Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Hervey Cleckley’nin The Mask of Sanity, psikopatları, halk arasında normal davranış gösteren, vahşi dürtülerini ve empati yoksunluğunu gizleyerek sosyal normlara uyuyormuş gibi yapan insanlar olarak niteliyor. Kelley, Göring’i veya diğer Nazi tutsakları nitelemek için hiç psikopat terimini kullanmadı ancak konuşma notları, klasik psikopat davranışını ifade ediyor. Sf. 97

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 97) kitabından birebir alınmıştır.

  • Brickner, Nazi rejimi dâhil tüm Alman halkının paranoyadan muzdarip olduğuna kanaat getirdi: “[Paranoya] psikiyatristin kendisini korkutan tek zihin durumudur. Çünkü kontrol edilmezse, cinayetle sonuçlanır… Cinayet, paranoyanın dünya görüşünün mantıklı bir sonucudur.” Paranoyak insanlar, başkalarına hükmetme, zulmetme ve dünya görüşlerine uygun şekilde geçmişi yalanlama ihtiyacı demek olan megalomaniden mustariplerdir. Faşizm, öfke ve Yahudi aleyhtarlığı, Nazi Almanya’sına acı veren semptomlardı. Sf. 92

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Brickner de, Göring’in savaş açıklamalarında Almanya’nın kendi gıda ihtiyacını karşılamak için tüm Avrupa’yı açlığa sürüklemeye hazır olduğunu söylediğini aktarmıştı. Bu olaylar, özel bir adalet düşüncesini gösteriyordu; “Benim için bir yasa, dünyanın geri kalanı için de başka bir yasa,” diye yazdı Brickner. Sf. 92

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 92) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ayrıca Kelley, İşçi Cephesi lideri Ley’in Almanya işçilerinin yararına tamamen mantıksız program önerilerinde bulunduğunu öğrendi: İşçileri keyif gezilerine çıkarmak için yüz gemi inşa edilmesi, ülkenin konut kıtlığını azaltmak için büyük rezidansların yapılması ve işçiler için yeni araçlar tedarik edilmesi, bu öneriler arasındaydı. Hitler’i o kadar kalpten idolleştirmişti ki ona bir methiye kitabı bile yazmıştı ve Hitler bunu hoş göremeyerek, baskının imha edilmesi emrini vermişti. Sf. 86, 87

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 86, 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Almanya’da okumuş olan Estonya doğumlu Rosenberg, Hitler’den evvel Nazi Partisi’nin öncüsü olan Alman İşçi Partisine katılmıştı. Akademik geçmişi mühendislik ve mimarlık alanında olmasına karşın, Rosenberg’in yazıları Almanlar gibi İskandinav halkların ırksal üstünlüğünü, Nasyonal Sosyalist hareketin Hristiyanlığın ötesine geçmesini, Avrupa’nın motive edici esin kaynağı gibi düşünüyor; Marksist ve kapitalist Yahudilerin, bölgenin politik kontrolünü eline almaya çalıştığını anlatan senaryoları merceğe alıyordu. Bu fikirler, Hitler’in Kavgam kitabında kök salmıştı. Sf. 82

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir defasında Kelley, Göring’e Nazi Partisi’nin Ari ırkından gelmeyen ırkların daha aşağıda olduğu yönündeki görüşüne katılıp katılmadığını sordu. “Kimse bu zırvaya inanmaz,” dedi Göring. “Altı milyon insanın ölümüne neden olduğunu söyleyince,” diye hatırladı Kelley, “Göring, ‘Politik propaganda olarak iyiydi,’ diye ekledi.” Bu konuşmadan Kelley, tutsağın “ahlaki değerden tamamen yoksun” olduğunu çıkardı. Sf. 81

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 81) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kelley, Göring’in empatisini diğer türlerle, ciddi miktardaki insan türdeşine olan zalimliğiyle uzlaştırmak için çaba harcadı. Bu adam sokak köpekleri ve kedilerini korumak için ağırlığını yasamanın ardına koymuştu ancak düşmanlarını kanla temizlemişti, düşmanlarını yargı süreci olmadan infaz etme hakkını ilan etmişti. Sf. 80

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.

