Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Türkiye NATO üyesi olduğu için böyle bir kuruma sahip olması doğaldır. ABD’nin de bu kurumu desteklemiş olmasını yadırgamam. 21 Kasım 1990 William Colby CIA Başkanı. s. 210

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • 197l’in son günlerinde kurulduğunu öğrendiriniz kontrgerilla örgütü Genelkurmay başkanının emriyle İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve MÎT tarafından müştereken kanundışı kurulmuş, yönetilmiş ve kanundışı çalışmış bir örgüttür. Kuruluşu yasaya aykırıdır. 1978 Sadi Koçaş 12 Mart cuntasının başbakan yardımcısı; (Atatürk’ten 12 Mart’a kitabından) s. 209

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 209) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Kadıköy’deki köşkü kontrgerilla örgütüne özel olarak hazırlattım.”

    1 Ekim 1973 Faik Türün,12 Mart cuntasının İstanbul Sıkıyönetim komutanı. s. 208

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 208) kitabından birebir alınmıştır.

  • 26 Kasım 1996 Kenan Evren. Emekli Cumhurbaşkanı;

    “Kanaatim o ki, Genelkurmay başkanlığım sırasında bu teşkilat (Özel Harp Dairesi) görevi dışında kullanılmadı. Ama belki bana intikal ettirilmeden bazı yerlerde gayri resmî olarak teşkilattan bazı kişiler bu işe bulaşmış olabilir. Bunu bilemem:” s. 207

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 207) kitabından birebir alınmıştır.

  • 6 Mart 1978 Orgeneral Semih Sancar Genelkurmay Başkanı;

    “Bilindiği üzere Gayri Nizamî Savaş’ın adı “gerilla harbi” dir. Buna karşı aldığımız tedbir “kontrgerilla harbi” dir. Bizde kontrgerilla diye bir kuruluş yoktur. Özel Harp Dairesi vardır.” s. 206

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eğer Ersever bu karanlık işlere karıştı ise bunu kendine çıkar sağlamak için mi yapmıştı? Yoksa devlet çıkarı için mi yapmıştı. Bilindiği gibi, dünyanın her ülkesinin istihbarat (özellikle kontrgerilla) örgütleri giderlerinin büyük bir bölümünü uyuşturucu, silah kaçakçılığı gibi yasadışı yollardan elde ederler.

    İtirafçıların bir bölümü JİTEM’e memur yapılıyor. Bir devletin örtülü ödeneğinden maaş alıyor. Ancak bunlar büyük giderler. Türkiye ekonomisinin tehlike sinyalleri verdiği son yıllarda bu tür giderler için başka kaynaklar da aranıp bulunabilir mi? Acaba Ersever böyle bir kaynağın yaratılmasında aktif bir rol oynadı mı? s. 202

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    Yine bunların yaptıkları bir başka iş; gasp! Araba kaçırıp satarlar. Adam soyarlar. Bak, bir devlet yetkilisi çıkıp da ‘Bunlar doğru değil, Ersever yalan söylüyor’ diyemez. Devlet bunların hepsini biliyor ve göz yumuyor. İtirafçılara mecbur kalmıştır koskoca Türkiye Cumhuriyeti. s. 161

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ersever basına çatmaya başladı. “Her aldığınız haberi doğru olup olmadığına bakmadan yazıyorsunuz. Geçen gün televizyonun karşısına geçtim. Uzun boylu, yakışıklı, yılların gazetecisi ve televizyon programcısı bir adamı seyrettim. Güya her haberi çekinmeden yaparmış. Yahu arkadaş, adam 1981 yılında Soğukoluk’tan yirmi tane kızı Ortadoğu’ya sattı. Sonra tutup Soğukoluk’un haberini yaptı! Mutlaka Soğukoluk’un patronlarıyla arası açıldığı için televizyon haberini yaptı. Bu adam Florya’daki kendi gece kulübünün haberini yapsın. Sırası gelirse biz de bu bildiklerimizi ortaya dökeriz.” s. 158

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 158) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Ersever) “Ben PKK’dan çok devletten korkuyorum!” dedi. s. 149

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 149) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Sakallı, Elazığlı. Dört veya beş kişiyle dolaşır. Elazığ’da 1970’li yıllarda sıkı bir MHP’liymiş. Hatta bir ara Türkeş’in koruma görevlisi olmuş veya şoförlüğünü yapmış. O dönemde de tetikçi.”

