Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

  • Rafael Trujillo, Dominik ulusal emniyet güçlerinin müdürüydü ve daha sonra ABD ordusunun kurduğu ve eğittiği ordunun başına geçmişti. Bu pozisyonun avantajlarından faydalanarak 1930’da başkan seçilip diktatör olduktan sonra, çok çalışkan, üstün bir yönetici, kurnaz bir yargıç, zeki bir siyasetçi ve tam bir acımasız diktatör olarak -ve Dominik toplumunun kapsamlı çıkarlarına hizmet ediyor gibi görünerek- iktidarını korudu. Olası muhaliflerini işkenceden geçirdi veya öldürdü ve tam kapsamlı bir polis devleti kurdu. Sf. 428

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 428, 429) kitabından birebir alınmıştır.

  • Güneydoğu Asya’da Ürdün’ün kuzeyinden Türkiye’nin güneydoğusuna ve ardından doğuda İran’a kadar uzanan hilal biçimli o alanda, Bereketli Hilal’in sınırları içinde ya da yakınlarında geliştiğini hatırlayın. O bölgede dünyanın ilk ürünleri ve evcil hayvanları yetiştirildi, ilk tekerlekli taşımacılık kullanıldı, bakır ve ardından bronz ve demir elde edildi, kasabalar ve şehirler, şeflikler ve krallıklar ve örgütlü dinler kuruldu. Tüm bu unsurlar, MÖ 7000 civarında Anadolu’dan Yunanistan’a tarımın getirilmesiyle birlikte güneydoğudan kuzeybatıya doğru tüm Avrupa’yı kapladı ve dönüştürdü. Avrupa’nın Bereketli Hilal’e en uzak köşesi olan İskandinavya, MÖ 2500 civarında tarımla ancak tanışabildi ve Avrupa’nın en son dönüştürülen bölgesi oldu. Sf. 237

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu kanlı sahnelerde çokça gerçeklik payı var: Vikingler gerçekte de Orta Çağ Avrupası’nı yüzyıllar boyunca terörize ettiler. Hatta kendi dillerinde (Eski Nors) Vikingler kelimesi “yağmacılar” anlamına geliyor. Sf. 234

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 234) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün hayli yüksek derecede verimli bir tarıma sahip olan Amerika Birleşik Devletleri’nde çiftçiler, nüfusumuzun sadece %2’sini oluşturmaktadır ve her bir çiftçi ortalama yüz yirmi beş kişiyi Amerika’da çiftçi olmayan nüfusu ve denizaşırı yerlerdeki ihracat pazarlarında bulunan insanları besleyebilmektedir. Sf. 217

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • Jack Ward Thomas’ın savunması da buna benzerdi: “Ölü ağaçlarımızı toplamayı reddederek ve yerine Kanada’dan canlı ağaç ithal ederek keresteciliğin hem çevresel etkilerini hem de ekonomik faydalarını Kanada’ya ihraç etmiş oluyoruz.” Dick Hirschy ise alaycı bir tavırla şöyle diyordu: “Bir laf vardır, ‘Kerestecilik yaparak toprağı iğfal etmeyin.’ O yüzden biz de Kanada’yı iğfal ediyoruz.” Sf. 64

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün ABD’de yeni bir maden açan şirketlerin kanun gereği bir taahhüt senedi alması gerekiyor. Bu taahhüt senedi, madencilik şirketinin iflas etmesi durumunda ayrı bir senet sahibi şirketin madenin temizlik maliyetlerini ödemesini güvence altına alıyor. Sf. 58

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toplumların çöküşü üzerine “bilimsel” bir çalışma yürütmek mümkün mü? Bilim genelde, “laboratuvarda tekrar edilen kontrollü deneylerle elde edilen bir bilgiler bütünüdür,” şeklinde yanlış tanımlanıyor. Aslında, bilim bundan çok daha fazlasıdır: Dünya hakkında güvenilir bilgi elde etmektir. Kimya ve moleküler biyoloji gibi kimi alanlarda laboratuvarda tekrar edilen kontrollü deneyler işe yarar ve uzak ara en güvenilir bilgi edinme araçlarını sağlar. Sf. 35, 36

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 35, 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çöküş yaşayan toplumlar (Mayalar gibi) budala ve ilkel değil, kendi çağlarının en yaratıcı ve (bir süreliğine) en ileri ve başarılı toplumlarıydı. Sf. 27

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bilim insanları sanki şöyle diyormuş gibi oluyor: “Atalarınız topraklarına öyle kötü davrandılar ki mülksüzleştirilmeyi hak ettiler.” Sf. 26

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ya o zamana değin problemleri çözeceğiz ya da bu problemler Somali’yi aşarak Birinci Dünya toplumlarını da etkisi altına alacak. İnsan soyunun yok olması veya endüstriyel medeniyetin temelli çöküşünü öngören bir kıyamet senaryosundan ziyade ciddi oranda düşük yaşam standartları, kronikleşmiş yüksek riskler ve bugün temel değerlerimiz olarak gördüğümüz birçok şeyin yok oluşunu “içeren” bir gelecek söz konusu olacak. Sf. 24

    Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri; Barış Baysal,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Şubat 2019 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün uzun bir tarım geçmişine ve devletleşme tarihine sahip olan ülkeler, ekonomistler başka değişkenlere göz attıktan sonra bile, daha kısa tarım ve devletleşme tarihi olan ülkelere göre kişi başına düşen ortalama geliri daha yüksek olan ülkelerdir. Sf. 551

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 551) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı ekonomistler bazı ülkelerin niçin zengin, bazılarının niçin yoksul olduğunu kurumlarla açıklayabileceğimizi söylüyor. Sf. 544

    Önem sırasına göre dizmeden alfabetik sırayla verdikleri listede şunlar var: Enflasyonun denetim altında tutulması, eğitim fırsatları, etkili yönetim, sözleşme zorunluluğu, ticari engellerin bulunmaması, kapital yatırımlarını özendiricilik, yatırıma uygun olmak, yolsuzlukların olmaması, suikasta uğrama riskinin düşük olması, serbest kambiyo, özel mülkiyet haklarının korunması, hukuk devleti, engelsiz sermaye akışı. Sf. 544

    . Neden bazı ülkelerin iyi kurumları varken başka ülkelerin yok? Örneğin, niçin Hollanda sonuçta ulusal gelişmeyi daha etkili biçimde destekleyen kurumlara sahip oldu da Zambiya olamadı? Sf. 547

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 544 ile 547) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bazı ekonomistler ulusal zenginliği, insanlara ait kurumlar olarak adlandırdıkları şeylere bağlıyorlar: Yasalar, davranış kuralları, toplumlarımızda geçerli olan ilkeler, yönetimler ve ekonomiler giriyor bunların arasına. Sf. 543

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 543) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her bir buzul, nebula, kasırga, insan toplumu, biyolojik tür, hatta cinsel ilişkiyle çoğalan her bir türün her bir bireyi ve hücresi benzersizdir, çünkü onları etkileyen o kadar çok değişken vardır ve kendileri o kadar farklı parçalardan oluşmuşlardır ki.

    Oysa fizikçinin her temel parçacığı ve izotopu için, kimyacının her molekülü için o varlığın bütün tekleri birbirine özdeştir. Bu yüzden fizikçiler ve kimyacılar mikroskobik düzeyde evrensel belirlenimci yasalar formüllendirebilirler ama biyologlar ve tarihçiler yalnızca istatistiksel eğilimleri formüllendirebilirler. Sf. 536

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 536) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarih disiplini genellikle bir bilim olarak görülmez, insan bilimlerine yakın bir şey olarak görülür. En iyi olasılıkla tarih toplumsal bilimler sınıfına sokulur, onların arasında da en az bilimsel olandır. Çalışma alanı yönetim olduğu zaman buna “siyaset bilimi” denir, ekonomi alanındaki Nobel Ödülü’nde “ekonomi bilimi”nden söz edilir ama tarih bölümleri kendileri için “Tarih-bilim Bölümü” etiketini pek ender kullanırlar. Sf. 532, 533

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 532, 533) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir aşırı görüş, tarihçi Thomas Carlyle’ın görüşü: “Evrensel tarih, insanın bu dünyada neler başardığının tarihi, temelde dünyada başarılı olmuş büyük adamların tarihidir.” Tam ters uçta, Carlyle’nin tersine, siyasetin iç işleyişleri konusunda ilk elden deneyimleri olan Prusyalı devlet adamı Otto von Bismarck’ın görüşü yer alıyor: “Devlet adamının görevi tarihin koridorlarında yürüyen Tanrı’nın ayak seslerini duymak ve geçip giderken paltosunun kuyruğuna yapışmaya çalışmaktır.” Tıpkı kültürlere özgü tuhaflıklar gibi bireylere özgü tuhaflıkların da tarihin seyrini değiştirme olasılığı vardır. Sf. 532

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 532) kitabından birebir alınmıştır.

    BAKKAL’IN YORUMU (2024); Evrensel tarih, dünyada, başarılı olmuş, büyük muhterislerin, haz düşkünlerinin, konforlu yaşama arzusu yoğun olan kişilerin tarihidir.

  • Başkalarını kendi dinine çevirmek dini olan Hıristiyanlık ve Müslümanlık niçin Çinliler arasında değil de Avrupalılar ve Batı Asyalılar arasında sömürgeciliğin ve fetihlerin itici gücü oldu? Sf. 531

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 531) kitabından birebir alınmıştır.

  • Avrupa’daki coğrafi engeller siyasal birleşmeyi önlemeye yetecek nitelikteydi ama teknolojinin ve düşüncelerin yayılmasını durduracak nitelikte değildi. Çin’deki gibi Avrupa’da bütün yeniliklerin musluğunu kapatacak tek bir despot olmadı. Sf. 527

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ama Çin’in bağlantılılığı daha sonra bir sakıncaya dönüştü, çünkü bir diktatörün aldığı bir karar yenilikleri engelleyebiliyordu ve pek çok kez engelledi de. Sf. 527

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 527) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aslında Avrupa, tarım ürünlerini, hayvan varlığını, teknolojisini, yazı sistemini Bereketli Hilal’den almıştı, Bereketli Hilal o zamanlar önemli bir güç ve yenilik merkezi olarak kendi kendisini yavaş yavaş baltalar durumdaydı. Sf. 521

    Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce,  (Pegasus Yayınları,  1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 521) kitabından birebir alınmıştır.