  • Konuşmalarının birkaçında, Göring hayvanlara olan duygusal bağından söz etti. Birçok avcı gibi o da avlanmayı seviyordu ve Nazi Almanya’sının avcılık ve orman kanunlarını, hayvanlara iyi muamele edilmesi için yeniden düzenlemişti. Ayrıca hayvan deneylerine karşı merhametli ve devrimci bir yasa geliştirmişti. Yasayı ihlal edenler, kendilerini tecrit kamplarında bulmuşlardı. Sf. 79

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • Göring, Emmy’yle 1935’te evlendi. Carinhall’dan en sevdiği dinlence yeri olarak söz etmeye devam etti ancak başka bir av bölgesine de Emmyhall adını verdi. Emmy, kızları Eddayı doğurduğunda üç yıldır evliydiler. Göring, kutlama için Hava Kuvvetlerinin beş yüz uçağına, Berlin üzerindeki gökyüzünde yarış yapma emir verdi (Emmy bir erkek doğurmuş olsaydı, bu sayıyı iki katına çıkarmış olacağını söylemişti). Nürnberg tutsağı ve yayıncı Julius Streicher, bir yayında Göring’in gey olduğunu ve hamileliğin yapay döllenmeyle] gerçekleştiğini ima etse de … Sf. 78, 79

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 78, 79) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Bir Alman, hoş bir adam demektir; iki Alman birleşince organizasyon kurar; üç Alman bir araya gelince savaş çıkar. Öte yandan, bir İngiliz tek başına aptaldır; iki İngiliz hemen bir kulüp kurar; üç İngiliz bir araya geldiğindeyse İmparatorluk. Bir İtalyan her zaman tenordur; iki İtalyan düet yapar; üç İtalyan bir araya gelince de inzivaya çekilirler. Bir Japon, gizemlidir; iki Japon yine gizemlidir. Ama üç Japon? Onlar da gizemlidir!” Sf. 77

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazizm, insanları her yerde etkileyebilecek bir hastalıksa ve dünyanın dört bir yanındaki salgın hastalıkların oranlarına yetişebiliyorsa, o zaman Nürnberg hücrelerinde ziyaret ettiği adamlar, hastalığa karşı koruyucu bir aşı üretebileceği, izole edilmiş bir kümeyi temsil ediyordu. Tutsakların davranışlarının nedenleri, resmî amacının dışında olsa da, Kelley’nin kendi kişisel hırslarını tatmin etmek için daha derine inmesi gerekiyordu. Kendine heyecan verici, resmî onayı olmayan ve zamanla kısıtlanmış bir amaç edindi. “Bu adamların kişilik modellerini ve bir derece iktidar kazanmak ve ellerinde tutmak için kullandıkları teknikleri incelemeyi üstlendim,” diye yazdı. Sf. 69

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 69) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kelley, Göring’in kara tarafının bilincine vardı. Eski Reich Mareşali, gaddarlık, narsisizm, ailesi ve arkadaşlarının ötesindekilere yönelik soğukkanlı bir ilgisizlik gösteriyordu. Sf. 39

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazilerin çoğu, rahat rahat konuşabiliyordu, çünkü suçları için yargılanacaklarına asla inanmıyorlardı. “Tutsaklarımızı konuşturmak için yapay cihazlara hiç ihtiyacımız olmamıştı,” diye hatırlıyordu Dolibois. “Hatta bazen susturmakta zorlandık.” Sf. 30

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Komutan, Göring’in bir Alman savaş esiri olan hizmetliye, “Bu yemek köpeklerime verdiğim yemek kadar bile iyi değil,” diyerek ağlayıp sızlandığına dair bir hikâye anlatmıştı. Savaş esiri de, “Evet, söylenenler doğruysa, biz Hava Kuvvetleri’nde sizin emrinizdeyken köpeklerinizi bizden daha iyi besliyormuşsunuz,” demişti. Sf. 23

    Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 23) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yahudi filozof Musa ibn Meymun, bir keresinde, kişi sadece “bilmiyorum” demeyi öğrense başarılı olur, demiştir. Sf. 324

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 324) kitabından birebir alınmıştır.

