servisi, ben ne söylersem kesin YAPAR.

    Ben ilk etap çok kısa sürede bu ülkelere gideceğim.

    Önce tüm dünyadaki F. GÜLEN okullarını PEŞ PEŞE kapattıracağım. Bizi destekler açıklamaları yaptıracağım.

    -Ekonomik PAZARIMIZI olduğundan daha fazla artıracağım.

    -Mısır, Tunus vb. başka ülkeler de Katar, B.A.E., S. Arabistan, Brunei vb. var. Onlarla da tanışıyorum. Sonra onlara giderim, ilk bu 31 ülke.

    -İLK YAPACAĞIMIZ işlerden birisi de RTE’yi birçok teşekküllü hastahaneden kontrolden geçirip, raporu kamuoyuna açıklamak. s. 253

    Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar, El Yazıları Tıpkı Basım – Kâşif Kozinoğlu, Hazırlayan; Ergün Gedek  (Aydınlık Yayınları, 25. Basım Aralık 2013 – s. 253) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı)

    İleride örnekleri görülmüştür. Örneğin DAVOS’ta “one minute” dedikten sonra Türkiye’ye döner dönmez Dışişleri’ne verdiği ilk emir, gizli gizli “İSRAİL ile nasıl barışırız, araştırın” olmuştur. (Kaynak: Dışişleri Müsteşarı Feridun SİNİRLİOĞLU.) s. 201

    Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar, El Yazıları Tıpkı Basım – Kâşif Kozinoğlu, Hazırlayan; Ergün Gedek  (Aydınlık Yayınları, 25. Basım Aralık 2013 – s. 201) kitabından birebir alınmıştır.