    “Sizin basın ve yöre halkı ondan hep Sakallı diye bahsetti. Aslında biz onu ‘Yeşil’ diye biliriz. Kod adı Yeşil’dir!”

    “Bakın, ne polis ne de asker söylediğiniz anlamda kontrgerilla değildir. Evet, bölgede kontrgerilla vardır! Onu şöyle anlatayım: 70’li yıllarda ki MHP tetikçileri bir sonraki dönemde polis ve askerin emrine girdi. Belki MHP’nin içine de emirle girmişlerdi, onu bilemem. Bunlar hasta ruhlu kişilerdir. Davranışlarına bakınca zaten hemen anlarsınız psikopat olduklarını.” s. 138

    Bunların en güçlüsü ve en tehlikelisi Sakallı, yani Yeşil’dir…” s. 139

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 138, 139) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    Seylan çayını Mersin gümrüğünde radyasyonlu çaylarla değiştiren kişi, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) Türkiye temsilcisi Serçil Kazas’tır. Yani Celal Talabanî’nin sağ kolu, kendi halkını dolandırıyor! s. 121

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    TC yöneticileri Kuzey Irak’la, PKK yüzünden ilgilenmişlerdir. PKK olmasa Kuzey Irak’la ilgilenmeyecek. Sanki Türkiye’nin Irak diye bir komşusu yok. Ekonomik, tarihsel, coğrafî, kültürel birtakım ilişkileri yok! s .108

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 108) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    Dünyadaki bütün tezgâhlar, bu benim inancım, Amerika tarafından planlanır, askerî operasyonlarını Amerika icra eder. İstihbarat çalışmalarını İngiltere yürütür. Kültürel faaliyetleri Fransa yürütür. Bu dolapların çevrilmesi için ortalığın karışması gerekir. Bunu tezgâhlayan da Almanya’dır. s. 105

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 105) kitabından birebir alınmıştır.

  • S.Y. – Kısmî af da bunun bir sonucu muydu?     

    C.E. – Kısmî affın sağlayacağı şudur: halen parti tarafından görevlendirilmek suretiyle bir takım kişiler, gerillalar dağdan gelecektir. Bunun örnekleri var; Vietnam’da, Küba’da da var, Güney Afrika’nın diğer ülkelerinde de var. Gelecektir, şehirlere yerleşecektir. Kır gerillasından kopacak. O zaman ne olacaktır; şehir gerilla faaliyetlerinde artış olacaktır. s. 94, 95

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 94, 95) kitabından birebir alınmıştır.

  • C.E. – Mevcut şartlarda ben bir kardeşlik kavgasından korkuyorum, Batı’da ve Doğu’da Türk ile Kürt’ün birbirini kırması gibi bir durumdan korkuyorum. Onlarca şehit geliyor. Son cenaze törenlerini görüyorsunuz. Bir birikim meydana geliyor. Yarın bir provokatör çıkar, emperyalizmin uyguladığı genel bir stratejinin bir parçası olarak biri çıkar, Türk insanını Kürt yerleşim bölgelerine doğru sevk edebilir. Bu Türkiye’nin sonu demektir. Şu anda bu istidatta kimse yok. Böyle biri çıkarsa, onun Abdullah Öcalan’dan farkı yoktur bence. Emperyalizmin ikinci maşası olur bu kişi. Birincisi Apo’dur. İkincisi de “Türk’ün Apo’su” olur. Şartlar böyle giderse böyle bir adam çıkar. Çok tehlikeli bir süreçteyiz şimdi. Toplum tahrik edilirse Türkiye için çok kötü gelişmeler olur. s. 88

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 88) kitabından birebir alınmıştır.

  • Emperyalizmin denetiminde Kürt devleti:

    S.Y. – Peki, Amerika’nın burada rolü ne?

    C.E. – Onu bilemiyorum. Bunu çok açık olarak ifade edebilirim. Bütün bunların altında yatan şudur: bu bölgede emperyalizmin denetiminde bir Kürt devleti kurmak isteniyor. Ben böyle düşünüyorum.