  • Neden depresyonda ya da manik olduğumu açıklayabiliyorsam, bu durumda depresyon ya da mani hastalıkları bende yoktur. Bir sebep öne sürmek her şeyi normal hale getirir. Sf. 324

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 324) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ancak leke ne kadar derin olursa olsun, sağlık ile hastalık arasındaki sınırın geçirgen olduğu gerçeği tartışmasız olmaya devam eder. Akıl sağlığının bazı yönleri en ağır akıl hastalıklarında bile bulunur ve akıl hastalığının bazı yönleri zihinsel bakımdan en sağlıklı insanda da görülür. Bu açıdan bakıldığında Freudcular haklıydı; hepimiz zihinsel olarak bir ölçüde hastasıyız. Sf. 310, 311

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 310, 311) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hitler olmasaydı Holokost da olmazdı denilmiştir. Ancak Hitler Nazi rejimini tek başına yaratmadı ve sürdürmedi. Diğer pek çok Nazi liderinden yardım gördü. Bu liderler, artık biliyoruz, zihinsel bakımdan gayet sağlıklıydılar. Sf.307

    Hitler’e gerekliydiler, onun gözü, kulağı, kolu ve eliydiler. İkinci sınıf Nazi liderler olmadan hiç kimse böylesine totaliter bir devleti yönetemezdi. Şu paradoksla yüzleşmek durumundayız: Onlar kötü yaratıklardı, fakat zihinsel bakımdan sağlıklı, normal homoklitlerdi. Sf. 307

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 307) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nuremberg duruşmalarında Müttefikler, iki düzine Nazi liderlerini pek çok psikiyatr ve psikoloğun iki yıl boyunca kapsamlı kişisel mülakatlar ve psikolojik testlerle süren değerlendirmesine tabi tuttular. Bu değerlendirmeler Nazi liderlerinin, akıl hastası olmayan, zihinsel olarak sağlıklı, normal insanlar olduklarını ortaya koydu. Bu sonuç Hannah Arendt’in kötülüğün sıradanlığı tezinin sonradan doğrulanması olarak da görülebilir. Eğer öyleyse, bu durum bize en azından şunu söyler: Hiçbir Nazi lideri, intihar eden ve bu yüzden Nuremberg’de yargılanamayan üç kişi (Hitler, Himmler ve Goebbels) dışında, akıl hastası değildi. Sf. 301

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.

  • David Owen bunun “Hubris sendromu” olduğunu hatırlatır ve bir iktidar bozulması olduğunu düşünür. Liderleri on yıllarca uluslararası siyasetin en yüksek saflarında gözlemlemiştir ve uzun süre iktidara maruz kalmanın bu insanların çoğunun eleştiriyi kabul etme ya da kendi inançlarına ters düşen olayları doğru biçimde yorumlama konusunda isteksiz olduklarına, hatta bunu yapamadıklarına inanır. Hubris Sendromu, yönetimde kalma süresine ve yönetimin mutlaklığına göre ağırlaşır. Owen, depresyon, mani ya da anormal kişilikten tamamen bağımsız olan bu sendromun özgül niteliklerini de saptamıştır. Owen’e göre bu türden liderler karşıt görüşlere tepkisiz olurlar, sadakat gösteren “biz”le konuşurlar, tarihin ya da Tanrı’nın doğru bir yargıda bulunacağını farz ederler, kamuoyunu göz ardı ederler, muhalifleri aşağılarlar ve aksini gösteren bulgulara rağmen kendi inançlarını katı biçimde savunurlar. Sf. 299

    Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 299) kitabından birebir alınmıştır.