    Apo, önderlik sorununa ilişkin kitabında, bütün Kürdistan’ı parçalara ayırmıştır. Bu parçalardan Türkiye Kürdistanı’nın tüm Kürdistan bölgesine önderlik edeceğini yazmıştır. Şimdi parçadaki önderlik değişti. İpleri elinde tutan emperyalistler şimdi Kuzey Irak’a kendi denetimlerinde bağımsız Kürt devleti kuracaklardır. Daha sonra Türkiye, İran ve zamanla Suriye’de çıkan kargaşalıklara bu Kürt devleti, “Size yardımcı olayım” diyecektir. s. 74, 75

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 74, 75) kitabından birebir alınmıştır.

  • C.E. – Osman Öcalan, kod adı Ferhat’tır, 29 Ekim 1992 günü, Başbakanlık binasına gelerek, 5 Ekim 1992 tarihli anlaşmayı yaptı. Harekât 2’sinde başladı, 5’inde anlaşma yapmışlar, üç gün sonra yani. Anlaşmayı kim yapmış; Kürdistan Başbakanı Kürşad. Celal Talabanî tarafından bizzat gönderildi bu Kürşad. Biz peşmergelerden PKK’yı vurmalarını beklerken, peşmerge komutanı Şerdin gitti PKK’yla anlaşma yaptı! s. 73

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 73) kitabından birebir alınmıştır.

  • S.Y.; -Bakın büyük kitle temeline dayalı silahlı mücadeleler hep zora dayanarak örgütlenmiştir. Hiçbir millet bir örgüte “Hadi sen silahlan” dememiştir. Bizim Kurtuluş Savaşı için de aynı şey geçerlidir. Zor kullanılmıştır. Bugün PKK ile halk ayrılmaz bir hale gelmiştir?

    C.E. – Hayır hayır, çok rahat ayrılır. Halktan doğru insanlarla temas etmek gerekir. s. 71

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1992 yılında Celal Talabanî Türkiye’ye geldi. Talabanî’yi, bu muhteremi, ben çok iyi tanırım. Harekât öncesinde ve sonrasında kendisiyle uzun uzun görüştüm, evinde misafir kaldım. Harekât öncesi ve sonrası çok şeyleri görüştük. s. 65

    S. Yalçın; – Talabanî kimin adına hareket ediyor?

    C. Ersever; -Şimdi bütün bu tezgâhlar, Amerika tarafından planlanır. İngiltere’ye ihale edilir. İngiliz istihbaratı da bu işleri yapar. Açıkçası budur. Bunu her subay bilir.

    Mustafa Denizli (PKK İtirafçısı) – Askerî uygulamacısı Amerika’dır.

    C. Ersever. – Siyasî uygulayıcısı İngiltere’dir. İstihbarat işinde İngilizler para verip insanları satın alır. Talabanî’nin İngilizlerle, Amerikalılarla ilişkisi var.

    Burada biraz Talabanî’den söz etmek istiyorum: 1934 yılında Süleymaniye’de doğdu. Hukuk fakültesinden mezun oldu. 1950’li yıllarda Irak Komünist Partisi’nin içinde yer aldı. 1958 yılında askerî darbe sonrası Molla Mustafa Barzani’nin Irak’a dönmesi üzerine Kürdistan Demokrat Partisi içinde bulundu. Dönemin KDP Genel Sekreteri İbrahim Ahmed’le Barzani’ye karşı sol muhalefet yaptı. 1966 yılında Irak yönetiminin yanında yer aldı. s. 65

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 65) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Cem Ersever Anlatıyor;)

    “Ben Türk milletinden peygamber çıkmadığına seviniyorum. Çünkü Tanrı peygamberlerini, nizamından çıkmış, yolundan çıkmış, kokuşmuş insan topluluklarına göndermiştir ve tüm peygamberler Arap’tır. Bütün peygamberler Ortadoğu’da Samî ırkından çıkmıştır. İslam kültürü ile Arap kültürünü bağdaştırmamak gerekir.” s. 63

    Alıntı; Binbaşı Ersever’in İtirafları – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 29. Baskı Ağustos 2005 – s. 63) kitabından birebir alınmıştır.